yaklaşımlarÖzkan YıkıcıSuriye Irak ekseninden - Özkan Yıkıcı

Suriye Irak ekseninden – Özkan Yıkıcı

Etrafımızda oldukça önemli gelişmeler oluyor. Krizler şiddetlerle yükseliyor. Doğu Komşumuz Suriye ve daha ilerisi ırakta ışıntı oldukça artıyor. Fakat, burada pek de haber yapan yok. Ama olanlar tam da doğu coğrafyamızda gerçekleşiyor. K. Kıbrısın içeleştirilen Türkiyenin de adı sık sık geçiyor. Öyle ki her iki ülkedeki eksendeki baş kriz oyuncuardan biri de Türkiyedir. Bazı gelişmeler de Kıbrısın eski biriken geçmişine benziyor. Ama, dünya bu krizleri en azından haber yaparken, K. Kıbrıs hala sesiz. Konuların brakın tartışılması, endişe dyulması, tam aksine yokmuş tutumlu düşünce cenderesinde brakılmaya devam edilmektedir.

Doğu komşumuz Suriye iki taraftan da kuşatılarak, bir kısım topraklarına resmen konulmaya çalışınılıyor. Üstelik bu tutumlar saldırılar veya fırsat kolayıp yeni topraklar alma hesaplarıyla epey şişirildi. İsrail uçakları güneyden Suriyenin başkent Şamın çevresini vurdu. Dünyada kınayan dahi olmadı. Kuzey coğrafyasında ise Erdoğan ısrarla Telrıfatı ve Mengüç yörelerine hareket düzenleyerek kontrol etmek istiyor. Bunu son irandaki üçlü toplantıda da seslendirildi. Ama, pek de hala net ışık alamadı. Ama, ısrarla Telrıfata girme işdahını sürdürmeğe devam ediyor.

Görüldüğü gibi, denilen ezberin aksine Suriyeye her iki taraftan tehtitler yaümaya devam ediyor. Üstelik işin ilginci Suriye hava sahasının önemli kısmını Rusya, Fıratın doğusunu da ABD kontrol ediyor. Bir anlamda, bu iki ülkenin izni olmadan kuş uçamaz. Ama İsrail kuş değil resmen füzeler yağdırıyor ve Rusya Suriyeye önemli hava savunma sistemini aşmasına izin vermiyor. Böylelikle İsrail füzeleri ve Türkiye postaları arasında Suriye sıkıştırılmaya devam ediliyor. Erdoğanın irandaki üçlü zirveden ısrarla SUriyenin içlerine girme talebi de bu bakımdan ders vericidir. Tam da K. kIbrısın müdahale yıl dönümü gününde de olması ilginç ders verici tesadüftür.

*****

Daha doğudaki ırakta ise aylardır Kuzey federal Kürdistanda çatışmalar oluyor. Türkiye epey ırak içlerine girdi. Birçok çatışma yaşanıyor. Bunların haberi pek duyulmaz. Sadece Türkiyeye gelen bazı cenazelerle duygusal haberler duyulur. Orada olanları ancak dış basında duyarız. Fakat en son Dohadaki Zaho bölgesinin top atışına tutulup çocuklar dahil sivilerinn ölümü, ırak kamuoyunu ayağa kaldırdı. Protestolar gerçekleşti. Türkiyenin belirli merkezlerine saldırılar oldu. Tırmanan tepki, kaçınılmaz olarak ırak başbakanının da demeçlerine yansıdı. Türkiye kınandı. Protestolar yağdı. Iraktaki Türkiye askeri güçlerin çekilmesi istendi. Böylelikle aylardır süren ırak içlerindeki operasyonlar, sonuçta vurulan sivilerle birlikte protesto dalgasına dönüştü. Birçok konuşulmayan durum, dünya kamuoyunda konuşulmaya başlandı.

Türkiye kamuoyu bu gelişmeği de sansürledi. Ama, devam etmesi ve protestoların resmileşmesiyle birlikte bir açıklama yapar. Doğrusu fazla karşılık bulmadı. Üstelik ırak içlerinde olup ırakın birçok yapısıyla da sorunlar artıyordu. Bu durum Türkiyenin yanında duran Barzani kesimini bile karşı cepeye kaymasına neden oldu. Bir anlamda ırakta ısınıyor. İşkaller ve parçalanmalarla altüst olan ırak kendi toprak bütünlüğünü de koruyamaz haldedir. Nitekim bunu fırsat bilip değişik bahanelerle de ıraka giren çevreler de vardır. Son dönemde ırak alanının hesaplaşma ve toprak kazanma hedeflerle derinleşen savaş namelerine çağrı yapıyordu. Türkiye de PKK denip ırakta operasyonlar düzenlemeğe hız verdi.

Irak ve özellikle federal Kürdistan topraklarında ABD kontrolü malumumuzdur. ABD onaysız bölgede uçak uçurmak veya operasyon yapmak mümkün değildir. Hele de petrol kaçakçılığı hiç imkan dahilinde değildir. Peki bu durum karşısındaki ıraka girenler, petrol kaçakçılıkları gerçekleri neyin işareti?

Kısaca, adamızın doğusu kaynıyor. Birçok ülke müdahale edip defaktodan siyasal kazanç bekliyor. Türkiye dahil. Ama bunların hala haberleri dahi duyulmuyor. Son gelen haberde Musuldaki bazı saldırıların olduğu konusundaaydı. Bakalım bu coğrafyanın karanlık tarihine daha da yönlendirilen Türkiyenin de içinde olduğu çalkantı, nerelere dek gidecek.

Diğer yazıları

Suikastlerle Amerikan gerçeği civarında dolaşmak – Özkan Yıkıcı

Tartışılmaz şekliyle Amerika, sistemin süper gücüdür. Gerilemekte olan son...

Nereye gidiliyor? – Özkan Yıkıcı

Amerika’da Trump, Rusya’da Putin, Hindistan’da Modi, Arjantin’de Milei, İtalya’da...

Hafta sonu “şekerleme gibi” haberlerden seçkiler! – Özkan Yıkıcı

Son günlerde Türkiye, K. Kıbrıs dolmuşları iyi iş gördü....

Yıldönümleri havuzundan seçkiler – Özkan Yıkıcı

Bugün Yirmi Üç Nisan... Önemli tarihî günlerin de yaşandığı...

Yapısal koşullardan sıyrılırsak – Özkan Yıkıcı

Genelde siyasal sistemler değişik yöntemlerle kendilerini hem ayakta tutarlar...
4,157BeğenenlerBeğen
947TakipçilerTakip Et
3,970TakipçilerTakip Et
823AboneAbone Ol

Son eklenenler

Halkların İklim Zirvesi ve nükleer karşıtı mücadele – Mehmet Horuş

Çernobil felaketinin 40. yılı, geçtiğimiz haftanın en önemli gündemleri...

Dolar ve F-35 – Hayri Kozanoğlu

Marksist iktisatçı Lapavitsas, yeni emperyal düzeni “dolar ve F-35’in...

Doruk’tan gelen ses: Hangi taraftasın? – L. Doğan Tılıç

İşçi sınıfı mücadeleleri içinde madencilerin, en başta da terini...

İran, savaşı kaybetmedi – Evren Balta

İran askeri olarak ağır darbe aldı ama siyasi olarak...

Trump’ın Amerika sömürge devletleri – Ingo Schmidt

ABD, dünyanın emperyalist yağmasındaki payından çalındığını hissettikçe liderliğinden şüphe...

Suikastlerle Amerikan gerçeği civarında dolaşmak – Özkan Yıkıcı

Tartışılmaz şekliyle Amerika, sistemin süper gücüdür. Gerilemekte olan son...

Facebook; Sessizleşdirilen Cemaad – Halil Karapaşaoğlu

Gıprızlılara facebook üzerinden Hindistan merkezli şirkedler tarafından sisdematig bir...

Çernobil’in 40. yılı: Temiz enerji değil sömürü projesi – Sedat Başkavak

Bugün, 1986 yılında meydana gelen Çernobil Nükleer Santrali patlamasının...

Canlı yayın