yaklaşımlarÖzkan YıkıcıEmperyalist sistemle faşist yönetim şekilleri çakışınca - Özkan Yıkıcı

Emperyalist sistemle faşist yönetim şekilleri çakışınca – Özkan Yıkıcı

Seksenler dönemi kurumsallaşıp etkinleşen kapitalist genel neoliberal yapı, birçok konuda olduğu gibi, düşünce ve hafıza kayıplarına oldukça sarsıcı etki yapıldı. En azından birçok kavram silikleştirildi. Sistemin tehlikeli gördüğü düşünceleri, dıştaladı, baskılarla sildirti. Öyle ki giderek muhalif görüşler değil, kavram isimleri dahi kuramın başından çıkartıldı. Halbuki daha önceki dönemde seçenekler ile ideolojilerin tartışılması ile kavramların dahi neleri içerme tehlikesi de daha kolay anlaşılıyordu. Faşist yönetimin adı dahi korku vermeğe, sinyal çakıp imdat çağrısı yapmaya yetiyordu. Emperyalizm salt isim değildi. Emperyalizmi eşitsizliklerin uygulandığı yapı olarak tartışılıyordu. Hele de emperyalist sistem işleyişi ile faşist devlet biçimi çakışınca, adeta korkunç süreçlerin başlangıcı olarak hep yaşanıyordu. Bu nedenle emperyalizm ve faşizm kelimeleri oldukça etkili kelimelerdi. Yaşananlar ve savunulanlar, ilgili kuramlara karşı karşıt düşüncelerin de gelişmesine tetikleme yapıyordu.

Neoliberalist süreç bunları yok ediyordu. Tıpkı var olmasına karşın yok edip düşünceden sildirtiği öteki kavramlar gibi. Solun seçeneksizleşmesi, sosyal demokratların sağa daha da ayıp teslim olması. Yeşilerin başlangıçtaki muhaliften, sistemin işbirlikçisi olması da genel bilimsel kavramların da çoğunun siyasal söylemlerden dahi yok edilir hale sokmasına yetip artı.

İ ilgili kuramlar salt düşünce değil kulanım güncesinden de kopunca, işler devam ediyordu. Son dönemde emperyalist yapıdaki krizler ve yükselen faşizmin tehlike olarak dahi algılatılmamasındaki önemli rol olmaktadır. Kitlelerin koparılan hafızası şimdi adeta faşizmin seçenekleşmesine de yardımcı olunuyor. Öyle ki sağın çöküşü, yönetememesi gibi durumlar, kitlesel seçenekleştirilen faşizme kucak aştı. Güle oynaya seçimler dahi kazanıldı. Halbuki emperyalist gerçeklik, neoliberalizmin sınıfsal piyasa durumu ile faşizmin devlet biçimi haline gelmesiyle, kısa zaman önce yaşanan faşizmin şimdi yeni lakabıyla da etikkelenip sanki ormal bir yönetimden söz etme döneimini yaşıyoruz. Hat da kolalyca savunulan yere geldi.

Faşizmin emperyalist yapıdaki genel gerçekleri de pratikte olunca, ordan oraya savrulan görüşlerle istenen algılarla dans edilme çaresizliği kalıyor. Nitekim Ortadoğu projesinin emperyalist proje olduğunu, İsrail başta olmak üzere faşist yönetim şekli gerçeği, emperyalizmin tasfiye ederken, yerine demokrasi gelecek derken, cihatçıların iktidarı, bunlardan birkaçıdır. Öyle ki Metanyahunun saldırıları, Trumpun desteği dahi yerine konulamıyor. Açıkça soykırım Gazzede yapılışı dahi moderin kapitalist devletlerde söylenmesi yasak boyutunbna geldi. Ukraynada faşist darbeyle demokrasicilik oynanırken, faşizmin artık normal devlet desteklenen biçimleri de gündemimize girdi. Krizleri savaşları tetiklemelere karşın da ötekini suçlama durumları algılaştı. Enson İsrail direk irana saldırırken, emperyalist projesinin devamı olduğu seneler öncesi planlanırken, herkes bunları dahi gerçekleriyle konuşmuyor. Emperyalist krizler, faşist devletler ile üretilen savaşlarla rekabet etme kuralı hep elin tersiyle itildiler.

Şimdi yakın tarihte tanık olduğumuz emperyalizmin faşist yönetim şekliyle olanları yaşıyoruz. Pek de konular yerine oturtulmuyor. Hat da kocaman yalanlar söyleniyor. Görsel vurucu kültür probagandası yalanla gayet güzel kulandırtılıyor. Bir anda saldırganı mahsun yapıyoruz. Soykırımı izlemekten dahi geri kalıyoruz. Sanki olmuyormuş davranışına geldik.

Belekten sildirtildi. İdolojik denip sıfırlatıldı. Karşıt olmaya psikolojik kelimelere baş vuruldu. Ama sonuçta ikinci dünya savaşında veya yetmişlerde askeri darbelerle korkunç miraslar yapan faşizim, şimdi yeniden savaşlar tırmandırtılıyor. Sermaye karına, Pazar elde etmelere hız aranıyor. Kulanılan esrumanlar ise din ve ırkçılıktır. İnanmayan Metanyahudan yeni Suriye rejimine baksın. Emperyalist gerçeklikte faşizim yeniden yükselirken, seçenekler de gericilik ve faşistlik genişliyor. Bunlar da etkin oldukça da resmen savaşlar ve kağoslar tırmanmaya devam ediyor. İşte size israilinn Gazze soykırım yapmaktan irana saldırma gerçeği. İşte size batıda yükselen faşizim ve yıktırılan rejimlerin yerine konulan cihatçı yapılar. Diyecek söz kaldımı. Kaldı: emperyalist çağın özü bu. Faşizimin kurumsallaşmasının sonucu da yakınımızda. Daha kötüsü bunları söylemenin dahi tehlikeli olduğu moderin denilen batı dünyası. Emperyalizmi düşünmeden faşizmin bu asürecin devlet biçimi halini wele almadan konular anlaşılamaz. İsterseniz anlamayın. Silin.. yok sayın. Ronatik solculuk deyin; ama yine de gerçekler can yakarak yaşamaya devam ediyor. Kapitalist emperyalist çağın ta kendisidir.


Yeniçağ Kıbrıs sitesinden daha fazla şey keşfedin

Subscribe to get the latest posts sent to your email.

Leave a reply

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.

Diğer yazıları

Özkan Yıkıcı yazdı: NATO liderler zirvesi sonlanırken

Aylardır gündemde dolaşan, iki günlük toplantı yapılan otuz altıncı...

Özkan Yıkıcı yazdı: Son gündemleşmelerle birlikte Kıbrıs ve NATO güncelliği

Sabahleyin yerel gazetelere bakınca iki konu ağırlıktaydı. NATO zirvesi...

Özkan Yıkıcı yazdı: NATO zirvesi başlarken

Sonunda otuz altıncı NATO zirvesi Ankara'da başladı. Öyle başladı...

Özkan Yıkıcı yazdı: Katledilmenin üzerinden otuz yıl geçerken

Bazı cinayetler vardır ki önce susulur. Bilinenler ayıklanır. Sanki'leştirilir....

Özkan Yıkıcı yazdı: Serinleten pazar gecesinden dünya kısa resmi

Günün kavuran sıcakları artık gecenin gelmesiyle, serin esintiyle rahat...
4,663BeğenenlerBeğen
1,585TakipçilerTakip Et
3,929TakipçilerTakip Et
891AboneAbone Ol

Son eklenenler

Özkan Yıkıcı yazdı: NATO liderler zirvesi sonlanırken

Aylardır gündemde dolaşan, iki günlük toplantı yapılan otuz altıncı...

Minas Stilianu yazdı: Kıbrıslı Rum Reddiyeciliği: Kıbrıs Cumhuriyeti’nin Kuruluşundan 1974’e Kadar

Kıbrıs Cumhuriyeti'nin 1960 yılında kurulması, Kıbrıs tarihinin en önemli...

Özkan Yıkıcı yazdı: Son gündemleşmelerle birlikte Kıbrıs ve NATO güncelliği

Sabahleyin yerel gazetelere bakınca iki konu ağırlıktaydı. NATO zirvesi...

Yusuf Karadaş yazdı: NATO zirvesi ve gözleri bağlı vatan!

Toplumcu edebiyatımızın önemli isimlerinden Adnan Özyalçıner, bir öykü kitabına...

Ahmet Cavit An yazdı: Kıbrıs ve NATO

300 yıldan fazla Osmanlı İmparatorluğu’nun yönetiminde kalan Kıbrıs adası,...

Şener Elcil yazdı: Çamaşır Makinesi Sendikacıları

Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın, ABD Başkanı Donald Trump ile Beyaz Saray’da yaptığı son toplantıda “Siz,...

Umut Can Fırtına yazdı: Trump istedi, Infantino kırmızı kartı kaldırdı: Sana iltimas bitmez bende

Uluslararası kurumların bağımsızlığı ve tarafsızlığı her geçen gün daha...

Aykut Çoban yazdı: Antalya COP31’de ne mavi ne yeşil, kızıl bölge

İklim Değişikliği Sözleşmesi’ne taraf ülkeleri, kararlar almak için her yıl...

Canlı yayın