yaklaşımlarAlpay DurduranBenim tanıdığım yoksa hizmet de yok – Alpay Durduran

Benim tanıdığım yoksa hizmet de yok – Alpay Durduran

Dörtlü koalisyon sözde hukuk devleti ve demokrasi vaatlerini yerine getirmeye çalışıyor ama attığı adımlar tam bir geri ülke anlayışına sahiptir.

Mecliste personele eski usul müdahale ile personeli değiştirerek eski alışkanlığı tekrarladılar. Neden olarak da meclis başkanının kimlerle çalışma istediğini belirtmiş olmasını gösterdiler. Hukukun üstünlüğüne inanan biri temel ilkelerini de kabul eder. Hukukta Anayasa mahkememiz de kararlarında vurguladığına göre temel ilke yönetimin her işleminin kamu yararına olduğunun mahkemenin anlayacağı dilde belirtilmiş olmasının gerekliliğidir. Onun için gerekçesini belirtmeyen kararı mahkeme bu ilkeye aykırı olması nedeniyle iptal etmiştir. Ama hükümet gerekçe göstermeden bazı memurları görevden alma yetkisini kullandığı iddiasındadır. Hâlbuki burada yasanın amacı görevden alınana bir gerekçe göstermenin gerekmediğidir. Ancak temel prensip idarenin kamu yararına işlem yaptığının mahkemenin denetimine olanak vermesidir bu da ancak anlayacağı dilden mahkemenin denetimine hazır bir gerekçenin olmasıdır. Bunu hangi yolla olursa olsun sağlamak zorunludur.

Anayasa’da üçlü kararnamelerle atama yapılır demek ve yasayla düzenlenir demek ve yasada da gerekçe gösterilmeden görevden alınırlar kuralı icat etmek anayasanın tüm kararları yargı denetimine açıktır kuralını işlemez hale getiremez. Hiçbir işte mahkeme denetiminden kurtulamaz dediği halde yüksek kademeyi istediği gibi kullanır demenin yönetimi yozlaştıracağı bellidir ve ne yazık ki yozlaştırmıştır.

“Sokaktan adam çevir ata yasal değişikliği” diye eleştirilen üst kademe değişiklik yasalarıyla gelinen aşamaya sözde karşı olanlar da zahmet edip gerekçelerini açıklamadan “başkanın kimlerle çalışmak istediğini saptadık” gerekçesiyle atama ve görevden atma uygulaması yapması siyasetin derinliğinin işaretidir. Siyasi partilerin geri ülkelerde sürekli didişme halini almasına ve yolsuzlukların gizlenmesinin baş nedenlerinden olan “benim adamım olmayan engellemelerle yolumuzu tıkar” mazeretinin adam kayırma ve seçim rüşveti olarak kullanılmasına yol açmıştır. Onun için “yağma sistemi” adı verilmiş ve terk edilmiştir.

Bizde ise hala ayni anlayış sürdürülmektedir ve yeni gelenler de ayni anlayışı güya müşavir yaratmama sözü olarak anlamış gibi sürdürmektedir.

İtiraz eden bir vekilin de meclis hükümet yeri değildir şeklindeki eleştiri de esasa karşılık değildir, ayni anlayışı “bir az da bir yutalım” hikayesindekine benzer. Esas kamu yararına hizmetin mahkemede de savunulabilecek liyakat ilkelerine uygun olması ve ayrım gözetme yasağına aykırı olmadığının kanıtlanması ve kamu hizmetleri komisyonu gibi yansız komisyonlardan yararlanılmasıdır.

Halkımız gelenle gelen ve gidenle giden emir kulu değil kamu görevlisi ister ve vaat edilen de o idi.

 


Yeniçağ Kıbrıs sitesinden daha fazla şey keşfedin

Subscribe to get the latest posts sent to your email.

Leave a reply

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.

Diğer yazıları

Yönetimin tek cinsi kabul edilir: DEMOKRASİ – Alpay Durduran

Yönetimin tek cinsi olması kabul edilir. Diğer cinsler tarih...

Gerçekte devletimiz varmış! – Alpay Durduran

Gerçekte devletimiz var. Onun uğruna ölünecek kutsal bir halka...

Demokrasi ve sorunları halkın karşısında – Alpay Durduran

Seçimler oldu ve sınav devam ediyor. Oylar dağıtıldı ve...

Devlet suçluyu koruyamaz her an suçu soruşturmaya hazır olmalıdır – Alpay Durduran

Halkı kandırıp yasal boşluklardan bahsedilirse biliniz ki sorumluluktan kaçanlar...

Demokrasiye ters gelişmeler – Alpay Durduran

Demokratik yolla seçilmiş gibi yapılan ve hükümet kurma çalışmaları...
4,663BeğenenlerBeğen
1,585TakipçilerTakip Et
3,929TakipçilerTakip Et
894AboneAbone Ol

Son eklenenler

Arif Koşar yazdı: NATO 3.0, yapay zeka ve savaş koşusu

Silahlanmaya ayrılan bütçe, savunma sanayi anlaşmaları, Trump’ın Rahip Brunson...

Deniz İpek yazdı: Bir ülkenin gerçek özgürlüğü, satılık olmamasıdır

‘Arnavutluk satılık değildir.’ Haftalar önce Tiran sokaklarında yankılanan bu slogan,...

Özkan Yıkıcı yazdı: Gerçekler yakarken, hesaplar kâr ve imha üzerine

Ortadoğu tek kelimeyle kaynıyor. Kaynıyor kelimesi salt bir çerçevede...

Pınar Demircan yazdı: NATO 3.0 ile Rusya Arasında: Türkiye için Çift Taraflı Kuşatma

Dünya, Ukrayna ve İran’a müdahalelerde görüldüğü gibi taraflarını Rusya,...

Özkan Yıkıcı yazdı: Basitleştirme girişimli bir yazı denemesi

Pazarın sıcaklığı yükseldi. Boğucu hâle daha da tetikledi. Beyinler...

Marios Epaminondas yazdı: 1968 yazı

Toplumlararası çatışmaların patlak vermesinden bu yana ilk kez, Kıbrıslı...

Halil Karapaşaoğlu yazdı: NATO 3.0, Türkiya ve Gıprız

NATO 1.0, 1949-1991 arası Sovyetler Birliyne garşı Batı'nın oluşdurdu'u...

Niyazi Kızılyürek yazdı: Savaş ve Kadın

Geçtiğimiz günlerde Avrupa Parlamentosu’nda Kıbrıslı Rum ve Yunanlı milletvekillerinin...

Canlı yayın