iktibasCeren ErgençÇin ekonomisi batıyor mu, batırıyor mu? - Ceren Ergenç

Çin ekonomisi batıyor mu, batırıyor mu? – Ceren Ergenç

Orjinal yazının kaynağıevrensel.net
Kategori:

Geçtiğimiz hafta Çin hükümetinin duyurduğu teşvik paketi Çin ekonomisinin gidişatının kötü olduğunun teyidi olarak yorumlandı.

Öte yandan, Çin’in dış yatırımlarına bakınca tarihinin en güçlü dönemini yaşıyor gibi görünüyor. Örneğin, yeni AB yönetimi Kuşak ve Yol Girişimi’ni biraz olsun dengelemek için politika ve belgeleri yayımlıyor, iç piyasada yerel sanayileri öldürmesin diye gümrük vergileri koymaya çalışıyor. ABD de seçim kampanyasında rakip adayların anlaştığı neredeyse tek konu Çin in yükselen iktisadi varlığı.

Öyleyse bu çelişki nereden geliyor?

Bu iki durum aynı madalyonun iki yüzü. Çin’i ekonomik süper güç yapan koşullar aynı zamanda ekonomisini güçsüz düşürüyor.

Bu teşvik paketi 2008 paketiyle neredeyse aynı: Emlak sektörüne ve dolayısıyla inşaat sanayisine destek var. Emlak sektörünün büyümesi yerel hükümetlerin borç batağından kurtulması için en kolay yol. 2008’de de aynı yol izlenmiş ve küresel finansal kriz Çin’i teğet geçmişti. Hem finansal krizden çokça etkilenmemek hem de inşaat sektörünün büyümesi, takip eden on yılda Çin’in Kuşak ve Yol Girişimi’yle yurt dışı yatırımlarının artmasını sağlamıştı. Kuşak ve Yol’un ilk dönemi inşaat sektörüne hizmet eden altyapı yatırımları ağırlıklıdır. Ancak 2008 krizi sonrası oluşan emlak balonu sonumlendikten sonra yüksek teknolojili, katma değer katan yatırımlar dönemi başladı.

Kuşak ve Yol’un bu ikinci dönemi Çin’in kendi ekonomisinde de tüketiciye değil üreticiye teşvik verilerek iktisadi yavaşlamanın durdurulması politikalarından destek gördü. Bugün AB ve diğer ekonomilerin şikayet ettiği pazarları arz fazlasıyla boğma sorunun, üreticiye verilen teşviklerle KOBİ’lerin başka türlü giremeyecekleri uluslararası pazarlara girmeleri sayesinde/yüzünden oldu.

Çin hükümetinin tüketiciye değil üreticiye teşvik vermeye meylinin bir nedeni yüksek teknoloji devrimini hızlandırmaksa bir diğer nedeni de toplumun teşviklerle bile tüketmeye çok meyilli olmaması. Bunu Asya toplumlarının kültürel bir karakteristiği olarak tanımlamaktansa niye tüketmeyi tercih etmediklerine bakmak lazım.

Yaşlanan nüfusla, çalışan orta sınıflar kendilerini hem anne babalarına hem çocuklarına bakmak yükümlülüğü arasında sıkışmış hissediyorlar ve tüketim pazarlarının büyümesini sağlayacak olan hayat tarzı harcamaları diyebileceğimiz, kendileri için olan lüks tüketim nesne ve hizmetlerine harcama yapmaktan imtina ediyorlar. Bunun arkasındaki yapısal nedense, devletin, yöneten partinin adıyla gayrimüsemma olarak(!), tüketici pazarlarına yatırımı sosyal güvenliğe yapmaktan kaçınması.

Yüksek emeklilik maaşı, yaşlı ve çocuk dahil çalışmayanları kapsayacak evrensel ücretsiz sağlık sistemi, ücretsiz kamusal yaşlı ve çocuk bakımı hizmetleri gibi sosyal politikaların refah devleti etkisi yaratacağı, bu etkinin de toplumu üretmekten alıkoyacağı gibi bir vahşi kapitalist varsayımla yeni teşvik paketi bir kez daha sosyal hizmetleri kapsamıyor. Bu hizmetleri ademimerkeziyetçi bir şekilde verebilecek yerel hükümetlerin canını kurtaracak merkezi hükümet finansal araçlarını da içermiyor. Xi Jinping dönemindeki baskı ortamına rağmen iktisatçıların da ifade etmeye cesaret ettiği gibi, bir kez daha 2008 formülüne başvurulmuş gibi görünüyor. Ama Çin’de ve dünyada ekonomi artık aynı yerde değil. Finansal piyasalar ilk etapta teşvik paketine olumlu tepki verdi ama sular durulunca tüketiciler gayrimenkul odaklı bu teşviklere tav olacaklar mı, olurlarsa bunun Çin’in küresel ekonomideki yerine etkisi ne olur, izleyip göreceğiz.


Yeniçağ Kıbrıs sitesinden daha fazla şey keşfedin

Subscribe to get the latest posts sent to your email.

Leave a reply

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.

Diğer yazıları

Ceren Ergenç yazdı: Yapay zekâda bağımlılığın iki yüzü: Çin ve ABD

18. BRICS Zirvesi 12-13 Eylül’de Yeni Delhi’de toplandı. Zirve...

Ceren Ergenç yazdı: Çin kültürel hegemonyayı öğrenirken

Türkiye’nin bu yılki Oscar adayı açıklandığında tartışma filmin niteliğinden...

Ceren Ergenç yazdı: Çin’in üniversite reformu bize ne anlatıyor?

Bugün üniversite tercih dönemi başlarken Çin’de yükseköğretime dair bir...

Ceren Ergenç yazdı: NATO 3.0’a Çin neden sesini çıkarmıyor?

Ankara’daki NATO zirvesi, Soğuk Savaş için kurulmuş bu örgütün...

Ceren Ergenç yazdı: Çin platformlarına gümrük duvarı: Aynı verginin iki ucunda Türkiye

Avrupa Birliği 1 Temmuz’da, değeri 150 avronun altındaki paketlere...
4,663BeğenenlerBeğen
1,585TakipçilerTakip Et
3,904TakipçilerTakip Et
961AboneAbone Ol

Son eklenenler

Özkan Yıkıcı yazdı: İsveç seçim sonuçları üzerine

İsveç'te parlamento seçimleri tamamlandı. Sonuçlar netleşti. Hükümet olan sağ...

Volkan Yaraşır yazdı: Faşizm ve kadınlar

Faşizm, olağanüstü devlet biçimi olması yanında arzuyu, duyguyu örgütlemesi;...

Hasan Kahvecioğlu yazdı: Annamazsınız be amma…

Bilmemek… Bilmediğini bilmek ya da bilmediğini bilmemek… Bilmiyorum… Bilmiyorsun… Bilmiyor… Bilmiyoruz… Bilmiyorsunuz…...

Şener Elcil yazdı: Benden Sonrası Tufan!

Dünyayı yöneten küresel sermaye grupları arasındaki rekabetin yarattığı yeni...

Kıvanç Eliaçık yazdı: İklim suçları için vicdan mahkemesi

Adalet sadece adliye koridorlarında aranmaz. Devletler ve şirketler suçlarını...

Ecehan Balta yazdı: Ekolojik yıkım cinsiyetsiz değil

Kasım ayında dünyanın ekoloji gündemi Antalya’ya taşınacak. COP31, 9-20...

Özkan Yıkıcı yazdı: Eski cumhurbaşkanı Taçi 25 yıl ceza aldı

Kıbrıs'ta yaşamanın önemli siyasal dikkat alanları da oluşturur. Salt...

Canlı yayın