yaklaşımlarÖzkan YıkıcıHava ağır ve sıcak! - Özkan Yıkıcı

Hava ağır ve sıcak! – Özkan Yıkıcı

Hava gerçekten sıcak. Sıcak olduğu kadar, bunaltıcı ve ağır. Sıcak hava etrafı sarar. Seni hareketsiz kılar. Sanki düşünmek istemez moduna getirir. Ama, sıcak havada da bolca yağış var. Yağmur deyil elbet. Sıcak havanın sert ve ısıtılmış zamlarıyla karşılaşırız. İnsanlar bunalmasın diye de geceleğin zamlar yağmaya başlar. Kimse yağmura gibi zamlara kapılmasın diye de evlerine kapanır. Klima açayım derken, elektrik kesilir. Açıklaması dahi yok. Ama, aAnkaradaki teslimiyet belgesiyle bilmem kaç yıl sonra “kaplo ile elektrik” geleceği vurgulanır. Bir anlamda sıcaktan kaynarken, kışın belki kar yağar havasıdır.

Hava sıcaktır. Oldukça yükleniyor. Sıcak turuncu ışıklarını tehlikeli şekilde yayıyor. Geceleğin yağan zamlar ise günün ısısına benzin gibi geliyor. Ahali ise ya konuşur veya başka birşeylerle uğraşır. Sıcak hava ağırdır. Dökülecek, saçılacak yer arar. Güneşin ışıkları D vitamini deyil zehir saçıyor. Tam da klimada serinleyecekken, birden elektrik kesilir. Kesilir de sıcağın içinde yükselen kirli dumanın zehiri de bir başkadır.

Sansürleşme eylimini çoktan alışıp uygulayan medya ya göz atarsınız. Sıkılıp brakmak davranışınız var. Nede olsa hava ağır ve sıcağın bunaltısı altındasınız. Ama, başka hikayelerle nasıl bir dünyanın yanıtını bulursunuz. Anlamama moderinciliğine sarılırsınız. Doğruda kalsanız, gıda yemeyecek, dışarı çıkmayacak, yasalara uymayan bizat yasayı yapanlarla karşılaşarak okuyuşunuzla kendi kendinize sinirleneceksiniz. aHava yine de sıcak. Düşünmeme ve serinleme arayışında olmanız gerekir. Sansürlün basınımız dahi gerçekleri gizleyemiyor. Küliğe hikayeleriyle övünme şansını verir. Olmayan gerçekleri yalanla konuşup umut satmaya çalışanları da unutmamak gerekir. Bu sıcak hava ağırlığında ayip gelecek.

Hava sıcak, hareket etmemek önemli. Hele sağlık sorununuz varsa size “dikkatli olun” denir. Eve kapanın önerisi veya denize gitme şansınızı kulanırsınız. Fakat, etrafta yağış zamlarla olur. Öyle bir olur ki içerde dahi kendini yaktırarak hisetirir. Cebiniz delinir ve eldeki kaybolur. Sonra bir sesler duyarsınız: “20 temuz” geliyor. Erdoğan muhteşem gelişle Ercan hava alanını açacak.

Şu tesadüfe bak: yazıyı yazarken, Erdoğan mükemmel görkenmli filosuyla Körfez ülkelerinde. Dün her türlü küfrü yağdırtığı BAE prensi ile kucaklaştı. Sudilere doğru havalandı. Hava sıcak ve Erdoğan daha sıcak ülkelere kocaman uçaklarıyla yolculuk yapıyor. Dün sözvdüğü insanları kucaklıyor. Dünya basını bunun adını başka bir şekilde belirtiyor. “Para istiyor” kiba adıyla klişeleştiriyorlar. Hangi yeri satacak söylentileri aldı başını gidiyor. Türkiye ile para pazarlığı aldı başını gidiyor. Ülke sıkışmış, döviz ve sıcak paraya ihtiyaç var. Seçimlerdeki hazineği boşaltmanın sonucu, borçların yükselme gerçeği acil parayı dayatmaktadır.

Ama, şanlı K. Kıbrıslı Erdoğanı bekliyor. Ünal Üstel sıcak hava demeden, elektrikler kesilip yağdırdığı zamlara bakmaksızın Ankarada. Uzak zamanlı elektrik anlaşması denilen açıklama geliyor. Ama, Türkiye hazinesi zorda. Saylar yüzmilarla. Öyle bir vergi yükseltmesi oldu ki hayat dayanılmaz ana doğru gidiyor. Ama, Üstel ulufe ister gibi istiyor ve buraya yandaşa dağıtma ile ülkenin son halkalarını da devredip “başbakan kalmanın” teslimiyetini yapıyordu. Ama hava sıcak. Oldukça ağır. Sıcak hava korunmayı gerekir. Gerekir de elektrik dahi kesilir. Haasta olmak veya rahatsızlık karşısında ilaç dahi bulunmaz. Ama cicim makamcımız bize “büyük hastahaneler” masalını nini gibi anlatmaya uğraşır. En iyisi mi çocuklarınız yarınını garantilemek ve gerçekleri emanet etme adına çocuk yaştan kuran kursları veya Camilerdeki etkinliklere gönderin. Yeni neslin de sıcağa karşı kon korunması sağlanacaktır.

Hava ağır, ısınıp da sıcaklıktan bunaltıyor. Döviz ise güncel yürüyüşünü koşuya çevirdi. Yükseliyor. Daha doğrusu milli para tepetaklat uçurumdan düşüyor. Sıcağın yakıcılığı ile dokunduğu cebi de darmadağın ediyor. Uçaklar Körfeze para bulmaya giderken, döviz de kendini koruyarak ısınıyor. Kimsenin umudurnda dyeil desem biraz eksikç. Lafazanlık yapmak kolay. Hele gerçeklere dokunmadan marazi anlatıp dalvukluk yapacak medya da bol. Şikayetnameleri sıcağa dokunmadan kavrulma altında ılıman havayla da okumanız mümkün. Ağıt yerine şıgıdım oynamak da sıcak asvalta gayet mükemmel olur. Ama hava sıcak. Bunaltıyor. Onca kavrulma karşısında ses seda yok. Herkes adeta odaklandırıldı 20 Temuza. Onca soruna karşılık meclis ise tatilde. Sorunmuş veya oluşan onca çirkefler onların umurunda deyil. Şükranın nasihatnamesi aranırsa, Tufan bey de hazırda bekliyor. Kİmseğe bu gerçeklerle hala belirli saplantıyla şükranlaşma ve hamasi sıcak şerbet işmelerin devam durumunu da anlatmak mümkün deyil. Ama, yaşanıyor ve sıcak oldukça yükselip adeta beyinleri kuşatıyor.


Yeniçağ Kıbrıs sitesinden daha fazla şey keşfedin

Subscribe to get the latest posts sent to your email.

Leave a reply

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.

Diğer yazıları

Özkan Yıkıcı yazdı: İki kavramdan sıyrılmak umuduyla

Lefkoşa'da dar eksenden sıyrılmak istedim. Her konudaki iki kuramın...

Özkan Yıkıcı yazdı: Şimdi de yeni isimle finansman krizi yaşanıyor: Manipüle etme

Genelde Türkiye medyaları izlenir. Üstelik şu anda dolmuş seyahatçisi...

Özkan Yıkıcı yazdı: İsveç seçim sonuçları üzerine

İsveç'te parlamento seçimleri tamamlandı. Sonuçlar netleşti. Hükümet olan sağ...

Özkan Yıkıcı yazdı: Eski cumhurbaşkanı Taçi 25 yıl ceza aldı

Kıbrıs'ta yaşamanın önemli siyasal dikkat alanları da oluşturur. Salt...

Özkan Yıkıcı yazdı: Bilgisizlik, çıkarla kaynaşınca

Hafta başı tatilde olan meclisimiz toplandı. Bir sürü karar...
4,663BeğenenlerBeğen
1,585TakipçilerTakip Et
3,901TakipçilerTakip Et
964AboneAbone Ol

Son eklenenler

Kıvanç Eliaçık yazdı: Devlet, sınıflar ve Poulantzas

Hayır, Karl Polanyi değil. Nikos Kazancakis hiç değil. Bahsettiğimiz...

Gıbrızlıca Konuşan Gıbrızlılar Birbirlerini Sever?

“Gıprızlıca gonuşan Gıprızlılar biribirlerni sever?” gibi saşma bir soru...

Fehim Taştekin yazdı: Suudileri kurtarmak!

İran’dan sonra Yemen savaşı, çağın savaş baronlarına ders vermeye...

Ümit Akçay yazdı: COP31’e doğru: Antroposen, kapitalosen ve ekolojik emperyalizm

Dünya Ekonomik Forumu’nun 2026 Küresel Riskler Raporu, çarpıcı bir çelişkiye...

Aras Coşkuntuncel yazdı: ABD demokrasisi ve İran savaşı

Kant “Mutlak monark nedir? ‘Savaş olmalı’ diye emrettiğinde, savaşın...

Emre Demir yazdı: Farklılıklar içinde birlik arayışı: 18. BRICS Zirvesi

Yeni Delhi’de 18. BRICS Zirvesi, 12-13 Eylül 2026 tarihlerinde...

Özgür Gürbüz yazdı: Türkiye COP 31’e hazırlanıyor

Kömür, petrol ve gaz gibi fosil yakıtların kullanımı iklimi...

Özkan Yıkıcı yazdı: İki kavramdan sıyrılmak umuduyla

Lefkoşa'da dar eksenden sıyrılmak istedim. Her konudaki iki kuramın...

Canlı yayın