Onbeş kasımın artık son saatine geldim. Aklımda hep bir eksik brakma dürtüsü var. dönüp aklımı toparladım. Doğrudur: günle alakalı yazılacak birkaç söz olsun ollmalıydı. Önemli yakın tarih olayları vardı. Sadece K. Kıbrısla alakalı kısa bir “bağımsızlık ilanı” deyinişi yaptım. Demek ki bazı olgular daha yazmam gerekiuordu. Günümüzü anlamda bu bilgiler öenmli olduğuna inanııyorum.
Bu yılkı bizim Onbeş Kasım belkide yeni küliye sahibi kadar öpüşme davranışı da biraz da magazinleştirilecek. İronik bir hal aldı. Tufan bey durmadan sık sık karşılaştığı kişilerle öpüşme tutumu giderek konu olmaya doğru gidiyor. İronik ama gerçek. Geçen yıl örneğin Tatar saçmaladıkları ve atıp tutmalarıyla akılda kalırken, gelecek zamana bu defa Tufan beyin önüne gelenle öpüşme ile AKP ekseninde olduğunu güneye saldırarak kanıtlama atışlarıyla geçeceği kesin.
Onbeş Kasım yakın tarihte artık kanıtlanan şekliyle federasyon ekseninden üst Türkiyeleşme hamlesi sıçraması oldu. Son sonuçlarda ise yetkinin nederecede burada kaldı sorusuna dahi ihtiyaç duyulmayacak şekle getirildi. Bağımlı olma veya bağımsızlık artık kwelimeswel fetişizimden başka birnanlamı kalmadı.
Tabi ki Onbeş Kasımın bir de atmışyedi Köfünye olayları var. pek fazla gündeme sokulmaz. Siyasal öncelik şimdilik bağımsızlıkta. Oysa Köfünye olayları Kıberıs yakın tarihinde oluş şeklinden tutun sonuçları bakımından tam bir yol kavşağı durumunda. Sonuçta Makariyos Grivas elişkisinin açığa vurulması, Grivasın adadan resmen kovulması, adada konulan yol gibi anbargoların ablukaların kaldırılması ile yumuşama dönemiyle iki toplum çlişkisinden Kıbrıs Yunanistan çelişkisinin öne çıkma tarihi önemi vardır. Köfünye olayı resmen iki toplum gibi algılatılsa da başlangıç ve sonuç banbaşka alanın açılmasını da getirdi. Kıbrızs bakımından Köfünye olayları bu nedenle siyasal sonuçları bakımından önemlidir. Bu konu pek konuşulmaz. Hele de uluslarası boyutuyla olan müdahalleler ile Amerikanın etkin bazı ayar hamleleri sonuçta Kıbrısın uluslarası konumunu da ortaya koydu.
Onbeş kasım sadece Kıbrıs için önemli yakın tarih taşımamaktadır. Örneğin Türkiyede hala pek konuşturulmamaya çalıştırılan Dersim olayları bakımından da önemli bir sayfası vardır. Seyit Rızanın idam edilme tarihidir. Onbeş Kasım Bindokuzyüzotuzyedide SeyitRıza idam edildi. Konu nedense hala fazla tartışılmaz. Dersim tarihinde önemli gündür. Olay unuturulmaya uğraşılsa da hala canlı. Acı olan bu konuyu Dersimliler dışında nedense başta Kemalistlerin ve faşistlerin pek de sorgulama veya bilme konumuna hiçgetirilmemesidir.
Seyit Rıza idamının da bile bile gösterilen gerekçenin de olmadığı bilgileri oldukça fazladır. Hat da Mustafa kemal ile inönünün farklı düşündüğü ve bundan dolayı inönünün başbakanlıktan istifa etirilip yerine Celal Bayarın getirildiği siyasal hamlenin de özünde Dersim gelişmeleri vardır. Ama hala yüzleşmesi dahi olmadı.
Daha bir konuyu Ortadoğulaştırlaım: eğer Filistin hareketi güçlü olsaydı veya dünyada doğru anlaşılsaydı, Onbeş Kasımda sürgünde ilan edilen bağımsız devlet konusu da gündem olacaktı. Nerden nereye gelindiği sorgulanacaktı. Üstelik çoğu devletin hesapta tanıdığı Filistin devlet gerçeği ile son dönemin Gazze soykırım yapılma güncesiyle olay konu edilecekti.
Ancak, filistin hareketinin geldiği nokta nedeniyle ne konu hatırlanıyor nede başta Filistinliler olayı hatırlatma durumundan bile uzaklaştırılan siyasal sonuçta olmaları buna yardımcı oldu.****
Ufak bir Onbeş kasım dolaşımı yaptım. Bizde dahi Onbeş kasım sıçraması ile günümüz malum açık şekliyle karşımızda. Ama ilgili gerçek değişmiyor: tarihi belekten sildirip yok edilmesi sonrası,yeni güncel siyasal çıkara göre tarih yazmanın tutsaklığının nedenli yanlış olduğunu anlamamıza yetmesi gerekir. Tarihin belekten kaldırılıp resmi tarih yazılması demek, geçmişten koparılık geleceğimizin de yanlış şekillenmesinin tehlikesine işaretdir. Üstelik bizde öyle bir resmi tarih geliştiriliyor ki Kıbrısın garantörlük açık belgelerine rağmen, sanki Türkiyenin Kuzey Kıbrısın garantörüymüş algısıyla yeniden resmi tarih belgesi bile yazıldı. Bu dahi bilgisizlik ile yanlış hesap algısının nedenli tehlikeli olduğunu da gösteriyor.
Dersim olayı ibretliktir. Filistin konusu ise ironik. Öyle ya onca Gazze katliyamıyla şu veya bu şekilde konuşturulan Filistinin, tanınan devlet durumuna rağnen bağısızlık ilanının bilinmemesi de tek kelime ile gariplik içermektedir. Onun için arada yakın tarihe dokunmak iyi gelecektir. Enazından tekrardan yaşanma şansı olmsa da bilinmesi bakımından çok önemlidir.



