yaklaşımlarÖzkan YıkıcıEmperyalizim yörüngesinden yaklaşırken - Özkan Yıkıcı

Emperyalizim yörüngesinden yaklaşırken – Özkan Yıkıcı

Genelde şu yanlış, sol kesimin bir kısmı dahil, gayet olayca yapılıyor. Sanki, yokmuşçasına ve normal şartlarla olayları ele alma basitliği yerleşti. Kural haline, bilimsel yöntem olarak da savunulmaktadır. Öyle bir hale gelindi ki emperyalizmi, faşizmi ve buna bağlı sorunlara yaklaşımı adeta ürkülüğ kaçılan öcü gibi algısına dek çekildi. Unutmak veya yok saymanın ilkeleriyle yeni değerlendirme zemini oluşturuldu.

Yukarda saydığım özü çok geniş ama basit gerçek şekliyle anlaşılması gereken emperyalist sistemsel durum vardır. Emperyalissiz değerlendirme hep yanlışa sizi çeker. Yarını satıp gelecek planlarınızın yanlış olmasını da sağlar. Sistemin kapitalizim, emperyalizmin de kapitalizmin üst aşaması yani uluslarasılaşmış şekli olduğunu analizlerinize katmadıkça, msorunlarda hep bir eksik brakıyor demektir. Ayrıca, salt bukadarla değil: yine emperyalistler arası çelişkiği, sermaye kesiminin çelişkileri ile Pazar hegemonya mücadelelrini gözetmeden oluşan analizler hep önemli eksikle sonuca varacağınızı da getirir. Öyle uzun uuzun bilgilerle değil günümüz ssomut yaşananlarla ilgili kuramın önemi oldukça acı ama kaçınılmazdır. Hele de emperyalist sistemde olup bazısı sömüren bazısı sömürge veya karşıllıklı Pazar rekabetli olmaların katılımı da unutulur. Tabi ki sınıfsal mücadele ile seçeneğin ezilen yörüngede olması da katılmaz. Hat da katanları “romantik, dar kafalı eski solcular” olarak da suçlamadan geri kalınmaz.

****

Konuyu basit ama güncel önemli gelişmelerle örnekleyelim: son Amerikan başkanı Truumpun hem de Ortadoğu politikasılla başlayalım. Trump önce Körfeze gider. Ardından Türkiye Cumhur başkanı erdoğanı Amerikaya çağırır. Çok kolay bir ekonomik kural uygular: “sökülün paraları”.. devamaında Türkiye uçak arar. Uçak arar da yolcu uçağı değil. Savaş uçağından söz ediyoruz. Trump hepsinden eldeki askeri sanayi ürünlerini satar. Öyle mmilyon cveya milyar değil. Trilyon dolarlar kazanır. Kazandıklarını da yine ayni ülkelere ihdiyacı olup olmadığı değil Amerikan askeri sanayi kazansın diye satar. Sadece bu uygulama, Amerikan egemen sermayesinde askeri sanayiye karlar sağlar. İstihtamlar oluşturur. Rakip öteki sanayilere fark atar.

Başka açıdan: Türkiye de bu konuda değişik örnek: askeri ihdiyacını italatla karşılar. Ama şunu pratikle de yaşadı. Önce Çin füzeleri anlaşmaları imzalar. Rusya füzeleri alır. Ama bu normal denecek gticaret Amerikadan döner. Anbargo ve sorgulamaya uğrar. Sonunda vazgeçer veya Rus sisteminde formül aramaktadır.

İki örnek de direk emperyalist sistemdeki en güçlü Amerikan askeri sermayesi ekseniyle anlatıldı. Hem de bu gelişmeler kapitalizmin krizlerle boğuştuğu dönemde geçtiğini akılda tutarak değerlendirme yapmak önemlidir.

İsterseniz bir de Kıbrısa gelelim. Zamanında hem de batının önemli figürü Kliridis Rusyadan hava savunma sistemi alır. Direk Amerika olmasa da resmen Türkiye yörüngesiyle baskılar oluşturuldu. Batı Kıbrısa öyle tehtitler yağdırtı ki kulanılmadan Yunanistana gönderildi.

Devamında Kıbrıs AB üyesi oldu. Ozaman hem Ortam hem de Yeni Çağ gazetelerinde önemli uyarı yazdım. Herkes salt AB penceresinden laflar sıralarken, ben Kıbrısın güneyinde deprem şeklinde sarsıntıların olacağını söyledim. İkibinaltıdaki Ekfrasideki anlatımda Kıbrısı da vuracak ekonomik yakın gelecek yorumuma rumlar çok kızdılar. Fakat benim yorumumdan iki yıl sonra hem de Akel döneminde finansman krizi güneği vurdu.

Biliyordum ki AB kendi sermaye dışında hele de kuşatılacak stratejik hedefe konulan Rusyaya göz yumayacaktı. Kıbrıs cumhuriyetini uyardı. Rusya varlığı ile elektrikten bankacılıktaki kamusal alanın tasfiyesi istendi. Hristofiyas niyetsizdi. Olan malum. Banka krizi ve elektrikte patlama ardından oluşan sıkışmda yardım için Rus varlığına son verme uygulamaları dayatılarak uygulandı. Hem özelelştirme hem de Rusyadan koparılmalar oldu. Şimdi kısa geçmişi sorarsanız çoğu hatırlamaz. Güneyin başarısızlığı diye de yuturacak hatırası olanlar da mevcut.

****

Son alana girelim: Nato hem de tek sistemli dünyaya rağmen, ısrarla hem de Trumpum dayatmasıuyla askeri harcamaları Y.5 çıkarılmasını sağladı. Bu şu demekti: kaynağın önemli kısmı militarisleşmeğe ayrılacak. Bir anlamda sosyal politikalı eğitimden sağlığa varan alandan kesilerek hakları budayarak askeri alana kahydırılacaktır. Adını da güvenlik koydular. Böylelikle emperyalist yapıdaki egemen sermaye tekelci burjuvazi yörüngesinde askeri sanayi oldukça daha da güçlendi. Hem de eşitsizlik artarken, yoksuluk derinleşirken ki koşullara rağmen.

Görüldüğü gibi devletler tercihleri hep militarist yöne doğru kaydırıyor. Ayni zamanda militarisleşme ile kriz yanyana olunca faşizim de daha bir devlet aygıtında yer buluyor. Otoriteleşme ile daralan demokratik kurumsalşama da kuralsızlılk ile güce dayalı düşünceleri yaygınlaştırıyor. Hepsinin toplamında, emperyalist çağda kriz dönemindeğiz. Krizin kuralları işliyor. Kurallar işledikçe de gericilik ile felaket yükseliyor. Eğer sol seçeneksizlik da etkinse, ozaman da yerine faşizim veya Ortaoğudaki gibi cihatçı gericilik siyasal seçenek haline getirilir. Ama rekabet devam eder. Genel güçlerle başlayan rekabet, bölgesel güçlerin de hegemonya kapuşariciliği boşlukta yer bulur. Sanırım Suriye bunun en yakın örnektir.

Tekrardan başa gelelim: siz emperyalizm kuramını yok sayınca, salt olaylarla şöylesine yorumlayınca neden gerçeklere ulaşamadığınızı herhalde anladınız. Anlamadıysanız, eksik düşünce ile en tehlikeli gericiliğe savrulmanız herzaman ihtimaldır.


Yeniçağ Kıbrıs sitesinden daha fazla şey keşfedin

Subscribe to get the latest posts sent to your email.

Leave a reply

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.

Diğer yazıları

Özkan Yıkıcı yazdı: İki kavramdan sıyrılmak umuduyla

Lefkoşa'da dar eksenden sıyrılmak istedim. Her konudaki iki kuramın...

Özkan Yıkıcı yazdı: Şimdi de yeni isimle finansman krizi yaşanıyor: Manipüle etme

Genelde Türkiye medyaları izlenir. Üstelik şu anda dolmuş seyahatçisi...

Özkan Yıkıcı yazdı: İsveç seçim sonuçları üzerine

İsveç'te parlamento seçimleri tamamlandı. Sonuçlar netleşti. Hükümet olan sağ...

Özkan Yıkıcı yazdı: Eski cumhurbaşkanı Taçi 25 yıl ceza aldı

Kıbrıs'ta yaşamanın önemli siyasal dikkat alanları da oluşturur. Salt...

Özkan Yıkıcı yazdı: Bilgisizlik, çıkarla kaynaşınca

Hafta başı tatilde olan meclisimiz toplandı. Bir sürü karar...
4,663BeğenenlerBeğen
1,585TakipçilerTakip Et
3,901TakipçilerTakip Et
964AboneAbone Ol

Son eklenenler

Kıvanç Eliaçık yazdı: Devlet, sınıflar ve Poulantzas

Hayır, Karl Polanyi değil. Nikos Kazancakis hiç değil. Bahsettiğimiz...

Gıbrızlıca Konuşan Gıbrızlılar Birbirlerini Sever?

“Gıprızlıca gonuşan Gıprızlılar biribirlerni sever?” gibi saşma bir soru...

Fehim Taştekin yazdı: Suudileri kurtarmak!

İran’dan sonra Yemen savaşı, çağın savaş baronlarına ders vermeye...

Ümit Akçay yazdı: COP31’e doğru: Antroposen, kapitalosen ve ekolojik emperyalizm

Dünya Ekonomik Forumu’nun 2026 Küresel Riskler Raporu, çarpıcı bir çelişkiye...

Aras Coşkuntuncel yazdı: ABD demokrasisi ve İran savaşı

Kant “Mutlak monark nedir? ‘Savaş olmalı’ diye emrettiğinde, savaşın...

Emre Demir yazdı: Farklılıklar içinde birlik arayışı: 18. BRICS Zirvesi

Yeni Delhi’de 18. BRICS Zirvesi, 12-13 Eylül 2026 tarihlerinde...

Özgür Gürbüz yazdı: Türkiye COP 31’e hazırlanıyor

Kömür, petrol ve gaz gibi fosil yakıtların kullanımı iklimi...

Özkan Yıkıcı yazdı: İki kavramdan sıyrılmak umuduyla

Lefkoşa'da dar eksenden sıyrılmak istedim. Her konudaki iki kuramın...

Canlı yayın