İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne (İBB) bağlı İstanbul Planlama Ajansı (İPA), aylık veri bülteni İstanbul Barometresi’nin şubat sayısını yayımladı. Buna göre, katılımcıların yarısından fazlası, şubat ayında kredi kartı borcunun tamamını ödeyemediklerini söylemiş. Araştırmada Ramazan ayına özel sorular da sorulmuş. Katılımcıların yüzde 67,5’i gıda fiyatlarının arttığını ifade etmiş, yüzde 57,6’sı da son bir ayda dışarıda yeme-içme alışkanlıklarında azalma olduğunu belirtmiş. Her geçen gün daha fakiriz. Giyimden, gezmeden, yemekten, içmekten her şeyden kısıyoruz. Bununla beraber sabit giderler sürekli artıyor. Çocuklarımız ise elimize bakıyor. Büyüme çağındalar. Onların sağlıklı beslenmesi sadece bir evi değil, bütün ülkenin geleceğini ilgilendiriyor.
12 Mart Dünya Okul Yemekleri Günü’ydü. Türkiye Okul Yemeği Koalisyonu, her gün milyonlarca çocuğun okula aç gittiği ülkemizde, ücretsiz ve sağlıklı okul yemeğinin temel bir hak olarak ivedilikle hayata geçirilmesi çağrısını yineledi. Türkiye, 113 ülkenin dahil olduğu Uluslararası Okul Yemeği Koalisyonu’nun maalesef bir üyesi değil. İktidarın, uzun süredir ücretsiz okul yemeği çağrısı yapan sivil toplum örgütleri, eğitimciler ve muhalefet partilerine karşı gösterdiği kayıtsızlık, konuya bakışını en iyi şekilde özetliyor. Türkiye, Ekonomik Kalkınma ve İşbirliği Örgütü (OECD) üyesi 37 ülke arasında, “son 30 günde haftada en az bir kez yiyecek parası olmadığı için yemek yiyemeyen öğrenci” oranında yüzde 19,2 ile ilk sırada.
***
Ücretsiz ve sağlıklı okul yemeğinin bir sosyal yardım değil aksine her çocuğun doğuştan sahip olduğu temel bir hak olduğuna dair uyarılar devamlı yapılıyorsa da, konunun muhatabı Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, mesafeli tavrını sürdürüyor. Tekin’e göre, öğrencilere yemek verilmesinde bir takım sıkıntılı ve aşılması güç durumlar var. Tekin, “bütün öğrencilere yemek vereceğimizi varsayalım; çocukların yemeklerini verecek personel var mı? Hepsini geçtik bugün yemek veriyoruz desek okullarda bunun yapılabileceği alanlar var mı? Peki, çocuklar bizim dağıtacağımız yemekleri yiyecekler mi? Özel okullardaki çocuklar bile yemekhanede çıkan yemekleri yemiyorlar. Özel okul yöneticileri ile konuşuyorum öğrencilerin yemekhanede çıkan yemekleri yemediklerini ve kantinden alışveriş yaptıklarını söylüyorlar” diyor.
Ücretsiz okul yemeği, Avrupa’dan Asya’ya dünyanın pek çok ülkesinde uygulanıyor. Buna, Finlandiya da dahil, yaklaşık bir buçuk milyarlık nüfusuyla Hindistan da! Mesele elbette buna ayrılacak bütçenin yokluğu değil. Halkın parasının nasıl ve ne şekilde kullanıldığı, nelere ve ne için bütçe ayrıldığı tamamen iktidarın politik tercihi. Yani parayı, çocukların okulda bir öğün sağlıklı yemek ve su hakkı için de ayırabilir; bürokratlara çifter maaş dağıtmak ve lüks makam araçları almak için de kullanabilir! Devlete verdiği verginin, çocukların hakkı için kullanılıp kullanılmadığının hesabını sormak da tabii ki yurttaşa düşer.
***
Türkiye Okul Yemeği Koalisyonu, okul öncesinden lise son sınıfa kadar devlet okullarında eğitim gören yaklaşık 15 milyon öğrenciye günde bir öğün ücretsiz yemek sağlamanın maliyetinin, 2025 yılı toplam kamu harcamalarının yalnızca yüzde 1,5’ine denk geldiğine dikkat çekiyor. Üstelik bu yatırımın sağlık, eğitim ve ekonomik verimlilik açısından çok yönlü kazanımlar yaratacağı ifade ediliyor. Okul yemeği programları çocukların hem okula devamlılığını artırıyor hem de bilişsel gelişimlerini destekliyor. Çocukların başarıları ve beslenmeleri arasında doğrudan bir ilişki olduğunu bilmek için değil eğitim bakanı, uzman olmaya bile gerek yok. İktidar, altyapı eksikliğinden şikâyet ederek üzerine düşen sorumluluktan kaçıyor.
Okul yemeği programından bütçe yetersizliğini bahane ederek kaçınmanın, politik tercih dışında mantıklı bir açıklaması yok. Oysa ki devlet, geleceğe dönük doğru yatırımlar sayesinde güçlenir. Koalisyon raporunda, Finlandiya, Brezilya, Hindistan ve Kenya gibi ülkelerde uygulanan programlara yapılan her 1 dolarlık yatırımın ülke ekonomilerine 7 ila 35 dolar arasında geri dönüş sağladığı kaydedilmiş. Çocuklara okulda bir öğün yemek vermenin kârı, ulusal marşımızı başka bir ülkenin dili olan Arapça’dan okutarak elde edilmeye çalışılandan daha fazla!




