arşivUlus IrkadIsid’in yaratılmasında payı olanlar - Ulus Irkad

Isid’in yaratılmasında payı olanlar – Ulus Irkad

Kategori:

ulusHafta içinde Ankara, Suruç ve Beyrut saldırılarından sonra faşist Isid örgütü Paris’te bir katliama daha imza attı. Elbette bu katliamı da telin ediyoruz. Ama şu anda Isid’in bu derece bir katliam makinesi haline gelmesine sebep olanları da eleştirmek gerekmektedir diye düşünmekteyim. Öncelikle büyük devletlerden bazıları sırf Hafız Esad’a muhaliftir diye bunlara yardımda bulunmuşlar, onların Hafız Esad’ı düşüreceklerini düşünmüşler,her türlü yardım sağlanarak onları eğitmişlerdir. Türkiye’nin sınır bölgelerinde bunlara öncelikle eğitim sahaları açılmış, daha sonra da bunları Suriye içine yönlendirmişlerdir. Bundan birkaç sene önce Hatay’da bir mahalle halkını gene bu katiller sürüsü bombalarla katletmişlerdi çünkü mahalle halkı bunlardan şikayetçiydi. Üstelik mahalle halkının çoğu da Aleviydi. Alevileri kendilerinden görmedikleri için, Isid örgütü militanları mahalleye saatli bombalar koymuş ve bölgeyi terkederken arkalarında onlarca insanın cesedini de bırakmışlardı. Tamamıyle faşist bir mentalite ürünü olan bu örgütün hiçbir farklılığa müsamahası olmadığı da bilinmektedir. Pek tabi ki Paris saldırısı sonrasında Batı devletlerinin Türkiye ile yapacakları hareketler de önemlidir. Türkiye’nin Isid konusunda samimi olmadığı bellidir. Ankara ve Suruç’taki katliamlarda suçluları bulmak veya cinayetleri önlemek için ciddi bir şekilde çalışılmamıştır. Isid’le olan mücadeleyi bilinçli olarak PKK mücadelesine çevirerek Isid’in aradan sıyrılmasını sağlamıştır.

Şimdi belli ki Paris saldırısı aslında Suriye’ye karşı bir kara saldırısının da başlangıç behanesi olabilir. Rusya ve İran’ın Beşar Esad yanında yer almasıyla, Batı ve Türkiye’nin bir kara saldırısı yaparak Rusya ve İran gibi güçlerin önüne, Suriye içinde bir takoz koyma mentalitesinin de ağırlıkta olduğu söylenebilir. Rusya ve Batı arasındaki rekabetin Suriye’de yansıdığı gerçeği artık reddedilemez.Böyle bir rekabet içinde Orta Doğu’da bir kaosun yaşanacağı da açıktır. Dünya üzerinde yer yer Üçüncü Dünya Savaşı’nın başladığı görüşü bu sorunla da ortaya çıkıp uygulama safhasına girebilir. Isid’in saldırılarında elbette ki yalnız olmadığı açıktır. Belki de Isid öne sürülüp Batı’nın Suriye Kuzeyi’nden bir cephe açması da yürürlüğe konabilir. ABD’nin tümüyle Isid’in tasfiye olmaması için saldırılarını ölçülü yaptığı da düşünülebilir. Isid’in  kullandığı silahların Batı’dan geldiği gerçeği ve Batı’nın bu savaştan silah ticareti ile de kar yaptığı görüşü de doğrulanabilir. Bu arada gene Türkiye’nin Isid diyerek PKK ve YPG üzerine baskı kurması,hem Türkiye’de ve hem de Suriye’nin Kuzeyi’nde bir kaos yaratması da gerçekleşebilir. Belli ki 7 Haziran seçimlerinden sonra Türkiye hep krize oynamaktadır. PKK ve Kürt halkı üzerinde daha fazla baskı uygulamak için Tayyip Erdoğan ve Türkiye hükümeti böyle bir savaşı gene bir örtü olarak kullanabilirler. Ama bu tip hareketler aslında uzlaşma ve huzuru ortadan kaldırıcı, tamamıyla şiddete yönelik hareketlerdir ki bunun bir sonu bulunmamaktadır. Bunun yanında Paris saldırısı ile göçmenlere karşı daha az toleranslı ve katı uygulamalar, bu arada anti-demokratik yaptırımlar da Batı’da gündeme gelebilir. Batı’da bundan sonra kişisel özgürlükleri kısıtlayıcı poliltiklar da gündeme gelebilir. Aynı yaptırımların 11 Eylül 2001 sonrasında ABD’de de meydana geldiği bilinmektedir.Isid’e karşı koalisyon güçlerinin harekatları başladığından beri Tayyip Erdoğan ve AKP hükümeti bir üllizyon uygulayıp daha fazla Kürt halkını ezmekte, demokrasiyi askıya almakta vedemokratikleşmenin gerçekleşmesini önlemektedirler. Silvan’da ve diğer Güneydoğu şehirlerindeki saldırı ve katliamların sonucu  onbinlerce insanın bu gibi şehirleri terkettiği gerçeği yaşanmaktadır. Bu gibi sertlik yanlısı politkaları şu anda AKP ve Erdoğan çok iyi bir şekilde gizlemektedirler. Ama 1990’lardan da daha fazla baskıların uygulandığı bir gerçekliktir.

Suriye’de rasyonal bir politika uygulanmazsa bölgede büyük bir kaosun başlayacağı ve  de aslında oradaki huzursuzluğun tüm bölgeye de, dünyaya da yayılabileceği gerçektir. Aslında bir an önce Suriye’nin gerçek dinamikleriyle hareket edip orada demokratik bir yapının hazırlanması ve Isid gibi faşist örgütlerin etkinleşmesinin önüne geçilmesi gerekmektedir. Isid’in bölgede bir kaos olduğu artık bir gerçektir.  Isid gibi faşist bir yapıyı değil ama bugün Kürtlerin savunduğu demokratik, özerk, özyönetime dayalı bir sistemi savunmak hem bölge hem de Suriye için acildir.

Türkiye’nin de demokratikleşmesi, daha sonra da Suriye’de bu sistemin uygulanması ve bölgenin özgürlüğe demokratik bir yapıya kavuşturulması gerekmektedir. Yoksa savaşın yayılması dünyamız için de iyi olmayacaktır. Üçüncü Dünya Savaşı yerine dünyasal bir barış talep etmeliyiz.

 


Yeniçağ Kıbrıs sitesinden daha fazla şey keşfedin

Son gönderilerin e-postanıza gönderilmesi için abone olun.

Leave a reply

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.

Diğer yazıları

Tartışmanın ortasında federalizm ve üniterizm – Ulus Irkad

Bizim tanınmamış ve pek de tanınacağa benzemeyen “KKTC”de ,...

Tarihle hesaplaşmamız – Ulus Irkad

Osmanlı adayı İngilizlere kiraya verirken aslında tüm mallarını ve...

Ekonomi de Kıbrıs sorunu da kötüye giderken- Ulus Irkad

Kıbrıs Sorunu Türkiye’nin tekelinde kötüye giderken son zamanlarda artık...

Evrensel hukuk yoksa kaybettiniz demektir – Ulus Irkad

Haftalardır tüm konular dönüp dolanıyor ve Türkiye’de artık devletin...

Sağ milliyetçi politikacılar harakiri mi yapıyor? – Ulus Irkad

Şimdi öncelikle son 70 yılda Kıbrıs görüşmelerinin geldiği en...
4,663BeğenenlerBeğen
1,585TakipçilerTakip Et
4,267TakipçilerTakip Et
1,290AboneAbone Ol

Son eklenenler

Özkan Yıkıcı yazdı: Cuma günü

Gazeteleri okurken, perşembe gününün tatil olduğunu ve Türkiye'deki cumhuriyetin...

Nevzat Hami yazdı: İki Nene, İki Kitap, Bir Sofra

Bir sofranın etrafında toplanan insanlar yalnızca yemek mi yer?...

Serdar M. Değirmencioğlu yazdı: Savaş düzenine hayır

Cuma günü başta Roma, Milano, Torino, Bologna, Napoli ve...

Halil Karapaşaoğlu yazdı: Redif Nurel ve “Dreams come true in Northern Cyprus!”

Rumun bayra'ını sallayacaglarsa Rum tarafı o tarafdadır. Ezan sesine...

Özkan Yıkıcı yazdı: Kalınan yerden Azerbaycan konusuna aralanırken

Dünkü yazımda Azerbaycan-Türkiye sorunu üzerine birkaç söz yazdım. Sabahleyin...

Miquel Pellicer yazdı: Lula’nın dijital zaferinin anatomisi

Brezilya’da Luiz Inácio Lula da Silva’nın 25 Ekim 2026’da...

Fikret Başkaya yazdı: Araba çılgınlığına dair…

‘Eğer hem insanlarla ve hem de doğayla kaybettiğimiz ilişkiyi...

Özkan Yıkıcı yazdı: Hamasi sarhoşluktan Azerbaycan gerçeğine aralanırken

Ankara'da Türk devletleri zirvesi toplandı. Tabii kimisi de Türk...

Canlı yayın