iktibasHediye LeventHediye Levent yazdı: Süreç içinde süreç

Hediye Levent yazdı: Süreç içinde süreç

Orjinal yazının kaynağıevrensel.net
Kategori:

Amerika-İran savaşında uzlaşmaya varılabilmesi için girişimler bir kez daha yoğunlaştı. Savaş başladığından beri mesaisinin hatırı sayılır bir kısmını bu girişimlere ayıran ülkeler arasındaki Pakistan, bir kez daha öne çıktı. Pakistan Genelkurmay Başkanı Asım Münir hazırladıkları yeni yol haritası için Tahran’daydı.

İran tarafı ise Amerika ile İran arasında güven sorunu olduğuna vurgu yaparak müzakerelerin ancak ve ancak Amerika’nın, sundukları 7 şartı kabul etmesi halinde başlayabileceğini söylemeye devam ediyor. Kısaca özetleyecek olursak İran, müzakerelerin canlandırılması için öncelikli konu olarak Hürmüz Boğazı’nı görürken Amerika tarafı epeydir gündemde olmayan nükleer dosyasını eklemek istiyor. “Altı gün içinde Hürmüz Boğazı’nı açarız ve yedinci gün de müzakereler başlar” diyen İran tarafı Amerika’nın İran limanlarına yönelik ablukasını kaldırmasını ve bütün cephelerde savaşın durdurulmasını ön şart olarak öne sürüyor. Ancak resmi açıklamalardan anlaşıldığı kadarıyla İran tarafı Amerika’daki ara seçimlere kadar bağlayıcı bir anlaşma yapmak istemiyor. Tahran’a göre Amerika’da seçim öncesi çekişmeler ve siyasi hesaplar sebebiyle kararları kimin verdiği de iyice belirsizleşmiş durumda. Bu durumun kendilerine ulaşan mesajlara da yansıdığını söyleyen İran tarafı, eş zamanlı olarak JD Vance, Steve Witkoff, Marco Rubio, Trump’ın damadı Kushner dahil farklı ekiplerle temaslar yürütmek zorunda kalmalarının, güvensizliği derinleştirdiğini öne sürüyor.

İran tarafı haksız sayılmaz. Amerika’da seçim tarihi yaklaştıkça Trump daha fazla sıkışmaya başladı. İran savaşının askeri, ekonomik, siyasi faturası oldukça kabarık ve Trump’ın elinde bu faturayı savunabileceği herhangi bir ‘kazanım’ da yok. Üstelik seçimlere sayılı gün kala Trump, petrolün varil fiyatının 110 doları aşmasına sebep olan, Amerika’nın füze ve mühimmat stoklarını eriten, Hürmüz Boğazı’nı açmak bir tarafa asker cenazelerinde konuşma yapan bir lider olarak görünüyor. Bu nedenle “İran nükleer başlıklarla bütün dünyayı havaya uçurabilir ve biz de dünyayı kurtarmak için oradayız” mealindeki söylemlerle kitlesine hitap etmeye niyetli görünen Trump’ın nükleer dosyayı tekrar gündeme getirmesi anlaşılabilir. Aslında Trump hem seçimlere kadar İran ile bağlayıcılığı olan bir süreç başlatmak istemiyor hem de seçim çalışmalarında, kitlesine, İran savaşını meşru gösterecek bir şeyler bulmaya çalışıyor.

Diğer taraftan İran da o kadar rahat değil. Çünkü yaptırımlar, savaşın maliyeti derken İranlıların sırtında her geçen gün kambur üstüne kambura dönüşen şartlar belirsizlikle birlikte daha da ağırlaşıyor. İran için yıllara yayılabilecek ve İran’dan başlayarak bütün dünya için Pandora’nın Kutusu olabilecek iç savaş senaryoları konuşuluyor. Herkesin gözü on yıllardır Irak’ta konuşlanmış olan İranlı Kürt silahlı ve siyasi gruplara dönse de, İran-Pakistan sınırının iki tarafına yayılmış olan ve zaman zaman İran güvenlik görevlileri ile çatışan Beluçların on binlerce savaşçı ile birlikte iç savaşa hazırlandığına dair haberler var. Bu konu, İran kadar Pakistan’ın da sorunu. Zaten Amerika-İran savaşı başlayalı beri uzlaşma için çok yoğun çaba harcayan Pakistan’ın temel motivasyonu da bu: Savaş büyür ve kontrolden çıkarsa bizi de içine sürükler korkusu!

İran açısından tedirginliği derinleştiren bir başka sebep Hürmüz ve Bab El Mendeb kartlarının kullanım sürelerinin sonsuz olmaması. Bu süreyi boğazı açıp kapatarak yani uygulamasını esneterek uzatmaya çalışan İran’ın karşısındaki cephe giderek genişliyor. İran’a karşı onlarca ülkenin birleşerek saldırmasından hâlâ çok çok uzağız ancak Hürmüz ve Bab El Mendeb mağdurları arttıkça İran’a yönelik ekonomik, siyasi, diplomatik baskının katlanarak artması oldukça mümkün.

Mesela bölgesel güç mücadeleleri sebebiyle Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri karşı karşıya gelmişti ve Riyad BAE’yi Yemen’den çıkmaya zorlamıştı, ancak son gelişmelere bakılırsa BAE de Yemen’e geri dönecek. Suudi Arabistan-BAE arasındaki buzların çözülmesi İran’a karşı İsrail’in de yer aldığı cephenin genişlemesine sebep olabilir. Muhtemelen Tahran da bu riski gördüğü için Mekke Antlaşması’na katılabileceğini söyledi. Elbette İran bu anlaşmaya katılabilir ancak BAE’nin Yemen’e tekrar dönmesinin konuşulduğu bugünlerde Mekke Antlaşması İran’ı ne kadar korur, belirsiz!

İran’ın güvenlik konseptinin güç mücadelelerini kendi sınırlarından uzakta, vekil gruplar üzerinden yürüttüğü biliniyordu. Bölgedeki gelişmeler İran’ın güvenlik konseptine çok ağır hasar verdi. Bugünlerde Lübnan’da da Hizbullah’ın silahlarını devlete teslim etmesi ile ilgili yeni bir süreç başladı. Irak’ta İran destekli Haşd-i Şaabi’nin silahsızlandırılması için baskılar artıyor. Özellikle Irak topraklarından Suudi Arabistan’ın petrol tesislerine yönelik saldırılar bu baskıların artmasının başlıca sebebi denilebilir. Keza Yemen’de BAE’nin tekrar denkleme girmesi, Husilerle savaşan Yemenli güçlere lojistik ve finansal destek vermesi İran açısından oldukça riskli bir durum. Üstelik mevcut şartlarda Bab El Mendeb’in ele geçirilmesi yetmez, sürdürülebilir bir şekilde güvenliğinin sağlanması şart. Husilerin sahada ilerleyişinin durdurulması ile sınırlı kalmayan, askeri gücünün kırılmasını hedefleyen ağır saldırılar yapılması olası. Elbette müzakere kapısı ya da ihtimali Yemen’de de açık ancak Suudi Arabistan’ın Yemen’de Husilerle görüşmek yerine kısa süre önce Yemen’den kovduğu BAE’ye dönmesi müzakere ihtimalinin güçlü olmadığını gösteriyor.

Velhasıl süreç içinde yeni bir sürecin eşiğindeyiz. Bölgede bir kez daha ittifaklar sınanacak, eski dostlar düşman, eski düşmanlar dost olacak gibi görünüyor. Türkiye’yi de doğrudan ilgilendiren birçok olası gelişme artık ABD-İran-İsrail mücadelesi olmaktan çıkıp onlarca ülkeyi içine çeken bir girdaba dönüşmüş durumda. Çin’in de görünür olmaya karar verdiği bu çekişme Orta Doğu ve Kuzey Afrika ile sınırlı kalmayıp Asya’ya da yayılacak gibi görünüyor.


Yeniçağ Kıbrıs sitesinden daha fazla şey keşfedin

Son gönderilerin e-postanıza gönderilmesi için abone olun.

Leave a reply

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.

Diğer yazıları

Hediye Levent yazdı: Mekke Antlaşması’nın zor imtihanı

Türkiye ve Pakistan Mekke Antlaşması gereği Suudi Arabistan’a askeri...

Hediye Levent yazdı: Irak’ta işgal bitti! Peki şimdi ne olacak?

30 Eylül 2026 Irak için tarihi bir gün. Yaklaşık...

Hediye Levent yazdı: Şam ile Kürtler anlaştı, bölgeyi ne bekliyor?

Suriye Demokratik Güçlerinin (SDG) Komutanı Mazlum Abdi, SDG’nin, kuzey...

Hediye Levent yazdı: Suriye’de bir küçük üs ve bölgesel yeni düzen

İsrail Suriye’de Türkiye sınırına yaklaşık 70 km mesafedeki Ebu...

Hediye Levent yazdı: Savaş matruşkası!

Amerika-İsrail-İran savaşı, Hürmüz krizi, enerji piyasasının paniği derken gerilimin...
4,663BeğenenlerBeğen
1,585TakipçilerTakip Et
3,897TakipçilerTakip Et
972AboneAbone Ol

Son eklenenler

Yonca Özdemir yazdı: Dünyada Z Kuşağı Protestoları, Gençlerin Büyüyen Hoşnutsuzluğu ve Değişim Talebi

Dünyada Z Kuşağı Protestoları: Gençlerin Büyüyen Hoşnutsuzluğu ve Değişim...

Özkan Yıkıcı yazdı: Libya’dan gelen haber üzerine

Libya'da aslında Kaddafi sonrası kaosla yaşam şekli sürmektedir. İki...

Evren Balta yazdı: Avrupa’nın bekleme odası

Uzun zamandır televizyon izlemiyorum. Ama günlerdir okuduğum gazetelerin ve...

Ecehan Balta yazdı: Doğanın da hakları var

İnsanın doğaya egemenliği, modern toplumun kurucu anlatılarından biridir. Doğayı...

Özkan Yıkıcı yazdı: Tunus’u hatırlar mısınız?

Dünya siyasetinin önemli davranışlarından biridir: aynı olaylar olsa da...

Özkan Yıkıcı yazdı: Şöylesine bir yazı: Pile festivali etrafında dolanmak

Bazı arkadaşlar arada şöyle eleştiri yapıyor: “Hep ağır yazı...

Volkan Yaraşır yazdı: Kötülüğün sıradanlığı ve Hannah Arendt

Naziler bir mayalanma döneminin ardından sokakların fethiyle iktidara geldiler....

Hayri Kozanoğlu yazdı: Dünyanın tüm gençleri birleşin

Karl Marx’ın “Avrupa’da bir hayalet dolaşıyor-komünizm hayaleti” sözünü hatırlatırcasına...

Canlı yayın