17 Şubat 2026, Salı
18.8 C
Lefkoşa
iktibasGözde BedeloğluYa zehir ya açlık siz hangisini alırdınız? - Gözde Bedeloğlu

Ya zehir ya açlık siz hangisini alırdınız? – Gözde Bedeloğlu

Orjinal yazının kaynağıbirgun.net

Access to Nutrition Initiative (ATNI) tarafından yayımlanan gıda raporuna göre Nestlé, PepsiCo ve Unilever gibi çok uluslu gıda ve içecek şirketlerinin sattığı ürünlerin kalitesi düşük gelirli ve zengin ülkeler arasında farklılık gösteriyor. Rapora ilişkin Oksijen Gazetesi’nin (29 Kasım – 5 Aralık) hazırlayıp manşete taşıdığı haberde dikkat çeken bilgiler var. Buna göre dünya obezite vakalarının yüzde 70’i orta ve düşük gelirli ülkelerde görülüyor. Sebeplerinden biri şeker, yağ ve tuzun bolca kullanıldığı işlenmiş gıdaların büyük çoğunluğunun bu ülkelerde satılıyor olması. Bu ucuz gıdaların diyabet ve kalp hastalığı oranlarının artmasına katkıda bulunduğu tahmin ediliyor. Haberde ayrıca, büyük şirketlerin yerel rakipleri ve üretim tesisleri gibi yatırımları satın alarak gelişmekte olan ülkeleri hedef aldığı; sağladıkları ekonomik fayda ve istihdamı öne sürerek hükümetlerin gıda politikaları üzerinde etkili oldukları vurgulanıyor. Bu, halkın sağlıklı gıdaya ulaşım hakkına karşı yapılan açık bir saldırı.

AKP hükümeti 2018 yılında, satılan ya da kapatılan pek çok kamu işletmesi gibi (Sümerbank, Et Balık Kurumu, TEKEL, Türk Telekom) şeker fabrikalarının da ‘ekonomiye katkı’ gerekçesiyle özelleştirilmesine karar vermişti. Ancak örnekler bu özelleştirmelerle zenginleşenin sadece sermaye sahipleri olduğunu ortaya koyuyor. Örneğin 2003 yılında TEKEL’in alkol bölümüne (17 fabrika) 292 milyon dolar karşılığında sahip olan Mey Grup yaklaşık üç yıl sonra hisselerinin tamamına yakınını 810 milyon dolara ABD’li Texas Pacific Group’a sattı. TPG de 2,1 milyar dolara İngiliz Diageo şirketine sattı. Bu satış rakamları AKP’nin kimlere ‘ekonomik katkı’ sağladığını kanıtlıyor. ATNI tarafından yayınlanan raporda da açıkça belirtildiği gibi şeker insan sağlığına büyük zarar veriyor. Ancak bilim bize, mısırdan üretilen nişasta bazlı şekerin, şeker pancarından üretilen şekere göre çok daha fazla zararlı olduğunu da söylüyor. Bu noktada, şeker pancarının ana üreticisi konumundaki Türk Şeker Fabrikaları’nın uluslararası tekellere satılmasını diğer kamu şirketi özelleştirmelerinden ayıran en önemli faktör halk sağlığını yakından ilgilendirmesiydi.

***

Türkiye’de, nişasta bazlı şeker üretimi yapan Amerikan şirketi Cargill ilk tesisini Bursa’da, Devlet Su İşlerinin’nin sulama sahası içine inşa etti. Mevzuata göre tarımda kullanılması gereken topraklar üzerinde kurulmasına göz yumulan şirketin izinleri yıllar sonra Danıştay tarafından iptal edildiyse de fabrikada üretime devam edildi. Su kaynaklarına zarar veren Cargill’in aşması gereken diğer sorun nişasta bazlı şeker için uygulanan kotaydı. AB ülkelerinde yüzde 2 olan kota Türkiye’de 2021 yılında Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın imzasıyla yüzde 2.5’ten yüzde 5’e çıkarılmış ve bu artış muhalefet tarafından Cargill’e ‘hediye’ olarak yorumlanmıştı. Gıda Mühendisi Dr. Bülent Şık, şeker fabrikalarının özelleştirilmesinin telafisi olmayan bir kayba dönüşeceği; Türkiye’nin, pancar şekerinde kendine yeterliliği olan ülke konumunu kaybedeceği; halkın sağlığa daha zararlı olan nişasta bazlı şekere mahkûm edileceği konusunda uyarılarda bulunmuştu.

***

Türkiye’de halk sağlığını tehdit eden bir diğer sorun tarım ürünlerinde kullanılan zehirler yani pestisitler. Heinrich Böll Stiftung Derneği geçen yıl, dünyada ve Türkiye’de pestisit kullanımına dair kapsamlı bir rapor sundu. Pestisit Atlası’nın Türkiye ayağını hazırlayan Doktor Bülent Şık, 23 milyon çocuğun pestisit tehlikesiyle karşı karşıya olduğunu ifade etti. Raporda yer alan verilere göre, dünyada yılda 4 milyon ton pestisit kullanılıyor. AB tehlikeli pestisitlerin Avrupa’da kullanımını yasakladı ama bunların üretim ve ihracatını engellemedi. Pestisit zehirlenmesinde ağır seyreden vakalarda kalp, akciğer ya da böbrek gibi organların iflas etmesine de sıkça rastlanıyor. Pestisitler ayrıca karaciğer ve meme kanseri, tip 2 diyabet ve astım, alerji, obezite ve hormon bozuklukları açısından artan risk oranlarıyla da ilişkili. Türkiye’de en yoğun pestisit kullanımının Adana, Mersin, Manisa, Aydın, Bursa, İzmir ve Antalya’da olduğu tespit edildi.

Şirketler, dünyanın en yoksul ülkelerine sağlıksız ürün satarken, bizim gibi ‘gelişmekte olanların’ hükümetleri de uluslararası tekellerin gıda politikaları üzerinde etkili olmasına izin vermekle meşgul. Öğrencilere, okullarda bir öğün yemek verecek bütçeyi denkleştiremeyen iktidar, çocuklar için değil sağlıklı gıdayı, ekonomiyi yönetemeyişiyle, zehir taşıyan ucuz hazır gıdaları bile ulaşılmaz kıldı. Zehir de pahalı artık.

Diğer yazıları

Kamu görevi şansa bırakılamaz – Gözde Bedeloğlu

Bugün 6 Şubat depremlerinin üçüncü yıl dönümü. Resmi rakamlara göre 11...

Kuzey Kıbrıs’ta diploma davası Meclis Başkanı’na uzandı – Gözde Bedeloğlu

MHP Mersin Milletvekili Levent Uysal ve eşi Ece Uysal’ın...

İsias’tan Kıbrıs’a taşınan adaletsizlik – Gözde Bedeloğlu

Bolu Kartalkaya’daki Grand Kartal Otel’de 21 Ocak 2025 günü çıkan...

Hrant Dink’siz geçen 19 eksik yıl! – Gözde Bedeloğlu

Doğduğu Malatya’dan beş yaşında geldiği İstanbul’da, iki kardeşiyle beraber...

TRT nefret kuşağı: ‘Gökkuşağı Faşizmi’ – Gözde Bedeloğlu

2015 yılında ilk kez polisin plastik mermi, biber gazı...
4,157BeğenenlerBeğen
947TakipçilerTakip Et
3,994TakipçilerTakip Et
774AboneAbone Ol

Son eklenenler

Sömürgecilig Goşullarında EKTAM Direnişi – Halil Karapaşaoğlu

6 Şubad 2026 tarihinde DEV-İŞ’e bavlı EMEK-İŞ, EKTAM KIBRIS...

Bir Veda Konuşması ve Sanata Dair Bazı Düşünceler – Niyazi Kızılyürek

Kilisede takım elbisesiyle tabut içinde yatan adamın yanı başında...

Onlarca ifade, yüzlerce isim, milyonlarca belge, sıfır dava – Aras Coşkuntuncel

Temsilciler Meclisi Üyesi Jerry Nadler: Epstein’ın suç ortaklarından kaçını suçladınız?...

Başkanın tüm tarafları – Fehim Taştekin

Suriye Demokratik Güçlerinin (SDG) kontrolündeki stratejik manivela araçlarının neredeyse...

Tek seçenek reddetmek – Serdar M. Değirmencioğlu

Militarizmin, acımasızlığın ve utanmazlığın her gün ısrarla bütün dünyaya...

Laikliği sahiplenmek sınıfsaldır – Korkut Boratav

Sosyalist sol düşün üzerinde sahibi olduğu ağırlığı, küçük parlamento...

Çöp meselesi: Bir sınıf ve mekân rejimi – Ecehan Balta

Şehirlerin bir alışkanlığı var: Kirliliği görünmez kılmak. Çöp poşeti...

Silahlanmada Alman-Fransız rekabeti – Yücel Özdemir

Bundan yaklaşık dokuz yıl önce, temmuz 2017’de Almanya ve...

Canlı yayın