yaklaşımlarHalil KarapaşaoğluAraf’ta kalmanın okumaları - Halil Karapaşaoğlu

Araf’ta kalmanın okumaları – Halil Karapaşaoğlu

halil (2)Halil Karapaşaoğlu’nun Afrika Gazetesinde “Apartman boşluğu” başlıklı köşesinde yayınlanan yazısı

Bir şeyler yapamamak…

Ya da yapmadığımız şeylere nedenler yaratmak…

Farkında olsakta, olmasakta…

Hayatımızın bir parçası haline geldi…

Londra’da mutfakta çalışırken…

Yapamadığım işler için mazeretlerim vardı…

Şef Garry bir gün…

“Halil, everybody has an excuse!” dedi, bağırarak…

Bu felsefi bir metin ya da değiş değildi…

Ama üzerinde düşünülmesi gereken önemli bir cümleydi…

Londra’dan adaya geldikten sonra da…

Bu şekilde yaşamamaya dikkat ettim…

Sonra gördüm ki, insanım baştan aşağıya “excuse”lerden oluşuyor…

*                                  *                                  *

Mete Hatay’ı çok yakından tanımıyorum…

Ancak yaptığı işlerden takip ettiğim kadarıyla…

Sanırım hayatında mazeretleri seven ya da mazeretleri kabul eden biri değil…

Belli bir yaşından sonra…

Hayatını değiştirmesi onun ruhunun özgürlüğünü ve özgünlüğünü yansıtır…

“Araf’ta” onun çıkardığı son albüm yaptığı son iş…

Müzik eleştirmeni değilim…

Müzikten de çok anlamam…

Dinlemeyi severim…

O yüzden söyleyeceklerim müzikle ilgili değil…

Sözlerle ilgili olacak…

Geçen gün, Zeki Ali ile sohbet ediyorduk…

Konu şarkı sözlerinden açılmıştı…

Onun çevirdiği şarkı sözleri olduğunu biliyordum…

Şarkı sözlerine edebiyatçılar çok fazla değer vermez…

Küçümserler bazen…

Aslında şiirin üvey evladı olarak görmemek gerek o sözleri…

Kendine şair diyen birçok insanın dizelerinden güçlü imgeler ve anlamlar içeren…

Şarkı sözleri yoktur diyemeyiz…

*                                  *                                  *

Albümde, Hakkı Yücel’in iki şiiri kullanılmış…

Diğer sözler Mete Hatay’a ait…

Albümdeki bazı sözler çok çarpıcı…

Üzerinde düşünülmeye değer…

“Terk etmeden kaçtım durdum/ yola çıktım yolda kaldım/geri döndüm ama varamadım

Ben ile ben arasında/Araf’ta kaldım” diyor Hatay…

Karşıtlıkların sürekli birbirini tamamladığı…

Ama hep eksik kaldığı, yarım kaldığı durumlar değil mi Hatay’ın anlattıkları?

İnsan ruhunun derinliklerine iniyor…

İnsanın inceliklerinin çözümlemesi yapılmaya çalışılıyor belki de…

İnsan terk etmeden de kaçamaz mı?

Yoldayken yolda değilmiş gibi olamaz mı?

Geri döndüğü zaman, geri döndüğü “ne ise” varamaz öyle değil mi?

Hangi benler?

Kimlerin, ne zaman, nasıl oluşturduğu benler?

Ve bu “ben”ler arasında kalmak, Araf’ta kalmakmış…

Bu coğrafyada bu duyguları yaşamayan kaldı mı aramızda?

Geri döndüğümüzde dönülen ne ise orada olmazdı aslında…

Hep bir başka şeye dönüşürdü dönülen…

Ve özlemini çektiğimiz dönülen hiçbir zaman o olmamıştı…

Doğanın diyalektiğine aykırıydı aynı olması olmasınada…

Kafamızda yarattığımız dönülen ne yaparsak yapalım aynıydı hep, istemeden…

*                                  *                                  *

“Hey Cambaz gel buraya/ Oyun oynama bana/ Yandan yandan ondan bundan”

Cambazı çağırıyor Hatay…

Kelimelerle oynarmış gibi…

Cambaza, cambazlıklara öfkeli…

Ali Cengiz oyunları…

Cambazlıklar içimizde değil mi?

Biz değil miyiz aslında oyun oynayan kendi kendimizle…

Cambazlık bizim işimiz…

İp üstünde bu kadar yıl nasıl durabilir ki bir toplum…

Büyük bir sirkin içindeymişiz gibi geliyor bana…

Gece gündüz…

Cambazlar kalplerimizin en kuytu en derin köşelerinde…

Gözlerimizin içine baka baka…

Baka baka aynalarda…

Oyun oynuyor…

“Gel Cambaz gel buraya”

Yüzleşme vakti sesinle geldi galiba!

*                                  *                                  *

Sorular sorduğunda çocuklar tatlı tatlı…

Gülümsetir büyükleri…

O çocuklar büyüdüğünde…

Ve sorular sormaya devam ettiğinde tatlı tatlı gülümsemeler…

Kızgınlıklara bırakır kendini…

“Ama niye?” diye inatla sormaya devam ediyor Hatay!

Sorular hayatımızdan yavaş yavaş giderken…

Cevapların içinde yaşamak tatmin eder oldu bizi…

Cevaplardan dünyalar kurduk kendimize…

Soruları terk ederek…

*                                  *                                  *

Araf’ta kalmak kime iyi gelir?

İyi gelir mi birilerine?

Kimler sevmez Araf’ı kimler sever?

Sanat Araf’ı sevmez…

Araf’tan çıkmak için yollar arar…

Araf’ta kalmak…

Başka bir değişle, Araf’tan çıkma uğraşının yorumudur…


Yeniçağ Kıbrıs sitesinden daha fazla şey keşfedin

Subscribe to get the latest posts sent to your email.

Leave a reply

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.

Diğer yazıları

Halil Karapaşaoğlu yazdı: Türg Hegemonya İnşasında; Türkiya’nın Paralı Ordusu SADAT

Uluslararası Savunma Danışmanlık İnşaat Sanayi ve Ticaret A.Ş. (SADAT)...

Halil Karapaşaoğlu yazdı: Libya-Türkiya İlişgileri Neçün Gıprız İçün Önemlidir?

Libya 2011 yılında Kaddafi'nin devrilmesinden soğra do'u ve batı...

Halil Karapaşaoğlu yazdı: Türkiya’nın Somali’de Ne İşi Var?

“Türkiya'nın Somali'de ne işi var?” sorusunun cevabı “Türkiya’nın Gıprız’da...

Halil Karapaşaoğlu yazdı: Türkiya’nın Suriye İnşasındakı Faliyedleri

8 Aralıg 2024 tarihinde, Ahmed Şara yönetimindeki güşlerin Şam’ı...

Halil Karapaşaoğlu yazdı: Türkiya-Irag İlişgileri

Türkiya’nın Gıprız’da yürüddüyü politikayı veya Türkiya’nın Gıprız’da yürüdeceyi politikayı...
4,663BeğenenlerBeğen
1,585TakipçilerTakip Et
3,904TakipçilerTakip Et
945AboneAbone Ol

Son eklenenler

Özkan Yıkıcı yazdı: Nepal gerçeği, buraya kadar nasıl geldi?

Son günlerde bir memleket adı arada bir duyulmaktadır. Başka...

Özkan Yıkıcı yazdı: Nereden bakarsan bak!

Siz ne kadar çırpınırsanız çırpının. Var olan gerçeklerle değil...

Fikret Başkaya yazdı: Kapitalizmden çıkmanın gerekliliği ve aciliyeti…

“İnsanlık ancak çözümleyebileceği sorunları görev olarak önüne koyar. Çünkü...

Özkan Yıkıcı yazdı: Yunanistan, Sırbistan ve K. Kıbrıs

Son günlerin konusu: Girne'den kalkan tekne veya geminin batması....

Ceren Ergenç yazdı: Çinli işçinin beklenmedik ‘müttefiki’

Türkiye'de yaz boyunca fazla mesai haberleri üst üste geldi....

Yusuf Karadaş yazdı: ŞİÖ zirvesi, Erdoğan-Putin görüşmesi ve S-400’ler meselesi

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Şanghay İş Birliği Örgütünün (ŞİÖ) genişletilmiş başkanlar...

Özkan Yıkıcı yazdı: Kaçamayacağımız gerçeklerle, acı şekilde karşılaşırken

Aslında hâlâ bize umursuz havamızın ninnisi gibi geliyordu. Oysa...

Volkan Yaraşır yazdı: ‘Bolu Dağı’ndaki imgeye ulaşmak’ ve umudun inşası

Kapitalizm gücünü insanı çok boyutlu kuşatması, ruhunu kötürümleştirmesi ve...

Canlı yayın