yaklaşımlarÖzkan YıkıcıPek de konuşturulmayan yakma olayı - Özkan Yıkıcı

Pek de konuşturulmayan yakma olayı – Özkan Yıkıcı

Burada yaşıyorsanız, ansızın yazarken de makaleleriniz birden kesiliyorsa, önemli sorunların olduğu kesin. Ben de geçen haftadan beri bu durumdan birini yaşıyorum. Genelde ara vermelerde, sağlık, ilgili medyadan ayrılma gibi nedenler öne çıkar. Belki yurt dışı nedeniyle de bir an ara vermeler de olur. Fakat, K. Kıbrısta yaşıyorsanız, ozaman internet sorunlarıyla boğuşarak da yazı yazamama olasılığınız da gün gelir sizi de yakalar. İşte, yazamama nedenim de direk internetle alakalıdır. İnterleterlet bağımlı olma ve alt yapı yetersizlikleri K. Kıbrısta hep sorundur. İşin acısı alışılmış ve tepki dahi konulmayan konuma dek gelindi. Şimdi yaklaşık bir hafta ineternet yokluğu veya gelip gitmeler sonucu ben resmen yazı yazıp da gönderme şansını da kayb etim. Hele de internet bağımlı ilişki ağı durumu da beni yeniden sarmalama pençesine dek kattı. Özür değil sistemin kendisini yazarak böylelikle de nedeni de açıkladım. ***

Bu arada ilginç haber Amerikadan geldi. Konu israilin katliyamı hakındaydı. Amerikan devleti direk israilin saldırılarınu, soykırımını açıkça desteklerken, atteşkes gibi nefes alma hamlesine de veto kulanyordu. Artık çaresizlik ve sesilik girdabında her gün Gazzeden resmen soykırımın da aşılacağı cinayet haberleri geliyor. Öyle ki yardım beklerken, bonbalanan çocuklar veya çaresizce açlığa hapsedilip yine ölüme gönderilen insanlar, artık ne yazık kabulendi..

Tam da bu arada pek de alışılmamış gelişme ABD ülkesinden geldi. Beslan adında yirmibeş yaşında bir asker kendini İsrail elçiliği önünde yaktı. Bir insan hem de kendini yakıyorsa, beyninde sorunu yoksa, siyasi mesaj veriyorsa, mutlaka etki yapması da beklenirdi. Ama, Gazze olaylarıyla gelinen insani olmayan faşist bakış, yakma olayında da yaşandı.

Amerikan askeri kendini İsrail elçiliği önünde yakar. Nedeni . israilin yaptığı cinayete dayanamayacağını” açıklar. Yakma öncesi yaptığı kayıtla bunu açıklıyordu. Ama, gereken karşılık da olmadı.

B,r başka açıklama daha da ilginç olmayacak beklentiydi; Amerikan askerlerinin israilin soykırım yaptığı Gazze de olduğunu ve katıldığını da belirtiyordu. Konuyla ilgili belgeleri, kayıtlarda gördüğünü vurguluyordu. Nedense bu ikinci nokta kamuoyuna pek sunulmadı. Beslan, bir Amerikan genç askeri. Kendini kendi ülkesinin de direk katıldığı ve katliyamın Y.74 cuvarının kadın çocuk olduğu katliyama daha fazla dayannamadı. İsrail elçiliğinin önünde yaktı.

Dünya bunu da fazla konuşmadı. Amerikada ise seçimlere doğru gidiliyor. İki adayın sicili de oldukça karanlık. Ama bilinen öteki durum “israilin Amerikasız bu soykırımı yapamayacağıdır”. Ama katliyam devam ediyor. Baydın birşeyler söhylüyor. Amerikan fabrikaları ise İsrail ve Ukraynaya silah üretmede zorlanıyor. Cepler şişiyor. Gazze de ölü sayısı oyuzbini çoktan aştı. Fakat, hala ABD ateşkese dahi onay vermemekte direniyor. Birşeyer söylüyor. İnsani falan deniliyor da israile karşılıksız desteğe devam diyor. Şimdi de sıra Refahtaki Filistinlilerin sürülüp Mısıra gönderime günlerini yaşamak zorun da brakılıyoruz.

Duyarsızlığın derecesi, faşizmin güncel katılımı ve emperyalist sistemin vahşi kıyımı hala sürüyor. Kendi halkı dahi alkışlarken bir askerin kendisini yakma eylemi dahi insanları gerçeklerle yüzleştirmeğe yetmedi. Oysa eskiden bu eylemler dünyada yankı bulurdu. Demek ki insani yok etmede epey mesafe alındığı kesin. Beslantın yakılma eylemi, bize sistemin geçmişle kıyas bakımından da ne yazık önemli kıyas deyerlendirme yapma burukluğunu getirmektedir.

Diğer yazıları

Lübnan saldırıları ve sessiz dünya ikilemi – Özkan Yıkıcı

Herkes daha çok İran’la olan savaşa odaklandı. Şimdi de...

İki örnekle genele gidiş – Özkan Yıkıcı

Son günlerde gündem istemese de K. Kıbrıs’ta ilgili konuda...

Macaristan, Polonya deneyimlerinden izler – Özkan Yıkıcı

Macaristan’da son seçim sonrası yankılar sürmeye, kuşkularla sevinçlerin harmanlanıp...

Birleşik Krallık’taki yerel belediye seçimleri – Özkan Yıkıcı

İngiltere, rolü ve etkisiyle dünyada yeri olan bir devlettir....

Mayıs havalarında Kıbrıs semaları – Özkan Yıkıcı

Kıbrıs da tüm dünya gibi Mayıs ayına girdi. Günler...
4,440BeğenenlerBeğen
1,527TakipçilerTakip Et
3,960TakipçilerTakip Et
833AboneAbone Ol

Son eklenenler

Siyaseti senaryolarla düşünmek – Kemal Can

Kimin bedduası tuttu bilinmez ama “acayip zamanlarda” yaşadığımız kesin....

Erdoğan’ın ‘iç cephe’ füzesi: Yıldırımhan! – Yusuf Karadaş

Erdoğan ve Saray rejiminin ekonomide ve iç politikada hedeflerine...

Tam bir “Truva Atı” operasyonu… – Hasan Kahvecioğlu

3 Mayıs; 1991 yılından beridir dünyada “Basın Özgürlüğü Günü”...

Meyhanede Devrim – Şener Elcil

Çok değer verdiğim bir arkadaşım, beni arayarak bir grup...

Çöp (atık) veya kendi pisliğinde boğulmak – Fikret Başkaya

‘Gerçeği söylemek devrimci bir eylemdir’Antonio GramsciYüzleşmek zorunda olduğumuz sosyal...

Çernobil’in 40. Yılında: Gezegen Nükleer Sevdasını Hâlâ Taşıyabilir mi? – Fatoş Negiş

İnsanlık âleminin nükleerle ilişkisi adeta ölümcül bir sevda. Çernobil...

Lübnan saldırıları ve sessiz dünya ikilemi – Özkan Yıkıcı

Herkes daha çok İran’la olan savaşa odaklandı. Şimdi de...

Küresel dengesizlikler ve Türkiye – Hayri Kozanoğlu

Küresel ekonomide yeniden büyüyen dış ticaret ve cari denge...

Canlı yayın