yaklaşımlarMehveş BeyidoğluFutbol ve sanat - Mehveş Beyidoğlu

Futbol ve sanat – Mehveş Beyidoğlu

Orjinal yazının kaynağıozgurgazetekibris.com

Yılın belli zamanlarında futbol maçları olur.
Ligler, süper ligler, dostluk maçları, dünya kupası…

Pek çok kişi bu maçlara odaklanır, tutulan takıma uygun formalar giyilir, espriler yapılır, küfürler edilir, kazanan takım için uzun konvoylar olur, naralar atılır, kornalar çalınır, bayraklar sallanır…

Yazarın dediği gibi “futbol sadece bir spor değildir” ve çoğunluğun zevk aldığı, paylaştığı, dayanışma gösterdiği ve hatta aynı dili oluşturabildiği bir spordur futbol.

Yeni doğanlara futbol üniformaları ve aksesuarları hediye edilir.

Hatta kimi zaman çocuğun kanı babanın -ya da belki her iki ebeveynin- tuttuğu takımdan olsun diye doğar doğmaz bu formalar giydirilir bebeklere.

Küçük yaşlardan itibaren çocuklar futbol tutkunu olarak yetiştirilir.

Özellikle erkek çocuklarına “Sen hangi takımı tutuyorsun bakalım?” diye sorular gelir.

Çocuklar ortamın bir parçası olabilmek için dünyadaki futbol takımlarını, futbolcuları, tarihi golleri öğrenirler.

Yani futbol, çok bütünleştirici bir spor.

En güzel yanlarından biri de izleyicilerin bir dost evinde toplanılıp birlikte maç izlemesidir herhalde.

Ben futboldan pek anlamam.
Ama bu yoğun duyguları hissettiğim yerler var; bazı müzeler ve sergiler.

Futbol maçlarının aksine bir müzeye veya sergiye gideceğim zaman bir heyecan basar beni.

Hele sevdiğim bir sanatçının veya sanatçıların eserlerinin olduğu bir yere gideceğimde heyecanımdan titreyebilirim doğrusu.

Günler öncesinden bir sevinç kaplar içimi… ve daha bir sürü güzel his.

En önemlisi çoğu zaman umut doğar içime.
Daha güzel görürüm dünyayı.

O yüzden anlayabiliyorum bu coşku hallerini.

Umarım; kendimize yakın bulduğumuz sanat eserleri de kitleleri etkisi altına alır bir gün.

Çünkü her iki durumda da güçlü duygusal şeyler hissederiz.

Futbol maçında heyecan, anın rekabeti, beklenmedik olaylar ve takımın kazanma isteği ile tetiklenir.

Taraftarlar, zaferin ya da mağlubiyetin hemen eşiğinde olmanın yarattığı yoğun duygularla harekete geçer.

Bu duyguların bazıları şiddet eğilimli olabilir, ayrımcı hatta faşizan küfürler içerebilir.

Sanat eserleri karşısında heyecanlanmak ise daha kişisel, daha derin bir bağ kurmaya dayanır.

Bir tablo, heykel ya da edebi eser karşısında insan, sanatçının duygusal ifadesine, kullanılan tekniklere ya da eserin taşıdığı anlam katmanlarına tepki verir.

Bu, içsel bir düşünce yolculuğunu tetikleyebilir ve bireyin kendi duygularını, anılarını ya da hayal gücünü uyandırabilir.

Her iki durumda da heyecan, bireyin kişisel bağlamına, deneyimlerine ve duygusal yatkınlıklarına göre şekillenir.

Vatikan’da inançlı insanların o inanılmaz dini eserler karşısında düşüp bayıldığı biliniyor ama oradaki tetikleyici şey daha fazla inanç sanırım.

Benim dediğim sadece dini bir objenin güzelliğine değil bir düşüncenin görsel gücüne de hayran kalabilmek ve heyecanlanabilmek.

Sanatın birleştirici gücünün de farkına varmak…

Hem futbolun hem de sanatın sunduğu bu heyecan, insanın yaşamda anlam bulma ve kendini ifade etme ya da ait hissetme ihtiyacının bir yansımasıdır.

O yüzden dünyadaki tüm bu haksızlıklara, savaşlara, eşitsizliğe, güç çatışmalarına inat sanatla ve sporla daha güzel bir dünya yaratmaya devam dostlar.

Diğer yazıları

Aybaşı – Mehveş Beyidoğlu

Aybaşımı ortaokul bittiğinde yaz tatilinde görmüştüm.Ne kadar geç regl olursan o kadar...

Anber Onar – Mehveş Beyidoğlu

Dostlar merhaba,Son birkaç haftadır enerjim oldukça düşüktü.Gerek kişisel sebeplerden...

Ara – Mehveş Beyidoğlu

Sevgili dostlar,Size de olur mu?Bazen yaşadıklarımızı, öğrendiklerimizi, düşündüklerimizi paylaşmak...

Tembellik Hakkı – Mehveş Beyidoğlu

Annan Planı sonrasıydı.Benim gibi uykuyu çok seven bir insan günde...

Stok – Mehveş Beyidoğlu

Savaşı en acısıyla yaşamış, darbe almış biri olarak kıtlığı iyi...
4,447BeğenenlerBeğen
1,533TakipçilerTakip Et
3,958TakipçilerTakip Et
834AboneAbone Ol

Son eklenenler

Türkiye’ye gitmek ya da gidememek: 82 kodlu Kıbrıslı Türkler üzerine – Yonca Özdemir

Geçen haftanın gündemini meşgul eden konulardan biri Cumhurbaşkanı Erhürman’ın...

Seleflerinden Çok Farklı Bir Post-Faşizm – Enzo Traverso

2026 yılında artık hiç kimse faşizmi yalnızca tarihyazımına ait...

Trump Xi’nin Rahle-i Tedrisatından Geçiyor — Cevdet Kadri Kırımlı

Ne nadir toprak elementleri konusunda ne de Trump’ın damardan...

Borcu Borçla Kapatma Ekonomisi – Şener Elcil

İngiltere, Amerika ve Kore’de çalışmış dünyaca ünlü Kıbrıslı ekonomi profesörü arkadaşım George Theoharidis, Türkiye...

Kolombiya’da seçimler – Ertan Erol

Kolombiya 31 Mayıs’ta başkanlık seçimlerinin ilk turuna hazırlanırken adayların...

Mustafa Akıncı Gara Lisdadadır? – Halil Karapaşaoğlu

Gıprızlıların Türkiya’ya girişinin Türkiya tarafından yasaglanmasına, onnarın “terörisd” ilan...

1912 Mayısında Limasol’da Etnik Çatışma ve İlk Ölümler – Niyazi Kızılyürek

1912 yılının Mayıs ayında Limasol’da yaşanan olaylar Kıbrıs tarihinde...

İnsan Kalmakta Direnmek Şiarıyla, 22. Kıbrıs Tiyatro Festivali Başlıyor… – Yaşar Ersoy

En ışıksız, karanlık durumlarda, karamsarlığa düşmeden, “bu toplumdan bir...

Canlı yayın