yaklaşımlarÖzkan YıkıcıAB Türkiye ilerleme raporu ve bazı kaçırılan olgular - Özkan Yıkıcı

AB Türkiye ilerleme raporu ve bazı kaçırılan olgular – Özkan Yıkıcı

son AB Türkiye ilerleme raporu açıklandı. Tek cümle ile, Sürpriz yok. Diplomatik dile önem verilerek sadece Türkiyede deyişen bir şey yok özeti açıklandı. Gelişmeler sıralandı. Özellikle hukuk konusu kaçınılmaz olarak daha öne çıktı. Uyulmayan AİHm kararlarından tutun ilkelerden uzaklaşma bilgileri sıralandı. Bu arada tartışmalı Hamas ve Rusya politikaları da eleştirildi. Bu son konuda Kıbrıs Cumhyuriyetinin Hamas ve Ukrayna konusundaki tutumunun da sanırım daha iyi anlaşılmasına da yardımcı olundu. K. Kıbrısın sözde AB toprağı olmasına karşın, Türkiyeden açık beklentiler de raslanmama aşamasında tutulmaya da devam edilmesi de bizdeki birilerine haber olarak duyuralım..

AB Türkiye ilerleme raporu açıklandı. Yeni bir şey yok. Sadece gelişen bazı konular yeniden tekrarlandı. Nedenler sıralandı. aSOnra başka bir konuda Ukrayna, Moldova ve Gürcistanla da üyelik konusunun vurgulanması da biraz kafaları karıştırmassı gerekir Çünkü örneğin Ukrayna resmen savaş halindedir. En basitiyle Türkiyede vurgulanan hukuk kuramı orada faşist şekilde uygulandığı da kesin. Yasak misget bonbası dahi kulanıyor. Gürcistan ise hala sorunlu. Üstelik Apazya gibi hala Gürcistanda kabullenip fiylen olmayan yörelere dahi sahiptir.

Bu durum, AB gerçeğinde ilkelerin artık silikleşmeye başladığı ve yandaş politik eksenle yayılma rekabetiyle bakışın yerleştiği sonucun çıkarılmasına yarıyor. Daha paeradoksalı, Türkiyeği Hamas ve Rusya konusunda eleştirirken, nedense şimdiye dek göz yumulduğu hat da arabuluculuk dahi istendiği gizlenecek tutum deyildir. Türkiyedeki bazı gerçeklere parmak bastı. Fakat, bazı AB kararları da ilginçtir. Anti Rusya ve Anti Filistin tutumnları terörle bezenirken, nedense israilin katliyamları da desteklenme ikilemi net şekilde yaşanıyor. Üstelik son Ukrayna ve Filistin konusundaki kültürel baskıya dek varan uygulamalar, AB içi gelişen siyasal yeni faşizmin tesadüf olmadığını da kanıtlamaktadır.

Türkiye ielrleme raporu özellikle Türkiye içi gelişmeler konusunda sürprizi yok. Gelişmeler adeta diplomatik dil ile işaret edildi. Türkiye de sanki AB yardımcısı olma çabukluğu ile Yargıtayın AİHM Atalay oylamasında evet oyu verenleri tutuklama çağrısı, Türkiyedeki hukuk anlayışının artık hiyerarşik yapısının dahi nasıl yok olduğuna yeni örnek olarak yaşatıldı. Onun için Erdoğan sık sık uluslararası ve hat da kendi anayasa kararlarını işine gelmediği zaman tanımayacağını epey defa tekrarladı. Fakat, garip başka paradoks da var:

Kısa zamabn önce, AB Nijere darbe nedeniyle yaptırımlar kararı aldı. Nijer darbesini beyenmedikleri için anbargo ve yasaklar sıraladı. Gerekçelerin çoğu hat da fazlası Türkiyede de varken, ayni çizgide olmadı. Böylesi sistemsel gerçeklerle karşılaştık. Aslında, son nokta önemli tesbiti yeniden kanıtladı. Ne AB Türkiyeği üye yapmak istiyor, nede Türkiye AB üyesi olmak istiyor. Onun için böylesi raporların sadece bir gösterge olma dışına çıkmaz. Ama, ilişkiler de bozulmaz. Üyelik dışındaki ilişkiler gelişiyor. Göçmenler sorunu bunun net kanıtı. Gürmrük birliği nlaşmasının uzatılma hamleleri de üyelikten çok ikili ve benzer ilişkilerle yola devam edileceği kesin.

Ufak birkaç hatırlatma da ekleyelim: Türkiye Avrupa yolunda aslında yetmişsekiz yılında kavşağı geçecekti. Ozamanki adıyla AET dört ülkeğe üyelik önerdi. Türkiye ve Yunanistanda vardı. Üçü kabul ederken, Ecevit ret edip neoliberaleşmeğe askeri darbeyle geçmeği seçti. Anlayacağınız, AB bizi istemiyor deyil ele geçen fırsatları da Türkiye elinin tersiyle itiverdi. Türkiyenin AB içine girmesini ençok isteyen ingiltereydi. Onun için bazı hamleler oldu. İngiltere AB çıkışı sonrası artık ne Türkiye üyelik nede AB Türkiyeği üye istedi. Öyle bir denge kurmaya başladılar. Bu hep gözden kaçıyor.

Kısaca, AB ilerleme raporu açıklandı. Elbet iş yerine gelsin diye demeçler de verilecek. Türkiye bilmem parmak salamaya varan probaganda iç mavzemesi yaparmı, biraz tereddütlüyüm. Şimşek hala para dilenirken, gerilim işine gelmez. Ama, her kesim memnun. İş ahalide yuturma diplomisisi oynamaya kaldı. Hele Ukrayna, Gürcistan açılımı, bildik AB ilkelerinin de silikleştiğinin yeni adımları olarak da anlaşılmalıdır. İş bizdeki foncu yandaşların bunları anlayıp eğlence lafazanlıktan kurtulmalarına kaldı.


Yeniçağ Kıbrıs sitesinden daha fazla şey keşfedin

Subscribe to get the latest posts sent to your email.

Leave a reply

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.

Diğer yazıları

Özkan Yıkıcı yazdı: Hafta sonu esintilerinden pazartesiye düşenler

Yeni bir haftaya doğru yaklaşmaktayız. Artık ekim ayında bulunuyoruz....

Özkan Yıkıcı yazdı: Bosna Hersek makalesi kararına gelirken

Cumartesi yine Lefkoşa'dan uzaklara doğru yolculuk yaptım. Bu defa...

Özkan Yıkıcı yazdı: Sonbaharda ısınan Fransız sokakları

Şöylesine bir haber düşünün: “K. Kıbrıs'ta bazı talepler sonucu...

Özkan Yıkıcı yazdı: Yeni döneme açılan yelkenleri ile Irak

Ortadoğu'nun siyasal tarihinde Irak, kavşak dönemlerde dahi önemli sıçramalar...

Özkan Yıkıcı yazdı: Sabahın seherinde ekim ayına başlarken ki Türkiye

Sabahleyin klasik altı buçuk yataktan kalkma dönemim başladı. Önce...
4,663BeğenenlerBeğen
1,585TakipçilerTakip Et
3,898TakipçilerTakip Et
964AboneAbone Ol

Son eklenenler

Özkan Yıkıcı yazdı: Hafta sonu esintilerinden pazartesiye düşenler

Yeni bir haftaya doğru yaklaşmaktayız. Artık ekim ayında bulunuyoruz....

Halil Karapaşaoğlu yazdı: Gıbrız Cumhuriyeti Bayra’ı Asmag Yasagdır?

Koray Başdoğrultmacı ve Çinem Sonel’e… 2011 yılında Koray Başdoğrultmacı Birleşik...

Niyazi Kızılyürek yazdı: Siyasi Eşitlik Nemize Yetmez? Unutmamalıdır ki İfrat İfret Doğurur!

Kıbrıslı Türkler 1882 yılından, Kıbrıs Cumhuriyeti kurulana kadar (1960)...

Fehim Taştekin yazdı: Amerikan çekilmesi ve ulusal egemenlik: Hoş ama içi boş bir seda!

Irak 2003’teki işgalle birlikte kaybettiği egemenliğini, Amerikan güçlerinin çekilmesine...

Serdar M. Değirmencioğlu yazdı: Minab’da kıyamet yaşandı

Geçtiğimiz hafta, ABD’de bağımsız gazetecilik adına ciddi işler yapan...

Gözde Bedeloğlu yazdı: Sansürün kamusal bedeli

Türkiye’de hak ve özgürlüklerin alanı daraltılırken uygulanan yöntem hiç...

Özkan Yıkıcı yazdı: Bosna Hersek makalesi kararına gelirken

Cumartesi yine Lefkoşa'dan uzaklara doğru yolculuk yaptım. Bu defa...

Canlı yayın