Kıbrıs iktibasNidai MesutoğluErdoğan’ın tek adam rejimi sona erecek – Nidai Mesutoğlu

Erdoğan’ın tek adam rejimi sona erecek – Nidai Mesutoğlu

Bir sonuca varmak için elbette birçok olgunun bir araya gelmesi gerekir. Daha açık bir ifadeyle sebepler ortaya çıkınca sonuç kaçınılmaz olur.

Erdoğan rejiminin sona ereceğinin göstergelerini önce sebeplerde aramak gerekir.

Özellikle tek adam rejiminden sonraki yönetim tarzı Türk insanının alışık olmadığı bir yöne evirildi. Sıkı yönetim dönemlerinden daha beter bir baskıcı, faşizan yönteme geçildi. Cumhuriyet süresince elbette anti demokratik uygulamalar ve askeri darbeler olmuştur. Buna rağmen bugünkü koşulları hiç biri oluşturamamıştır.

Tek adam rejiminde devlette güçler ayrılığı Erdoğan’ın kontrolünde oluşturuldu. Yasama, yargı ve yürütme için Erdoğan’ın bir sözü bir işareti yeter hale geldi. Güçler ayrılığı güçler birliği oldu.

Erdoğan’ın İslami rejim oluşturması elbette muhafazakar kesimin bir kısmını mutlu etmektedir. Buna rağmen o kadar adaletsizlik ve hak yiyicilik yapmıştır ki gerçek anlamda Müslüman olanları bile isyan etme noktasına getirmiştir.

İnsanların yaşam şekline müdahale, uyduruk sebeplerle konan yasaklar özellikle gençlerin hiç de hoşlanmadığı bir durumdur.

Sosyal devlet anlayışından tamamen uzaklaşan ve devletin kutsiyetini kendi üzeninde toplamaya çalışan Erdoğan 21. Yüzyılın ilk çeyreğinde ve özellikle iletişim çağında çok gerici, ortaçağ zihniyetiyle bir yönetim oluşturmaktadır.

Tek adam rejiminden sonra kendi inadı yüzünden ekonomik biliminin tersine aldığı kararlar insanların hayat standartlarını çok gerilere götürmüştür. Buna rağmen her şeyin güllük gülistanlık olduğunu söylemesi gerçeklerden ne kadar uzak olduğunu göstermektedir.

İktidarları süresince üretime değil sadece ranta dayalı bir ekonomi uygulamıştır. Bu şekilde yakın çevresini çok hızlı bir şekilde zenginleştirmiştir. Halk da fakirleştirilmiştir.

Erdoğan rejiminin gelecekle ilgili hiçbir vizyonu olmamıştır. Plansız programsız ve bilimsel olmayan kararlar vatandaşların sırtına bir kambur yaratmıştır. Dış borç tarihte görülmemiş sayılara ulaşmıştır. Gerek pandemi döneminde gerekse deprem sonrası dönemde vatandaşlarına devletin el uzatamaması tek adam rejiminin Türkiye’yi getirdiği noktayı göstermesi bakımından önemlidir.

Erdoğan’ın en büyük rakibi Kılıçdaroğlu kendine bu şartlarda büyük avantaj sağlamaktadır. Seçmenler o kadar kötü durumlara düşürülmüştür ki bunda kurtulmak için Erdoğan karşıtı kişilere oy vermekte kararlıdır. Buna Memleket ittifakının üzerinde uzlaşarak oluşturdukları vizyon ve program da etkili olmaktadır. Erdoğan’ın yaptığı ve insanları daha da fakirleştiren icraatları ortadan kaldırmak gereği kabul görmüştür. Kılıçdaroğlu’nun ve onun kurmaylarının oluşturduğu vizyon ayakları yere basan ve inandırıcılığı olana vaatlerdir.

Kılıçdaroğlu’nun mütevazi yaşantısı, mutfağında çektiği videolarla yansıtılmakta, söyledikleri bu anlamda değerli bulunmaktadır. Geçmişte yaptıkları ve devletteki görev süresince kirli işlere bulaşmamış olması dürüstlüğü öne çıkarmaktadır. Alevi kimliğini gizlememesi ve bunu açıkça ortaya koyması da akla “ya olduğun gibi görün ya da göründüğün gibi ol” özdeyişini getirmektedir. Bu anlamda O’nun dürüstlüğü vurgulanmaktadır.

Hiçbir kirli çamaşırı olmayan (Olsaydı şimdiye Erdoğan tarafından kullanılırdı) Kılıçdaroğlu bir taraftan ayağı yere basan vaatlerle bir taraftan da Erdoğan’dan kurtulma umudu ile seçimlerde en güçlü adaydır. Bu seçimlerde Erdoğan’ın kaybetmesi için ne kadar sebep varsa o kadar sebep de Kılıçdaroğlu’nun kazanması için vardır. Erdoğan Kaybedecek Kılıçdaroğlu kazanacak.


Yeniçağ Kıbrıs sitesinden daha fazla şey keşfedin

Subscribe to get the latest posts sent to your email.

Leave a reply

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.

Diğer yazıları

Osmanlı’nın son yıllarında Düyûn-ı Umûmiye ve Erdoğan’ın tutumu – Nidai Mesutoğlu

Sürekli duyduğumuz bir söz var: “Tarih tekerrürden ibarettir” Anlamı...

Erdoğan’ın Sisi ziyareti ve bir fıkra – Nidai Nesutoğlu

Sosyal medyada kullanıcıları büyük olasılıkla bu fıkrayı biliyorlar. Haber...

Din bezirganlığından din tüccarlığına – Nidai Mesutoğlu

Bezirgan sözcüğünü şimdiki nesil bilmez. Yaşı 60’ı aşmış olanlar...

Kıbrıs Sorunu, Erdoğan ve Can Atalay – Nidai Mesutoğlu

Sol dünya görüşünü savunmak ulusal değil sınıfsal bir düşünceyi...

Nikos Hristodulidis’in paketi bireysel haklar verirken toplumsal haklardan söz etmiyor, en can alıcı nokta budur

Kıbrıs Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Nikos Hristodulidis aylar önce duyurusunu yaptığı...
4,663BeğenenlerBeğen
1,585TakipçilerTakip Et
3,916TakipçilerTakip Et
914AboneAbone Ol

Son eklenenler

Hazal Yalın yazdı: Nikaragua, 7 Ders

Ben Latin Amerika uzmanı değilim; kuşkusuz Nikaragua’yı benden çok daha...

Özkan Yıkıcı yazdı: Bozulan iklim koşullarında siyaset de ısınırken

Temmuz ayına ve yaşadığımız haftaya artık elvedayı çekiyoruz. O...

Yücel Özdemir yazdı: Ukrayna ve İran’da son sözü kim söylüyor?

Ukrayna ve İran savaşlarının kısa sürede bitme olasılığı her...

Ecehan Balta yazdı: İklim finansmanı mı borçlandırma rejimi mi?

İklim krizi artık geleceğe ilişkin bir ihtimal değil. Kuraklık,...

Taner Akçam yazdı: İki büyük dalga depremleri ve yeni cumhuriyetin ayak sesleri

Cumhuriyet tarihi, Osmanlı’nın geç döneminde başlayan ve cumhuriyette de...

Özkan Yıkıcı yazdı: Tetiklenen savaş alanı ve Mısır oyuna doğru

Belli ki genel Amerikan Ortadoğu projesi sıkıştı. Üstelik Trump...

Mustafa Çıraklı yazdı: Guterres’in Ardından: Çözüm diplomasisi de değişmeli mi?

BM Genel Sekreteri Antonio Guterres'in Kıbrıs ziyareti, büyük ölçüde...

Hediye Levent yazdı: Boğaz savaşları ve uçurumun eşiğinde bir kıta!

Hürmüz Boğazı’ndaki öngörülemez gidişata ek olarak yenilerde Bab El...

Canlı yayın