yaklaşımlarMehveş BeyidoğluBabutsa - Mehveş Beyidoğlu

Babutsa – Mehveş Beyidoğlu

Orjinal yazının kaynağıozgurgazetekibris.com

Bugünlerde beni en çok üzen şeylerden biri şu babutsaların hali.

Bazı köylerde ağaçlar tamamıyla yok olmuş.
Ne yazık…

Babutsa
Vaktinin gelmesini büyük bir sabırla beklediğim
Olgunlaştığı zaman da keyifle yediğim meyve.

Aslında en sevdiğim meyve!
Kurak ve sıcak yaz günlerini dayanılır kılan bir lezzeti var.

Rengi harika,
Görüntüsü harika.

Ah sevgili babutsalar, babutsasigalar…
Neler geldi başınıza böyle?

Nasıl becerdik de en dayanıklı şeyi bu beyaz canlılara bıraktık?

Ne ihtişamlıydı oysa ağaçların,
Ne güzeldi yeşil ve dikenli dalların, sarı, turuncu çiçek görünümlü meyvelerin ve tadın.

Babutsaları bizim yerli halklara benzetirim zaman zaman…

Asırlarca bu topraklarda boy gösterdi babutsalar.

Kurak alanları şenlendirdiler her daim. Yaz, kış, bahar demeden yeşil kaldılar.
Öyle ya da böyle yaşadılar.

Buraların en kök salmış sembollerinden biri oldular…

Tıpkı nesiller boyu buralarda doğan, yaşayan ve ölen insanlar gibi.
Özümüzdü babutsalar…

Zor koşullara alışkındı babutsalar. Kolay kolay fire vermezlerdi.

İnatla o lezzetli meyvelerini sıcaklık attıkça verip dururlardı.

Son zamanlarda pamuk hastalığı olarak da geçen bir bit dadandı dallarına.

Koca koca ağaçları deviriyor utanmadan o küçücük bedenleri ile.

Tıpkı sömürülen coğrafyalarda güçlünün hunharca naif kalmış canlılara saldırdığı gibi saldırıyor beyaz bit yerli babutsalara.

Ve babutsalar da insanlar da ‘dur’ diyemiyor ya da demiyor.
Son derece barbarca saldırıyorlar onlara.

Ve sonuna kadar tüketip yok ediyorlar koca koca ağaçları.

Özümüzü korumazsak, bu yok oluş kaçınılmaz olacak gibi geliyor bana.

Ani sıcaklılarla ortaya çıkabilen bir zararlıymış bu. Bitkilerin eklem yerlerine, gövdelerine yerleşirmiş.

Ama biraz zorlu olsa da doğal yöntemlerle onları ağaçlardan ayırmak mümkünmüş anladığım kadarıyla.

Bir sürü bilgi var bu konu ile ilgili bazı güvenilir internet sayfalarında.

Unlu bit” diye de geçer biyoloji kitaplarında.

O zaman hep birlikte bir el atsak nasıl olur acaba?

Bu çağrı hepimiz için. Bu çağrı özümüz için.

Diğer yazıları

Aybaşı – Mehveş Beyidoğlu

Aybaşımı ortaokul bittiğinde yaz tatilinde görmüştüm.Ne kadar geç regl olursan o kadar...

Anber Onar – Mehveş Beyidoğlu

Dostlar merhaba,Son birkaç haftadır enerjim oldukça düşüktü.Gerek kişisel sebeplerden...

Ara – Mehveş Beyidoğlu

Sevgili dostlar,Size de olur mu?Bazen yaşadıklarımızı, öğrendiklerimizi, düşündüklerimizi paylaşmak...

Tembellik Hakkı – Mehveş Beyidoğlu

Annan Planı sonrasıydı.Benim gibi uykuyu çok seven bir insan günde...

Stok – Mehveş Beyidoğlu

Savaşı en acısıyla yaşamış, darbe almış biri olarak kıtlığı iyi...
4,452BeğenenlerBeğen
1,541TakipçilerTakip Et
3,960TakipçilerTakip Et
846AboneAbone Ol

Son eklenenler

Batı’nın Mali yalanı — Pavan Kulkarni

Batı medyası, mevzilerini koruyamayan El-Kaide savaşçılarının sivil yakıt tankerlerine...

‘Terörist’ yaftası direnişi kıramadı — Gary Wilson

Bolivya hükümeti 19 Mayıs'ta ülkenin en büyük işçi konfederasyonunun...

İnsan olmak — Şener Elcil

Kıbrıs özelinde, hayatımızın birçok aşamasında siyasi görüşlerimize ve yaşama bakış...

Güneydeki Seçimlerden Sonrasına Geçerken — Özkan Yıkıcı

Kıbrıs Cumhuriyeti parlamento seçimleri yapıldı. Elbet seçimler Kıbrıs'ın güneyinde...

Özne, Demokrasi ve MENA Bölgesinde Tarihsel Mücadele – Çağla Elektrikçi

Baf’ta 105 yaşındaki bir kadının oy kullanması, yalnızca bir...

24 Aralığ 1963 Girne Asger Hasdanesi ve Türg Yerleşimci Kolonyalizmi – Halil Karapaşaoğlu

24 Aralıg 1963 Girne Asger HasdanesiGirne Asger Hasdanesi’nin temelleri...

İsyancıların yenilgiler tarihi – Neşe Yaşın

Bizim adımıza karar veren eril figürler; sert bakışlarla bizi...

Canlı yayın