iktibasEcehan BaltaGıda kolisi mi, gıda hakkı mı? - Ecehan Balta

Gıda kolisi mi, gıda hakkı mı? – Ecehan Balta

Orjinal yazının kaynağıilketv.com.tr

Mamdani, kimliğini aşan bir siyasetle, kentin kalbinde eşitlik, konut ve gıda hakkı üzerine kurulu bir programla zafer kazandı. Bu sonuç, başka bir siyasetin mümkün olduğunun işareti.

Mamdani’nin kampanyasının merkezindeki “vaatlerden bir tanesi de “gıda hakkı” idi. Bronx ve Queens’in “gıda çöllerinde” yaşayan yüz binlerce insan için kamusal süpermarketler, üretici ağları ve topluluk destekli tarım sistemleri kurmayı vaat etti. Gıdayı bir lütuf değil, bir yurttaşlık hakkı olarak ele aldı. Bu anlayış, bizdeki koliler, aşevleri ve sadaka kültürüne dayalı politikaların tam karşısında duruyor.

Oysa gıda, sosyal yardım değil, bir haktır. Devletin görevi, insanlara “yardım etmek” değil, gıdaya erişimi güvence altına almaktır.

Türkiye’de tarımın tasfiyesi, üreticinin borç sarmalı ve zincir market tekelleri, gıdayı hem pahalı hem ulaşılamaz hale getirdi. Bir yanda üretici ürününü yok pahasına satarken, diğer yanda tüketici aynı ürüne üç kat fiyat ödüyor. Bu koşullarda dağıtılan koliler geçici bir nefes, ama yoksulluğun kökenine dokunmuyor. Bu çelişkiyi çözmenin yolu, gıdayı piyasanın değil kamusal planlamanın konusu haline getirmekten geçiyor.

Gıda hakkı yalnızca sofraya gelen ekmekle sınırlı değildir; topraktan sofraya uzanan tüm sürecin demokratikleşmesiyle mümkündür. Gıdanın üretiminden dağıtımına, pazarlanmasından tüketimine kadar her aşamada halkın söz ve karar sahibi olması gerekir. Bu da toprak, tohum, su, üretim biçimleri ve fiyat politikaları üzerinde kamusal egemenliğin yeniden kurulması anlamına gelir. Gıdayı yalnızca piyasa dinamiklerine bıraktığımızda, hem üretici hem tüketici aynı zincirlerin esiri olur; bir yanda borçlu çiftçi, diğer yanda sağlıksız ve pahalı gıdaya mahkûm edilen kent yoksulu kalır.

Kentle kır arasındaki kopuş onarılmadan, üretim ve tüketim arasındaki zincir kısaltılmadan, gıda hakkı yalnızca bir slogan olarak kalır. Oysa üreticinin emeğiyle tüketicinin yaşam hakkı arasındaki bu köprüyü yeniden kurmak, hem ekonomik bağımsızlığın hem de ekolojik sürdürülebilirliğin temelidir.

Demek ki Türkiye’de hem yerel hem merkezi yönetimler için açık bir görev var:

Sağlıklı, besleyici ve ulaşılabilir gıdaya erişimi herkes için güvence altına alacak bir politika çerçevesi oluşturmak. Bunun anlamı şudur: Okul, hastane ve yurt yemekhanelerinde yerel üretim kullanılmalı; kent bostanları ve kırsal kooperatifler desteklenmeli; küçük üreticiye doğrudan satış kanalları açılmalı; kadın üreticiler ve göçmen emekçiler için özel fonlar ayrılmalıdır. Gıda politikası, sosyal yardım dairelerinin değil, tarım, sağlık, eğitim ve planlama kurumlarının ortak sorumluluğu olmalıdır.

Mamdani’nin zaferi, kentte gıdayı yeniden kamusallaştırmanın ve dayanışma ekonomilerini büyütmenin mümkün olduğunu gösterdi. Türkiye’de de aynı soruyu sormanın zamanı geldi:

Gıda kolisi mi, gıda hakkı mı?

Bizim yanıtımız belli olmalı.

Diğer yazıları

Kurban edilen bölgeler — Ecehan Balta

Kapitalizm bazı coğrafyaları sadece sömürmez; onları gözden çıkarır. Belli...

Fosil yakıtlardan çıkış: Santa Marta’dan Antalya’ya enerji demokrasisi için yeni bir eşik – Ecehan Balta

Fosil yakıtlardan çıkış meselesi, her zaman iklim müzakerelerinin en...

Çernobil’in 40. yılında: Nükleer belaya karşı hafıza ve mücadele – Ecehan Balta

25 Nisan 2026 Cumartesi günü Sinop’ta, Nükleer Karşıtı Platformun...

Felaketten mücadeleye: Tarihsel Materyalizm İstanbul Konferansı – Ecehan Balta

Bu yıl üçüncüsü yapılan Tarihsel Materyalizm İstanbul 2026 konferansının...

Karbon piyasasının maskesi düştü: Avrupa’da ETS tartışması – Ecehan Balta

Emisyon Ticaret Sistemi, ya da kısa adıyla ETS, en...
4,452BeğenenlerBeğen
1,541TakipçilerTakip Et
3,959TakipçilerTakip Et
845AboneAbone Ol

Son eklenenler

Özne, Demokrasi ve MENA Bölgesinde Tarihsel Mücadele – Çağla Elektrikçi

Baf’ta 105 yaşındaki bir kadının oy kullanması, yalnızca bir...

24 Aralığ 1963 Girne Asger Hasdanesi ve Türg Yerleşimci Kolonyalizmi – Halil Karapaşaoğlu

24 Aralıg 1963 Girne Asger HasdanesiGirne Asger Hasdanesi’nin temelleri...

İsyancıların yenilgiler tarihi – Neşe Yaşın

Bizim adımıza karar veren eril figürler; sert bakışlarla bizi...

Tiyatro Taraf mı?.. Tarafsız mı?… – Yaşar Ersoy

Tarih boyunca tiyatro kimi zaman egemenlerin karanlık iktidarlarının devamına...

Pazar öğleni medyada oyalanırken – Özkan Yıkıcı

Pazar, tatil günü. Yerel medyaya bakarsanız zaten anlarsınız. Hele...

Batı Marksizmi” Neydi (ya da Nedir)? — Marx Memorial Library

Rockhill’e göre Batı Marksizmi yalnızca emperyal üstyapının organik bir...

Washington Bolivya’yı istikrarsızlaştırdı, şimdi de ganimelini istiyor — Gary Wilson

19 Mayıs’ta Bolivya hükümeti, cumhurbaşkanı Rodrigo Paz’a karşı süresiz genel greve giren madenciler,...

Canlı yayın