Çok önemli bir algısal tutsaklıkla başlayacam: genelde sistemleştirme düşüncesi şu önemli noktayı kabullendirme ile başlar. Biz Marksis yöntemi kulanmayız. Maerksis sosyalist düşünce, eskide kalmış bir romantikliktir.. benzer görüşlerin genel anlamı ise şu: kapitalizim veya onun üst aşaması emperyalist çağ koşullarıyla değerlendirme yapılamaz. Daha somutlayacak olursak, sınıfsal eksenli ezen ezilen, sömürgesel bağlantılarla sömüren sömürülen ülkeler benzer tüm ilişkiler yok sayılarak basit isimlerle konulara yaklaşmak gerekir. Örneğin, Amerikan sömürgeciliği ile sömürülen sömürge ülke kriteriyle değil, Amerika Kıbrıs ikilemli sanki eşit koşulların karşılaştırılmasıyla olaylara yaklaşılmalıdır. Buda sistemin özünden bizi kolayca koparma sonucuna gelir.
Benzer durumlar dünyanın birçok gerçeğinde yaşatılır. Tabi ki sömürgeciliğin kıtasal boyutu da buna eklenmelidir. Afrika dünyanın yoksul ekseninde olup, sömürülen ve en yoksul insanların yaşadığı kıtadır. Ayni zamanda zengin madenleri başta olmak üzere soyulan coğrafyadır. Bunlar elbet bilinerek yorum yapılmaması şart. Birincisi, olayı yok sayıp sadece kelime klişeleriyle bağlantılı brakmak, ikincisi de yine ayni konuda Afrikayı gündeme çıkarmayarak orada olanlar da bilinmeyerek sankileşitirme yoka teslim etmektir.
Bundandoayıdır ki Afrika kıtasında çoğu gelişme haber dahi olmaz. Uzun zamandır süren, en kanlı kirli iç savaşı yaşayan Sudan pek de haberlerde raslanmaz. Bazen <kıtasal savaşa dek gelişen <<Kongodaki durumlar da bilinmez. Nezaman mı gündemleşir derseniz, D. Kongoda olduğu gibi Trumpun müdahalesiyle. Amerika müdahale edip anlaştırır gibi yapıp özünde Kongo madenlerine de çöker. Başka bir konu da Madagasgarla yaşandı. Zamlara karşı öyle bir ayaklanma oldu ki sonunda halk her yeri basar. Fakat, siyasal önderlik eksikliği sonucu, halk ayaklanmasıyla iktidar sahipleri kaçarken, yerlerine ayaklanan öğrenci kesim değil de devletin ordu kesimi oldu.
Başka açıdan. Yine bu yıl yaşanan en uzun ömürlü başkanını yeniden seçen Kamerun örneği de var. ekleyecek çok olay var. geneldeki göç olayları, ekonomik yıkımlar ile açlık durumları Afrikanın temelinde var. tabi ki emperyalist sistemde olması ise resmen rekabetin en vahşisinin de uygulanmasını tetikler. Buna haber dahi olmama tutumlarıyla da besletilir.
***
Dünyanın bu gerçeklerini yaşatılan Afrikada, yine dünyada artık pek duyulmayan gelişmeler de devam eder. Özellikle Batı Afrikada son yıllarda askeri darbeler peşpeşe geldi. Bazısı başarılı oldu. Bazısı ise engelendi. Burkino Faso gibi darbe sonrası başka bir Afrikan siyasal görüşler de yeniden filizlendirildi. Enson Gine Bisayoda darbe oldu. Tam da seçim sürecinde. Daha bunu anlamadan da bu defa yine batı Afrika ülkesi Beninde darbe haberi geldi. Fakat sonradan darbenin etkisiz kaldığı devamı duyuldu.
Saşt Benin içi konu olsa dünya medyası fazla ilgi göstermezdi. Burada bölgesel sorunlar kadar, genel emperyalist rekabet de var. son dönemlerin askeri darbeleri ile ençok kaybeden Fransa oldu. Rusya paralı asker şirketiyle burada yeni mevziler kazandı. Maliyle başlayan bu süreç belli ki her darbe bilgisinde enazından Acaba sorusunu da sorma gerekçesi oldu. Benin Fransanın batı Afikada kıyı ülkesi olarak elinde kalan önemli yer olarak da simgeleşti.
Bir başka tehlike de var. bu sorun emperyalist Amerikan patentli olarak başlayıp, şimdi Afrikada da yerini aldı. Zamanında kurdurtulan cihatçı şeryatci gerici örgütler, son dönemde batı Afrikada iyice hareketli. Nitekim Mali gibi ülkelerdeki askeri darbenin gerekçelrinden biri de İslamcı terör örgütüyle mücadelenin gerektiği gibi yapılmadığı idi. Benindeki darbeciler medyada açıklama yaparken, kuzeydeki IŞiD eksenli kesimin hareketleri ile gerekenin yapılmama gerekçesini de ileri sürdüler.
Darbecilerin gerekçeleri benzerdi. Üstelik yaklaşan seçimler öncesiydi. Devlet Başkanı Talani yasaya göre üçüncü kez aday olamazdı. Birçok değişiklikler yaptı. Ama kendi adaylığını koymadı. Fakat, en yakını maliye bakanını aday gösterdi. Böylelikle gölge yönetici gibi davranacsktı. Ayrıca muhalefet liderini de tutukladı.
Üülke görünürde büyürken, öteyandan da baskı artıyordu. Klasik sömürge otoriteleşme rejiminin gelişimiydi olan. Bunlar huzursuzluk yaratıyordu. Daha da önemlesi, darbe haberleri sonrası Nijerya direk müdahale yaptı. Darbenin bastırılmasında önemli rol gerçekleştirdi. Buda başka bir tutum.
Yukarda özetlenen Benin klasik bir Afrika gerçeğidir. Emperyalist sistem,sömürgeleştirmeşekli ile rekabetin acımasızlığın izlerini nerde ararsan var. ırak işkaliyle siyas al seçenekleştirilen IŞİD yapıları ise şimdi Afrika semalarında yer arıyor. Batı Afrikada belli ki yoğunluk kuzey coğrafyalarda etkin haldedir. Ordular ve sömürgei devletler onları hala engeleyemediler. Tüm bu huzursuzluklar ise ülkedeki orduda da yansımaktadır. Benin’de de yansıdı.



