iktibasCeren ErgençAvrupa Küresel Geçit'te yol ayrımında - Ceren Ergenç

Avrupa Küresel Geçit’te yol ayrımında – Ceren Ergenç

Orjinal yazının kaynağıevrensel.net
Kategori:

Eski Avrupa Merkez Bankası Başkanı ve Eski İtalya Başbakanı Mario Draghi’nin eylülde yayımladığı rapor, Avrupa’nın dördüncü sanayi devrimi denen dijital ve yeşil teknolojilerin yeni pazarlar yarattığı bu döneme yetişmekte geri kaldığı ve rekabetçiliğini kaybettiğini, bu yüzden artık refah devleti ve eşitlikçi kalkınma gibi öncelikleri bir kenara bırakıp teknoloji ve tüketim pazarlarına hakim olmasını sağlayacak sanayi ve finans politikaları takip etmesi gerektiğini iddia ediyordu. Avrupa’nın sanayi ve finans politikalarını değiştirmesi dış politikasının da değişmesi anlamına gelecek çünkü Avrupa’nın tedarik zincirleri ağırlıklı olarak Asya ve Afrika’ya bağlı.

Nitekim, AB’nin Çin’in Kuşak ve Yol Girişimi’ne rakip olarak kurguladığı Küresel Geçit projesinin kasım ayında açıklanacak bir Avrupa Konseyi kararıyla yeniden düşünülmesi ve Draghi raporunun önerileriyle uyumlu hale getirilmesi bekleniyor.

Raporun teknoloji pazarlarında bir yer edinebilmek için Avrupa’nın kâr amaçlı özel sermayeyi önceliğe alması gerektiğini tavsiye etmesi, Avrupa Birliği’nin dış ilişkileriyle ilgilenen kurumlarını bir ikilime sürükledi çünkü bu kurumlar büyük ölçüde kalkınma odaklı çalışıyorlar. Geçtiğimiz haftalarda Avrupa Konseyinin Küresel Geçit kararını etkileyebilmek amacıyla birçok STK ve düşünce kuruluşu raporlar yayımladı. Bu raporlarda ve raporların sunum toplantılarında hararetli tartışmalar yaşandı.

Küresel Geçit programı, Kuşak ve Yol’un sadece Çin’in ekonomik çıkarlarına hizmet ettiği iddiasıyla Birleşmiş Milletlerin sürdürülebilir kalkınma hedeflerini gerçekleştirmek amacına hizmet edecek projelerden oluşacak şekilde tasarlanmıştı. Elbette bu hedef tamamen Avrupa’nın özverisine dayanmıyordu, AB’nin amacı Avrupalı özel sermayeyi Küresel Güney’de kendi çıkarlarına hizmet edecek yatırımları yapmanın yanısıra BM hedeflerini de gözetmeleriydi. Örneğin, Avrupalı şirketlere yan ürün sağlayacak bir fabrikada yerel halkın çalışması BM hedeflerinden olan sürdürülebilir istihdam hedefine hizmet edecekti. Ne var ki, özel sektör bu fikre pek rağbet etmedi ve üye ülkeler de özel sektörlerini teşvik etmek için özellikle çabalamadılar çünkü Küresel Geçit’in ulusal çıkarlara nasıl bir katkısı olacağı açık değildi. Bu yüzden de, Küresel Geçit birbiriyle ilintisiz bir seri projeden oluşan, ilgili AB kurumlarının bile tam kapsamını ölçemediği, muğlak bir söylemden ibaret kaldı. Üstelik, denetleyici bir kurumdan yoksun olduğu için, Küresel Güney ülkeleri tarafından doğal kaynakları yağma etme ve insan kaynağını sömürmekle suçlandı.

Yani, Küresel Geçit an itibarıyla, ne uluslarararası kalkınma işlevini yerine getirebiliyor, ne de Draghi raporunun çağrı yaptığı stratejik özerkliği, yani küresel tedarik zincirlerine ve yeni teknoloji pazarlarına hakimiyet arzusunu, sağlayabiliyor. Üstelik, Avrupa, Çin’e yönelttiği yeni sömürgecilik suçlamasından kendisi de nasibini alıyor. Ki zaten, Avrupa’nın emperyalist geçmişiyle Çin’in üçüncü dünyacı geçmişini karşılaştırınca Küresel Güney ülkelerinin Avrupa’nın sürdürülebilir kalkınma söylemine şüpheyle yaklaşmaları kaçınılmaz.

Oxfam gibi küresel kalkınma odaklı ve gelişmekte olan ülkelerde bizzat deneyimi olan STK’ler sözlerini sakınmıyorlar ve Küresel Geçit’in Avrupalı büyük sermayeye hizmet etmekten başka bir işe yaramadığını ve AB’nin Küresel Geçit’in partner ülkelerindeki STK’ler ve belediyelerle oluşturduğu platformun göstermelik olduğunu, Küresel Geçit yatırımlarının halka bir fayda sağlamadığını ifade ediyorlar. Benzer şekilde, ECDPM gibi kalkınma odaklı düşünce kuruluşları da Küresel Geçit’in karar alma mekanizmasında partner ülkelerden temsilciler yer almadığı için projelerin halka ve yerel ekolojiye fayda sağlamadığını gözlemliyorlar.

Rapor sunum toplantılarında partner ülkelerin temsilcileri tarafından sıklıkla dile getirilen bir husus, Küresel Geçit yatırımları için Avrupa finans kurumlarının sağladığı kredilerin hükümete yakın sermayenin elinde kalması, ahbap çavuş ilişkilerinin kurbanı olması ve otoriter hükümetleri güçlendirmesi. Yani, Küresel Geçit, bir kez daha, Kuşak ve Yol’a yönelttiği suçlamalarla karşı karşıya. Üstelik, Çin’in bir adım önde olduğunu bile söyleyebiliriz çünkü kendi kalkınma bankalarının özellikle Afrika hakkında yeterince bilgi sahibi olmadığını fark eden Çin, son zamanlarda projelerini Afrika’daki bölgesel kalkınma bankalarına fonlatıyor.

Bahsettiğim STK’lerin ve düşünce kuruluşlarının da Küresel Geçit’e önerileri bu yönde: proje içerikleri ve fonlama sistemlerine yerelde ya da yerelle iş birliği içinde karar verilsin. Bu raporların dayandığı bir analiz gösteriyor ki, Afrika ve Asya’da partner ülkeler ABD, AB ve Çin arasındaki rekabette taraf tutmuyor, taraf tutmaya zorlanmaya olumsuz tepki veriyor ve bu rekabeti kendileri için çeşitli teklifleri değerlendirebilecekleri bir fırsat olarak görüyor.

Avrupa, ‘stratejik özerklik’ dediği, küresel kapitalizmin yeni safhasından geri kalma telaşındaki sermaye ve yöneticileriyle, sürdürülebilirlik, refahın eşit dağılımı gibi BM normlarının savunuculuğunu talep eden sivil toplumu ve partnerleri arasında kalmış durumda. Avrupa Konseyinin Küresel Geçit kararı önümüzdeki üç yılı etkileyecek. Küresel Geçit bu arada kalmışlığa çözüm olabilecek mi?


Yeniçağ Kıbrıs sitesinden daha fazla şey keşfedin

Subscribe to get the latest posts sent to your email.

Leave a reply

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.

Diğer yazıları

Ceren Ergenç yazdı: NATO 3.0’a Çin neden sesini çıkarmıyor?

Ankara’daki NATO zirvesi, Soğuk Savaş için kurulmuş bu örgütün...

Ceren Ergenç yazdı: Çin platformlarına gümrük duvarı: Aynı verginin iki ucunda Türkiye

Avrupa Birliği 1 Temmuz’da, değeri 150 avronun altındaki paketlere...

Ceren Ergenç yazdı: BYD, Togg, Hyundai örnekleri otomotiv sanayi için ne anlatıyor?

Türkiye otomotiv ekosisteminin çeperinde olan ülkelerden, küresel tedarik zincirlerine...

Trump-Xi zirvesi geçici ateşkes mi getirdi? — Ceren Ergenç

Trump’ın bir ay önce yapmayı planlayıp İran operasyonu umduğu...

ABD, Çin ve Rusya’nın gözü Orta Koridor için Erivan’daki AB zirvesinde – Ceren Ergenç

Erivan’da AB-Ermenistan zirvesi gerçekleşiyor. Bu zirve, dün yine Erivan’da...
4,663BeğenenlerBeğen
1,585TakipçilerTakip Et
3,919TakipçilerTakip Et
905AboneAbone Ol

Son eklenenler

Haluk Yurtsever yazdı: “NATO 3.0” sürdürülemez!

7-8 Temmuz Ankara zirvesi, yalnız NATO’nun geleceği açısından değil,...

Aristos Mihailidis yazdı: Cehennem Ateşinin Yaklaştığını Görüyor Ama Görmezden Geliyorlardı

"Devlet suçu: DARBE VE MÜDAHALE'yle devleti bölme planları yapıyorlar"...

Özkan Yıkıcı yazdı: Yeniden 15 Temmuz gelirken 3

Peş peşe sizi yakın tarih hafıza canlandırmaya odaklaştırdım. 15...

Kostas Venizelos yazdı: “Bu işi bir an önce bitirmeliyiz, dışarıdan baskı var…”

Atina Cuntası'nın ve buradaki uzantısı EOKA B'nin gerçekleştirdiği darbenin...

Metin Yeğin yazdı: Direniş ekonomisi

Filistin’deki soykırım sadece kurşunlar, bombalar ve dronlar gibi postmodern...

Özgür Gürbüz yazdı: Teşviklerle nükleere göz kırpıyorlar

TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu’nda kabul edilen kanun teklifi,...

Hediye Levent yazdı: Irak ve Suriye’yi Türkiye ‘koruyacak’ ama nasıl?

Irak’ın çiçeği burnunda Başbakanı Ali Ez Zeydi kritik ve...

Canlı yayın