yaklaşımlarÖzkan YıkıcıHisterileşen vahşetin pençesinde, Sudan - Özkan Yıkıcı

Histerileşen vahşetin pençesinde, Sudan – Özkan Yıkıcı

Bazen şu basit tekerlemeği yaparız: “dünya gerçekten küçüldü. Öyle küçüldü ki herşey uzaktan kolaycca ykına gelir. Kolayca bilgiğe ulaşma olanakları vardır” diye sıralanmaya başlanır. Fakat, başka bir ortamda ise dünyada en sarsıxı olay hat da dibinizdeki sarsıntıdan dahi bihaber halde bilgisiz kalma kolaylığı da var. iletişimin tutsaklık ile öğrenme ikileminin esiri olma gerçeğidir.

Dünyada son dönemde en vahşi, gerici, faşist insanlık dışı katliyamlar birçok yörede yaşanıyor. Bazısı haber bazısı hiç duyulmaz. Duyulanların ise bazen medya marifeti probaganda damıtılmasıyla banbaşka telden çalınan melodiye dönüşür. Bazısı acı şekilde dünya katılımcı olurken de haberi dahi duyurtulmaz. Etrafımız bu şekildeki elişmelerle doludur. Bilgisiz, algı tutsaklığı ve bilmenin adeta karmakarşık güncesinde savrulup dururuz.

Gazze soykırımla iki yılımızın güncel geçiş noktası oldu. Öyle oldu ki sanki normalmış havasında estirildi. Gazze yine de yanlış olsa dahi gündemleşti. Biraz aşağıya kayınca bu defa benzer zaman diliminde sarsılan Sudana ulaşırız. Orada da histeriğe dönüşen katliyamlı iç savaş yaşanıyor. Ama Sudanın haberi pek olmaz. Üstelik Sudan savaşının kirine salt ülke tarafları değil dünyanın birçok ülkesi direk çeşitli esrumanlarıyla savaş orkesrasına eşlik yapıyor.

Tabi başka bir kasırga adayı da Latin Amerika, ona yeri geldikçe değinecem. Ama bu makalemi Sudana ayırıyorum. Öyle bir Sudan ki her yönüyle yakın tarih emperyalist gerçeklerinin hepsi ülkeye ekilip yeşertildi. İç savaşlar, darbeler, güney kuzey savaşı, Dafur soykırımı ve derken şimdi de ordu ile özel kuvetler HDK iç savaşı. Hep acı, gözyaşı kan ile gjöçler yanında, inanılmaz insan kıyım davranışlı bir coğrafya.

Sudan daha sınırları çizilip devlet haline sömürgecilikten geçerken hiç raha görmedi. Dışmüdahalelerden iç karmaşalara her aparatın tanığı oldu. Askeri darbeler, iç savaşlar, ayrışmalar, soykırımlar ile dış müdahaleler hiç eksik olmadı. Sömürge payı alma adına altın rezervinden tutun topraklarının verimliliğine el koyma çabalarına dek Sudan hep uygulama alanı oldu. Şimdi de ordu ile özel kuvetler HDK savaşı sürüyor. Kirli ve karanlık bir şekilde hızla devam ediyor. Elbet salt iç savaş değil, dış güçlerin de katılımıyla adeta karanlık olaya yeni dış katılılmlarla “zenginleştiriliyor”. Paralı askerler, İngiltere silahları, Amerikan ajanları, yabancı kesimler değişik gömlekler giydirilerek Sudandaki savaşa katılım gösteriyorlar.

Halbuki olay öncesi işler biraz yerine oturuyor gibiydi. Sudan halkı ayaklandı. Diktatör siyasal İslamcı Ömer Beşiri büyük aokak direnişi ile devirdiler. Geçiş döneminde ne yazık toplumsal muhalefet kırılmaları, rejimin temel gücü ordunun işine yaradı. Bir kesim orduyla ortak geçiş yönetinini savunurken, belirli kesim de ordusuz geçiş dönemini istiyordu. Sonunda, Elbeşiri deviren halk parçalanarak rejimin militarist karanlık kurumuyla ortaklaşma yönetimi oluşturdu. Tabi ki muhalefet de parçalandı.

Sonuçta ordu toparlanıp önce sivil kesimleri yönetimden attı. Ardından kendi geçiş sürecine geçti. Fakat bu defa militarist kanat oldukça ikilem yaşadı. Resmi ordu kesimi, Burhanedin bey özel kuvetler HDK kesimi ile anlaşmazlığa düştü. Ordu Hızlı haraket yapısını tasfiye etmek istedi. Daha doğrusu ordu altına almayı denedi. Buda militarist yapıda ikilem ordan da iç savaşa varan çatışmaları tırmandırdı. Oldukça da acımasız halde tırmandı. BİA, İngiltere, Amerika, Mısır ve paralı askerler hemen taraflaşarak katılıma benzin taşıdılar. Yaklaşık iki yılı çoktan aşan savaş da net üstünlük olmadan sürüyor.

Milyonların göç etiği yüzbinlerin direk öldüğü savaş hala sürüyor. Ülkenin zengin altın madenleri ise işdah kaldırıyor. Özellikle BİA bu alanda önemli güç kazandığı kesin. Batılılar ise şirkeletlerinin girişini isterken, altın madenlerini sömürgeleştirme fırsatıyla da elerini ovuşturuyorlar. Ateşkes çabaları dahi karşılık bulmadı. Şansları şu: dünya onca katliyama karşın konuyla ilgilenme bir yana, haberini dahi pek yapan yok. Afrikalı olma ile kirle bulaşmanın kaçışının katgısı burada imkar edilemeyecek derecededir.

Önerilenler ise bizat önerilenlerin desteklediği tarafa doğru uymayarak baştan ihlal eilen süreçlerle gelip geçiyor. Ama verimli toprakları, zengin madenlerine karşın Sudan iç savaşla boğuşuyor. Halk yoksuluklarla boğuşuyor. Savaşın çirkin gerçeği, gıda dahi bulunamayacak derecedeki felaketin de normalin de gerisinde ilgisizce yaşatılmasıdır. Dafurda belli ki özel kuvetlerin merkezi yeri olarak kalıcılaşma peşindedir. Ülkede sermayenin her boyutlu kesimleri pay için cirit atmaktadır. Halk ise sürgünleşme, soykırıma, açlığa mahkum edilerek birilerin kazanç hesabına muhasebe edilmektedir

Sudan: son iç savaşın başlaması üzerinden çoktan iki yıl geçti. Oysa halk direnerek Ömer Beşir siyasal islam diktatörlüğü yendiydi. Ama şimdi bizat eskinin devamı olan militarizmin kendi içindeki kavgasının da mahkumları haline geldiler. Açlık, ölüm, kıyım ve kadınların tecavüze uğrayan bir ülke girdabına dönüştü. Direnen halkın militarist güçler hesabındaki sokağı kaybetmesi, geçiş döneminde eskiyle uzlaşma çabasının bedeli çok kanlı oluyor. Hele dış güçlerin davetsizce gelip taraflaşması başka bir acı kesit. Yerel zenginlikleri alma, silahları samtma ile sermayehin işdahı belli ki Sudana hiç rahat vermeyecek.

Diğer yazıları

Birleşik Arap Emirlikleri, nereye doğru koşuyor? – Özkan Yıkıcı

Küçük olsa da birçok özellik gizletilerek öyle bir Körfez...

Gelişmelere seçimler boyutunu da katarsak – Özkan Yıkıcı

Gençliğimizde seminerler düzenlenirdi. İlk sosyalist eksendeki seminer konusu da...

Krizler diyarındaki gerçeklerde savrulmak – Özkan Yıkıcı

Adamız, kritik koşullarda yüzmeye çalışan gemi misalidir. Orta Doğu...

Suikastlerle Amerikan gerçeği civarında dolaşmak – Özkan Yıkıcı

Tartışılmaz şekliyle Amerika, sistemin süper gücüdür. Gerilemekte olan son...

Nereye gidiliyor? – Özkan Yıkıcı

Amerika’da Trump, Rusya’da Putin, Hindistan’da Modi, Arjantin’de Milei, İtalya’da...
4,157BeğenenlerBeğen
947TakipçilerTakip Et
3,969TakipçilerTakip Et
823AboneAbone Ol

Son eklenenler

Birleşik Arap Emirlikleri, nereye doğru koşuyor? – Özkan Yıkıcı

Küçük olsa da birçok özellik gizletilerek öyle bir Körfez...

Dünya Siyasetinin Deneme Alanı – Şener Elcil

Dünya siyaseti ekonomi üzerine kurulmuş olup, tüm siyasi sistemler,...

Sadece sürücüyü değil, aracı da değiştirmek gerekiyor – Fikret Başkaya

‘Siyasal iktidar denen şey, bir sınıfın başka bir sınıfı...

Gelişmelere seçimler boyutunu da katarsak – Özkan Yıkıcı

Gençliğimizde seminerler düzenlenirdi. İlk sosyalist eksendeki seminer konusu da...

Krizler diyarındaki gerçeklerde savrulmak – Özkan Yıkıcı

Adamız, kritik koşullarda yüzmeye çalışan gemi misalidir. Orta Doğu...

Halkların İklim Zirvesi ve nükleer karşıtı mücadele – Mehmet Horuş

Çernobil felaketinin 40. yılı, geçtiğimiz haftanın en önemli gündemleri...

Dolar ve F-35 – Hayri Kozanoğlu

Marksist iktisatçı Lapavitsas, yeni emperyal düzeni “dolar ve F-35’in...

Doruk’tan gelen ses: Hangi taraftasın? – L. Doğan Tılıç

İşçi sınıfı mücadeleleri içinde madencilerin, en başta da terini...

Canlı yayın