14 Aralık 2025, Pazar
17.8 C
Lefkoşa
yaklaşımlarÖzkan YıkıcıAfganistandan Venezuelaya, Amerikan turunsolu - Özkan Yıkıcı

Afganistandan Venezuelaya, Amerikan turunsolu – Özkan Yıkıcı

Pek de alışmadığımız bir haber, dünya medyasında dolaşıma girdi. Amerikada iki ulusal muhafız vuruldu. Yer ABD. elbet konu olacak. Hele de vurulan ulusal muhafızlar olursa. Yıetmedi: vuran da kim sorusuna yanıt başka açılım da getirdi. Yaralı olarak ele geçen saldırgan Afkan kökenlidir. Birkaç yıl önce Amerikada mülteci olarak kabullenildi. Afkanistan mı: işte sorular devamlı yoluna geçer. Afkanistan nerde, Amerika hangi alanda ikilemine takılırız. Olduk.ça uzak. Ama olaya bakın: pek de alışılmamış bir olay; iki ulusal muhafız vurulur. Vuran da Afkan kökenli. Dahası, ülkeğe kabul edilen mülteci…

Sorgulama devam edecek olursa: konu deşilince de vuran kişinin kimliğinde başka gerçekler de ortaya çıkar. Tetiği çeken Afkan, kısa zaman öncesine de Amerikan adına hem de CİA için ülkesinde çalıştı. Amerikan işkalinde işbirliği yapan bir Afkandı. Demek oluyor ki deştikçe sistemin aynasında renkler birbirini kovalayarak resmi geliştirmektedir.

Amerika işkalden yenilgiyle çıkarken, elbet kendibe çalışanları da korumak zorundaydı. Nitekim, kendine çalışan kimine göre üçyıüzbin kişiğe birçok ülkede kalıcılaşma mültecilik sağladı. Seksenbin rakamlı insan da Amerikaya alındı veya alınma sırasında. İşkalin işbirlikçisi olup yenilgiyle onları maduretmeme politikasının ürünleriydi. Şimdi: bu zamanında Amerikaya yardım eden, kendi halkını katleden Afkan, kendine yerleşme hakı veren ülkede iki ulusal muhafızı vuruyor. Bir anlamda Amerikanın Afkanistan politikasına hem de Amerikada merhaba diyordu.

Yardımcı olacak ek gelişme de kısa zaman önce talepleşti. Amerika Afkanistan Talaban yönetiminden Bakra askeri üstünü istedi. Hedef Çini kuşatma hareketinde ilgili ülkeğe daha yakın mevzi alma. Bir yanda iki muhafız vurulma olayı, öte yanda Bakra üstünü istemek. Hem de kendi yenilip ülkeği terketiği Talabandan talep edilmektedir. Bu arada Trump olayı hemen bahaneli siyasetine meze yaptı. Ülkedeki göçmenlere karşı politikasını hemen sertleştirdi. Yeni kabulleri dondururken, olanları da hızla inceleme emrini de çaktı.

Bir anda karşımıza yakın tarihin sonuçları örneklerle çıktı. Amerikan emperyalizmin Afkanistan işkal uygulamaları ve oluşturduğu işbirlikçi politikaların adeta kenbdi ülkesinde yankılanmasına tanık olduk. Ama değişik çıkış olgusuyla da: sanki suçlu yakalamış gibi ırkçılığı besleyen göçmen mülteci karşıtlığı ile kafasında olan sert adımları Terump hemen gündeme soktu.

Çoğunun unutuğu birkısmına da unutturulan Afkanistan emperyalist gerçeklik, hem de Amerikada iki muhafız ölümleriyle birlikte yeniden bize siyasal tarihi tekrardan canlandırdı. Tabi ki öğrenmek isteyen, neden sonuçlu meraklı sorgu yapanlar için geçerlidir. Tabi ki olayın özü ile fırsatı kulanım şekli de siyasal duruşların pratikleşmesinden başka bir gerçek değildir. ****

Yine Amerikan kararlarıyla başlayacam. Bu defa Asyanın dağlık ortaçağda mahkum edilen Afkanistan şokuyla değil bu defa arka bahçe Latin Amerikaya uzanıyorum. Ülke Venezuela.. malum, Trump tehtitle kalmadı. Yöreğe gemileri gönderdi. Askeri yığınak yaptı. Probaganda makinesi işletiliyor. Maduroya hep uyuşturucu kartel lideri olarak suçlamalar yapıyor. Doğru yalan fazla sorgulayan da yok. Oysa biraz yöreği araştıranlar, Amerikaya giren uyuşturucu kaynaklarına ulaşanlar, bu probagandanın doğru olmadığını hemen bulur. Ama ana akım medyada bunu anlatmak da zor.

Derken, Trump bir karar alır. Maduronun kafasına ödül kor. Onu terörist başı ilan eder.  Önemli kesim bu gelişmenin tam anlamını anlayamadı. Halbuki CİA resmenn göreve çağrıldı. Komplo ile teörist görme ikileminde devamının gelme olasılığını da tırmandırdı. Ama önemli bir siyasal hamledir. Genelde Amerikan başkanları savaş ilan etmek için senatodan onay alması gerekir. İzinsiz savaş ilan edemez. Gerçi Trump bunu pek dikate almadığını bazı hamlelerle gösterdi.

Terörist ilan etme ise başkana yetki kulanma alanı açar. Terör örgütüne karşı operasyonda yasal hakı vardır. Onun için meclislere sormadan kendi kararıyla Maduroya karşı uyuşurucu lideri olarak operasyon düzenleme kendince yasal zemin oluşturdu. İdiyaları yalan olsa da ki bolca yalan idihya ile işkaler dai yapıldığı bir kocaman yakın tarih örnekleriyle dolu doluyuz. Ozaman Trump ilan etmekle Maduroya karşı saldırı yapma kendince yasalığını da oluşturdu!

Elbet CİA gerçeğini yakın tarih pratikleriyle bir yerde tutmamız da önemlidir. Hala ismi verilen karterin dahi kanıtlanamadığı, Amerikaya giren uyuşturucuda Venezuelanın katgısının öncelikli olmadığı bizat kendi rakamlarıyla ortadayken, yine de sırf karşıt gördüğü için terörist ilan etme gücü emperyalist gerçekliğin bir yeni örneğidir.

Bu arada önemli başka bir gelişmeler zinciri de oldu. Amerika birçok Venezuela balıkçı teknesini vurdu. Övünerek “uyuşturucu” ismiyle de probagandalaştırdı. Nedense kanıt bulma veya tekneleri batırmadan yakalayıp suçları kanıtlama durumundan uzak durdu. Şimdiden yüze yakın insan batırılan teknelerde öldü. Kurtulan birkaç kişi ise balıkçı olduğu anlaşıldı. Öyle uyuşturucu falan da yok. Ama probaganda merkezi Amerika. Suçlamayı yapan Trump. Dilediği gücü de yalanları kulanıp uygulayan da ayni devlet. Yeterki sizi şer eksenine koydu ise ozaman bahane bulma da kolaydır. Zaten daha Çavez kbaşkan olurken Amerika Venezuelada darbe girişimini gerçekleştirdi. Bu konuda cezalandırma değil devamı sağlandı. Birçok sıkıştırmalar oldu. Hala Maduro direniyor. Bakalım mevlam emperyalist yolda daha neleri yazdırtacak.****

Size iki değişik örnek verdim. Maduronnun terörist ilanı ve Amerikada iki ulusal muhafızın vurulması. Bunlar biraz deşilince de tek tek basit konudan birden Amerikan emperyalizmin ta kendisine bizi taşır. Ama medya yoğunluğu ile sistemin hala en güçlü devleti olma gerçeği neleri yerlebir ederken, nasıl ansızın dönüp kendine ulaştığının da pratikte yaşanan kanıtlar haline getirir.

Unutmayalım: Amerika emperyalist sistemin hala en güçlü merkezinde bulunuyor. Trump gericilik iele otoriterleşen liderdir. Şimdiğe kadar birçok yalan söylendi. Yalanlar kanıtlandı. Fakat yalanların yaratığı yıkımlar ise başta çevremizde epey altüslerle gericiliği yükselti. İnanmayan Suriyeğe baksın. Şimdi gelişmeler ise gelip Amerikaya da ulaşacağının yeni şaretleri olarak yaşandı. Bir anlamda. Afkanistan ve Venezuela, Amerikanın turunsolu haline geldi.

Diğer yazıları

Konuyu anlamaya çalışırken – Özkan Yıkıcı

Genelde basit gerçeklerle hareket edecek olursak: Önce, eğer bir...

Bir hükümete daha güle güle: Bulgaristan – Özkan Yıkıcı

Bu yıl belkide muhalefet bakımından konuşulacak konu da hükümetlerin...

Geçmişin birikimi ile günümüzdeki yansıyışı – Özkan Yıkıcı

On Aralık, insan hakları günüdür. İnsan hakları evrensel belgesinin...

Tekrarlana tekrarlana vıcığı çıkan gerçek – Özkan Yıkıcı

Seksenlerin başında başta sosyalist akademisyenler olmak üzere, birçok aydın...

Afrika gerçeklerinde, Benin darbe hamlesi – Özkan Yıkıcı

Çok önemli bir algısal tutsaklıkla başlayacam: genelde sistemleştirme düşüncesi...
4,157BeğenenlerBeğen
947TakipçilerTakip Et
4,000TakipçilerTakip Et
748AboneAbone Ol

Son eklenenler

Konuyu anlamaya çalışırken – Özkan Yıkıcı

Genelde basit gerçeklerle hareket edecek olursak: Önce, eğer bir...

Pembe Dalga’nın sönüşü: Latin Amerika’da aşırı-sağın yükselişi – Kavel Alpaslan

Aşırı-sağın yerini sağlamlaştırdığı bir zamanda Latin Amerika’daki solun içerisinden...

Trump Avrupa’da ‘rejim değişikliği’ istiyor – Yücel Özdemir

“Rejim Değişikliği”, bugüne kadar daha çok ABD ve Avrupa...

ABD’nin Ulusal Güvenlik Stratejisi ve Barrack’ın uysal monarşisi – Nuray Sancar

ABD'nin Ankara Büyükelçisi ve Suriye Özel Temsilcisi Thomas Barrack,...

Nükleer atıklar gündelik yaşamın neresine düşer? – Pınar Demircan

Bir kentin gündelik yaşamı sessiz bir süreklilik üzerine kuruludur....

Bir hükümete daha güle güle: Bulgaristan – Özkan Yıkıcı

Bu yıl belkide muhalefet bakımından konuşulacak konu da hükümetlerin...

Lübnan bir kez daha savaşın eşiğinde! – Hediye Levent

Lübnan semalarında bir kere daha kara bulutlar toplanmaya başladı....

Fabrikada-tarlada: Sovyet kütüphane kültürü – Kavel Alpaslan

Tarihler 1980’leri gösterdiğinde dünyadaki üç kütüphaneden biri tek bir...

Canlı yayın