Kıbrıs iktibasTümay TuğyanKıbrıs Cumhuriyeti’ne olan elektrik borcumuzdan ne haber? - Tümay Tuğyan

Kıbrıs Cumhuriyeti’ne olan elektrik borcumuzdan ne haber? – Tümay Tuğyan

Türk Ajansı Kıbrıs, Nisan 2013’te Fileleftheros Gazetesi üzerinden, Kıbrıs Cumhuriyeti Elektrik İdaresi (AİK) Müdürü Hristos Tufeksis’in bir açıklamasını çevirmiş.

Tufeksis’in açıklaması, AİK’in 1964 yılından itibaren, yani Aralık 1963 olaylarının ardından ücreti tahsil edilmeden Kıbrıslı Türklere sağladığı elektrik enerjisiyle ilgili.

1964-2012 arasında, faizleriyle birlikte 1 milyar 18 milyon Euro alacak biriktiğini söylüyor Tufeksis, 2013 tarihli beyanatında.

Kıbrıs Cumhuriyeti’nin 1964’ten sonra da diğer vatandaşlarına yaptığı gibi, Kıbrıslı Türklere de elektrik enerjisi sağlamaya devam ettiğini, bu durumun 1974’ten sonra da sürdüğünü ve bunun sonucunda üretilen toplam elektrik enerjisinin yüzde 25’inin, toplam 36 noktadan 66 KV’lık yüksek, 11 KV’lık orta ve düşük gerilim hatları aracılığıyla Kıbrıslı Türklere sağlandığını anlatıyor.

1996 yılında Teknecik’in devreye girmesinin ardından Kıbrıs’ın kuzeyindeki idarenin, 66 KV’lık yüksek gerilim ağını kestiğini, sadece düşük gerilim hattını bıraktığını da ifade eden Tufeksis, devamla elektrik verilen sadece üç nokta kaldığını, bunların da Luricina (Akıncılar), Pile ve Pergama (Beyarmudu) olduğunu kaydediyor.

Dilerseniz burada biraz duraklayalım, Tufeksis’in açıklamasına kısacık bir ara verelim ve Başbakan Ünal Üstel’in bugün söylediklerine bir bakalım:

“Teknecik devreye girerken Rum tarafı, Kıbrıs Cumhuriyeti’ndeki ortaklık haklarımızın parçası olan elektrik enerjisini, Kıbrıslı Türklere kesmiştir. Tam o dönemde Teknecik’te meydana gelen patlama sistemin yarısını devre dışı bırakmış ve tarihimizin en uzun süreli elektrik kesintilerini yaşamak durumunda kalmıştık”…

Buraya kendi yorumumu katmıyorum, Teknecik’in devreye girmesinin ardından Kıbrıs Cumhuriyeti ile aramızda bulunan enerji hattını biz mi kestik, yoksa Kıbrıs Cumhuriyeti mi bize elektrik enerjisi vermeyi kesti, bunun tahlilini size bırakıyorum.

Tufeksis’in açıklamalarıyla devam edelim…

AİK’in kuzeye elektrik vermeye devam ettiğini, tahsil edilmeyen enerji maliyetinin de her meclis döneminde yenilenen kararlarla, bütün tüketicilere paylaştırıldığını kaydeden Tufeksis, “Tahsil edilmemiş tüketim maliyeti Kıbrıslı Rum tüketicilere gönderilen faturanın yaklaşık yüzde 15’ine ulaşıyordu” diyor.

Çoğu Kıbrıslı Rum tüketicinin, özellikle de 1983’te ‘KKTC’nin ilanının ardından bu paraları ödemeyi reddettiğine dikkat çeken Tufeksis, ancak AİK’in, reddedenler aleyhine hukuki tedbirlere başvurduğunu belirtiyor.


1964-2012 dönemine ait 1 milyar 18 milyon Euro elektrik borcumuz var Kıbrıs Cumhuriyeti’ne. AİK’in Pile, Akıncılar ve Beyarmudu’na hâlâ ‘bedava’ eletrik sağlamaya devam ettiği dikkate alındığında ve faizin de 2012’den bu yana işlemeye devam ettiği hesaba katıldığında, bu miktarın bugün çok daha yüksek bir noktada olduğunu söylemeye sanırım gerek yok.

Elekterik konusunda yaşadığımız sıkıntıların sorumluluğunu üstlenmek yerine, her fırsatta Güney’e yüklenmeyi adet edinen siyasilerimiz, bu borcu da dillendirecek mi acaba herhangi bir noktada?

Kıbrıslı Rum tüketicilerin hâlâ bugün bizim bedavaya kullandığımız elektriğin yükünü ödemeye devam ettiğini de söyleyecekler mi?

Ve siyasi çıkar devşirmek adına Rumlar’a sorumluluk yüklemeye çalışan Üstel, Ağustos 2016’da, Akıncı’nın Cumhurbaşkanlığı döneminde Güney’le sağlanan enterkonnekte bağlantı sayesinde bugün açıklarımızı kapatmakta olduğumuzu, Kıbrıs Cumhuriyeti’nden aldığımız elektrik sayesinde, üretim yetersizliğinden kaynaklanan kesintileri azalttığımızı da anlatacak mı?

Kaynak: https://www.yeniduzen.com/kuzey-kibrisin-elektrik-borcu-1-milyar-18-milyon-euro-2934h.htm

Kaynak: https://ozgurgazetekibris.com/manset

Diğer yazıları

Parti rozetini evde bırak ve gel! – Tümay Tuğyan

“Ey acı! Ey acı!Yiyip bitiriyor hayatı zaman,Ve yüreğimizi kemiren,Göze...

Başörtüsü oyununu kim bozar? – Tümay Tuğyan

Talimatla yönetilen Ünal Üstel Hükümeti’nin bir anda kucağımıza attığı...

Yenileceksek de dimdik yenilelim! – Tümay Tuğyan

Bugünlerden geriye,Bir yarına gidenler kalır,Bir de yarınlar için direnenler!Yeryüzü...

Türkiye kazandı, biz kaybettik – Tümay Tuğyan

Cenevre toplantısının sonucunu iyi niyetli bir iyimserlik içerisinde karşılayarak,...

Üstel, Erdoğan’dan seçim vizesi isteyecek – Tümay Tuğyan

Bundan birkaç ay öncesine kadar ‘2027 yılından önce genel...
4,157BeğenenlerBeğen
947TakipçilerTakip Et
3,985TakipçilerTakip Et
790AboneAbone Ol

Son eklenenler

İran ordusu – Müslüm Yücel

İran’da askeri yapı teknik bir güvenlik kurumu değildir; ordu,...

ABD müttefiklerinde ‘rejim değişikliği’ istenirse? – Kavel Alpaslan

ABD ve İsrail’in İran’a karşı başlattığı savaşın şiddeti Basra...

İki sihirli kullanımla süsletilen kavram – Özkan Yıkıcı

Bazen dilimiz öylesine alışır ki beynimiz hemen kullanıma sokar....

“Mavi vatanımız”ı “Sormagir hanı”na çevirdiler… – Hasan Kahvecioğlu

Doğu Akdeniz, bizim hoyrat milliyetçilerin “mavi vatan”ıydı… Ülkücü, kafatasçı, dinci...

İran savaşı, Hürmüz Boğazı ve dünyanın darboğazı – Yücel Özdemir

Bir haftasını geride bırakan İran savaşının uzun sürmesi durumunda,...

Savaş, gübre ve bağımlılığın faturası – Özge Güneş

Gıda egemenliği hareketleri, son yıllarda artan şekilde savaş karşıtı söylemin de...

Öncesi ve sonrası: Türkiye ekonomisi – Hayri Kozanoğlu

Ortadoğu’daki savaşın uzama ihtimali enerji fiyatlarını yukarı çekerken ülke...

Dünyanın En Güvenli Yeri: “Kıbrıs” – Şener Elcil

1960’lı yılların sonunda, çocukluk dönemimde göçmenlik yaşadığımız Tatlısu (Mari) Köyü’nde arkadaşlarımızla,...

Canlı yayın