.YeniçağyazılarBuyurun: Epstein dosyasına - Özkan Yıkıcı

Buyurun: Epstein dosyasına – Özkan Yıkıcı

Kategori:

Olay öyle münferit değildir. Aslında genel durumdan soyutlayıp daha dar bir alana çekince, ortaya çıkan belgeler konuyu takip edenler için sürpriz olmayacaktır. İnsan ticaretinden köleleştirmeye, çocukları değişik şekillerde sömürmekten organ ve seks mafyasında kullanmaya kadar uzanan uygulamalar sistemde öyle nadir rastlanan olaylar değildir. Ancak konu, eğer milyonlarca belgeden söz ediliyorsa ve üst düzeyden, birçok kesimden katılımcılar içeriyorsa ister istemez sistemsel bir konuma da çekilir. Üstelik bunların kontrol edilerek, hem de Amerika Adalet Bakanlığı tarafından yayımlanması, endişeleri daha da artırmaktadır.

Sistemin gözde zenginlerinden Jeffrey Epstein üzerinden konu daha net anlaşıldı. Ada sahibi olan bu zengin kapitalist, çocuk yaştaki kızları alıp adaya taşıyor, orada birçok ünlü insana da “takdim” ediyordu. Sonuçta olay açığa çıktı. Hapisteyken de hücresinde ölü bulundu. Kimine göre intihar, kimine göre ise öldürüldüğü açıklandı. Ancak yaptığı açıklamaların ve bağlantıların altında ünlü siyasetçilerin de bulunması, konunun gündeme gelişini hızlandırdı.

Öyle geri bırakılmış ülkeler değil; resmen gelişmiş, modern kapitalist devletlerin üst kesimlerinden insanların adları dolaşmaya başladı. Öyle ki Clintonlardan Trump’a uzanan Amerikan başkanlarının bile adı geçmektedir. Bazı ülkelerin ünlü futbolcularından zenginlerine, en güçlü sermayedarların isimleri de belgelerde yer almaktadır. Şimdiye kadar üç milyon belge yayımlanmıştır. Kolay değil, üç milyon belgeden söz edilmektedir.

Elbette bu bilgilerin ortaya çıkışı, hele de Amerika Adalet Bakanlığı tarafından kontrol edildikten sonra yayımlanması, konuyu epeyce gündemleştirdi. Bazı kesimler bunun gündem saptırmak için yapılabileceğini ileri sürse de şimdilik fazla bir karşılığı yoktur. Konu o denli yaygınlaştı ki İngiltere’de parlamentoya sunulan önerilerle daha üst bir boyuta taşındı. Bazı politikacılar istifa etti. Yine de süreç dalga dalga yayılmaya devam ediyor.

Konu çocuk olunca, kullanım biçimi sapıklık derecesine varınca ve bunu adası olan zengin birinin yapmasıyla birlikte bazı kuşkular da yeniden canlandı. Türkiye de nasibini aldı. Özellikle Hatay’da deprem sonrası kayıp çocuklar konusu tekrar endişeyle konuşulmaya başlandı. İki yıl önce Meclise sunulan soru önergesi hatırlatıldı. Turan Çömez’in, kayıp çocukların deprem sonrası ortaya çıkışıyla bazı yetiştirme yurtlarında görülüp görülmediklerine ilişkin soruları hükümete yönelttiği ancak hiçbirinin yanıtlanmadığı anımsatıldı. Belleği canlı olanlar bu tartışmaya hemen katıldı. 1999 ve 6 Şubat depremleri sonrası çocuk kayıpları yeniden akla geldi. Hele de ilgili şahsın özel uçağının Türkiye’ye gelmesi, bir otelde konuk kalırken ziyaretçilerinin bulunması, konunun Türkiye’de de konuşulmasını hızlandırdı.

Epstein, kapitalist bir zengin adamdır. Adası vardır, birçok ünlüyle ilişkileri bulunur. Sabıkası ise çocukları cinsel kullanımda sunmasıdır. Özel uçakları da bu amaçla kullanılmıştır. Şimdilik yayımlanan üç milyon belge vardır. Üstelik Amerika Adalet Bakanlığı’nın bunları kontrol edip yayımlanmasına izin vermesi, konuyu daha da kabul edilir bir duruma sokmaktadır. Kapitalist ünlülerin bu rezil durumda anılması, bazıları için ders verici gibidir. Clintonların senatoda sorgulanmaları veya yargıda ifadelerinin alınması ihtimali vardır. Trump’ın da adı geçmektedir. Türkiye’de kaybolan çocuklardan Epstein’in oteldeki konumuna kadar süreç, durmadan yeni bilgilerle güncellenmektedir. Daha önce sorulan birçok soru, şimdi belgelerle bağlantı kurularak adeta korkuyla izlenmektedir.

Epstein, kapitalizmin bir neferidir. Sınıfsal olarak önemli dostlukları vardır. Siyasilerle çekilmiş, üstelik olayların yaşandığı adada çekilen fotoğrafları bulunmaktadır. Ortaya serilen belgeler ise kapitalizmin ahlaki çöküşünü ve sapıklık derecesini gözler önüne sermektedir. Artık gizlenme olanağı kalmamıştır. Özellikle çocuk kayıplarıyla ünlü şahsiyetler arasındaki bağlantılar, belgelerle sistemsel bir sonucu ortaya koymaktadır.

Bazı ülkelerde istifalar yaşanmış, bazılarında ise soruşturmalar başlatılmıştır. Kamuoyu tepkisi ile belgelerdeki gerçeklik birleştiğinde, birilerinin mutlaka bedel ödeyeceği açıktır. Ancak dünyaya her türlü hoyratlığı yaparken Trump’ın da adının geçmesi, tesadüf müdür yoksa gerçeklerin gizlenememesi midir, bilinmez. Trump hemen saldırıya geçmiş, yargı sopasını göstermiştir. Ancak fotoğrafların varlığı kuşkuları ortadan kaldırmamaktadır. Bu tablo, sistemin adeta ahlaki aynasının çekilmiş bir görüntüsüdür.

Kısaca, belli ki Epstein dosyaları giderek daha fazla konuşulacaktır. Şimdiye dek Kuzey Kıbrıs’la ilgili bir bilgi yoktur; ancak olmayacak demek de değildir. Acı olan, bir yandan sapıklıklarla sınıfsal zenginliğin bileşkesi varken, diğer yandan acılar içinde kayıp çocuklarını arayan kesimlerin üzerine yeni bir karanlık korkunun çökmesidir. Sistemin en üstündeki ünlülerin adlarının geçmesi, sistemin nereye geldiğinin sorgulanmasını da dayatmaktadır. Ünlü siyasetçiler, bilgisayar patronları, futbolcular ve niceleri bu kirli ağda ne yazık ki yer almıştır. Kapitalizmin işleyiş biçiminin evrenselleşip serbestleşmesiyle suçun da evrenselleştiği gerçeği ortaya çıkmıştır. Yayımlanan ve devamının geleceği kesin olan gelişmeler, yeniden sistemi sorgulamamızı zorunlu kılmaktadır. Çürümenin, çocukların kaçırılıp kullanılmasına kadar varan bu korkunç boyutu, insanlık adına ibret vericidir.


Yeniçağ Kıbrıs sitesinden daha fazla şey keşfedin

Subscribe to get the latest posts sent to your email.

Leave a reply

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.

Diğer yazıları

Fehim Taştekin yazdı: Mekke üçlüsünün cemaziyelevveli*

Öyle bir ittifak kuracaksın ki ‘kutsal’ olsun. İmzaların Riyad...

Hayri Kozanoğlu yazdı: Hiperpolitika çağı

Siyasete ilgi ve toplumsal muhalefet büyürken kalıcı örgütlenmeler neden...

Faik Bulut yazdı: Hizbullah ve İsrail kavgasının 20 yıllık bilançosu

Hizbullah ile İsrail arasındaki çatışmalar ve mücadelenin tarihi 1980'lerin...

Dilara Devranoğlu yazdı: CRISPR teknolojisi ve tarımda kullanımı

Bakterilerin virüslere karşı geliştirdiği doğal bir savunma mekanizmasından ilham...

Serdar Değirmencioğlu yazdı: Borçlanma ve militarizm eğitimi yok ediyor

Birleşmiş Milletler Eğitim, Bilim ve Kültür Örgütü (UNESCO) geçtiğimiz...
4,663BeğenenlerBeğen
1,585TakipçilerTakip Et
3,907TakipçilerTakip Et
921AboneAbone Ol

Son eklenenler

Serdar Değirmencioğlu yazdı: Nükleer silahlanma varoluşsal tehlike

Günümüzde dünyada olan bitenleri anlamak zor. Olan bitenler akla...

Hediye Levent yazdı: Suriye’de bir küçük üs ve bölgesel yeni düzen

İsrail Suriye’de Türkiye sınırına yaklaşık 70 km mesafedeki Ebu...

Ceren Ergenç yazdı: Çin kültürel hegemonyayı öğrenirken

Türkiye’nin bu yılki Oscar adayı açıklandığında tartışma filmin niteliğinden...

Özkan Yıkıcı yazdı: Emperyalist yeni dizaynda, Suriye gelişmeleri

Tekrar edelim: olayları tümüyle ele almadıkça, net gerçeğe ulaşmak...

Bulut Ünvan yazdı: Neşe Yaşın: Tarihin Çatlağındaki Üzgün Kız

"İnsan, sınırları aşarak konuşmak zorundadır, her kelimenin içinden sınırlar...

Özge Güneş yazdı: Siyasal özne: Mücadele içinde, mücadeleler arasında

Siyasetin öznesi üzerine tartışmalar bugün yeniden yoğunlaşıyor. Türkiye’de siyaset, 12...

Özkan Yıkıcı yazdı: Karışık işler, vesselam!

Yazıyı yazdığım an, 18 Ağustos günüydü. Siz ne zaman...

Volkan Yaraşır yazdı: Modern çitleme: İlk ve son sömürge kadınlar

Kapitalizm sınıflı toplumların en yıkıcısı ve son derece yok...

Canlı yayın