yaklaşımlarÖzkan YıkıcıKıvılcımdan genele ulaşılan haberiyle G. Kore

Kıvılcımdan genele ulaşılan haberiyle G. Kore

Zaman zaman rasladığımız bir durumdur: bir ufak haber, biranda sistemin aynası haline kolayca gelir. Pek önemsenmeyen böylesi başlangıçlar, bir anda bizi sistemin ta kendisiyle karşılaştırır. Son anda önüme gelen <Güney Kore haberi aynen bu örneğin kanıtıdır.

Han bir kadın. G. Koreli. Kırk yıl öncesi olan olay, şimdi açıığa çıktı. Hana, pazara gidecekti. Beş yaşında kızına onunla gelmesini söyledi. Kızı, arkadaşlarıyla oynayacağını belirti. Son görüşmeleri oldu. Han kızını bir daha göremedi. Koşuştu. Kaybolduğunu söyledi. Yetkililerle uğraştı. Tam kırk yıl geçti.

Uğraşlar sonucunu verdi. Kısa zaman önce yaşlı Han yanında bir orta yaş cıvarındaki Amerikan kadınıyla kucaklaşırken ki resmi medyalarda dolaşıma çıktı. Kızı kaçırıldı. Yetin yurtlarına getirildi. Ordan batıdaki aylelere satıldı. Bir kapitalist mafya tipi normal hikaye izler gibiydik.

Konu ülkede tepki yaratı. Kıvılcım birden kapitalis yapının dolaşımına dek ulaştı. G. Korede bindokuzyüzelilerden beri yüzbinlerle ifade edilen çocukların batıya satıldığı haberine de konu uzadı. Kapitalizmin insan mafyacılığının bir ayağına tanık oluyordum.

****

Okuduğum haberi biraz deştim. Sorgulayan bilgilerle genişletmek istedim. Aslında birçok ülkedeki konuya raslıyordum. Özellikle kız çocukları evlat verilmek veya organlarına el konmak için yetiştirme veya yetim yurtları aracılığı ile salt içsel değil uluslarası kar amacıyla kulanıldığı bilgileri bolca buldum. Evlatlıktan tutun daha dün bazı kız yetiştirme yurtlarındaki seks amaçlı zenginlere satmaların bola göründü.  G. Kore bir anda bu defa çocuk kirli işlerle gündemleşti. Pandora kutusunu açtı. Tesadüfen kırk yıl sonra evladını bulan kadının ülkeden Amerikaya varan çirkin ticaretin de insan üzerinden gerçekleştirilmesini tekrardan okuyoruz.

Batılılar özellikle de sınıfsal üst elitler, çoğu defa sömürge ve benzer ülkelerden çocukları satın alırlar. Evlatlık kulanırlar. Seks amaçlı pis işlerde de yerini alır. Organ mafyacılıkta da iyi müşterişeerler. Kapitalist mafyalaşmanın metalaşan kar ekseninin örnekleridir.

Güney Kore ise son dönemde epey değişik konuda güncelleşiyor. Ülkdeki demokratik çıkışlar, darbe girişimleri, K. Koreeyle değişik ilişkiler, Amerikan baskıları, iç siyasal ayrımlı olgular hep duyuluyor. Tabi ki uygulanan ekonomiden tutun rekabetdeki yeri ile iç sayasal karmaşa da işin cabasıdır. Kamusal uygulama ile sömürgesel koşulların adet çatışmaları da pek eksik olmuyor. Bir garip lapratuvardır.

Şimdi de çocuk konusu günceleşmeye adaydır. Fakat verilen sayı korkunç yüzbinler deniliyor. Hele de özeleştirme yetim evlerinin de önemli katgısı olması, bir anlamda çocukları korumak amaçlı yerlerin metalaştırma rantında mafyanın nasıl kısgacına girdiğinin de acı hatırlatmasıdır.

Yaşadığımız sistem kapitalizimdir. Temel amaçlardan biri de kardır. Kar elde etmek için kendi yasal kuralları dışına çıkmanın da bir ifadesi mafyalaşmadır. Kapitalizimde mafyacılık ikili işleyen yapıdır. Köpürtme artıkça  sadece bunu kısmakla uğraşırlar. Yapınıın işleyen bir kuralıdır. Onun için mafyacılık bitmez. Bu eksene insan da girer. Kah ucuz emek, kah ticaret, kah metalaştırıp almanın ilkeleriyle karşılaşırız. İnsanın bedeninin her yönümü kulanırlar. Organından tutun, çocukluğunun satışı dahi gerçekleşir. G. Kore neyazık ki bilinenin unutulur gibi olup olanın yeniden kırk yıl sonra kızını bulan ananın sevinciyle, biz de kapitalizmin bizde dahi olan gerçeği ile karşılaştık. Tepkimi, o belli değil. Ama yer G. Kore. Sanırım orada şimdiden tepkiler başladı. Yönetimlerin yetersizliği enazından vurgulanacaktır. Ama bu tür haberler bitmez. Unutsak da yine karşımıza gelecektir. Kapitalis sistemin özüdür yaşatılan.

Diğer yazıları

Hafta sonu “şekerleme gibi” haberlerden seçkiler! – Özkan Yıkıcı

Son günlerde Türkiye, K. Kıbrıs dolmuşları iyi iş gördü....

Yıldönümleri havuzundan seçkiler – Özkan Yıkıcı

Bugün Yirmi Üç Nisan... Önemli tarihî günlerin de yaşandığı...

Yapısal koşullardan sıyrılırsak – Özkan Yıkıcı

Genelde siyasal sistemler değişik yöntemlerle kendilerini hem ayakta tutarlar...

Bir erken seçim daha – Özkan Yıkıcı

Konumuzun geçtiği yer Bulgaristan. Kolay değil: Beş yılda tam...

Karışık duygularla izlediğim üç haftalık gelişme – Özkan Yıkıcı

Pazar günü biraz da daha tembelleşen konumumla dünya içinde...
4,157BeğenenlerBeğen
947TakipçilerTakip Et
3,970TakipçilerTakip Et
820AboneAbone Ol

Son eklenenler

Hafta sonu “şekerleme gibi” haberlerden seçkiler! – Özkan Yıkıcı

Son günlerde Türkiye, K. Kıbrıs dolmuşları iyi iş gördü....

Hrant Dink ve Urfalı Hacı Halil’in anısına – Taner Akçam

23 Nisan Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluş günü, çocuk bayramı olarak...

40. yılında Çernobil ve nükleer meselesi – Bayazıt İlhan

Yaşanan en büyük nükleer felaket olan Çernobil Nükleer Güç Santrali kazasının üzerinden tam...

Annan Planı üzerine birkaç kelime – Özkan Yıkıcı

Yeniden bir yıldönümü makalesi yazmaya başlıyorum. Dünkü yazımda da...

Yıldönümleri havuzundan seçkiler – Özkan Yıkıcı

Bugün Yirmi Üç Nisan... Önemli tarihî günlerin de yaşandığı...

Çernobil’in 40. yılında: Nükleer belaya karşı hafıza ve mücadele – Ecehan Balta

25 Nisan 2026 Cumartesi günü Sinop’ta, Nükleer Karşıtı Platformun...

Diplomaside distopya dönemi ve Türkiye! – Hediye Levent

İran-Amerika-İsrail savaşı zaman zaman sakinleşse de asla durmayan depremlerden...

Palantir’in ‘teknolojik cumhuriyet’ manifestosu üzerine – Mahir Ulutaş

2003 yılında Peter Thiel tarafından kurulan, merkezi Silikon Vadisi’nde...

Canlı yayın