yaklaşımlarHalil KarapaşaoğluKamusal Alanda Aydının Rolü - Halil Karapaşaoğlu

Kamusal Alanda Aydının Rolü – Halil Karapaşaoğlu

Orjinal yazının kaynağıyeniduzen.com
Görsel; Dortmund’da KBS (Kinder bleibt sauber) tarafından yaradılan “Pütün isyancılar nereciye giddi?” başlıglı bir grafiti çalışması

İki binli yılların ilg başlarına gadar sanadcının, entellegdüelin, aydının rolü gibin meseleler çog tartışılırdı. Bu tarz yazıları gazeddalarda, dergilerde görebilirdiñiz. İnsannarın takib eddiyi dergiler ve gazeddalar varıdı. Bir derginin bir gazeddanın takibcisi olurduñuz. Oraşdakı yazarları takib ederdiñiz, edrafıñızda biri yoğusa bilem gendi gendiñizinan o metinneri tartışırdıñız. Sanata, edebiyata hevesli genşler içün bunnar çog deyerli gaynaglardı. Entellegdüel anlamda bir gelişim gösderirkana, okudu’nuz yazarlara ba’lı olarag aydının kamusal alandakı rolünü hatırladan yazarlar da varıdı. 20. yüzyıl akademisyenneri, ressamları, şairleri, tiyadrocuları, müzisyenneri “kamusal alanda aydının rolü” meselesini bol bol tartışıb, kamusal alanda belirleyici olduydular.

Bu aydınnar, sermayenin varlı’ına garşı, özel mülkiyed üzerine gurulan üretim ilişgilerine garşı heb eleşdirel bagdıydılar. Devled kurumlarıynan aralarındakı mesafeyi heb korumuş, digdatörlere onnarnan işbirliyi yapannara garşı heb gonuşmuş, memlekedlerindeki demograsi, insan hagları, adaled, düşünce ve ifade özgürlüyü ve elbed emegden yana taraf olmuşlardı. Aydının bu ba’lamda kamusal bir rolü varıdı. Aydının kamuya ve insanlı’a garşı bir sorumlulu’u varıdı. İnsana bu sorumlulug verilmez. İnsan bu sorumlulu’u alır. Bu bilincinan ilgilidir. İnsanı, kamuyu, barışı, adaleti, demograsiyi, sınıfsız bir dünyayı düşünme ve düşleme eylemi isder isdemez sizi taraf olmaya zorlar.

20. yüzyıldakı insannarnan 21. yüzyıldakı insannarı birbirinden ayıran özelliglerden biri neyi, nasıl düşledigleridir sanırım. Neredeysa 20. yüzyılda sanadla ilişgi içünde olan insannarın böyüg bir çovunlu’u kamusal bir düşe sahibdi. Dünyaynan, insanlı’ınan ilgili bir hayali vardı. Demogratig, özgür, sınıfsız, barışın oldu’u bir dünya taleb edilirdi. 21.yüzyılda ise kamusal alana dair sanadla u’raşan insannarın kamusal bir düşü yog deneceg gadar azdır. Varısa bilem bunnan ilgili bir eylemliliyi yogdur.

Gendi dönemime bagdı’ım zaman üzülereg bunu söyleyebilirim. Özelliynan benim kuşa’mın ezici bir çovunlu’nun kamusal alana güş ilişgileri üzerinden bakıb, eleşdirel bir duruş gösderme kaygısı yogdur. Benim kuşa’mdan bunun dışında galan insannarımız da vardır. Ezici bir çovunlu’un sözünü söyleme, siyasedciyi eleşdirme, sömürgeciye garşı tavır alma, kamusal alanda eleşdirel bir varlıg gösderme deye da bir kaygısı yogdur. Böyün sanatınan uvraşan ezici bir çovunlug, sanatı tegnig bir meseleye indirgemişdir. Yabdı’ı iş şiir yazmagdır, resim çızmagdır, enstellasyon yabmagdır, aled çalmagdır, şarkı söylemegdir. Bu da kariyer odaglıdır. Sanat tegnig bir meseleye indirgendiyi içün sanadla uvraşan gişinin, felsefeynan, siyasetinan, kamuynan ilgili figri yogdur. Kamusal özgürlüyü mesele olarag görmeyen, umurunda bilem olmayan tegnig elemannarnan doludur 21. yüzyıl. Gıprız’da da durum böyledir. Taha da vahimdir hadda şimdig. Esgiden KKTC’nan ilişgisini mesafeli dutan, KKTC’nin kurumlarına eleşdirel yaglaşıb onnarnan işbirliyni reddeden, sömürge rejimine garşı ses çıkaran epeyi aydınımız, sanadcımız varıdı. Normal olan buydu. Bu insannarımızın heb özel bir yeri varıdı. Gendilerne saygı duyulurdu. Kamusal alanda aydının sorumlulu’u, rolü tartışılır ve gereyi neysa ona göre bir tavır içüne girilirdi.

Ben üniversitedeykan sanadla uvraşan gişi “apolitig olmalıdır” trendi başladıydı 2000’li yılların başında. Hadda politig olan şairlerin şiirlerinin kötü oldu’u imajı yaradılmag isdenirdi. Eyi şair suya sabuna dokunmayan, sadece dovayı, çiçegleri, kadınnarı, cinselliyi sorunşallaşdıran ama bunnarı da toblumsal ilişgiler içünde deyil gendi içünde ifade eden insannardan seçilirdi. Geşmişini bilmeyen, sosyal bilimlernan ilişgisi olmayan, eleşdirel bakış açısını gaybedmiş, kamusal sorunnar umrunda bilem olmayan bir sanad ortamıynan garşı garşıyayıg. Ne yazık ki süregli olarag da bu düşünce bombalanmagda, bu yaglaşıma prestij gazandırılmaya çalışılmagdadır.

Sovyedler Birliyi’nin yıkılmasıynan neo-liberalizm ve kapitalizmin tahakküm gurdu’u, sanad ve akademi dünyası şair, ressam, yazar vs. “galıbı”  yaradarag bunu kamusal alana dayadmagdadır. Neo-liberalizmin bişdiyi bu galıblar düşün dünyasının bileşennerini ele geçirmiş, onnarı tektibleşdirmiş, igdidarın parçasına dönüşdürmüşdür. Gendi kuşa’ımdan sanadnan uvraşan gişilerin ezici bir çovunlu’nun Türkiya’nın yaraddı’ı sömürge rejimiynan hişbir sorunu olmadı’ını görürüg. Uluslararası kurumlara eleşdirel yaglaşmadıglarnı, şirkedlernan haşır neşir olmagdan hiş utanş duymadıglarnı gözlemlerig. Adaled yogsunluyu, demograsi problemi, saraylar, külliyeler, şirkedler umurlarında bilem deyildir. Bu gişiler medne tegnig bir bakış açısıynan yaglaşmagdadır. Gerisi da umurlarında deyildir. Bu bir trenddir. Bu trendin dışında bir söylem yaradmaya, dillendirmeye çalışırsañız, dışlanırsıñız.

Bir aydının külliyeynan, sarayınan işi olmaz. Bir aydın bir siyasedcinin elinde bir alete dönüşmez. Bir aydın isdediyi siyasedciyi eleşdirir. O siyasedci bir digdatörünan işbirliyi yaparsa o aydının o siyasedciye tavır goyma haggı vardır. Tavır da goymalıdır. O digdatörün ülkesinde, akademisyenner, gazeddacılar, devrimciler hapislerde çürüyorsa, düşünen herkeş tutuglanıyorsa, kadınnar, çocuglar cayır cayır öldürülüyorsa, ağaşlar ormannar cayır cayır yakılıb, inşaad şirkedlerine yenñi pazar alannarı aşılıyorsa ve siz pütün bunnarı bile bile o digdatörünen işbirliyi yapıyorsañız, bir aydın bu işbirliyini guran siyasedciye tavır goyar, goymalıdır, goymag zorundadır.

Bir aydın siyasedciye ça’rı yapar? O aydının ülkesi bölünmüşsa, toblumsal varlı’ı yog edilmişsa,

ülkesinin yarısının tamamı Türkiyalılaşmışsa, o aydın en tepedeki siyasedciye yog oluşun gercegleşdiyni ve alması gereken sorumlulugları alması içün ça’rıda da bulunur, uyarı da yapar. Kamusal alanda aydının rolü bunu geregdirir. Bunu yabdı’ımız içün da kimsa size hesab soramaz. Burası bir cehenneme dönüşdüysa burasını cehenneme dönüşdürennarnan süregli olarag gucaglaşılırsa, kimsası sessiz galmamızı beglemesin. Biz bunu bu tavrı eleşdirmeye devam edeceyig. Eved demograsiden, eşidligden, adaledden, emegden, barışdan yana olannar bir tarafda olacag, sömürgeleşdirmenin yanında olannar bir tarafda… Herkesin gucaglanması, herkesinan uzlaşılması ne anlama gelir bilirsiñiz? Faşizmin gazandı’ı, mualiflerin gaybeddiyi anlamına gelir. Külliye bizim mezarımızdır. Ölümü normalleşdirmeyin, mezar daşlarnı gudsamayın. Bunun siyasi ağırlı’ı garşısında hebsimiz ezilirig!    

Diğer yazıları

Facebook; Sessizleşdirilen Cemaad – Halil Karapaşaoğlu

Gıprızlılara facebook üzerinden Hindistan merkezli şirkedler tarafından sisdematig bir...

Gıprızlıların Üşüncü Garanlıg Dönemi – Halil Karapaşaoğlu

https://youtu.be/ueHVrSpZNPkGıprızlıca gonuşan Gıprızlılar’ın, TC’nin gendi kurumları veya onnara ba’lı...

Hayad Bahalılı’ı ve Dovmayan Çocugların Göşü – Halil Karapaşaoğlu

https://youtu.be/JondskhzmGwHayad bahalılı’ı ödeneyiynan ilgili sendikaların Üstel hökümetine garşı yabdı’ı...

Hellimden Hellim Peynirine; Kültür Politigdir! – Halil Karapaşaoğlu

Buray Hoşsöz: "Hellim peynir değildir. Peynir çeşiti olabilir ama...

Kasab, Serhat Akpınar ve Yürüyen Ed Parçaları – Halil Karapaşaoğlu

Nazar Erişkin’in Kanal T’deki programına katılan DP milletvekili Serhat...
4,157BeğenenlerBeğen
947TakipçilerTakip Et
3,968TakipçilerTakip Et
825AboneAbone Ol

Son eklenenler

Emperyalizmin çıkmaz sokaktan kurtulma stratejisi – Prabhat Patnaik

Eğer neoliberalizm bu sürecin tersine çevrilmesini başlattıysa, Trump stratejisi...

Kıbrıs’ın bütün umutsuzları birleşiniz! – Neşe Yaşın

Biz ve onlar ikilemi sonsuza kadar sürecek bir çözümsüzlük...

“Βize Benzeyen Yabancılar” – Niyazi Kızılyürek

Bugünkü köşe yazımı Yorgos Frangos’un kitap tanıtımı etkinliğinde yaptığım...

Yaşam mücadelesi > nüfus mühendisliği – Gözde Bedeloğlu

Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın imzasıyla Resmi Gazete’de yayımlanan...

1 Mayıs daha geride kalırken – Özkan Yıkıcı

dünyada bir gün vardır ki resmî kıskançlıktan sıyrılarak meydanların...

1 Mayıs: 8 saat canımız ne isterse! – Kıvanç Eliaçık

Sendika bildirilerinde, miting konuşmalarında ve sosyal medya paylaşımlarında 1...

Anılarla yakın tarihten günümüze 1 Mayıs – Özkan Yıkıcı

Tekrarda fayda var: Coğrafya önemi hiçbir zaman göz ardı...

Canlı yayın