yaklaşımlarÖzkan YıkıcıKürt ulusal kongresi sonrasından - Özkan Yıkıcı

Kürt ulusal kongresi sonrasından – Özkan Yıkıcı

Genelde hep şu eksiklik yaşanır: Kıbrıs xofunu olmasına rağmen, üstelik uluslarası etkilerin de sorgulanmaz haldeki gerçeğine karşın, nedense birçok sorun ile yapılan girişimler pek bizde haber olmaz. Hat da daha ileriye gidilenlerde, tersinden algılatma da oluyor. Ortadoğuda kaygan zeminle yerlebir altüst süreci yaşanırken, dış müdahaleler de değişik hegemonya kavtgasıyla genişlerken, bazı girişimler de oluyor. Fakat, Kıbrıs kendini Ortadoğu ile de özdeşleştirmesine, bölgesel politika etkilerini yalancıktan olsa da konuşulan koşullarda, nedense bazı gelecek girşimleri pek de ilgi görmez. Böylelikle deneyim, öngörü, yarını anlama ile değişen koşullar özellikle de K. Kıbrısta pek önemsenmz. Öyle ki uzağa gitmeden, iki komşumuzdaki Türkiye ve >Suriyedeki gelişmeler, bölgesel dinamik hale gelen kürtlerin durumu gibi karmaşık savrulmalar dahi en azından bilgi adına dahi ilgi görmemeğe devam ediyor. Oysa iki sözü edilen komşularda işler çok karışık. Bunların direk bize de yansıyacağı tartışılmazdır.

Bu önemli gelişmelerden biri de geçen gün gerçekleşti. Dört ülkeğe yayılan kürtler, konferans düzenlediler. Amaç ortak tavır alma. Özellikle giderek önemli aşamaya gelen Suriye başta olmak üzere, ortak davranma siyaseti tartışıldı. Ortak metin de yayınlandı. Salt Suriye ağırlıklı olsa da aslında bölgeği direk ilgilendiren konu halindedir.

Unutmadan, kürtlerr toplantı yaparken, ağırlıklı Suriye denilirken, genel kürt paydaşlığı da amaçlanmaktadır. Birçok tarihi aşamadaki biribirine düşmeme adına da önemli bir girişimdi. Ortadoğu bakımından önemlidir. Dördüncü büyük halk kesimi olmasına rağmen, devlet sahibi olmayan kesimlerdir. Üstelik ortak kürt gerçeği ile dört ülkeğe ayrılma paradoksu da vardır.

Bu tür toplantılarda çok önemli dikat edilmesi gereken anlahyış vardır. Bunu akılda tutup yanlışa düşmeme bakımından önemlidir. Hernekadar dört ülkedeki kürt siyasal kesimler toplansa da, ağırlıklı Suriye olsada, oradaki güçler, bölgesel hegemınik mücadele ile genel sistemsel olgular gözardı edilmemesi şart. Nasıl ki dört ülke kürtleri toplanıyorsa, Suriye denilince salt kürtler ve araplar değil, öteki kesimler de vardır. İsrail ve Türkiye Suriyenin kuzey ve güneyinin bir kısmını kontrol altında tutmaktadır. Şamda bulunan HTŞ ise ülkeği kontrol edemiyor. İşkalere dahi karşı çıkamıyor. Böylesi karşık bir ortam vardır. Üstelik Suriyedeki SDG salt kürtler değil araplar ve öteki Suriyeli halklardan da insanlar olmaktadır. Yine genel bölgede kürtlere başka gözle bakılmaktadır.

İşkalcilerin ikili tutumu da malum. Türkiyeye kalsa kürtlere zırnık verilmesine karşıdır. Onları ihma edilecek kesim ekseninde tutmaktadırlar. Hat da saldırılar hala devam edilmektedir. İsrail ise kürtleri müttefik çizgisinde görüyor. Bu olgular dahi kürtlere bakıştaki makasın iyice olumsuz şekilde açılmasına neden olmaktadır.

Sistemin önemli güçleri ise en azından Suriyedeki SDG yapısını destekliyor. Başta ABD ve Fransa bunu açıkça oynuyorlar. Ööyle ki Suriyedeki göüşmeleri bizat Amerikan helikopteriyle Şama getirilen pPYD lideri pratiği vardır. Tüm bunlar konunun salt kürtlerin talebi değil, Ortadoğu dinamikleriyle neleri alabilecekleri sınırına çekiyor.

Bunu açıklanan sonuç bildirgesinde de yakalarız. Öncden en azından federasyon kelimesi deniliyordu. Fakat, sonuçta öyle bir talep de gelmedi. sadece kendi varlıklarını koruma ile tüm dengelere dokunmadan esneklik yapıldı. Zaten, kürtler arası ortak payda da fazla yoktur. Özelikle PYD ve KDP arasında farklılık olduğu kesin. Ama şu ortak noktaya da gldiler. Suriyede yapılacak görüşmelerde ortak heyet kurulmasında buluşuldu. Buda kürtlerin enazından başlangıçtaki birbirine düşmeği de engeledi.

Herkes kendi kürerte oynamak istiyor. Örneğin Türkiye Barzani yanlılarıyla flört ediyor. Suriyedeki SDG ile ABD gibi sistemin güçlerinin ddesteğini alıyor. Hem ayakta durma hem de olanaklardan kazanma ikilemi gidip geliyor. Belli ki ıraktan sonra şimdi de Suriyede eğer gelişirse kürt kartı burada da önemli dinamik olacak. Güçler de buna yakın uzak ikileminde gidip gelecek. Ama hala son sözü ABD  söylüyor. Öyle söylüyor ki HTŞ ile SDG masaya oturtup anlaştırdı. Suriyede belirsiz nokta, Şamdaki HTŞ ülkeği kontrol edecek güce sahip değildir. Bu nedenle bbazı yapılarla çatışacak gücü dahi yok. ABD onaylı ayakta kalma önceliği vardır. Onun için ne İsrail işkalini ne Türkiyenin kuzeydeki yerleşmesine karşı çıkmıyor. Bunlar olurken kürtler bölgede dinamik güç olma ile birşeyler kazanma adına hamleler yapıyor. Birçok istediklerini şimdilik enazından onları destekleyenleri ürkütmeme adına söylemiyorlar.

Kısaca, Ortadoğu kayganlaşıp bilinmezliğe doğru kahyıyor. Öyle kayıyor ki var olan yapılar darmadağın oldular. Bunlar toparlanmadan da yenileri hedefe konuluyor. Irak ve iran hedefteyken, Suriye belirsizlikte yüzerken, kürtler de bu karmaşadan kendi lehlerine kazanma hesabndadır. Koşullar da tetikliyor. Ortak davranma ihtiyacıyla Suriye gibi olup genele yayılacak ortaklıkla toplantı yaptılar. Türkiyenin Öcalan ve KDP oyuncu kartları, Amerikanın bu kesimi irana karşı da kulanma hesabı ve oluşan boşluklarda kürtler bir karar metniyle toplantı gerçekleştirdiler. Esneklikler var. ama bunlar gelişecek zemine ve ortaklığı kırmayacak şekilde ilerde everilme olasılığı hep vardır. Bakalım bu Ortadoğu ve özünde Suriye krizinde kürtler istediklerini mii alacak yoksa yeni bir katliyamla mı karşılaşacaklar. Bunu izleyip göreceğiz.

Diğer yazıları

İkinci pembe sosyalist dalgada Peru önseçimleri – Özkan Yıkıcı

Genelde son dönemde dünyada solun tıkanışı, seçenek olmaması tartışılmaktadır....

Hava nasıl sorusuna ufak yanıtlar – Özkan Yıkıcı

Zaman zaman biri ötekine sormak için sorduğu soruyu yöneltir:...

Kıbrıs ekseninden bir NATO makalesi – Özkan Yıkıcı

Son gelişmeler eğer yetmişlerin ortasında olsaydı, hele de Türkiye...

Viktor Orban dönemi noktalanırken – Özkan Yıkıcı

Pazartesi sabahı, bizim gibi yerel medya dışında kalanlar önemli...

Gelgit pazarından damlalar – Özkan Yıkıcı

Pazar öğleden sonrası ortamındayım. Öyle ki, Kuzey Kıbrıs’ta hayat...
4,157BeğenenlerBeğen
947TakipçilerTakip Et
3,968TakipçilerTakip Et
817AboneAbone Ol

Son eklenenler

İkinci pembe sosyalist dalgada Peru önseçimleri – Özkan Yıkıcı

Genelde son dönemde dünyada solun tıkanışı, seçenek olmaması tartışılmaktadır....

Bir Gemi Kadar Bile Olamayan Turizm Politikası – Mertkan Hamit

Geçtiğimiz günlerde Cyprus Mail’, Royal Caribbean’ın 140 bin tonluk...

Hava nasıl sorusuna ufak yanıtlar – Özkan Yıkıcı

Zaman zaman biri ötekine sormak için sorduğu soruyu yöneltir:...

YKP’nin de katılacağı, Avrupa Sol Partisi 8. Kongresi gerçekleşiyor

YKP’nin de gözlemci üyesi olduğu Avrupa Sol Partisi’nin 17-19...

50 Senedir Ara Bölge Olan Yer “kktc” Toprağı Olmuş – Mertkan Hamit

Her ne kadar gözler sosyal medya hesaplarına yönelik saldırılara...

Lübnan-İsrail görüşmeleri barış getirir mi? – Hediye Levent

Amerika’nın araya girmesi ile Lübnan-İsrail doğrudan müzakereleri başlayacak gibi...

Trump’ın Hürmüz ablukası ve bumerang etkisi – Yusuf Karadaş

ABD ve İran heyetleri arasında Pakistan’da yapılan görüşmelerden bir...

Hindistan’dan Kıbrıs’a dijital sansür operasyonu! – Gözde Bedeloğlu

Kuzey Kıbrıs’ta yaklaşık bir haftadır devam eden siber saldırıların...

Canlı yayın