arşivFaika Deniz PaşaHer şey kar için mi? enerji yalan, tek gerçek yaşam! - Faika...

Her şey kar için mi? enerji yalan, tek gerçek yaşam! – Faika Deniz Paşa

Daha fazla çalışıp, daha fazla üretip daha fazla tüketip daha fazla atmamızı dikte eden kapitalist sistem, biz dünya sakinlerinin başına telafisi imkansız felaketler getirmektedir. Bunların arasında hava ve suyun kirlenmesi, küresel ısınma, ozon tabakasının taribi, çölleşme, idare edilemeyecek derecede atıkların, özellikle de nükleer atıkların birikmesi ve nükleer kazaların artması sayılabilir ve bu liste daha sayfalarca uzatılabilir. Peki bu ne için yapılmaktadır sorusunun cevabı ise çok basit: daha fazla kar için, ki zenginler daha zengin olabilsin!

Kısaca, alarm zili çoktan çaldı: kapitalist genişlemenin “sınırsız” büyüme dinamikleri sınırlı kaynakları olan dünya gezegenini ve canlılarını tehdit ediyor!

Bugün, Girne’ye 90 km uzaklıkta olan Akkuyu’da bir nükleer santral inşa ediliyor. Bunun nedeni olarak da, daha fazla ve daha ucuz enerji elde edilebileceği argümanı sunulmaktadır.

Akkuyu’daki nükleer santrali yapacak olan Rosatom şirketin ‘sabıkalı’ olduğu, santral için hazırlanan ÇED başvuru dosyasının, ne bilim insanlarının ne de devlet kurumlarının onay almadığı, duyarlı çevreler tarafından uzun zamandan beri söylenmektedir.

Kaldı ki herşeyden öte, risk nükleer enerjiye içkindir. Bugün ya da yarın, insan hatası, arıza, deprem ki örneğin akkuyu deprem kuşağındaki bir bölgede, uçak kazası, bombalı saldırı ya da başka öngörülemeyen nedenlerden dolayı başka Çernobiller, Fukuşimalar olacaktır. İstatiksel olarak bu kaçınılmazdır. Bunlardan birinin deprem kuşağında bulunan Akkuyu’da, verili standartlara dahi uyulmaksızın yapılmaya başlanan nükleer santral olmamasının önünde hiçbir neden yok! Bir diğer yandan da, binlerce ve bazen milyonlarca yıl boyunca zehir saçan radyoaktif atıklarların taşınması ve depolanması işlemi var ki bunlar kendi başına büyük bir tehdit teşkil eder.

Akkuyu’daki risk öncelikle bu dünyada yaşayan bireyler olarak, sonrasında da santralde ya da atıkların taşıma süresinde herhangi bir kaza ya da sızıntıda birebir yaşam alanlarımızın etkileneceği Kıbrıs adası sakinleri olarak, varlığımızı birebir tehtit ettiği için bizim de sorunumuzdur!

Yeni Kıbrıs Partisi olarak, yeşil hattın her iki tarafından örgütlerle beraber, son 3 yıldır Çernobil faciasının yıldönümünde Ledra Sokak’ının her iki tarafında Çernobil mağdurlarını anmak ve adamızın kuzeyinde, Akkuyu’daki tehlikeye karşı sesimizi yükseltmek için insan zinciri oluşturma çağrısı yapıyoruz. Bu yılki eylem de 26 Nisan Cuma, 18.00’de başlayacak…

Bir kez daha altını çizmek önemli: canlılar olarak varlığımızı birebir tehtit eden Akkuyu’daki santral, bir sistem olarak kapitalizmin rekabetçi, kısa dönemli bakış açısı ve sürekli daha fazla, daha hızlı kar üretme güdüsünün doğurduğu daha fazla enerji ihtiyacının potansiyel tehlikelerini de gözler önüne sermekte. Akkuyu’daki santrale karşı dururken kapitalizmin yaşamımızı birebir tehdit ettiğini, ekolojik olarak sürdürülebilinir bir sistem olmadığını hatırlamakta fayda var.

Evet, kapitalizm sürdürülebilinir değil ve elbetteki çökecektir. Ancak, kapitalizmin kendi kendini bildiğimiz hali ile dünyamızı da beraberinde yok edeceği zamanı bekleyecek lüksümüz yok!


Yeniçağ Kıbrıs sitesinden daha fazla şey keşfedin

Subscribe to get the latest posts sent to your email.

Leave a reply

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.

Diğer yazıları

Savaşlarda ve çatışmalarda kadına yönelik cinsel ve cinsiyetçi şiddetin temelleri, gerçekleri ve mücadele – Faika Deniz Paşa

Kadına yönelik şiddet, toplumsal cinsiyet eşitsizliği olan tüm toplumlarda...

Bu bir davettir, bu bir pakttır, bu anti-militarist bir barış harekâtıdır – Faika Deniz Paşa

“Bu zalimlere teslim olmayın, sizi hor gören, eğiten, besleyen, köleleştiren, hayatınızı...

Bir kanlı 20 Temmuz hikâyesi (daha) – Faika Deniz Paşa

“… elbet bir bildiği var bu çocukların, kolay değil...

Zulmün cinsiyeti-göçün şiddeti – Faika Deniz Paşa

Bu topraklara gelen kadınlardan, gerçek hikâyeleriyle mültecilik ve kadına...

Su haktır – Faika Deniz Paşa

Su bir insan hakkıdır, sadece mali gücü olanların edinebileceği...
4,663BeğenenlerBeğen
1,585TakipçilerTakip Et
3,917TakipçilerTakip Et
913AboneAbone Ol

Son eklenenler

Yücel Özdemir yazdı: Ukrayna ve İran’da son sözü kim söylüyor?

Ukrayna ve İran savaşlarının kısa sürede bitme olasılığı her...

Ecehan Balta yazdı: İklim finansmanı mı borçlandırma rejimi mi?

İklim krizi artık geleceğe ilişkin bir ihtimal değil. Kuraklık,...

Taner Akçam yazdı: İki büyük dalga depremleri ve yeni cumhuriyetin ayak sesleri

Cumhuriyet tarihi, Osmanlı’nın geç döneminde başlayan ve cumhuriyette de...

Özkan Yıkıcı yazdı: Tetiklenen savaş alanı ve Mısır oyuna doğru

Belli ki genel Amerikan Ortadoğu projesi sıkıştı. Üstelik Trump...

Mustafa Çıraklı yazdı: Guterres’in Ardından: Çözüm diplomasisi de değişmeli mi?

BM Genel Sekreteri Antonio Guterres'in Kıbrıs ziyareti, büyük ölçüde...

Hediye Levent yazdı: Boğaz savaşları ve uçurumun eşiğinde bir kıta!

Hürmüz Boğazı’ndaki öngörülemez gidişata ek olarak yenilerde Bab El...

Kavel Alpaslan yazdı: ABD’liler emekli olmak için Vietnam’a gidiyor: Gerekçe ucuz sağlık

Vietnam, ABD’liler için uzun yıllar ‘savaş hezimetiyle’ anıldı. Şimdiyse...

Metin Yeğin yazdı: Bir komün belediye

İspanya’nın komün belediyesi Marinaleda’daydım. Zeytin ağaçlarının arasından zeytinyağı fabrikasına...

Canlı yayın