9 Aralık 2025, Salı
10.8 C
Lefkoşa
yaklaşımlarÖzkan YıkıcıSeçimlerin sonuna geldik - Özkan Yıkıcı

Seçimlerin sonuna geldik – Özkan Yıkıcı

Pazar gecesinde esen soğuk rüzgarın dondurucu ikliminde bulunuyorum. Kendimce sesizlikte televizyuondaki seçim sonuçlarını izlemeğe çalışıyorum. Aslında,seçim sonucu hemen hemen belirlendi. Geride seçilenler kaldı. Soğuk esintisinde ısınmak adına bir bardak da şarap içtim. Gecee  ilerlerken, artık sıra  makaleme geldi. Nede olsa girilen seçim süreci girdabı sonlanıyor. Birkaç gün kaybeden kazanan konuşmalarıyla birlikte dönem yok sayılacak dereceğe gelecektir. Yeniden brakılan yerden yeni yaşanılıp farkında olmayanlarla, hayat devam edecek.

Parrlemneter seçimler sonlandı. Ayni zamanda seçim süreci de noktalanırken, önemli yaşananlar da yoka yazıldı. Örneğin Cumartesi gecesi olanlar nerede ise hiç derecede gelip geçti. Oysa birçok belirleyici yönleri de olan hamlelerdir. Gelinen aşamada, tüm yanlışlara, sorun nlara karşın, mdahaleerle drmadağın edilen UBP yine henm de oy artırarak birinci geldi. Sürpirz mi; baştan beri tahminin tekrarıdan oluşundan başka bir şey değildi. Şimdi, klikler ve tasfiyuelerin nedenli listelerde etkili olduğu merakı kaldı. CTP ise başarısız muhalefetine ve yıldızlarda dolaşan açıklamalara rağmen oy artırarak ikinci oldlu. Bunların göbeğinde, iki partinin de örgütleri harekete geçirme başarısının da önemi imkar edilemez. Ötekiler ise değim yerindeyse ordan oraya savrulup, oylarının bir kısmını güçlü partilere kaptırdılar. Sol cenahta boykotun da etkisini gözden kaçırmayalım.

Elbet normal basit analizde dikat ediyorsanız Türkiye gerçeği hiç yok! Sanki normal koşullarda gerçeklemmiş gibidir. Oysa K.  Kıbrısı Rtrkiyesiz düşnmek mmkün olamazdı. Ama oldu. Dahası, elektrik kesilirken, tüp gazı yokluğu, zamlar dalga dalga vuruken, krizler peşpeşe dolaşırken, ilaç dahi bulunmazken, korona salfgınının deyeri yokken ki koşulların sonucunda bu sonuçlar alındı. Ne yolsuzluk,ne sgandalar, elektrik kesintisinden ilaç yokluğuna olan olumsuzluklar, yönetimde olan partiye olumsuz hiç etki yapmadı. Aksine oyunu artırdı. Elbet, Türkiyenin hiç konuşturulmadığı gerçeğini de eklersek, seçimlerin sayısal rakam dışında, siyasal sonuçlarının da incelenmesi gerekir. 23 ünüversiteli bol diplomali yerde bilimin ve insan deyrlerinin yeri yoksa, böylesi sonuç da alınması normaldir.

İlgili normaliğe şunu da ekleyelim. Siyasal bakışın sıfırlandığı koşulda, güç ve avantanın etkili olması kaçınılmazdır. UBP kazanmmasın veya UBP kazansın ikilemiyle iki parti örgüt gücü ile öteki etkielri lehine çevirdi. Öteki alt partilerdeki örgütsüzlük sonucu oylarını da koruyamaması normaldı. Bunlara sosyolojik etkenleri de eklememiz gerekir. Son dönemde binlerce kişinin yurtaş yapılması veya Sucuoğlunun son anda Ankaraya çağrılıp bazı ödenmesi gereken desteklerin ödenmesi de UBP lehine ankaranın direk desteği olarak da kimse dokunmadı. Satılan hayaller ise pek de karşılık bulmadı. Feodal bakış ile bireyselik sonucu karma oy yönelişi de başta TDP partisine odukça olumsuzluk getirdi. Ama, genelinde siysal düşünce yok. Örgütsel konumlar ise erozyona uğradı. Öyle uğradı ki birçok vekil kendine destek istedi. Ekrana kendi çabasıyla çıkıp, atıp tutmaya girişildi. Bunlar K. Kıbrısın kendi gerçekleriyle buluşulan yaşannanlardır.

Artık seçim dönemi bitiyor. Yeniden brakılan yere dönülüyor. Beklenen zamlar ve kriz girdabıyla yeniden buluşulanacak. Seçim sürecinde yapılan bazı anlaşmaların da yavaş yavaş karşılığını göreceğiz. Yeniden peşinden konşulup oy verilen kesime eleştiriler yapılacak. En öenmlisi, birçok kesim “keşkeleri” yeniden okuyacak. Bilsem deyip kendi kendini sorgulayacak. Sanki seçim sürecini yaşamamış gibi yeniden Ankara merkezli direk emirler gelmeğe devam edilecek. Eleştiri ile maraziler yanında fırsatla avantayı kapmalar da olacak. Ama olmayacak olan hala gerçeklerle karşılaşmak istememektir. Gerçeğin değersizleşip yalanı yüceltmenin yeni dönemiyle kendi kendimizi avunduracağız. En önemli sorular da boykot yapanlara gelecek. Sanki kimine göre onlar suçlu söylenecek. Halbuki sistemi ret etmenin bir tavrını eleştirirken, etmeyenin nereye dek geldiğini de bilerek konuşmak gerekir. Sömürgeciliğin yeniden devamı ile ilhakın adımlarına devam siyasetine dokunmadan oynamanın da alanı elbet daralmaya devaam edilecektir.

Diğer yazıları

Afrika gerçeklerinde, Benin darbe hamlesi – Özkan Yıkıcı

Çok önemli bir algısal tutsaklıkla başlayacam: genelde sistemleştirme düşüncesi...

Esad sonrası birinci yılındaki Suriye – Özkan Yıkıcı

Bir yıl öncesine gidelim: suriyenin rejimi resmen çöktü. Esat...

Anımsayarak kelam gevezeliği – Özkan Yıkıcı

Her döneminde tekrarlardım: seçim sürecine girince, önceki tüm yaşananlar,...

Bölgesel açılımlı roldeki Türkiye – Özkan Yıkıcı

Son günlerde hem açıklamalarla hem de davranşışlarla oldukça çalkantılı...

Neden “vay be” karşılığına raslamıyoruz? – Özkan Yıkıcı

Bir üllke düşünün: başbakan müşteşarı hava alanında yurt dışına...
4,157BeğenenlerBeğen
947TakipçilerTakip Et
4,002TakipçilerTakip Et
745AboneAbone Ol

Son eklenenler

Afrika gerçeklerinde, Benin darbe hamlesi – Özkan Yıkıcı

Çok önemli bir algısal tutsaklıkla başlayacam: genelde sistemleştirme düşüncesi...

Esad sonrası birinci yılındaki Suriye – Özkan Yıkıcı

Bir yıl öncesine gidelim: suriyenin rejimi resmen çöktü. Esat...

Fışkılık 2 – Şener Elcil

Geçtiğimiz haftaki yazımda Türkiye’den arayan gazeteci arkadaşımın “düşmanı dışarda arama...

Stratejik illüzyon! – Fehim Taştekin

ABD Başkanı Donald Trump, küresel hegemonya savaşını kendi narsist...

Anımsayarak kelam gevezeliği – Özkan Yıkıcı

Her döneminde tekrarlardım: seçim sürecine girince, önceki tüm yaşananlar,...

Kıbrıs Cumhuriyeti’ni adadaki “Eşit Kurucu Ortaklar” mı kurdu? – Niyazi Kızılyürek

Kıbrıs Cumhuriyeti’nin sui generis bir devlet olarak doğduğuna literatürde...

Stockholm… sendrom mu? balon mu? – Arif Mostarlı

Devlete sevdalı ‘normal’ – ve elbette işbirlikçi – bir...

Canlı yayın