Kıbrıs iktibasNidai MesutoğluBirinci derece suçlu müteahhitler değil devlettir – Nidai Mesutoğlu

Birinci derece suçlu müteahhitler değil devlettir – Nidai Mesutoğlu

Nasrettin Hoca dünyaca ünlü bir mizah ustası. Hazırcevap bir kişi. Fıkraları birçok dile çevrilmiştir. Fıkraları bazen gülümsetir bazen düşündürür. Genellikle yaşamdan örneklerle ders vermeye çalışır. Fıkralar içerisinde günümüze uygun olan bir tanesi şöyledir:

Testi Kırıldıktan Sonra Fıkrası

Nasreddin Hoca oğlunu çeşmeye gönderiyormuş. Testiyi eline verdikten sonra yüzüne okkalı bir tokat aşk etmiş, ardından da:

– “Sakın testiyi kırma” diye seslenmiş.

Bu durumu görenler:

– “Ne yapıyorsun Hoca efendi” demişler, “çocuk testiyi kırmış değil ki… Hiç suçu olmayan çocuğu ne diye dövüyorsun? “

– “Testi kırıldıktan sonra dayak neye yarar!” demiş Hoca.

Deprem felaketinin yaşandığı bu günlerde şimdi suçlu arama sürecine geçildi. Bu depremden zarar görenler, evleri yıkılanlar, canları enkaz altında kalanlar ve onların acıları anlatılmaz boyutlarda. Deprem olduktan sonra birbirlerini suçlama kime fayda sağlar.

Peki suçlu kim?

Tüm suçluların ortak düşünce yapısı suçu başkasına atarak kendini kurtarmaktır. Bazısı kadere bağlayarak, bazısı suçu müteahhide atarak kendini kurtarma çalışmaktadır.

Aslında birey olarak biz de suçluyuz. Her söyleneni sorgulamadan, akıl süzgecinden geçirmeden kabulleniyoruz. “Kader “denince gerçekten kader olduğuna inananlar mutlaka vardır. Müteahhidin malzemeden çaldığını söyleyenlere de inanılır ve suçlanır. Doğru da olabilir. Ama tek suçlu müteahhitler değildir.

Bir binanın depremde yıkılabilir veya yıkılamaz olması olasıdır. Bu çok basit gerekçelerle açıklanabilir. Bilimin ışığında gerekli zeminde, gerekli hesaplamalar yapılarak hazırlanan projeler, işin ehli kişiler ve doğru malzemelerle yapılırsa yıkılmaz. Bunun karşısında ucuza mal etme, karını artırma düşüncesiyle hem malzemeden hem de gerekli görülen zemin etüdü çalışmalarının yapılmaması binanın yıkılması için yeter.

Özellikle Yer Bilimi alanında çalışmaları olan bilim adamları bu depremin olabilirliğini çok yüksek bir olasılıkla tespit edip devletin yetkililerini Nasrettin Hoca gibi olmasa da uyarmışlar. Bu aydın insanların aydınlatıcı tavırları karanlığı seven yarasalar gibi dikkate alınmadı. Olan oldu.

Şimdi devletin yönetimini elinde bulunduranlar, uyarılara kulak tıkayanlar birince derece suçludurlar. Bundan sonraki sıralanmada müteahhitler, mal sahipleri de suçludurlar.

Devlet projeleri kontrol edip onayladığı, projenin uygulama aşamalarında kontrolleri yapmadığından sorumlu ve suçludur. Müteahhit malzemeden çalarak, projeyi eksiksiz uygulamamak, az maliyetle çok kâr elde etme zihniyeti nedeniyle çürük bina yaptıkları için sorumludurlar. Mal sahipler ucuza çıkması için müteahhide baskı yaparak onu kalitesiz malzeme kullanmalarına yönelttikleri i için suçludurlar.

Devleti yönetenler hiçbir zaman suçunu kabul etmez. Mal sahipleri de. Ortada bir tek müteahhitler kalır. Şimdi herkes müteahhit avımda. Oysa sorumular listesinin başında devleti yönetenler var. Devlet “cambaza bak” diyerek tüm müteahhitleri suçlu göstermektedir.

Oysa devletin yapması gereken Nasrettin Hoca’nın testiyi kırmaması için yaptığı olmalıydı. Bu da sıkı kontrol demektir.


Yeniçağ Kıbrıs sitesinden daha fazla şey keşfedin

Son gönderilerin e-postanıza gönderilmesi için abone olun.

Leave a reply

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.

Diğer yazıları

Osmanlı’nın son yıllarında Düyûn-ı Umûmiye ve Erdoğan’ın tutumu – Nidai Mesutoğlu

Sürekli duyduğumuz bir söz var: “Tarih tekerrürden ibarettir” Anlamı...

Erdoğan’ın Sisi ziyareti ve bir fıkra – Nidai Nesutoğlu

Sosyal medyada kullanıcıları büyük olasılıkla bu fıkrayı biliyorlar. Haber...

Din bezirganlığından din tüccarlığına – Nidai Mesutoğlu

Bezirgan sözcüğünü şimdiki nesil bilmez. Yaşı 60’ı aşmış olanlar...

Kıbrıs Sorunu, Erdoğan ve Can Atalay – Nidai Mesutoğlu

Sol dünya görüşünü savunmak ulusal değil sınıfsal bir düşünceyi...

Nikos Hristodulidis’in paketi bireysel haklar verirken toplumsal haklardan söz etmiyor, en can alıcı nokta budur

Kıbrıs Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Nikos Hristodulidis aylar önce duyurusunu yaptığı...
4,663BeğenenlerBeğen
1,585TakipçilerTakip Et
4,268TakipçilerTakip Et
1,260AboneAbone Ol

Son eklenenler

Miquel Pellicer yazdı: Lula’nın dijital zaferinin anatomisi

Brezilya’da Luiz Inácio Lula da Silva’nın 25 Ekim 2026’da...

Fikret Başkaya yazdı: Araba çılgınlığına dair…

‘Eğer hem insanlarla ve hem de doğayla kaybettiğimiz ilişkiyi...

Özkan Yıkıcı yazdı: Hamasi sarhoşluktan Azerbaycan gerçeğine aralanırken

Ankara'da Türk devletleri zirvesi toplandı. Tabii kimisi de Türk...

Erkan Çavuş yazdı: Sonumuzun gelmesini mi bekleyeceğiz, ayağa kalkarak kendi kaderimizi ellerimize mi alacağız?

80’li yıllardan itibaren reel sosyalizmin yenilgisiyle birlikte dünyada sağ...

Özkan Yıkıcı yazdı: Cumhuriyet bayramlı bir gün yaşadım

Perşembe gününü resmî tatil olarak geçirdim. Doğrusu, havada yağmurun...

Hediye Levent yazdı: İran, Mekke anlaşmasına neden katılmak istiyor?

Bu yazıyı yazdığım saatlerde Katar, ABD-İran savaşının durdurulması için...

Ceren Ergenç yazdı: ‘Avrupa malı’ duvarı ve Türkiye otomotiv sanayi

Fransa ve Almanya, geçen hafta AB otomotiv politikasındaki uzun...

Kansu Yıldırım yazdı: Brezilya’da sınıf ittifakları, devlet ve sol

Lula da Silva, 25 Ekim 2026'daki ikinci turda Flávio...

Canlı yayın