Kıbrıs iktibasNidai MesutoğluFransa Kralı 14. Louis: “devlet demek ben demek” sözü günümüzde geçerliliğini koruyor...

Fransa Kralı 14. Louis: “devlet demek ben demek” sözü günümüzde geçerliliğini koruyor – Nidai Mesutoğlu

Yöneten ve yönetilen sınıflarda davranış şekilleri neler olabilir? Öncelikle yöneten kişi veya sınıflar mutlak hakimiyetleri için kurallar koyarlar. Yönetilen sınıf ya bu kurallara mutlak uyum gösterir ya da isyan eder.

En ilkel dinlerde bile dini kurallarla yönetilen sınıf inanç merkezli bir baskı altına alınır. Bu baskı sonucunda itaat eden toplum yöneten sınıf için kayıtsız teslimiyet gösterir.

İsyanların birinci nedeni yönetilen sınıfın haksızlıklar karşısında yöneten sınıfa karşı baş kaldırmasıdır. Genellikle kanlı mücadelelerle elde edilen kazanımlar yöneten sınıfın bazı tavizler vermesi ile sonuçlanır. Bazen da bu bir devrime dönüşerek yöneten sınıf egemenliği sonlandırılır.

Yönetenlerin tarih boyunca kullandıkları en etkili silah her zaman dini inançlar olmuştur. Bu sayede kendilerini ve temsil ettikleri sınıfı kutsallaştırmışlardır. Tanrı korkusuyla yönetilenleri susturma yoluna gitmişlerdir.

İngilizlerin tarihte önemli bir yer tutan Magna Carta sözleşmesi İngiliz aristokratları Kral John’a karşı verilen hak ve özgürlük mücadelesinin sonucudur. Bu sözleşmede elde edilen hak ve özgürlükler ileriki yıllarda referans alınarak geliştirilmiştir.

Fransa Kralı 14. Louis: “Devlet demek ben demek” sözü ile mutlak hakimiyetini özetlemiştir. Daha sonra başa geçen 15 Louis döneminde ekonomik sıkıntılar hat safhaya şıkınca vergiler artırılmış. Fransız burjuvazisi başta olmak üzere köylüler ve işçiler de yönetenlerin uyguladığı baskılardan bıkmışlar ve 1789 ihtilalini yapmışlardı.

Fransız ihtilalinden sonra yayınlanan bildiride yine insan hakları ve özgürlükler konusunda kazanımlar olmuştur. Kralın imzalamak zorunda kaldığı “İnsan ve Yurttaş Hakları Beyannamesi’nde yöneticilerin mutlak gücü ellerinden alınmış ve egemenlik sadece ulusa verilmiştir. Bu haliyle kralın yetkileri de elinden alınmıştır. Temsili demokrasinin temellerinin atıldığı bu sözleşme ileride diğer uluslara da ilham kaynağı olmuştur.

Günümüzde çok tartışılan düşünce özgürlüğü ile ilgili sözleşmenin 18. Ve 19. Maddeleri şöyledir:

Madde 18

Her şahsın, fikir, vicdan ve din hürriyetine hakkı vardır; bu hak, din veya kanaat değiştirmek hürriyeti, dinini veya kanaatini tek başına veya topluca, açık olarak veya özel surette, öğretim, tatbikat, ibadet ve ayinlerle izhar etmek hürriyetini içerir.

Madde 19

Her ferdin fikir ve fikirlerini açıklamak hürriyetine hakkı vardır. Bu hak fikirlerinden ötürü rahatsız edilmemek, memleket sınırları mevzubahis olmaksızın malumat ve fikirleri her vasıta ile aramak, elde etmek veya yaymak hakkını içerir.

Görüleceği gibi vatandaşın devlet karşısında bilgi edinme, düşünme ve düşüncesini yayma konusunda özgürdür. Bu özgürlüğü sınırlayan sadece başka vatandaşların haklarını engelleme yoluna gidilmesidir.

Bu konuda 12. Ve 13. Madde şöyledir:

Madde 12

Hiç kimse özel hayatı, ailesi, meskeni veya yazışması hususlarında keyfi karışmalara, şeref ve şöhretine karşı tecavüzlere maruz bırakılamaz. Herkesin bu karışma ve tecavüzlere karşı kanun ile korunmaya hakkı vardır.

Bu durumda düşüncesinden dolayı devlet değil vatandaş koruma altındadır. Bu da yasalar çerçevesindedir.

Devlet elbette ki kendini koruma altına alarak yaslar çıkarır. Bu yasalar insanın düşüncesinden dolayı ceza almasını gerektirmemelidir. Aksi halde düşünce suç olarak nitelendirilir ve insan hakkı ihlalidir.

Düşünce eyleme dönüştüğünde ve bu şekilde devlet tehdit edildiğinde suç oluşturabilir. Bu eylem de kamu güvenliği ile ilgili olmalıdır.

Bir devlet tüm düşünceleri kamu güvenliğini tehdit iddiasıyla vatandaşlarını terörist ilan etmeye hakkı yoktur. Bu olduğunda devlet kişi ile özdeşleşmiş demektir. Bu da yukarıda yazdığım gibi Fransa Kralı 14. Lous’in sözünü akla getirir: “Devlet Demek Ben Demek”

Günümüzde bu tür yöneticilerin varlığı insanlık tarihi için bir kara lekedir.


Yeniçağ Kıbrıs sitesinden daha fazla şey keşfedin

Subscribe to get the latest posts sent to your email.

Leave a reply

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.

Diğer yazıları

Osmanlı’nın son yıllarında Düyûn-ı Umûmiye ve Erdoğan’ın tutumu – Nidai Mesutoğlu

Sürekli duyduğumuz bir söz var: “Tarih tekerrürden ibarettir” Anlamı...

Erdoğan’ın Sisi ziyareti ve bir fıkra – Nidai Nesutoğlu

Sosyal medyada kullanıcıları büyük olasılıkla bu fıkrayı biliyorlar. Haber...

Din bezirganlığından din tüccarlığına – Nidai Mesutoğlu

Bezirgan sözcüğünü şimdiki nesil bilmez. Yaşı 60’ı aşmış olanlar...

Kıbrıs Sorunu, Erdoğan ve Can Atalay – Nidai Mesutoğlu

Sol dünya görüşünü savunmak ulusal değil sınıfsal bir düşünceyi...

Nikos Hristodulidis’in paketi bireysel haklar verirken toplumsal haklardan söz etmiyor, en can alıcı nokta budur

Kıbrıs Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Nikos Hristodulidis aylar önce duyurusunu yaptığı...
4,663BeğenenlerBeğen
1,585TakipçilerTakip Et
3,936TakipçilerTakip Et
881AboneAbone Ol

Son eklenenler

Özkan Yıkıcı yazdı: Kuzey Kıbrıs sıcaklarından

Haziranı tamamlamak üzereyiz. Ben de yeni bir yaşa da...

Ecehan Balta yazdı: Mega GES’in gölgesi: Ovakışla’da güneş kimin için doğuyor?

Bitlis Ovakışla’da yaşanan GES direnişi, yenilenebilir enerji tartışmasının en...

Murat Çakır yazdı: ‘Burgfrieden’ siyaseti ve Alman sendikaları

Orta Çağ’dan kalma “Burgfrieden” teriminin Alman işçi sınıfının...

Mahir Ulutaş yazdı: Yeniden Hürmüz Boğazı krizi üzerine

Hürmüz Boğazı’nın neredeyse tamamen kapanmasıyla tetiklenen süreç, küresel enerji piyasalarında modern...

Gözde Bedeloğlu yazdı: Kuzey Kıbrıs’ta veri skandalı: 364 bin kişinin sağlık ve kimlik bilgileri Dark Web’e sızdı

Yenidüzen gazetesinden Tümay Tuğyan’ın özel haberine göre, siber saldırganların Kuzey...

Arif Bektaş yazdı: İngiltere’nin yeni başbakanı olması beklenen Burnham: Kapitalizm dostu ‘sosyalist’!

Yaklaşık iki yıllık başbakanlığı döneminde sağcı politikalar uygulayan İşçi...

Yücel Özdemir yazdı: Ankara Zirvesi öncesinde önemli hamle: ‘Avrupa NATO’su mu?’

7-8 Temmuz’da Ankara’da yapılacak NATO Zirvesi öncesinde ev sahibi...

Özkan Yıkıcı yazdı: NATO Zirvesinden Kıbrıs Gerçeklerine Ufak Bir Dolaşım

İstemesek de son günlerde salt Kıbrıs veya Akdeniz sıcak...

Canlı yayın