17 Ocak 2026, Cumartesi
13.8 C
Lefkoşa
yaklaşımlarÖzkan YıkıcıSuriye Irak ekseninden - Özkan Yıkıcı

Suriye Irak ekseninden – Özkan Yıkıcı

Etrafımızda oldukça önemli gelişmeler oluyor. Krizler şiddetlerle yükseliyor. Doğu Komşumuz Suriye ve daha ilerisi ırakta ışıntı oldukça artıyor. Fakat, burada pek de haber yapan yok. Ama olanlar tam da doğu coğrafyamızda gerçekleşiyor. K. Kıbrısın içeleştirilen Türkiyenin de adı sık sık geçiyor. Öyle ki her iki ülkedeki eksendeki baş kriz oyuncuardan biri de Türkiyedir. Bazı gelişmeler de Kıbrısın eski biriken geçmişine benziyor. Ama, dünya bu krizleri en azından haber yaparken, K. Kıbrıs hala sesiz. Konuların brakın tartışılması, endişe dyulması, tam aksine yokmuş tutumlu düşünce cenderesinde brakılmaya devam edilmektedir.

Doğu komşumuz Suriye iki taraftan da kuşatılarak, bir kısım topraklarına resmen konulmaya çalışınılıyor. Üstelik bu tutumlar saldırılar veya fırsat kolayıp yeni topraklar alma hesaplarıyla epey şişirildi. İsrail uçakları güneyden Suriyenin başkent Şamın çevresini vurdu. Dünyada kınayan dahi olmadı. Kuzey coğrafyasında ise Erdoğan ısrarla Telrıfatı ve Mengüç yörelerine hareket düzenleyerek kontrol etmek istiyor. Bunu son irandaki üçlü toplantıda da seslendirildi. Ama, pek de hala net ışık alamadı. Ama, ısrarla Telrıfata girme işdahını sürdürmeğe devam ediyor.

Görüldüğü gibi, denilen ezberin aksine Suriyeye her iki taraftan tehtitler yaümaya devam ediyor. Üstelik işin ilginci Suriye hava sahasının önemli kısmını Rusya, Fıratın doğusunu da ABD kontrol ediyor. Bir anlamda, bu iki ülkenin izni olmadan kuş uçamaz. Ama İsrail kuş değil resmen füzeler yağdırıyor ve Rusya Suriyeye önemli hava savunma sistemini aşmasına izin vermiyor. Böylelikle İsrail füzeleri ve Türkiye postaları arasında Suriye sıkıştırılmaya devam ediliyor. Erdoğanın irandaki üçlü zirveden ısrarla SUriyenin içlerine girme talebi de bu bakımdan ders vericidir. Tam da K. kIbrısın müdahale yıl dönümü gününde de olması ilginç ders verici tesadüftür.

*****

Daha doğudaki ırakta ise aylardır Kuzey federal Kürdistanda çatışmalar oluyor. Türkiye epey ırak içlerine girdi. Birçok çatışma yaşanıyor. Bunların haberi pek duyulmaz. Sadece Türkiyeye gelen bazı cenazelerle duygusal haberler duyulur. Orada olanları ancak dış basında duyarız. Fakat en son Dohadaki Zaho bölgesinin top atışına tutulup çocuklar dahil sivilerinn ölümü, ırak kamuoyunu ayağa kaldırdı. Protestolar gerçekleşti. Türkiyenin belirli merkezlerine saldırılar oldu. Tırmanan tepki, kaçınılmaz olarak ırak başbakanının da demeçlerine yansıdı. Türkiye kınandı. Protestolar yağdı. Iraktaki Türkiye askeri güçlerin çekilmesi istendi. Böylelikle aylardır süren ırak içlerindeki operasyonlar, sonuçta vurulan sivilerle birlikte protesto dalgasına dönüştü. Birçok konuşulmayan durum, dünya kamuoyunda konuşulmaya başlandı.

Türkiye kamuoyu bu gelişmeği de sansürledi. Ama, devam etmesi ve protestoların resmileşmesiyle birlikte bir açıklama yapar. Doğrusu fazla karşılık bulmadı. Üstelik ırak içlerinde olup ırakın birçok yapısıyla da sorunlar artıyordu. Bu durum Türkiyenin yanında duran Barzani kesimini bile karşı cepeye kaymasına neden oldu. Bir anlamda ırakta ısınıyor. İşkaller ve parçalanmalarla altüst olan ırak kendi toprak bütünlüğünü de koruyamaz haldedir. Nitekim bunu fırsat bilip değişik bahanelerle de ıraka giren çevreler de vardır. Son dönemde ırak alanının hesaplaşma ve toprak kazanma hedeflerle derinleşen savaş namelerine çağrı yapıyordu. Türkiye de PKK denip ırakta operasyonlar düzenlemeğe hız verdi.

Irak ve özellikle federal Kürdistan topraklarında ABD kontrolü malumumuzdur. ABD onaysız bölgede uçak uçurmak veya operasyon yapmak mümkün değildir. Hele de petrol kaçakçılığı hiç imkan dahilinde değildir. Peki bu durum karşısındaki ıraka girenler, petrol kaçakçılıkları gerçekleri neyin işareti?

Kısaca, adamızın doğusu kaynıyor. Birçok ülke müdahale edip defaktodan siyasal kazanç bekliyor. Türkiye dahil. Ama bunların hala haberleri dahi duyulmuyor. Son gelen haberde Musuldaki bazı saldırıların olduğu konusundaaydı. Bakalım bu coğrafyanın karanlık tarihine daha da yönlendirilen Türkiyenin de içinde olduğu çalkantı, nerelere dek gidecek.

Diğer yazıları

Kıbrıs pencerelerinden içeriye sızanlarla – Özkan Yıkıcı

Bir Lefkoşa gecesine daha girdim. Bugünkü tuhaflık, ama ileride...

Grönlandlı Olsaydım – Özkan Yıkıcı

Şu anda elbet ben Grönlandlı olamazdım. Bırakın olmayı, oraya...

Emperyalist gangsterlik dönemi mi? – Özkan Yıkıcı

Özellikle ikinci Trump dönemiyle tırmanan müdahale stratejisi süreci hızlandırıldı....

Gevezelik yapar gibi olup gerçeklerle harmoni düzenlemesi – Özkan Yıkıcı

Yeni yıla girdik. Dünya kaynıyor. Emperyalist çağın neoliberal süreci,...

Sorun İran’la başlarsa – Özkan Yıkıcı

Gerçekten, bazı ülkeler vardır ki adı dahi duyulunca okyanuslaşır....
4,157BeğenenlerBeğen
947TakipçilerTakip Et
3,996TakipçilerTakip Et
761AboneAbone Ol

Son eklenenler

Chávez’den Maduro’ya: 21. yüzyıl sosyalizminin yükselişi ve çöküşü (2) – Özgür Orhangazi

Chávez döneminde uygulanan ekonomi politikaları, petrol gelirlerinin yeniden dağıtımına...

Venezuela, MAGA ve Çin – Cihan Tuğal

Orta büyüklükte bir ülkenin cezalandırılması Trump’ın hanesine yazılan bir...

Kıbrıs pencerelerinden içeriye sızanlarla – Özkan Yıkıcı

Bir Lefkoşa gecesine daha girdim. Bugünkü tuhaflık, ama ileride...

Diktatörler gitsin ama! – Yücel Vural

Dünya’nın büyük bir bölümünde büyük bir karmaşa yaşanıyor. Bunun adını,...

ABD ile Avrupa arasında ‘Grönland savaşı’ mı çıkacak? – Yücel Özdemir

ABD Başkanı Trump geri adım atmadığı takdirde “Grönland sorunu”,...

TRT nefret kuşağı: ‘Gökkuşağı Faşizmi’ – Gözde Bedeloğlu

2015 yılında ilk kez polisin plastik mermi, biber gazı...

Grönlandlı Olsaydım – Özkan Yıkıcı

Şu anda elbet ben Grönlandlı olamazdım. Bırakın olmayı, oraya...

Canlı yayın