iktibasÖzgür GürbüzAkkuyu’nun açılışı seçime yetişmedi - Özgür Gürbüz

Akkuyu’nun açılışı seçime yetişmedi – Özgür Gürbüz

Orjinal yazının kaynağıbirgun.net

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Akkuyu Nükleer Santralı’nı seçim öncesi açarak, “nükleer güç olduk” sloganı üzerinden oy toplama projesi suya düşmüşe benziyor. Elbette AKP’de pes etmek yok! Çelik karyola üzerine beton dökerek hastane temeli atan üstün iletişim zekası, bu gecikmeye de bir kılıf uydurdu. 29 Mart’ta Enerji Bakanı Fatih Dönmez santrala nükleer yakıtın 27 Nisan’da geleceğini duyurdu. Cumhurbaşkanı Erdoğan ise dün aynı haberi santral açılışı 27 Nisan’da yapılacakmış gibi anlattı. Niyet santralı seçim öncesi açmaktı ama 19 yıldır bitmeyen Akkuyu Nükleer Santralı aslında itiraf edilmeyen bir gecikme daha yaşadı.

Erdoğan, yaptığı açıklamada nükleer santralla nükleer reaktörü de birbirine karıştırdı. “Burada bizim dört tane nükleer enerji santralı var. 27 Nisan’da bir tanesinin açılışını yapıyoruz. Ardından diğer üçünün de açılışını yapacağız. Bunlarla ciddi manada bir enerji depolayacağız. Bunun ardından da üç tane daha planlıyoruz. Bu üç taneyi de inşallah önümüzdeki beş senede halletmemiz gerekiyor. Türkiye enerjide bir sıkıntıya girmesin, bunu yapmaya mecburuz” dedi. Doğrusu ise şöyle olacaktı: “Akkuyu’daki nükleer santralda dört tane nükleer reaktör var, onlardan birine yakıt 27 Nisan’da geliyor ama reaktöre yüklenmesine daha var. Akkuyu’yu bitirirsek, Türkiye’nin üç yerinde daha nükleer santral yapmak istiyoruz” olmalıydı. Metni Fahrettin Bey mi yazmış, ‘prompter’ mı arıza yapmış orasını ben bilmem. Cümlenin düzeltilmiş hali bu ama işin doğrusu bu değil. Onu da anlatalım…

***

AKP Hükümeti, eski başbakan Bülent Ecevit’in, “nükleer santral içime sinmiyor” diyerek verdiği iptal kararından dört yıl sonra, 7 Mayıs 2004 tarihinde, eski Enerji Bakanı Hilmi Güler’in açıklamasıyla Akkuyu’da nükleer santral yapacaklarını açıklamıştı. Evet, nükleer santral bitme aşamasına geldi ancak ilk açıklamadan bu yana 19 yıl geçti. Açılışı da nükleer yakıtın sahaya gelmesiyle olmayacak. Santralın yüzde 75’lik oranla en büyük hissedarı Rosatom’un Genel Müdürü Aleksey Likhaçev’in 1 Mart 2023’te WNN haber portalına açıkladığı gibi, ilk reaktörün inşaatının tamamlanması yılın üçüncü çeyreğini bulacak.

***

19 yıllık sürede “nükleersiz, elektriksiz kalırız” bahanesinin doğru olmadığı görüldü. Ucuza elektrik üretecek diye pazarlanan nükleer enerjinin bugün güneş ve rüzgara kıyasla 5-6 kat daha pahalıya elektrik ürettiği sözle değil, hükümetin bizzat yaptığı rüzgar ve güneş ihalelerinde ortaya çıkan fiyatlarla defalarca ispatlandı. Santralı yapan Rusya ile anlaşma imzalandığında 1 dolar 1,52 TL’ye denk geliyordu. Rusya’ya verilen alım garantisi dolara endeksli olduğu için santral 1 kilovatsaat elektrik dahi üretmedi ama satacağı elektrik aslında 12 kat zamlandı. Türk Lirası değer kaybettikçe Akkuyu’nun sahibi Rusya’dan alacağımız elektriğe daha çok para ödeyeceğiz ve bu bedel elektrik faturalarına öyle ya da böyle yansıyacak. TL kazanan insanlar dolara endeksli elektrik faturalarıyla baş etmek zorunda kalacak. Nükleer santral ‘yap-işlet’ yöntemiyle yapıldığı ve Rusya ile yapılan uluslararası anlaşmanın 5’inci maddesinin dördüncü fıkrasına, Rus yetkili kuruluşlarının Akkuyu Nükleer A.Ş.’ deki toplam paylarının hiçbir zaman yüzde 51’den az olamayacağı şartı konduğu için de Akkuyu hiçbir zaman Türkiye’nin nükleer ‘yerli ve milli’ santralı olamayacak.

AKKUYU’DA DEPREM RİSKİ VAR

WWF-Türkiye’nin düzenlediği Yeşil İyileşme Forumu’nda Prof. Dr. Naci Görür’e bölgenin deprem riskini sordum. “Kıbrıs’ın güneyinde çok büyük depremler tarih boyunca olmuştur, olabilir” diyen Görür, “Bu depremlerden her yer etkilendiği gibi bizim santralda etkilenir ama bunlar düşünülmüştür” diyor. Aktif olup olmadığını sorduğum Ecemiş fayı konusunda da Görür’ün yanıtı kısa ve net oldu: “Kayseri üzerinden gelir, santrala 30 kilometre kadar yaklaşır. Aktif olmasına aktif de geniş zaman aralığı içerisinde depremler oluyor ama 6,5’a kadar ürettiğini biliyoruz” diye ekliyor. Kıbrıs’taki gibi dalma batma zonlarında Tsunami görülebileceğini de belirten Görür özetle nükleer reaktör binalarının depreme dayanıklı yapılması halinde sorun yaşanmaması gerektiğini düşünüyor. Nükleer santrala karşı olsam da Naci Görür’ün bu temennisine katılmamak mümkün değil. Ancak, nükleer santrallarda reaktör binalarının depreme dayanıklı yapılmasının sorunu çözmediğini de hatırlatmalıyım. Fukuşima’da da nükleer reaktörlerin olduğu binalar depremde yıkılmadı ancak elektrik kesintisi sonrası reaktörlere soğutma suyu pompalanamadığı için üç reaktör de kontrolden çıktı ve çekirdek erimesine kadar gitti. Olası bir depremin Akkuyu’yu nasıl etkileyeceği sorusunun basit bir yanıtı olmadığını unutmamak gerek.


Yeniçağ Kıbrıs sitesinden daha fazla şey keşfedin

Subscribe to get the latest posts sent to your email.

Leave a reply

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.

Diğer yazıları

Özgür Gürbüz yazdı: Rüzgâr, güneş artıyor ama emisyonlar düşmüyor

Enerji Bakanlığı bir süredir Türkiye’nin yenilenebilir enerji santrallarının kurulu gücünün...

Suudilere, Ruslara var: Halka yok – Özgür Gürbüz

Rusya ile Akkuyu Nükleer Santralı için yapılan anlaşmanın bir benzeri Suudi...

40. yılında Çernobil bize ne anlatıyor? – Özgür Gürbüz

Çernobil nükleer santral kazasının üzerinden 40 yıl geçti. Radyoaktif...

Sürüden ayrılmayı bilmek lazım – Özgür Gürbüz

Dünya tarihinin gördüğü iki büyük petrol krizi de Orta...

Nükleer bahane – Özgür Gürbüz

ABD ve İsrail’in İran’a saldırısı dünyayı üçüncü dünya savaşına...
4,663BeğenenlerBeğen
1,585TakipçilerTakip Et
3,936TakipçilerTakip Et
881AboneAbone Ol

Son eklenenler

Özkan Yıkıcı yazdı: Kuzey Kıbrıs sıcaklarından

Haziranı tamamlamak üzereyiz. Ben de yeni bir yaşa da...

Ecehan Balta yazdı: Mega GES’in gölgesi: Ovakışla’da güneş kimin için doğuyor?

Bitlis Ovakışla’da yaşanan GES direnişi, yenilenebilir enerji tartışmasının en...

Murat Çakır yazdı: ‘Burgfrieden’ siyaseti ve Alman sendikaları

Orta Çağ’dan kalma “Burgfrieden” teriminin Alman işçi sınıfının...

Mahir Ulutaş yazdı: Yeniden Hürmüz Boğazı krizi üzerine

Hürmüz Boğazı’nın neredeyse tamamen kapanmasıyla tetiklenen süreç, küresel enerji piyasalarında modern...

Gözde Bedeloğlu yazdı: Kuzey Kıbrıs’ta veri skandalı: 364 bin kişinin sağlık ve kimlik bilgileri Dark Web’e sızdı

Yenidüzen gazetesinden Tümay Tuğyan’ın özel haberine göre, siber saldırganların Kuzey...

Arif Bektaş yazdı: İngiltere’nin yeni başbakanı olması beklenen Burnham: Kapitalizm dostu ‘sosyalist’!

Yaklaşık iki yıllık başbakanlığı döneminde sağcı politikalar uygulayan İşçi...

Yücel Özdemir yazdı: Ankara Zirvesi öncesinde önemli hamle: ‘Avrupa NATO’su mu?’

7-8 Temmuz’da Ankara’da yapılacak NATO Zirvesi öncesinde ev sahibi...

Özkan Yıkıcı yazdı: NATO Zirvesinden Kıbrıs Gerçeklerine Ufak Bir Dolaşım

İstemesek de son günlerde salt Kıbrıs veya Akdeniz sıcak...

Canlı yayın