iktibasKıvanç EliaçıkEl-Kurd ve mükemmel mağdurlar - Kıvanç Eliaçık

El-Kurd ve mükemmel mağdurlar – Kıvanç Eliaçık

Orjinal yazının kaynağıilketv.com.tr

Oscar kazanan Filistin belgeseli, tıpkı Olimpiyatlarda yarışan Filistinli sporcular gibi dikkat çekiyor. Ama Filistinli şair ve gazeteci Mohammed El-Kurd’un yeni kitabı Perfect Victims, No Other Land filminden farklı bir hikaye anlatıyor. Daha doğrusu, hikâyenin nasıl anlatıldığına itiraz ediyor.

Mealen, Batı’nın törenlerine değil Batı Şeria’nın sokaklarına bakın, diyor.

Kudüs’teki Şeyh Cerrah mahallesi Filistin direnişinin simgelerinden. Mahalle, ismini Selahaddin Eyyubi’nin doktoru Şeyh Hüsameddin bin Şerafeddin’den alıyor. Burası 1967’den bu yana Orta Doğu’nun en çok tartışılan noktalarından biri.

2021’de İsrail’in tahliye planı, büyük protestolara yol açtı. Olaylar Gazze’ye sıçrayınca 11 günlük bir savaş yaşandı. İsrail’in Doğu Kudüs’teki yerleşim politikaları uluslararası alanda eleştirildi.

O günlerde #SaveSheikhJarrah etiketi, sosyal medyada milyonlarca kez paylaşıldı. İlk taşı doğup büyüdükleri mahallede kalmak isteyen gençler attı. Aralarından biri, Mohammed El-Kurd “İsrail henüz kurulmamışken, ninem burada yaşıyordu” diyerek protestocuların sesi oldu.

El-Kurd, aynı yıl Time dergisinin “Dünyanın En Etkili 100 Kişisi” listesine girdi. Şair, yazar ve gazeteci kimlikleriyle tanındı. Farklı dillere çevrilen şiir kitabı ninesinin yoldaş anlamına gelen ismini taşıyordu; “Rifqa” yani Refika.

El-Kurd’a göre Filistin mücadelesi yalnızca bir siyasi egemenlik veya toprak meselesi değil; bir anlatılar savaşı.

Batı medyası yıllardır Filistinlileri ya mağdur ya da tehdit olarak tanımlıyor. El-Kurd, bu çerçeveyi yıkmak istiyor. Hikâyelerini başkalarının değil, Filistinlilerin anlatması gerektiğini söylüyor.

Ona göre Filistin sadece işgal altında bir toprak değil. Dünya düzeninin bir aynası bir mikrokosmos.

Gazze’de test edilen bombalar ABD polis teşkilatına satılıyor. Filistin’de denenen gözetim teknolojileri ise otoriter rejimlere ihraç ediliyor.

Toprak gaspı, zorla yerinden edilme, sömürgecilik… Bunlar yalnızca Filistin’in değil, küresel sistemin devam eden döngüleri.

Batı medyası, yalnızca çaresiz Filistinlilere empati gösteriyor.

El-Kurd, “Perfect Victims and the Politics of Appeal” (Mükemmel Mağdurlar ve İtiraz Siyaseti) adlı kitabında bu algıyı sorguluyor.

Ona göre Filistinliler sadece mağdur veya kurban değil. Onlar direnen, savaşan ve kendi hikayelerini yazan insanlar.

Refika’nın şiirleri, Filistin’in kolektif hafızasını kişisel anılarla aktarıyor. “Buldozerler Allah’a Karşı” şiirinden bir mısra şöyle diyor: “Onun kemikleri bir ağacın dallarıydı, kökleri toprağa ve kimliğe ekilmişti”.

El-Kurd, Ghassan Kanafi’nin mirasını sürdürüyor. Kanafi’nin Güneşteki Adamlar romanında Ebu Kays, göğsünü toprağa dayadığında vatanının kalp atışlarını duyuyordu.

El-Kurd için sanat siyasetin bir aracı. Şiirleri mağduriyeti anlatmıyor. Acılarla hesaplaşma çağrısı yapıyor.

“Mükemmel Mağdurlar”daki makaleler yazarın kendi ifadesiyle “ezilmiş ve görünmez hale getirilmiş sınıfları, tarihi nesneler değil tarihi yapanlar olarak konumlandırmaya çalışıyor. Filistin ile dünya arasındaki uçurumu kapatmaya değil, vatan ile diaspora arasındaki gerilimi tartışmak istiyor.”

“Biz acımızı bize acıyın diye anlatmıyoruz. Biz yaşamak, sevmek ve direnmek için buradayız.”

Batı’nın vicdanına hitap eden bir Filistin anlatısına ihtiyacımız yok. Filistinliler, kendi sesleriyle konuşmalı.

Bugün Filistin mücadelesi, sosyal medyadan edebiyata, sanattan akademiye kadar her alanda bir kimlik savaşına dönüşmüş durumda.

Şeyh Cerrah Mahallesi’nde barikatların ardında büyüyen genç şair, artık milyonlarca kişi tarafından okunuyor. Uluslararası panellerin aranan konuşmacısı ve sosyal medyanın sevilen bir trendi haline geldi.

O, Filistin’in geçmişiyle bugünü arasında bir köprü kuruyor. Ve diyor ki:

Bu hikâyeyi başkaları değil, biz yazacağız.


Yeniçağ Kıbrıs sitesinden daha fazla şey keşfedin

Son gönderilerin e-postanıza gönderilmesi için abone olun.

Leave a reply

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.

Diğer yazıları

Kıvanç Eliaçık yazdı: Devlet, sınıflar ve Poulantzas

Hayır, Karl Polanyi değil. Nikos Kazancakis hiç değil. Bahsettiğimiz...

Kıvanç Eliaçık yazdı: İklim suçları için vicdan mahkemesi

Adalet sadece adliye koridorlarında aranmaz. Devletler ve şirketler suçlarını...

Kıvanç Eliaçık yazdı: Flamingo Devrimi

Arnavutluk’un Adriyatik Denizi kıyısındaki Vjosa-Narta Deltası ve Sazan Adası,...

Kıvanç Eliaçık yazdı: Küresel Haklar Endeksi 2026: Türkiye işçiler için en kötü 10 ülke arasında

Her yıl Uluslararası Sendikalar Konfederasyonu (ITUC) tarafından hazırlanan ve...

Kıvanç Eliaçık yazdı: Kütüphanede olmayan kitaplar

Türkiye’de demokrasi hep trajikti ama farsa hiç bu kadar...
4,663BeğenenlerBeğen
1,585TakipçilerTakip Et
3,897TakipçilerTakip Et
974AboneAbone Ol

Son eklenenler

Yonca Özdemir yazdı: Dünyada Z Kuşağı Protestoları, Gençlerin Büyüyen Hoşnutsuzluğu ve Değişim Talebi

Dünyada Z Kuşağı Protestoları: Gençlerin Büyüyen Hoşnutsuzluğu ve Değişim...

Özkan Yıkıcı yazdı: Libya’dan gelen haber üzerine

Libya'da aslında Kaddafi sonrası kaosla yaşam şekli sürmektedir. İki...

Evren Balta yazdı: Avrupa’nın bekleme odası

Uzun zamandır televizyon izlemiyorum. Ama günlerdir okuduğum gazetelerin ve...

Ecehan Balta yazdı: Doğanın da hakları var

İnsanın doğaya egemenliği, modern toplumun kurucu anlatılarından biridir. Doğayı...

Hediye Levent yazdı: Süreç içinde süreç

Amerika-İran savaşında uzlaşmaya varılabilmesi için girişimler bir kez daha...

Özkan Yıkıcı yazdı: Tunus’u hatırlar mısınız?

Dünya siyasetinin önemli davranışlarından biridir: aynı olaylar olsa da...

Özkan Yıkıcı yazdı: Şöylesine bir yazı: Pile festivali etrafında dolanmak

Bazı arkadaşlar arada şöyle eleştiri yapıyor: “Hep ağır yazı...

Volkan Yaraşır yazdı: Kötülüğün sıradanlığı ve Hannah Arendt

Naziler bir mayalanma döneminin ardından sokakların fethiyle iktidara geldiler....

Canlı yayın