yaklaşımlarÖzkan YıkıcıKaçak insanlar gerçeği - Özkan Yıkıcı

Kaçak insanlar gerçeği – Özkan Yıkıcı

Son günlerde, ansızın birçok kaçak insanın yakalandığı haberleri yayıldı. Birkaç günde yüzotuzdört kişinin yakalandığı haberleri bazı medyalarda epey yer buldu. Bu arada K. Kıbrısın kaderi olacak ki turizme de yeni alan da burada ortaya çıktı. Tetikçi turizm diye kuram içeriği doldurularak gündemleşti. Tabi yakalanan tetikçilerle birlikte gelişen olay halindedir.

Neyse: konumuz kaçak insanlar olacak. Özellikle son günlerdeki belirli bölgelerdeki yapılan operasyonla epey kişinin tutuklanması, kimilerine göre sanki yeniymiş gibi de algılandı. Halbuki özellikle doksanlar ortasında Çiler dönemi Kıbrıs politikasıyla resmen Kuzey Kıbrısta kaçak insan artışı epey yoğunlaştı. AB süreciyle de bu kaçak insan profiline zengileme geldi. Çünkü artık buraya gelip çalışma yanına bir de buranın transit yol olup güneye AB toprağına adım atma amacıyla kaçak insan ticareti de artı.

Peki sürpriz varmı: elbet yok. Çünkü herkes eskiden beri çalışma alanında epey kaçağın olduğunu seslendiriyor. Hat da direk resmi kaynaklar onbinlerle ifade edilen kaçak çalışan ile sigorta ölçekli bilgiler dahi yayınlıyordu. Ama halkta rakama bakarak şaşıran yok. Çünkü sistemin kendisi olduğunu herkes bilir. Hat da eskiden salt emek sömürüsü için getirilen insanlar, daha sonra başka tekniklerle de yeni alanlar açıldı. Örneğin yoğunlaşan öğrenci müşteri talebiyle buraya gelip kayıt yapanlar, buraya geliş yasalıkla, sonradan kaçak düşme kuralına da uğrarlar. Benzer başka alanlarda da var. hat da bol bol af çıkarılıp para dağarcıkları doldurulurken, bundan yararlanmak için kaçak gelip yasalık kazanma peşinde olanlar da var. ama tüm bunlar hiç konuşulmuyordu. Arada bir duyulanlar ise denizdeki bir bardak suya benziyordu.

****

Bu arada ekleyelim: K. Kıbrısın kaçak insan gerçeğinde daha genel koşulların da yaratıcı olduğu kesin. K. Kıbrıstaki yapılanışta yasadışılık ilkesiyle oluşturulması, sonuçta birçok yasadışılığın da zemini sağlandı. Yasadışılıkların yerleşmesi ayni zamanda bunun örgütsel biçimi mafyaların da yerleşip güç olmasını sağladı. Mafyalar da bu yasadışılığa bayıldılar. Salt insan değil birçok alanda normal ile yasadışılık yani kaçakçılık birlikte saydamlaştı. Her konuda kaçak ifadesi bolca yerini aldı. Sonuçta kaçak insan ile emek sömürmesi veya insan ticaretiyle transit geçişler artık Kuzey Kıbrısın işleyen mekanizmasının gerçeği olarak normalleşti. Fakat son dönemde bu iş iyice yoğunlaştı. Öyle ki artan mafya tipi yapıların etkileri, yeni alanların açılması, buraya gelip de yasal yol ile başlayanların, çaresizce kaçak durumuna düşmesi. Yasal geliş ile kaçak olma geçişlerinin normalleşmesi hepsi sayısal olarak artışın da kaçınılmaz sonucunu getirdi. Hele de artan suç veya mafya tipi konularda daha kolay suçlanacak kesim olmaları da olayı daha bir öne çıkardı. Ama gerçek, bu kaçak ifadeli insan akışkanlığında epey para kazanan, emek sömürüsü yapan kesimlerin de olduğu kesin.

Tabi ırkçılığın dışa vurması da daha doğal gönderme yapma zeminini de oluşturdu. Örneğin son dönemde asgari ücret de dahi brakın kaçakları, yasal zeminde olan yabancıların daha düşük maaş almaları dahi yasalaştırıldı. Buda öteki gerçek.

Tabi ki konu gündem olunca, her olayda özellikle kaçak da olması kamuoyunda bir tepkisel duruş da getirdi. Kimi tepkiden kimi de ötekine suçu yükleyip kendini aklama duygularından da yapıldığı kesin. Nitekim Nijeryalı kelimesini duyarken, örneğin Türkiyeli olma kulanımı ayni değildir. Ama artık resmen son açığa çıkan bazı olaylar da gösterdi ki bu kaçak veya yabancıları buraya getirmek iin mafyalar oluştu. Onlardan epey para alınıyor. Dolandırılanlar ise ses çıkaramıyor. Çünkü yasa dışılık var. ama suç hep kaçak olana yıklıyor. Öyle ki son bazı patron medya sözcüleri de gelen insanlardan normal haldekilerden dahi depozito parası alınması önerisini yapıyorlar.

Burada ufak bir öneri yapacam: son Bangnadeşlilerde olduğu gibi sekizbin URO alınarak adaya getirildiler. Nedense bu parayı alanlar hiç sorglanmadı. Oysa parayı alanlardan gerekli kaynak alınsa, kaçakları yurtlarına gönderme fonu da oluşur. Kazanılan onbinler düşünülmez. Emek sömürüsü yapanlar ise neden kaçak çalıştırırsın diye suçlanmaz. Ama bu çembere girip kaçak olan insanlar hep hedefte brakılır. Hat da genel kirliliğin faturası da onlara çıkarılır. Yoların bozukluğu, yerel insanların trafik uymaması görmezlipe konulup bir günahkar kaçaklara fatura çıkarılır. Evlerden yılık para kirası istenirken kaçak olma önemsenmezken, yığılan insanların kendine has eğlenmeleri ise şikayet konusudur.

****

Aslında son gelişmeler sürpriz değildir. Ta yetmişler sonundan beri bizim siasi kesim bu uyarıları yaptı. İşkalin sonuçları olarak vurgulandı. Yasadışılıkların zamanla kaçak şekilerin de kkurumsalaşacağı net idi. Doksanlarda Çilerin politikasıyla Kuzey Kıbrısta emek sömürüsü işdahı ile bizim güdük burjujuvalar bu gidişata sarıldılar. Böylelikle defakto darmadağın oldu. Sosyolojik yapı dengesizleşti. Yasadışılık mafya ile güçlendi. Mafya güçlenince de kara paradan tutun, uyuşturucu ile her türlü insan kulanım alanları da genişledi. Bir sosyolojik kopuş ile sömürgesel şekil kkurunsalaştı.

Şimdi, sanki yeniimiş gibi de şu kadar kaçak yakalandı deniliyor. Ama bunları getiren, kulanan piyasada yok. İşte size bir K. Kıbrıs klasiği. Bu koşullar sürdükçe de devam edecek. Hele belirli kesimler bu gelen insanları kulanıp rant kazanıp emek sömürdükçe de değişik yöntemlerle de başka alanlar açılacaktır.

Diğer yazıları

Mayıs havalarında Kıbrıs semaları – Özkan Yıkıcı

Kıbrıs da tüm dünya gibi Mayıs ayına girdi. Günler...

Paşinyan’ın kıvrak siyasal dansları – Özkan Yıkıcı

Ermenistan’da önemli bir zirve yapıldı. Avrupa ülkeleri ve Kanada...

Deniz Gezmiş ve arkadaşlarının idamından günümüze – Özkan Yıkıcı

Şu itirafı yaparak konuya gireceğim: Sürekli makale yazmaya başladığım...

Propaganda gücü ile gözden kaçırılanlar – Özkan Yıkıcı

Bölgemiz son aylarda, hem de kirlinin de ötesinde, savaşlarla...

Parlamento seçimlerine günler kaldı – Özkan Yıkıcı

Güneyde Kıbrıs Cumhuriyeti parlamento seçimlerine günler kaldı. Ayın son...
4,426BeğenenlerBeğen
1,501TakipçilerTakip Et
3,964TakipçilerTakip Et
831AboneAbone Ol

Son eklenenler

8 Mayıs 1945’ten bugüne düşen – Yücel Özdemir

81 yıl önce bugün Berlin’de, İkinci Emperyalist Paylaşım Savaşı’nın...

‘Özgürlüğü seven herkesin Kızıl Ordu’ya ödeyemeyeceği bir borcu var’ – Kavel Alpaslan

Heykeller neredeyse her zaman ‘bilindik’ insanları işler. En fazla...

Yolsuzluk dosyalarına “yasa” zırhı – Gözde Bedeloğlu

Kuzey Kıbrıs Cumhuriyet Meclisi’nde oy çokluğuyla kabul edilen “Ceza...

Mayıs havalarında Kıbrıs semaları – Özkan Yıkıcı

Kıbrıs da tüm dünya gibi Mayıs ayına girdi. Günler...

Hürmüz krizi Türkiye ve Suriye için fırsat mı? – Hediye Levent

Hürmüz Boğazı’nın merkezde olduğu ABD-İran krizi hâlâ devam ediyor...

Yeni nesil kapitülasyonlar – Mahir Ulutaş

Türkiye’nin son yıllarda enerji ve doğal kaynaklar alanında ardı ardına imzaladığı...

Paşinyan’ın kıvrak siyasal dansları – Özkan Yıkıcı

Ermenistan’da önemli bir zirve yapıldı. Avrupa ülkeleri ve Kanada...

Canlı yayın