yaklaşımlarÖzkan YıkıcıGerçeklerle karşılaşmaya başlayınca – Özkan Yıkıcı

Gerçeklerle karşılaşmaya başlayınca – Özkan Yıkıcı

Gerçeklerin yalanlarla örtüldüğü, yanlışların doğalaştığı yerlerde, insanlar bu koşullarla yaşamaya alışırlar. Kelimesel olarak kelimeler kulanılsa da gerçekte yalanların kuşatılmış altında kalmaya mahkum gibi duruyorlar. Bilmenin dahi tehlikeli olduğu yerleşkelere ulaşırlar. Yalanlarla düzenlenen yapısalık ile kurumsalaşan böylesi kültürel gerçeklik sonucu, gerçekler hep tehlikeli ve anormal konuma gelir. Bunu uzun uzun anlatmaya gerek yok: resmen buna Kıbrısdta ve çevremizde çocukluktan alıştırıldık.

Bu yalan tatlısı rüyaler ise bazen bir kazayla, ufak bir dokunuşla veya doğrularla yönelen ziyaretler sonucu da ilgili ezberin hemen bozulma koşulu ortaya çıkar. Çıkar da bunu eyer deyerlendirecek örgütsel yapı veya karşılığı olan doğruyu arayan kesim olmazsa da yeniden eski kabuslu paranoya yapıya dönüşler de oluşur. Gerçekelr vardır ve direk yaşanıyor. Ama yaşanmış kadar, yaşayanında bunu kabulenmesi ve bunu deyiştirmek için örgütlenip harekete geçmesi de şart. Kendi dinamiğinin de olması gerekir. Fakat kesin olan; tüm yalanlarla örülen ve bunu çıkarlarla kökleştiren yapılar, bazen ufak denecek olay veya ziyaretle bu tabunun da kırılıp, gerçeklerin ortaya savrulduğunu da yaşamakla karşılaşıyoruz. Son günler, bunun önemli kanıtları yaşanıyor. Bunu elbet anlamak kadar, yanlışlar yerine doğruları koymanın da etkeni mutlaka birlikte düşünülmelidir.

Kıbrısın Kuzey coğrafyası tıpkı 20 yıl öncesi Türkiyenin Susurluk benzeri trafik olayını yaşadı. Eyer sosyal muhalefet örgütlü olup güçlü karşılık verseydi, bu tıpkı Türkiyedeki Susurluk gibi tarihi siyasal simge haline gelecekti! Olayın özü şu:

Gecenin karanlığında Girne Deyirmenölik dağ yolunda 29 Kasım Salı günü bir trafik kazası olur! Hemen kazanın dehşeti ile kazadan öte resmen katliyam olduğu da kabulenildi. Sadece işbirlikci teslimiyet koltukcuları bunu kabulenmedi! Tarihi simge olup siyasal sayfa haline getiren koşullar ise tam bir sisistem resmi oluşturdu. Konuşulan ve konuşulmayan sistemin tüm yanlışları bu katliyamda yan yana dizildi!

Susurlukla benzer olay, kazayı yapan kamyon olmasıdır. Farkı ise Kamyon imgesinin özellikleri oluyordu. Şöfer kaçak işçi* Rusatı yok* Kamyon aşırı yük yüklendi* Yollar resmen bozuk ötesi konumda* Saatlerin geri alınmaması ve Sudileşme Türkiye politik yansıması sonucu da öğrenci minibüsü karanlıkta öğrenci taşıyordu. Kamyon şerit deyiştirerek öğrenci arabasını biçti! İnsan sormadan edemiyor; acaba hangi olgu doğru? Ayni dönemde Kaçak işçilerin muhaceret affı, deyiştirilmeyen saat tehlikeleri, trafikteki yolların oldukça bozuk olduğu, kayıtlı araba sayısının yüzbini çoktan geçtiği, Kamyonlara epey fazla yük yüklendiği anlatılıyordu. Kaçak işçilik, ehliyet çıkarmama, saatlerin deyiştirilmeyerek karanlıkta ki taşıma tehlikesi, yönetimin bunları engeleme yerine aflarla yeniden rantiyeleştirdiği birliktelik ortaya serildi. İşbrilikci teslimiyet, yasadışılıklar ve kaçak işçiliğe dek uzanan siyasal yapının kendisi ortaya çıktı. Yasalarra rağmen ysadışılık hukukun yetkiyle nasıl uygulandığı kanıtlandı. Resmen işbirlikcilik ile yandaş paylaşımlığın hukuki yasadışılığın resmi çekildi. Tek olmayan, kazada doğru bir olgunun olmamasıdır!

Bu gerçeklik bana 29 Kasımı sistemin yasalarla yasadışılığın kanıtı olarak örneklendi. Bu önemli bir olay. Berraberinde yaşanan katliyam gerçeği ile biriken sorunların nedenseliği sonucu, öğrenciler sokağa çıktı. Tarihi ikinci olgu da ortaya serildi. Parlemento partileri tamamen silik kaldılar. Duyulan öğrenci duygusal öfkeye dahi direk destek vermediler. Sendikalar ise önce şaşkın ve sonra sokak nedeniyle eylemler kararı aldılar. Fakat yetersizlik, örgütsüzlük ve hedefi net belirlememe sonucu da eylemlerde epey zafiyetler oldu. Son eylemde olduğu gibi de öğrenciler sokakta brakılıp dağılma nedeniyle polisin saldırıları da gerçekleşti. Belli ki sosyal muhalefet ivmesi de örgütsel olarak tepkilere hele de sisteme yönelik deyişim etkenine sahip deyildir. Günlerdir bu kanıtlandı. Öyle kanıtlandı ki başta tamamen sesiz duran işbirlikci koltukcular, hemen saçmasapan sözlerle ortaya çıkmaya başladılar.

Yeniden bildik kriz yönetimsizlikle piskolojik baskı araçları kulanıma sunuldu. Kazadaki resim deyil de “Türkiyenin vereceği para” eksenine konu kaydırılmaya başlandı. Sosyal muhalefet ekseninin örgütsüz ve sadece saat eksenine odaklanıp, sokakta da örgütsüzlüğü sırıtmaya başlaması bir yana; Yöneticilerin de işbrilikcilikle öylesine silikleşip, saçmalama ile yönetememe öteki eksiklik oluştu. Nitekim Hüseyin bey öyle bir saçmaladı ki Senelerdir kulanılan saat dilimini dahi “Rumcu, papazın” diyerek adeta saçmalamayı da aratan açıklamalar yaptı. Serdar ise bunu “referanduma hazırlık” olarak sundu. Akıncı ise ayni eksende kalmayıp enazından saatler konusunda tavır koydu. Ama sokaktaki öğrenci öfkesine yanıt hiçbir yaklaşım getirmedi. Tabi sıradan öğrencinin duyduğu öfke ve duyguaalık da örgütsüz nereye dek gider, oda başka bir kırılganlık sorgusu.*****

Bunlar yaşanırken, Türkiyenin demokrat ilerici bazı sitelerde sevindirici bazı yrum yazılarına tanık oldum. Duvar Gazete köşelerinde Celal Başlangıç ve Fehim Taştekin yazılarında Kıbrısı okudum. BKP tarafından düzenlenen Yuvarlak masa toplantısı resmen karşılığını verdi. Gerçekten Başlangıç ve Taştekinin makalelelrini okuyan herkes buradan önemli bilgilenmelerin olduğunu anlıyor. Böylelikle en azından belirli Türkiye kamuoyu da Kıbrısda nelerin olduğunu da kendi kalemlerinin gözlemleri ile öğrenme şansına ulaştılar.

Hep eksiklik olarak nitelediğim Türkiye Kıbrıs bilgisizlik ilişkisini kırma adına bu toplantı belli ki önemli konuları konuşturtu. Kıbrıs trafik kazası da yazılara kondurtuldu. Keşke ayni bilgileri yorumlarıyla bizim basın da benim gibi birkaç kişi dışında böylesi düzenli yazabilse!

Kıbrıs Türkiye ekseninde bunlarla karşılaşırken, doğu komşumuz Suriyede belli ki Esat cepesi Halepi tertipliyor. Elnusra gibi hareketler buradan atılacak. Yeni Trump davranışı ile Suriyede belirli denklemler zorlanacak. Türkiye ise hareket le fetihciliğe yönelirken, vurulan 5 Asker sonrası Suriye yüksek frekans sesleri birden kesildi! Belli ki Suriye olayı yeni döneme doğru kayıyor. Kaygan Ortadoğu zaten kayganlığa haaaaa Avrupada yükselen faşizim son olarak Avuşturyada Y.47 oy aldılar. İtalya referandum sonrası sağ yeniden canlandı. İngiltere ikili oynamaktadır. Ama genel Avrupada faşizim yönetimlere talep eşiğinde duruyor. Bunlar kapitalist krizle birlikte yükseliyor.


Yeniçağ Kıbrıs sitesinden daha fazla şey keşfedin

Subscribe to get the latest posts sent to your email.

Leave a reply

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.

Diğer yazıları

Özkan Yıkıcı yazdı: Bozulan iklim koşullarında siyaset de ısınırken

Temmuz ayına ve yaşadığımız haftaya artık elvedayı çekiyoruz. O...

Özkan Yıkıcı yazdı: Tetiklenen savaş alanı ve Mısır oyuna doğru

Belli ki genel Amerikan Ortadoğu projesi sıkıştı. Üstelik Trump...

Özkan Yıkıcı yazdı: Şifrelenen Kıbrıs gerçekleri

Basit bir kuraldır: siz bir sorunu çözmek veya nedenini...

Özkan Yıkıcı yazdı: Ukrayna yeni rolünü netleştirirken

Son gelişmeleri özetleyerek başlayalım: Ukrayna sık sık Karadeniz'de resmen...

Özkan Yıkıcı yazdı: Nefes alır gibi ile beklenti umma arasında sıkışırken

Sıcak havada hele de savaş koşulları ve ekonomik yakış...
4,663BeğenenlerBeğen
1,585TakipçilerTakip Et
3,916TakipçilerTakip Et
914AboneAbone Ol

Son eklenenler

Hazal Yalın yazdı: Nikaragua, 7 Ders

Ben Latin Amerika uzmanı değilim; kuşkusuz Nikaragua’yı benden çok daha...

Özkan Yıkıcı yazdı: Bozulan iklim koşullarında siyaset de ısınırken

Temmuz ayına ve yaşadığımız haftaya artık elvedayı çekiyoruz. O...

Yücel Özdemir yazdı: Ukrayna ve İran’da son sözü kim söylüyor?

Ukrayna ve İran savaşlarının kısa sürede bitme olasılığı her...

Ecehan Balta yazdı: İklim finansmanı mı borçlandırma rejimi mi?

İklim krizi artık geleceğe ilişkin bir ihtimal değil. Kuraklık,...

Taner Akçam yazdı: İki büyük dalga depremleri ve yeni cumhuriyetin ayak sesleri

Cumhuriyet tarihi, Osmanlı’nın geç döneminde başlayan ve cumhuriyette de...

Özkan Yıkıcı yazdı: Tetiklenen savaş alanı ve Mısır oyuna doğru

Belli ki genel Amerikan Ortadoğu projesi sıkıştı. Üstelik Trump...

Mustafa Çıraklı yazdı: Guterres’in Ardından: Çözüm diplomasisi de değişmeli mi?

BM Genel Sekreteri Antonio Guterres'in Kıbrıs ziyareti, büyük ölçüde...

Hediye Levent yazdı: Boğaz savaşları ve uçurumun eşiğinde bir kıta!

Hürmüz Boğazı’ndaki öngörülemez gidişata ek olarak yenilerde Bab El...

Canlı yayın