Kıbrıs iktibasNidai MesutoğluCTP yerel seçimlerde işbirliği yerine kendini dev aynasında görmeye devam ediyor -...

CTP yerel seçimlerde işbirliği yerine kendini dev aynasında görmeye devam ediyor – Nidai Mesutoğlu

CTP bugünlere çok zor mücadelelerle geldi. CTP’nin kurucuları ve ondan sonra emek ve demokrasi mücadelesini bu partide verdiler. Zamanın yönetimi tarafından tehdit ve karalama kampanyalarına maruz kaldılar. Hepsi bedeller ödediler.

Bugünkü yönetim hovarda mirasyediler gibi ilkelerden sapma pahasına düzene ayak uydurmayı büyük bir başarı gibi göstermektedir. Statükoyu devirmek için yola çıkanlardan CTP, ne yazık ki statükoyu özümseyerek bu statükodan beslenmeyi kendilerine misyon edinmişlerdir.

Yerel seçimlerin tarihi daha belli olmadan seçim başarısı sarhoşluğu içinde hemen tüm belediyelerde aday gösterme kararı aldılar. Elbette bu karar alma haklarıdır. Milletvekilleri seçimlerinde ittifak kurmayı reddederek ikinci parti olmaları onalar için büyük başarı oldu diye düşünebilirler. Oysa UBP ve işbirlikçi parti koalisyonlarından kurtulmak solda ittifak veya işbirliği ile olacaktı. Bunun sonucu da Kıbrıslı Türklerin istenci olan Federal çözüme katkı sağlayacak bir hükümetin kurulması hedeflenmeliydi. CTP buna yanaşmadı. İkinci parti olmayı başarı olarak gördü. Şimdiki işbirlikçi hükümet Ankara’nın emirlerinde Kıbrıslı Türkleri teslim etme sevdasındadır.

CTP , şimdi “zafer sarhoşluğu “ile aynı tutumunu devam ettirmek istemektedir. Yerel yönetim seçimlerinde hiçbir yerde ittifak veya işbirliği arayışına girmeden kendi adaylarını belirlemektedir. Bu da en çok UBP’nin işine yarayacaktır.

Bilindiği gibi özellikle Lefkoşa’da Belediye başkanlığı seçimleri solda işbirliği sayesinde kazanılmıştır. CTP adayı desteklendiğinde de TDP adayı desteklendiğinde de bu böyle olmuştur. Şimdi de böyle yapılmalıydı. Daha önce yapılan işbirliğine katkı sağlayan CTP’nin böyle bir işbirliği hedefiyle kendi adayına destek istemek elbette hakkıdır. Bu hakkı kullanmak yerine kendi adayını çıkararak sol kesime meydan okumak kime hizmet eder bellidir.

Lefkoşa’da CTP’den Belediye Başkanlığı’na adaylık başvurusu yapan Sıla Usar bu kararı tek başına almamıştır elbette. Milletvekili olduğu halde bu göreve talip olmak kolay verilecek bir karar değildir. Bu kararı vermişse Parti üst yönetiminin görev almasını istemesiyle vermiş olabilir. Öyle olduğu da çok yüksek bir olasılıktır.

CTP ya kendini dev aynasında görmektedir ya da Belediye Başkanlığı’nı Türkiye’nin işbirlikçisi UBP’nin kazanması için yolları döşemeye çalışmaktadır.

Lefkoşa Türk Belediye’si Uluslararası tanınmışlığı olan iki kurumdan biridir. Türkiye’de ve buradaki işbirlikçi hükümetin iki devletli çözüm önerisine karşı çıkılacak bu kurum ne yazık ki CTP’nin egosu yüzünden Erdoğan’ın Kıbrıs Politikasında Kıbrıslı Türkleri temsil etmeyen bir kurum olacaktır. Böylece Ticaret Odası’ndan sonra Lefkoşa Türk Belediyesi de de iki devletli çözüm için çalışacaktır.

Vakit geç değil. Solda birlik ve tek aday çıkması moral açısından da kazanma açısından da acil önemlidir. Hatadan dönülmesi geçmişten ders almaya bağlıdır. Ders almayanlar ve hata yapanları bu toplum unutmayacak.

 

Diğer yazıları

Osmanlı’nın son yıllarında Düyûn-ı Umûmiye ve Erdoğan’ın tutumu – Nidai Mesutoğlu

Sürekli duyduğumuz bir söz var: “Tarih tekerrürden ibarettir” Anlamı...

Erdoğan’ın Sisi ziyareti ve bir fıkra – Nidai Nesutoğlu

Sosyal medyada kullanıcıları büyük olasılıkla bu fıkrayı biliyorlar. Haber...

Din bezirganlığından din tüccarlığına – Nidai Mesutoğlu

Bezirgan sözcüğünü şimdiki nesil bilmez. Yaşı 60’ı aşmış olanlar...

Kıbrıs Sorunu, Erdoğan ve Can Atalay – Nidai Mesutoğlu

Sol dünya görüşünü savunmak ulusal değil sınıfsal bir düşünceyi...

Nikos Hristodulidis’in paketi bireysel haklar verirken toplumsal haklardan söz etmiyor, en can alıcı nokta budur

Kıbrıs Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Nikos Hristodulidis aylar önce duyurusunu yaptığı...
4,157BeğenenlerBeğen
947TakipçilerTakip Et
3,971TakipçilerTakip Et
819AboneAbone Ol

Son eklenenler

Yapısal koşullardan sıyrılırsak – Özkan Yıkıcı

Genelde siyasal sistemler değişik yöntemlerle kendilerini hem ayakta tutarlar...

İşimiz Boru… Boru bizim İşimiz… – Mertkan Hamit

Alaköprü Barajı’ndan çıkıp denizin altından Geçitköy’e ulaşan su, yaklaşık...

Çernobil’in 40. yılı – Mehmet Horuş

Çernobil nükleer felaketinin üzerinden 40 yıl geçti. Her yıldönümünde...

Otokrat Orbán’n seçim hezimeti: Macaristan’dan alınacak dersler – Yonca Özdemir

Macaristan bizi niye ilgilendirsin, demeyin. Öncelikle, hiçbir ülkenin koşulları...

Bir erken seçim daha – Özkan Yıkıcı

Konumuzun geçtiği yer Bulgaristan. Kolay değil: Beş yılda tam...

“Kayıplar” için en kötü aylardan biri: Nisan 1964… – Sevgül Uludağ

Malta’dan araştırmacı gazeteci Caroline Muscat, yazılarından birinde şöyle diyor:...

Devlet Malı Deniz Yemeyen Keriz – Şener Elcil

Kıbrıslı Türkler geçmiş yıllarda Türkiye’ye, “Türkiya” derlerdi. Batılı tarih kaynaklarında...

Karışık duygularla izlediğim üç haftalık gelişme – Özkan Yıkıcı

Pazar günü biraz da daha tembelleşen konumumla dünya içinde...

Canlı yayın