Kıbrıs iktibasNidai MesutoğluCTP’ye söylüyorum; federasyoncular anlasın - Nidai Mesutoğlu

CTP’ye söylüyorum; federasyoncular anlasın – Nidai Mesutoğlu

Veraset sistemi ile milletvekili seçilenlerden UBP Genel Sekreteri Oğuzhan Hasipoğlu CTP’nin kurultayında söylenenleri bahane ederek federasyon isteyenlere verdi veriştirdi.

Hasipoğlu’nun söylediklerinin satır aralarına bakınca UBP ve Türkiye’nin neyin peşinde olduğu ortaya çıkar.

Tanınmış bir KKTC devleti varmış gibi davranıp egemen eşitlikten bahsediyor. Öncelikle bir devlet olabilmenin şartlarından biri üzerinde yaşanan bir toprak olmalıdır. Bu anlamda KKTC’nin üzerinde kurulduğun toprak Uluslararası Hukuka göre Kıbrıs Cumhuriyetinin iki kurucu toplumunun ortak toprağıdır. Bu toprak parçası halk deyişiyle müşterektir. Bilindiği gibi müşterek koçanlı toprakta hak sahiplerinin tümünün onayı olmadan bir çivi bile çakılmasına izin verilmez. Bu anlamda KKTC’nin kuruluşu hukuken geçerli sayılmaz.

Güvenlik Konseyi’nin aldığı kararalar içinde KKTC’nin tanınmamasını istemesi işte bu yüzdendir. KKTC işgal edilmiş olarak görülmektedir.

Yine Hasiopoğlu’nun çarpıttığı bir durum da federasyon olması halinde Kıbrıslı Türklerin kendi egemenliklerinden vazgeçeceğidir. Oysa Federal çözümde hiçbir federe devlet diğer federe devletin egemenliğine girmez. Uluslararası ilişkilerde tek egemenlik vardır. Bu da Federasyonda toplumların ortak egemenliği demektir. Her federe devlettin kendi belirlenen egemenlik alanında kendi koyacağı yasalar geçerlidir. Tabii bu yasa Federasyonun anayasasına uygun olmalıdır.

Yaptığı yazılı açıklamalarda benim gibi birçok insanın aynı düşüncede olduğu iki devletli çözüm önerisinin aslında Türkiye’nin bir dayatması olduğunu doğrular niteliktedir. Şu cümlesi bu açıdan çok değerlidir:” Anavatan Türkiye Cumhuriyeti’nin de vurguladığı gibi Kıbrıs Türk halkının tek seçeneği Rumlarla ortaklık değildir.”

Açıklamanın bir yerinde de şöyle demektedir: Kıbrıs meselesi Türklük ve Ada’da yaşayan Türklerin geleceğini ilgilendiren bir meseledir ve “Bizim için vazgeçilmez olan Türkiye’nin garantörlük hakkıdır.” Turancılık düşüncesiyle söylenebilecek bir cümledir bu. İlk akla gelen de Türkiye’nin yıllar önce hazırladığı İstirdat Planı’nı çağrıştırmaktadır.

Bu cümle içinde:” Türkiye’nin garantörlük hakkı” konusunda da gerçekleri yansıtmamaktadır. Öncelikle Lozan anlaşması ile Türkiye Cumhuriyeti devletinin Kıbrıs Adası üzerindeki tüm haklarından vazgeçtiği gerçeğini bilmesi gerekir.

Kıbrıs Cumhuriyeti’nin kuruluş anlaşmaları ile Türkiye yeni haklar elde etmiş değildir. Bu anlaşmalar ile Kurulan Kıbrıs Cumhuriyeti’nin egemenlik ve toprak bütünlüğünü koruma GÖREVİ ile garantörlük verilmiştir. Kısacası Garantörlük bir hak değil bir görevdir.

İster Kıbrıslı Türk ister Kıbrıslı Rum olsun şunu iyi bilmelidir: Federasyon temelinde bir çözümde iki federe devletçiğin birbirlerine üstünlük kurması söz konusu değildir. Bu anlamda federasyonu savunmak insan haklarını savunmaktır.

Hasipoğlu, Erdoğan rejimine güvenerek böyle bir açıklama yapmış olabilir. Bilmesi gerekir ki Erdoğan her an dış politikada 180 derece dönüş yapabilir. O zaman bu söylediklerini kendisine hatırlatırlar.

 


Yeniçağ Kıbrıs sitesinden daha fazla şey keşfedin

Subscribe to get the latest posts sent to your email.

Leave a reply

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.

Diğer yazıları

Osmanlı’nın son yıllarında Düyûn-ı Umûmiye ve Erdoğan’ın tutumu – Nidai Mesutoğlu

Sürekli duyduğumuz bir söz var: “Tarih tekerrürden ibarettir” Anlamı...

Erdoğan’ın Sisi ziyareti ve bir fıkra – Nidai Nesutoğlu

Sosyal medyada kullanıcıları büyük olasılıkla bu fıkrayı biliyorlar. Haber...

Din bezirganlığından din tüccarlığına – Nidai Mesutoğlu

Bezirgan sözcüğünü şimdiki nesil bilmez. Yaşı 60’ı aşmış olanlar...

Kıbrıs Sorunu, Erdoğan ve Can Atalay – Nidai Mesutoğlu

Sol dünya görüşünü savunmak ulusal değil sınıfsal bir düşünceyi...

Nikos Hristodulidis’in paketi bireysel haklar verirken toplumsal haklardan söz etmiyor, en can alıcı nokta budur

Kıbrıs Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Nikos Hristodulidis aylar önce duyurusunu yaptığı...
4,663BeğenenlerBeğen
1,585TakipçilerTakip Et
3,929TakipçilerTakip Et
891AboneAbone Ol

Son eklenenler

Minas Stilianu yazdı: Kıbrıslı Rum Reddiyeciliği: Kıbrıs Cumhuriyeti’nin Kuruluşundan 1974’e Kadar

Kıbrıs Cumhuriyeti'nin 1960 yılında kurulması, Kıbrıs tarihinin en önemli...

Özkan Yıkıcı yazdı: Son gündemleşmelerle birlikte Kıbrıs ve NATO güncelliği

Sabahleyin yerel gazetelere bakınca iki konu ağırlıktaydı. NATO zirvesi...

Yusuf Karadaş yazdı: NATO zirvesi ve gözleri bağlı vatan!

Toplumcu edebiyatımızın önemli isimlerinden Adnan Özyalçıner, bir öykü kitabına...

Ahmet Cavit An yazdı: Kıbrıs ve NATO

300 yıldan fazla Osmanlı İmparatorluğu’nun yönetiminde kalan Kıbrıs adası,...

Şener Elcil yazdı: Çamaşır Makinesi Sendikacıları

Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın, ABD Başkanı Donald Trump ile Beyaz Saray’da yaptığı son toplantıda “Siz,...

Umut Can Fırtına yazdı: Trump istedi, Infantino kırmızı kartı kaldırdı: Sana iltimas bitmez bende

Uluslararası kurumların bağımsızlığı ve tarafsızlığı her geçen gün daha...

Aykut Çoban yazdı: Antalya COP31’de ne mavi ne yeşil, kızıl bölge

İklim Değişikliği Sözleşmesi’ne taraf ülkeleri, kararlar almak için her yıl...

Özge Güneş yazdı: Güvensizlik, kâr ve refah talebi arasında

NATO Liderler Zirvesi uluslararası basında transatlantik ittifakın modern tarihindeki en...

Canlı yayın