yazılarKıbrıs iktibasBölünmenin ve Yeniden Birleşmenin Bileşik Kapları - Elias Demetriou

Bölünmenin ve Yeniden Birleşmenin Bileşik Kapları – Elias Demetriou

Orjinal yazının kaynağıyeniduzen.com

Tatar’ın zehir saçan her açıklamasıyla Neo-Nazi ELAM’a iki toplumun barış içerisinde bir arada yaşamalarının imkânsızlığına ilişkin tutumunu meşrulaştırması yönünde zemin yaratılmaktadır

Kıbrıs sorununda müzakerelerin olmadığı dönemlere baktığımızda statükonun daha da kötüleşmesinin yanı sıra Kıbrıslıların günlük yaşamlarını ilgilendiren konularda da kötüleşmelerin yaşandığını görürüz. Her iki taraf için de ama özellikle birleşik ve federal bir Kıbrıs isteyenler için durum daha da kötüleşiyor. İşte son yıllarda tam da bunu yaşıyoruz.

Bunun tarihsel olarak nasıl evrildiğini gözlemlemenin iyi olacağını düşünüyorum. 1978’de Amerikan-İngiliz-Kanada çözüm planının reddedilmesinden sonra diyaloğun yokluğu ve iki tarafın tezleri arasındaki büyük uçurumla Denktaş’ın adada ayrı bir devletin tanınması hedefiyle yol açtığı oldubittilerin öne çıktığı bir döneme girilmesine yol açtı. 1993 yılında Klerides’in seçilmesiyle Gali Fikirler Dizisi’nin tarihe gömülmesini Yeşil Hat’ta gerginlikler yaşanması ve İsaak ile Solomu’nun öldürülmesi izledi. Ve daha sonraları da 2017’de Crans Montana’da müzakere sürecinin çökmesi Maraş’ta yeni oldubittilerin yaşanmasına ve varılacak çözüm için üzerinde mutabık kalınan zemine ilişkin Türk ve Kıbrıslı Türk taraflarının tutumunu 2020’de değiştirmesine yol açtı. Bunlar daha sonra adanın kuzeyindeki Kıbrıslırum gayrimenkullerini hukuka aykırı bir şekilde büyük miktarlarda satanlara karşı Kıbrıs Cumhuriyeti’nin önlemlerini yoğunlaştırmasına zemin hazırladı.

Müzakerelerin yokluğunun yaşandığı dönemlerde Kıbrıstürk toplumunun demografik yapısında da değişim gözlemlenirken, aynı zamanda toplumu kültürel ve ekonomik olarak asimile etme çabaları da sürülmekteydi.

Aynı esnada adanın özellikle kuzeyinde Kıbrıslırumlara ve Kıbrıslıtürklere ait mülk verileri değişmektedir. Elbette sadece mülkiyetler değişmiyor, insanların bilinçleri de değişiyor. İnsanların adanın tamamıyla, geldikleri yerlerle olan bağları ve adayı tek bir mekân olarak algılamaları da erozyona uğruyor.

Statükonun yeniden ürettiği sorunların bazı yönlerine ilişkin çözüm bulunabilirken, bazılarının çözümü ise Kıbrıs sorununa kapsamlı bir çözüm bulunmadan mümkün değildir. AKEL, Kıbrıstürk toplumu ve iki toplumlu ilişkilerle ilgili olarak bir dizi konuyu Cumhurbaşkanı Hristodulidis’in önünde koydu. Bu meselelerden birçoğu Avrupa Parlamentosu eski Üyesi Niyazi Kızılyürek tarafından da defalarca gündeme getirildi. Sonuçta Hristodulidis hükümeti Şubat 2024’te Kıbrıstürk toplumuna yönelik 14 adım hakkında açıklamada bulundu. Bunlardan en önemlisi, karma evliliklerden doğan çocukların vatandaşlık başvurularının 2007 kriterlerine göre incelenmesinin yeniden başlatılmasıdır (Bu konudaki uygulama 2013 yılından bu yana dondurulmuştu). Bu adımlar bir bütün olarak yeterli olmasa da, bazı sorunların çözümünü öne çıkarmaktadır.

Gelişmelerde yaşanan bu kısır döngü iki toplumda da en milliyetçi siyasal güçlere, kendi faaliyetlerini ve siyasal varlıklarını meşrulaştırmak yönünde daima bir zemin sunmaktadır. Bunlar sorunun kökeninde olan ve kesinlikle çözümünün parçası olamayacak güçlerdir. Örneğin Tatar’ın zehir saçan her açıklamasıyla Neo-Nazi ELAM’a iki toplumun barış içerisinde bir arada yaşamalarının imkânsızlığına ilişkin tutumunu meşrulaştırması yönünde zemin yaratılmaktadır. Bunun tam tersi de geçerlidir. İki toplumun aşırı sağcı güçleri daima bileşik kaplar işlevi görmüştür.

Ancak bileşik kaplar işlevinin Kıbrıs için farklı bir vizyona, BM’nin ilgili kararları temelinde federal bir çözüm çerçevesinde yurdumuzun yeniden birleşmesi vizyonuna sahip olanlardan açısından da var olması gerekiyor. Yani ülkenin ilerici güçleri, geçmişteki tüm anlaşmazlıkları ve acıları geride bırakıp, ülkemizin karşı karşıya olduğu zorlukların büyük resmini her zamankinden daha iyi görmelidir. Adayı kendilerinin bir uzantısı haline getirmek isteyen yabancı çıkarlar ve adadaki bölünmeyi Yeşil Hat’ın her iki tarafında kalıcılaştırmak isteyenlerin harap ettikleri Kıbrıs’ın tarihini bir daha onların yazmasına bu ülkenin ilerici güçleri, bu ülkeyi sevenler izin vermemelidirler.

*AKEL Yeniden Yakınlaşma Bürosu Sorumlusu

(Yazının Yunancası aşağıdadır. Η ελληνική έκδοση του άρθρου είναι παρακάτω.)


Τα συγκοινωνούντα δοχεία της διχοτόμησης και της επανένωσης

Σε όποια φάση του Κυπριακού δεν υπήρχαν διαπραγματεύσεις, υπήρχε χειροτέρευση του στάτους κβο αλλά και χειροτέρευση των ζητημάτων που αφορούν την καθημερινότητα των Κυπρίων που σχετίζονται με αυτό. Χειροτέρευση και για τις δύο πλευρές και ειδικότερα σε όσους προσβλέπουν σε μια επανενωμένη και ομοσπονδιακή Κύπρο. Αυτό ακριβώς ζούμε τα τελευταία χρόνια.

Είναι καλά να δούμε πως αυτό εξελίχθηκε ιστορικά. Η απουσία διαλόγου μετά την απόρριψη του αμερικανοβρετανοκαναδικού σχεδίου λύσης το 1978 και το χάσμα θέσεων των δύο πλευρών οδήγησε σε μια περίοδο που ο Ντενκτάς προωθούσε τετελεσμένα με στόχο την αναγνώριση ξεχωριστού κράτους στο νησί. Ο ενταφιασμός των ιδεών Γκάλι με την εκλογή Κληρίδη το 1993 έδωσε έδαφος για τις εντάσεις στην Πράσινη Γραμμή και τη δολοφονία των Ισαάκ και Σολωμού. Και βεβαίως είναι το ναυάγιο στο Κρανς Μοντανά το 2017 που οδήγησε σε νέα τετελεσμένα στα Βαρώσια και αλλαγή της στάσης της τ/κ και Τουρκικής πλευράς για τη συμφωνημένη βάση λύσης το 2020. Ακολούθως αυτά έδωσαν το έδαφος στην Κυπριακή Δημοκρατία να εντείνει τα μέτρα για τους μεγάλους παράνομους μεταπωλητές ε/κ περιουσιών στα βόρεια του νησιού.  

Καθ’ όλες αυτές τις περιόδους διαπραγματευτικού κενού, βεβαίως βλέπαμε αλλοίωση του δημογραφικού χαρακτήρα της τουρκοκυπριακής κοινότητας ενώ εξελίσσονταν προσπάθειες πολιτισμικής και οικονομικής αφομοίωσης της κοινότητας.

Την ίδια στιγμή στο περιουσιακό αλλάζουν τα δεδομένα για τις περιουσίες Ε/κ και Τ/κ και ιδιαίτερα στα βόρεια του νησιού. Βέβαια, δεν είναι μόνο οι περιουσίες που αλλάζουν αλλά και οι συνειδήσεις των ανθρώπων. Διαβρώνεται η σύνδεση των ανθρώπων με ολόκληρο το νησί, τους τόπους καταγωγής του αλλά και η αντίληψη του νησιού ως ενιαίο χώρο.

Για κάποιες πτυχές των προβλημάτων που αναπαράγει το στάτους κβο μπορούν να υπάρξουν λύσεις και σε άλλα δεν μπορούν να βρεθούν χωρίς συνολική επίλυση του Κυπριακού. Το ΑΚΕΛ είχε θέσει σειρά από τέτοια ζητήματα προς τον Πρόεδρο Χριστοδουλίδη σε σχέση με την τ/κ κοινότητα και τις δικοινοτικές σχέσεις. Πολλά από αυτά τα ζητήματα τα είχε θέσει και ο τέως Ευρωβουλευτής του Κόμματος Νιαζί Κιζίλγιουρεκ μεταξύ άλλων. Ως αποτέλεσμα τον Φλεβάρη του 2024 η κυβέρνηση Χριστοδουλίδη είχε ανακοινώσει 14 μέτρα που αφορούσαν την τ/κ κοινότητα. Το κυριότερο αυτών ήταν η επανέναρξη εξέτασης αιτήσεων υπηκοότητας σε παιδικά μεικτών γάμων με τα κριτήρια του 2007 (η διαδικασία πάγωσε από το 2013). Αν και μη επαρκή στο σύνολο τους τα μέτρα, σίγουρα προωθούσαν την επίλυση αρκετών ζητημάτων.  

Αυτός ο φαύλος κύκλος των εξελίξεων πάντα δίνει έδαφος στις πιο εθνικιστικές πολιτικές δυνάμεις της κάθε κοινότητας να νομιμοποιούν τη δράση και την πολιτική τους ύπαρξη. Είναι οι ίδιες δυνάμεις που αποτέλεσαν τη ρίζα του προβλήματος και σίγουρα δεν μπορούν να είναι μέρος της λύσης του. Για παράδειγμα, με κάθε τοξική δήλωση του Τατάρ δίνεται έδαφος στο νεοναζιστικό ΕΛΑΜ να νομιμοποιεί τη στάση του για το αδύνατο της συμβίωσης και το αντίστροφο. Οι ακροδεξιές δυνάμεις των δύο κοινοτήτων ήταν ανέκαθεν συγκοινωνούντα δοχεία.

Συγκοινωνούντα δοχεία όμως πρέπει να είναι από την ανάποδη όσοι έχουν διαφορετικό όραμα για την Κύπρο. Όραμα για την επανένωση της στο πλαίσιο μιας ομοσπονδιακής λύσης στη βάση των σχετικών ψηφισμάτων του ΟΗΕ. Γι’ αυτό οι προοδευτικές δυνάμεις τόπου οφείλουν να αφήσουν πίσω τις όποιες διαφορές και πικρίες του παρελθόντος και να δουν τώρα όσο ποτέ άλλοτε τη μεγάλη εικόνα των προκλήσεων για τον τόπο μας. Του τόπου που ρημάζεται από ξένα συμφέροντα τα οποία θέλουν το νησί να είναι προέκταση τους και από όσους θέλουν -ένθεν κακείθεν της Πράσινης Γραμμής- να εδραιώσουν τη διχοτόμηση. Ας μην είναι αυτοί που θα γράψουν την κυπριακή ιστορία ξανά..


Yeniçağ Kıbrıs sitesinden daha fazla şey keşfedin

Son gönderilerin e-postanıza gönderilmesi için abone olun.

Leave a reply

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.

Diğer yazıları

Antonis Polydorou yazdı: Ne Mağusa Bizi Bekliyor Ne de Tarih

Yine herkes Mağusa’yı hatırladı. İkinci harekâtın 52’nci yılı vesilesiyle...

Yaşar Ersoy yazdı: 30 Yıllık düşün kısa tarihi

Bir kentin çağdaş kimliğinin en önemli göstergelerinden biri, kültür...

Bulut Ünvan yazdı: Neşe Yaşın: Tarihin Çatlağındaki Üzgün Kız

"İnsan, sınırları aşarak konuşmak zorundadır, her kelimenin içinden sınırlar...

Türk işgalinin ardından yerinden edilme ve “iki bölgeliliği mühürleyen” Üçüncü Viyana Anlaşması – KYPE (Ralli Papayeorgiu) — Nikos Moudouros ve Aris Konstantinidis’in katkılarıyla

https://youtu.be/k7XJr8Tkp6g?si=moDVMQi4bj0-kIa5 Toplam nüfusa oranla kaydedilen en büyük insan hareketlerinden biri,...
4,663BeğenenlerBeğen
1,585TakipçilerTakip Et
3,897TakipçilerTakip Et
974AboneAbone Ol

Son eklenenler

Yonca Özdemir yazdı: Dünyada Z Kuşağı Protestoları, Gençlerin Büyüyen Hoşnutsuzluğu ve Değişim Talebi

Dünyada Z Kuşağı Protestoları: Gençlerin Büyüyen Hoşnutsuzluğu ve Değişim...

Özkan Yıkıcı yazdı: Libya’dan gelen haber üzerine

Libya'da aslında Kaddafi sonrası kaosla yaşam şekli sürmektedir. İki...

Evren Balta yazdı: Avrupa’nın bekleme odası

Uzun zamandır televizyon izlemiyorum. Ama günlerdir okuduğum gazetelerin ve...

Ecehan Balta yazdı: Doğanın da hakları var

İnsanın doğaya egemenliği, modern toplumun kurucu anlatılarından biridir. Doğayı...

Hediye Levent yazdı: Süreç içinde süreç

Amerika-İran savaşında uzlaşmaya varılabilmesi için girişimler bir kez daha...

Özkan Yıkıcı yazdı: Tunus’u hatırlar mısınız?

Dünya siyasetinin önemli davranışlarından biridir: aynı olaylar olsa da...

Özkan Yıkıcı yazdı: Şöylesine bir yazı: Pile festivali etrafında dolanmak

Bazı arkadaşlar arada şöyle eleştiri yapıyor: “Hep ağır yazı...

Volkan Yaraşır yazdı: Kötülüğün sıradanlığı ve Hannah Arendt

Naziler bir mayalanma döneminin ardından sokakların fethiyle iktidara geldiler....

Canlı yayın