yaklaşımlarAlpay DurduranCHP örneğinde aday neden soru oluyora yanıt – Alpay Durduran

CHP örneğinde aday neden soru oluyora yanıt – Alpay Durduran

Cumhuriyet Halk Partisi her gün haberleri yayımlanan v uluslararası ün yapmış bir partidir. Şimdi genel başkanlık seçimi yapılacak olan kurultaya gidiyor. Genel başkan vekili Muammer İnce ben de varım dedi. Bu yola girerken Kılıçdaroğlu ile cumhurbaşkanı adaylığı saptanırken sorun çıkmış. Onun demokrat Kılıçdaroğlu gitti yerine diktatör geldi diye tanımına hak kazandığını, parti meclisini ve başkanlık kurulunu da bildiği gibi şekillendirdiğini söyledi.

Söyledikleri elbet aynen bize olduğu gibi “lideri çalışma arkadaşlarını kendi (başkan) seçsin” değer yargısına uygun görünüyor. Cumhurbaşkanı adayını da “artık yeter bir araya gelip ortak aday çıkarsınlar ve bizi RTE’dan kurtarsınlar” değer yargısına uygun görünüyor. Bizde de ayni sözler edilip durur. Denktaş gitsin diye bize de zamanında ayni sözler edilirdi. CTP onun için iki kez benim aday olmamı ısrarla istemiş ama ille de bağımsız aday olmamı şart koşmuştu.

Bu arada benim görüşümü de yazayım. Politikada yalan olmaz. Benim ne olduğum belli iken bağımsız çıkacağım demek olmaz dedim. İki parti ortak aday gösterdi diye iki partinin toplam oyları kadar oy toplanacak diye bir hesap yanlıştır dedim. 1990’da ayni iddiamı DMP kurulurken belirtti idim.

Ekmelettin’in aday saptanması sırasında belleğimizi işletelim. Parti başkanları dışında adı konuşulan kaç kişi vardı? Seçim sırasında konuşulacak konular, AKP’nin AB yolunu ayak sürüyerek ihmal etmesi, komşularla büyük sorunlara karışılması, İslami terör, başkanlık sistemine geçiş, Ortadoğu’da büyük amaçlar, yolsuzluklar, çağdaş yargı sisteminin bir türlü oturmaması, köyden kente kaçış, büyük gelir farkının çözümü zor sorunları ve daha neler idi. Bu kadar konu son yılların birikimi idi. Ortak olan da bunların meclisin görev alanına giren konular olması idi. Yani bu konular mecliste enine boyuna tartışılmış olmalı ve konuşanlar adlarıyla bilinmeli idi. Meclis diye bir şey gerçekten var olsaydı konuşmamak olmazdı. Basın engellense de yeteri kadar RTE’ye karşı işleyen ulusal kanallar vardı. Kendimize soralım, belleğimizi yoklayalım, bakalım hangi mebus bunları gündeme getirip eleştirileriyle önerileriyle halka açıklamış ki adını da duyurmuş? Duyurmuş olanlar arasından cumhurbaşkanı adayı olarak gösterilemeye hazır birçok ad ortaya çıkardı.

Güney Doğuyu patlayacak bombaya çeviren olayları ele alıp dış politika üzerinde akılda kalacak şeyler söyleyen birileri çıkmamış ki Türkiye dış politikasına hâkim biri ünlenmemiş. Yolsuzlukla savaşın kurallarını sıralayıp işi AB ile kamu reformu konusunda takışan ve ihale yasasını bile çok kez değiştirdiği ve AB standardına getirdiğini iddia etti ise de o standarda getirmeyen RTE’na ders veren olsaydı cumhurbaşkanı adayı sıkıntısı olmazdı. Daha çok örnek vardır.

Dünya çapında gazete olan yerlerde Türkiye’de yeni bir kuşak çıktı, Gezi olayları bunun işareti deyip bu kuşağın CHP’ye katılmadığını belirtirken CHP onları sokakta desteklemekle değil onların isteklerine sahip çıkıp devletin onlara hizmet etmesi sağlayacağını göstermeli idi. Kent planına saygılı olunacağını sağlayacak siyasi iktidardan korkmayacak güvenceli memurların elinde çağdaş devlet modelini onlara garanti edeceğini kanıtlamalıydı. AB yolu açılacak, yasadan yetki almadan yasadan yetki almış kurumlara tepeden müdahalenin yasaklanacağını vaat etmeli idi. Bunları yapsaydı aday sıkıntısı mı çekerdi!

Zaten bir parti kendi adayından başka kimden medet umabilir ki? Kendi adayından başka kimin için teminat verebilir ki?

Ayıp olan dini inançları için birinden medet ummaydı. Bu din istismarcılığı değil de nedir. Bundan sonra laikler de adaya dinini mi soracaklar? Anayasalarına baksalar insana dinini sormak yasaktır. Komşulardan anayasa kopya ederken içlerine sindiremedikleri kuralları da koymakla çağdaş anayasa sahibi olurlar ama bol gelir.

Bunları aklımıza koyup irdelemeyi öğütlerim. Bizim gerçeklerimizi de anımsayın. Belleğimizde bizim her zaman dinimize sahip çıktığımızı söyleyen müftümüz var; ona bunun Rumların İsa’nın doğum gününü tatil istedikleri için olduğunu anımsatma görülmüyor ama artık belleğimizi unutmayalım.

Bizim niye aday sıkıntımız var? Meclisimiz varsa IŞİD kapımızın önüne geldi, Ağrotur’da uçaklar helikopteler hareket halinde, Lübnan karışık, İsrail ordusunu hala Gazze’nin kapısında tutuyor, Irak allak bullak, Suriye karman curman ve saire… Kıbrıs sorunu çıkmazda ise mecliste nedenlerini irdeleyen ve halkı aydınlatan var mı?

Barış engellenemez sloganını sallayan çok da mecliste nelere göre barış isteriz diyecek biri çıkmıyor mu? Çıksa barışçılar onu aday isteyecek. Devletin çürümüşlüğünü anlamış da önerisi olan olsa duymayacak mıyız? Onu aday yapacağız olsa, biri çıksa…


Yeniçağ Kıbrıs sitesinden daha fazla şey keşfedin

Subscribe to get the latest posts sent to your email.

Leave a reply

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.

Diğer yazıları

Yönetimin tek cinsi kabul edilir: DEMOKRASİ – Alpay Durduran

Yönetimin tek cinsi olması kabul edilir. Diğer cinsler tarih...

Gerçekte devletimiz varmış! – Alpay Durduran

Gerçekte devletimiz var. Onun uğruna ölünecek kutsal bir halka...

Demokrasi ve sorunları halkın karşısında – Alpay Durduran

Seçimler oldu ve sınav devam ediyor. Oylar dağıtıldı ve...

Devlet suçluyu koruyamaz her an suçu soruşturmaya hazır olmalıdır – Alpay Durduran

Halkı kandırıp yasal boşluklardan bahsedilirse biliniz ki sorumluluktan kaçanlar...

Demokrasiye ters gelişmeler – Alpay Durduran

Demokratik yolla seçilmiş gibi yapılan ve hükümet kurma çalışmaları...
4,663BeğenenlerBeğen
1,585TakipçilerTakip Et
3,916TakipçilerTakip Et
913AboneAbone Ol

Son eklenenler

Yücel Özdemir yazdı: Ukrayna ve İran’da son sözü kim söylüyor?

Ukrayna ve İran savaşlarının kısa sürede bitme olasılığı her...

Ecehan Balta yazdı: İklim finansmanı mı borçlandırma rejimi mi?

İklim krizi artık geleceğe ilişkin bir ihtimal değil. Kuraklık,...

Taner Akçam yazdı: İki büyük dalga depremleri ve yeni cumhuriyetin ayak sesleri

Cumhuriyet tarihi, Osmanlı’nın geç döneminde başlayan ve cumhuriyette de...

Özkan Yıkıcı yazdı: Tetiklenen savaş alanı ve Mısır oyuna doğru

Belli ki genel Amerikan Ortadoğu projesi sıkıştı. Üstelik Trump...

Mustafa Çıraklı yazdı: Guterres’in Ardından: Çözüm diplomasisi de değişmeli mi?

BM Genel Sekreteri Antonio Guterres'in Kıbrıs ziyareti, büyük ölçüde...

Hediye Levent yazdı: Boğaz savaşları ve uçurumun eşiğinde bir kıta!

Hürmüz Boğazı’ndaki öngörülemez gidişata ek olarak yenilerde Bab El...

Kavel Alpaslan yazdı: ABD’liler emekli olmak için Vietnam’a gidiyor: Gerekçe ucuz sağlık

Vietnam, ABD’liler için uzun yıllar ‘savaş hezimetiyle’ anıldı. Şimdiyse...

Metin Yeğin yazdı: Bir komün belediye

İspanya’nın komün belediyesi Marinaleda’daydım. Zeytin ağaçlarının arasından zeytinyağı fabrikasına...

Canlı yayın