yaklaşımlarErkan ÇavuşKıbrıs’ta Barış Sadece Kıbrıs’ta Barış Değildir - Erkan Çavuş

Kıbrıs’ta Barış Sadece Kıbrıs’ta Barış Değildir – Erkan Çavuş

ABD ve İsrail haydut devletlerinin İran’a karşı başlattıkları alçak savaşla bir kez daha gözler önüne serildi ki Kıbrıs’taki emperyalist üslerin sökülüp atılması, sadece Kıbrıs’ın egemenliği açısından değil, tüm bölge halkları için önemlidir. Kıbrıs’ın tüm emperyalist üslerden ve yabancı ordulardan arındırılması, yurdumuzun bir uçak gemisi olmaktan çıkarılıp barış ve kardeşlik adasına dönüştürülmesi hem Kıbrıs halkının esenliği ve bağımsızlığı için hem de emperyalizm tarafından hedef alınan bölge ülkelerine karşı yürütülen savaşlarda adamızın emperyalizm tarafından kullanılmasını engelleyerek tüm ezilen halkların yararına bir tablo ortaya koyacaktır. Dolayısıyla Kıbrıslı yurtseverlerin antiemperyalist mücadelesi salt ulusal bir mücadele değildir. Bugünün dünyasında emperyalizme karşı enternasyonalist mücadelede bizim payımıza düşen bir görevdir.

Kıbrıs emekçi halkının ve bölgemizdeki kardeş halkların kaderleri de, düşmanları da ortaktır.
Adamızı bölen ve bizi esaret altına alan NATO emperyalizmi, yine bizim cennet adamızı kullanarak kaldırdığı uçaklarla diğer uluslardan kardeşlerimizi, mazlum halkları bombalıyor, o ülkeleri işgal ediyor.
Dolayısıyla nasıl ki adamızın emperyalist emeller doğrultusunda bölge halklarına karşı yürütülen savaşlarda kullanılmasına karşı durarak enternasyonalist bir görev yerine getiriyorsak aynı şekilde bu ülkelerin emekçi halkları, işçi sınıfları da bizim özgürlük ve bağımsızlık mücadelemizin en önemli müttefikleridir.

Yıllardır herkesin ajandasının arka sayfalarında yer alan, bugünün sorunu olarak görülmeyip uzak geleceğe itelenen Britanya üslerine karşı mücadele, bugün kendini güncel bir tehdit olarak dayatmaktadır.
Yakın geçmişte yaşanan savaşın travmalarını taşıyan halkımız, bugün yine büyük korkular yaşamaktadır.
Bizim dâhil olmadığımız bir savaşın açık hedefi hâline gelmemizden dolayı yaşanan bu haklı korkunun sorumlusu, adamızı bir ileri karakol, bir batmayan uçak gemisi olarak kullanan NATO emperyalizmidir. Yarım asır önce adamızı kana bulayan, bizi birbirimize kırdırtan ve yurdumuzun işgalini ve bölünmesini sağlayan NATO emperyalizmi, bugün başka halklara aynı trajedileri yaşatırken adamızı kullandığı için halkımız savaş ve yıkım korkusunu yeniden iliklerine kadar hissetmektedir.
Bu döngüyü kıracak çözüm yolu Kıbrıslırum ve Kıbrıslıtürk, tüm Kıbrıs emekçi halkı ve işçi sınıfının antiemperyalist mücadelesidir. Gün, antiemperyalizm bayrağını yükseltme günüdür.

Orta Doğu’nun yeniden dizayn edilmek istendiği, ulusal sınırların delik deşik edildiği, hiçbir kural tanımaksızın alçakça savaşların tırmandırıldığı bu dönemde eğer ki birlik olup mücadele etmezsek bu haydutların bizim için belirleyeceği kadere boyun eğmek zorunda kalacağız. Filistin’de 80 binden fazla sivili katledenlerin, İran’da okulları vurup yüzlerce çocuğu hayattan koparanların bizim için pek merhametli olacağını düşünmek fazlasıyla saflık olacaktır.
O yüzden önümüzde var olmak, insanca yaşamak, özgür olmak için tek seçenek; bu barbarlığa karşı antiemperyalist çizgide örgütlenerek ayağa kalkmak ve tüm emperyalist üslerden arınmış, bağımsız, demokratik, birleşik federal bir Kıbrıs’ı kurmaktır.
Bu sadece bir seçenek değil, Kıbrıslı ilericilerin, yurtseverlerin, komünistlerin tarihsel görevidir. Bugünün dünyasında büyük insanlık için bu küçük adada atılacak bu adım oldukça önemli ve hayatidir.

En önde işçi sınıfı olmak üzere tüm Kıbrıs halkının emperyalizmle bağı olmayan sınıf ve kesimlerinin ve bunların örgütlerinin ortak bir cephesini kurmakla Kıbrıs sorununun temel çelişkisi olan emperyalizm ile Kıbrıs arasındaki uzlaşmaz çelişkinin aşılması mümkün olacaktır.
Bu temel çelişkinin aşılmasıyla kurulacak olan yeni Kıbrıs, Doğu Akdeniz ve Orta Doğu’da barışa, dayanışmaya ve kardeşliğe hizmet edecektir.

Diğer yazıları

Egemen sınıfın bir silahı olarak uyuşturucu – Erkan Çavuş

Bu ülkenin ve bu ülke gençliğinin en büyük sorunlarının...
4,157BeğenenlerBeğen
947TakipçilerTakip Et
3,972TakipçilerTakip Et
819AboneAbone Ol

Son eklenenler

İşimiz Boru… Boru bizim İşimiz… – Mertkan Hamit

Alaköprü Barajı’ndan çıkıp denizin altından Geçitköy’e ulaşan su, yaklaşık...

Çernobil’in 40. yılı – Mehmet Horuş

Çernobil nükleer felaketinin üzerinden 40 yıl geçti. Her yıldönümünde...

Otokrat Orbán’n seçim hezimeti: Macaristan’dan alınacak dersler – Yonca Özdemir

Macaristan bizi niye ilgilendirsin, demeyin. Öncelikle, hiçbir ülkenin koşulları...

Bir erken seçim daha – Özkan Yıkıcı

Konumuzun geçtiği yer Bulgaristan. Kolay değil: Beş yılda tam...

“Kayıplar” için en kötü aylardan biri: Nisan 1964… – Sevgül Uludağ

Malta’dan araştırmacı gazeteci Caroline Muscat, yazılarından birinde şöyle diyor:...

Devlet Malı Deniz Yemeyen Keriz – Şener Elcil

Kıbrıslı Türkler geçmiş yıllarda Türkiye’ye, “Türkiya” derlerdi. Batılı tarih kaynaklarında...

Karışık duygularla izlediğim üç haftalık gelişme – Özkan Yıkıcı

Pazar günü biraz da daha tembelleşen konumumla dünya içinde...

ABD dördüncü Reich mi? – Aras Coşkuntuncel

Sosyalizm ya da barbarca bir emperyalizm. Bugün karşı karşıya...

Canlı yayın