yaklaşımlarÖzkan YıkıcıDuyularak, akılda kalan, rasgele ki örnek - Özkan Yıkıcı

Duyularak, akılda kalan, rasgele ki örnek – Özkan Yıkıcı

Arada bazı haberleri duyarız. Doğrusu, önemsemediğimiz için de fazla önem vermeyiz. Fakat, bir yerde konu edilince de bu defa olayın önemi aklınız a yatar. Böyle tuhaflıklarla da önemsenmeden konu edilme uçurumu bir anda yazı konusu olma şansına da ulaşır. Geçen günlerde gerçekleştirilen Kaoperatifler çalıştayı benim açından rasgele olup da birden örnek konu hale sokulan olaydır. Adamızda kooperatif önemi ile gelen aşamadaki kendi öz gerçeklerimizle hizçeleşen ikileminde yaşanan koşuldur. Bu kurumsallaşma zamanında hem sömürgeciliği, hem de küçük üreticiği koruyacak yapı olarak oluşturuldu. Sonrasında özellikle kırsal ve kamusal alanlarda özerk yapılarıyla yan küçük sanayilerini dahi oluşturdular. Fakat, günümüzde Koperatifler arpalık halindeki yönetim araçları olunca da yönetimleri besleyen arpalık kriterine döndüler. Bu nedenle önemsizleştirilen ve arpalıklaştırırarak hem yandaş hem de finasnman kulanım noktasına koyunca, Çalıştay adı dahi koperatiflerin önemini gündemleştirip konuşturtmaya yetmedi. Sadece benim gibi önce önemsemeyen, tanıdıklarla konuşurken de seçenek olark söylemekle birden çalıştayın deyil de konuşmanın sonucu makale yazma noktasına vardım.

Ülkemizde durmadan çalıştaylar yapılır. Hep bir kesimin finansörlüğü ile adet yerine bulsun kurları neyazık öne çıkar. Daha kötüsü, konulan imgeye de uygun olmayan şekilde süreç işler. Zaten, ilk başlarda bazı duyarlı kesimlerin konuya önem verip hazırladıkları raporların da karşılıksız kalıp hiç dikate alınmama sonucu, artık çalıştay lafı önemli kesimde karşılık bulmuyor. Konuyla alakadar olanların önemli kısmı rantını veya adet yerini bulsun çizgisini aşacak durumda deyildi. Örnek ise son yapılan Koperatif çalıştayı gösterile bilinir. Dikat edilse ve konuyu gündeme taşınma amacı olsa zaten sorular baştan başlar.

Bizdeki koparetifcilik seksen başına dek özerk yapıdaydı. Oldukça işlevleri de vardı. Birçok küçük sanayi de kooperatifleşme özerkliğin ürünüydü. Tütünden Sibrovekse dek hep öylesi geniş alanda oluşturuldu. Fakat, seksen başında olan yolsuzluk gösterilerek, soruşturma yapma amacı konularak Koperatiflerin özerkliği bir gecede kaldırılıp, yönetimin bir idari birimi haline getirildi. Ogün bugündür, bizdeki Koperatifcilik özerk deyil resmen yönetime bağlı bir dayre gibi işletildi. Yolsuzluk gerekçesi mi o çoktan hafızadan yok etirildi..

Basit bu gerçek dahi konuşulmaz. Yolsuzlukla el koyma süreci hala sonlandırmadı. Üstelik yönetimin arpalığı olması sonucu, kooperatifin parasına bazen destk bazen borç olarak el konuluyor. Koperatif işleyişi arpalık kriterine bağlı olduğu için de bol bol istihtamla partili kullarla dolduruluyor. Atamaların hikayesi ise bir başkadır. Böylesi siyasal rant kapısı haaline getirilen koperatiflerin devlete oldukça borcu var. Bunun yeri geldiğinde sadece fayizi ödenir gibi yapılır. Bu dahi nedenli kulanım yapısına getirildiği de ortada. Birçok alandaki kooperatifler ise resmen iflası çoktan ilan eti.

Sgandaları ise sonucu olmadı. Helimler sgandalı ateşkese takıldı. Aynen güpre italatında olduğu gibi. Büyük banka soygunu ise çoktan buharlaştırıldı. Büyük idiyalar ve siyasal sarsıntılara rağmen önemli yolsuzluk ve soygunlasr ya mahkemenin bir yerinde yok oldu veya daha başlatılmadan sildirtildi. Verecek çok konu var. Üstelik Koperatifcilik alanındaki yanlışar ve bile bile yandaşa kaydırma tutumları sonucunda en çok işleyip küçük üreticiliği destekleyen alan şimdi adı dahi yok. Kırdan şehire veya uluslararası ihracat etme politikaları sıfırlandırıldı. Sadece arpalık ve yandaşa hizmet kuralı işletilmektedir.***

Yetmişsekiz yılında K. Kıbrısa gelen TC yetkilileri Koparatif konusuna da baktılar. Ecevit aslında koperatifleri Türkiye devlet bağımlı aygıt gibi yapmak istiyordu. Gelip giden uzmanlarının ona buradaki durumu anlatınca, Ecevit, tarihi sözlerini söyledi: “K. Kıbrıstaki kooperatiflere dokunmayın”. Fakat, çok geçmeden bu defa siyasal yetkililerin kooperatif yolsuzlukları gerçekleştirmesi ve peşinden de kararla özerklik yok edilip resmen yönetimin arpalık kriteriyle yönetilme sürecine geçti. Atamalar hep yönetim tarafından yapıldı. Banka yağmalarla boğuşturuldu. Birçok işleyen bölüm resmen bile bile batırılarak özel sektöre teslim edildi veya kapatıldı. Bunlar günümüz koperatifciliğin geldiği sürecin başlangıç adımları oldu.

Şimdi, kooperatif derkeen kimisi işe girme, kimisi de olanakları kulanma derecesinde algılıyor. Doğrusu birçok partili ya yönetici veya çalışan hale geldi. En somut son örnek Binboğa tesisidir. Karlarla brakılan kasaya rarğmen şimdi uygulama sonucu can çekişiyor. Tuhaf Türkiyeleşme rant girdabına sokuldu. Ozaman da Koperatif çalıştayı ve Tatar, Fikri atışlarının da sözleri sadece güne hamasi şerbet katma dışında anlamları da kalmadı.


Yeniçağ Kıbrıs sitesinden daha fazla şey keşfedin

Subscribe to get the latest posts sent to your email.

Leave a reply

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.

Diğer yazıları

Özkan Yıkıcı yazdı: İki kavramdan sıyrılmak umuduyla

Lefkoşa'da dar eksenden sıyrılmak istedim. Her konudaki iki kuramın...

Özkan Yıkıcı yazdı: Şimdi de yeni isimle finansman krizi yaşanıyor: Manipüle etme

Genelde Türkiye medyaları izlenir. Üstelik şu anda dolmuş seyahatçisi...

Özkan Yıkıcı yazdı: İsveç seçim sonuçları üzerine

İsveç'te parlamento seçimleri tamamlandı. Sonuçlar netleşti. Hükümet olan sağ...

Özkan Yıkıcı yazdı: Eski cumhurbaşkanı Taçi 25 yıl ceza aldı

Kıbrıs'ta yaşamanın önemli siyasal dikkat alanları da oluşturur. Salt...

Özkan Yıkıcı yazdı: Bilgisizlik, çıkarla kaynaşınca

Hafta başı tatilde olan meclisimiz toplandı. Bir sürü karar...
4,663BeğenenlerBeğen
1,585TakipçilerTakip Et
3,902TakipçilerTakip Et
960AboneAbone Ol

Son eklenenler

Gıbrızlıca Konuşan Gıbrızlılar Birbirlerini Sever?

“Gıprızlıca gonuşan Gıprızlılar biribirlerni sever?” gibi saşma bir soru...

Fehim Taştekin yazdı: Suudileri kurtarmak!

İran’dan sonra Yemen savaşı, çağın savaş baronlarına ders vermeye...

Ümit Akçay yazdı: COP31’e doğru: Antroposen, kapitalosen ve ekolojik emperyalizm

Dünya Ekonomik Forumu’nun 2026 Küresel Riskler Raporu, çarpıcı bir çelişkiye...

Aras Coşkuntuncel yazdı: ABD demokrasisi ve İran savaşı

Kant “Mutlak monark nedir? ‘Savaş olmalı’ diye emrettiğinde, savaşın...

Emre Demir yazdı: Farklılıklar içinde birlik arayışı: 18. BRICS Zirvesi

Yeni Delhi’de 18. BRICS Zirvesi, 12-13 Eylül 2026 tarihlerinde...

Özgür Gürbüz yazdı: Türkiye COP 31’e hazırlanıyor

Kömür, petrol ve gaz gibi fosil yakıtların kullanımı iklimi...

Özkan Yıkıcı yazdı: İki kavramdan sıyrılmak umuduyla

Lefkoşa'da dar eksenden sıyrılmak istedim. Her konudaki iki kuramın...

Özkan Yıkıcı yazdı: Şimdi de yeni isimle finansman krizi yaşanıyor: Manipüle etme

Genelde Türkiye medyaları izlenir. Üstelik şu anda dolmuş seyahatçisi...

Canlı yayın