yaklaşımlarÖzkan Yıkıcıİspanya’dan Kıbrıs’a uzanan seçimlerden can alıcı yakan ders! - Özkan Yıkıcı

İspanya’dan Kıbrıs’a uzanan seçimlerden can alıcı yakan ders! – Özkan Yıkıcı

Bizde fazla konuşulmasa da ve konuşanların sadece sanki güneyde yapılan seçimle sınırlanıp katılan adaylarla yorumlar sunulurken, biraz deşince başka tabloyla karşılaşırız. Hep onuturuz Kıbrısın gerçeklerini; Yine Konuşurken sanki normal ülke ve ordakiler bizim içeleşen poletikacı gibi algılatırız! Paradoks olan ise şu; Örnek; Hristofiyası ele alırken sanki Hristofiyas değil bizim kendi kafamızdaki Hristofiyası konuşuruz. Hatta sıkca yapılan yanlışlarla bizim istedikelrimizi söylemediği için suçladığımız Hristifiyas tartışması yaparız. Böylelikle olanı değil kafamıza olanı konuşarak öteki yaratırız. Hatta zaman zaman biz işkali konuşmaktan kaçıp Hristofiyas söylemez diye suçlarken, tam aksi Hristofiyasın zamanında işkal demesini de eleştiren travmalara da tanık olduk. Bunları neden sıraladım: Çünkü Kıbrıs seçimleriyle Hristofiyas dönemi kapanıyor. Herkesin kafansındaki algı artık sonlanıyor. Değerlendirirken en azından Hristofiaysı Hristofiyas gibi algılayalım. Onu ne ben yapalım nede ötekileştirip suçlayalım: Olduğu gibi algılayarak ve Kıbrısın gerçekleriyle ele alarak tartışalım. Ab üyeli, Garantörlerle örülen yeni sömürge ülkenin merkez çizgili olan ve sistemin özelikle özeleştirmeleri yapmadığı için harcanan Hristofiyas taşlarını yerli yerine koyalım. Ozaman da oluşan halk siyasal kayışı daha iyi anlama şansımız olur.

***

Kıbrısta hafta sonu adanın güneyinde başkanlık seçimi vardır. Klasik konuşulacak olursa hemen aday isimlerini ve kafamıza kazılıp doğrusu yanlışı sorgulamadan hemen aday isimelrle yorumalra dalıp gideriz. Kıbrısın gerçeğini ve kapitalist ekonomik krizle oluşan siaysal genel yelpazeyi sakın olan hiç sorgulamayın! Zaten Güneyden ve kuzeyden konuşan bilimcilik etiketleri de bunu yaparak adaylarla oluşan dar gözlüklü kriz algılarla bize bildik ezberi hep okuyorlar. Ben tam bunu yazcak aşamaya gelirken birden olayın net bir genel gerçeğini belekte canladndırdım. İspanya! Buna Yunanistan, Portekiz, Macaristan ve dahası da eklenebilinir! Çünkü son Avrupa seçimlerinin özelikle güney Avrupa ülkelerinde ortak bir gerçek vardır: Yaşanılan Kapitalist kriz Avrupayı vururken özelikle Kuzey Güney sermaye çelişkisi de derinleşip Pazar rekabetinde adeta muhavazakar sağın iktidara taşınmasını yaşadık. Ne tesadüftür ki hep “Sol geçinen” kesimelr iktidardayken seçim kaybederek sağa teslim ettiler! Bundan dolayı ispanya diye bir ilk yazdım.

***

Kısa bir anımsayın; Girilen son Kapitalist ekonomik kriz direk avrupayı da bankalardan borçlara oldukça etkiledi. Bunun sonunda Avrupa içi de çelişkiler yoğunlaştı. Hem emek eksenine karşı saldırı, hemde sermaye içi rekabet daralan Pazar için artı! İspanya da bu krize giren ülkelerden biriydi. Yönetimde Sosyalistler vardı. Özelikle başta Almanya kuzey ülke sermayesi ısrarla ispanyaya kemer sıkma adıyla özeleştirmelerle düşürülecek değerlerle pazarı ele geçirme hamlesini yaptılar. Yönetimde Sosyalistlerin olması ise en azından sendikaları başta kemer sıkarak haklardan geri adım atarak kendielrini koruma hamleleriyle sesiz kaldılar. Oysa sermaye dayatırken Ulusal sermaye de prokramı Troykasız uygulayarak kendielrini korumaya aldılar. Sendikal sesizlik ve Sosyalistlerin iktidar kalma hamleleri sonuçta yapılan kararlarla adeta erken seçime davetiye ve ordan halk göz göre göre daha net prokramı uygulayarak ama yerel sermaye destekleme ile savunma yapan sağı yönetime ezici ilk yüksek oyla iktidar yaptı. Artık sermaye saldırganlıkla kemer sıkmalar daha yoğun yapılıyordu. Sendikalar ise başlangıçta sesiz kalarak resmen geç olmanın bedelini çok ağır ödemeye devam ediyor!

İspanya eylimi salt orda değil; Yunanistan Portekiz ve Hatta doğu Avrupa ülekleri ayni kayışla sağa kaydılar. Bir anlamda poletik kitleseleşme krizin nedenli sınıfsal sermaye noktasına geldi. Bu gelenek şimdi Kıbrısta oynanma sahnesine konulacak. Bakarsanız Hristofiaysa karşı olan tepkilerde özelikle alınacak kararların etkisi çok: Ama halkta sınıfsal bakışın zayıflığı, sistemsel sorguya ulaşamama sonucu sadece tepkisel olma nedeniyle tamda bu yeniden yapılanma siaysetini savunan Anastasiyadisi başkan yapacak gibidirler. Tıpkı ispanya gibi; Özeleştirmeye ve işeten atılmaya karşı hakları korumak isterken, bunu daha keskin yapacak siaysete de oy vererek adeta yangına benzini varellerle oy vererek oluşturuyorlar. Yaşanan kapitalist krizin beklide en kötü seçenek noktası budur. Böyelikle tüm dünyada ve özelikle Avrupada krizle birlikte artan yaşam uçurumu veya coğrafi ifadeyle Güney Kuzey uçurumu derineleşecektir. Burda sınıfsal seçenek olmaması oldukça önemlidir. Ayrıca bazı kriz yaşayan ispanya ve Kıbrıs gibi ülklerde iktidarda olan Sosyaldemokrat tipi partilerin çaresiz dururken sendikaların pasif hatta yeri geldiğinde sesavunma sonucu, yönetime seçenek olan gelen sağ eksenin daha acımasızca karma ekonomi modelerini piyasalaşrırıp sermayeye teslim yaptılar. Kıbrısta da böyle olacaktır. Herkes kriz ve Avrupayı eleştirip Hristofiaysa tavır korken, alternatif olarak öfkelendikleri prokramı harfiyen uygulayacak kesimi de yönetime getiriyor. Böylesi bir garip çelişkiyle kapitalizim krizle daha vahşi Neolierbaleşme yaratıyor.

Kısaca; Kıbrıs seçimi ispanya Yunanistan Portekiz derken Kıbrısı da ayni bence yanlış gidişatla tarihe yazılacak aşamada oluyor. Parti veya şu bu kazanma ksırılık yerine yeni hamle ile aslında Kıbrıs mucizeli Karma ekonomiye veda ediyor. Helle şu enerji doğal gaz olayı başına daha çok belalar açacaktır. Şimdi anladınızmı neden olayı dar değil genele dek taşıyın dememin nedenini!

Diğer yazıları

Suikastlerle Amerikan gerçeği civarında dolaşmak – Özkan Yıkıcı

Tartışılmaz şekliyle Amerika, sistemin süper gücüdür. Gerilemekte olan son...

Nereye gidiliyor? – Özkan Yıkıcı

Amerika’da Trump, Rusya’da Putin, Hindistan’da Modi, Arjantin’de Milei, İtalya’da...

Hafta sonu “şekerleme gibi” haberlerden seçkiler! – Özkan Yıkıcı

Son günlerde Türkiye, K. Kıbrıs dolmuşları iyi iş gördü....

Yıldönümleri havuzundan seçkiler – Özkan Yıkıcı

Bugün Yirmi Üç Nisan... Önemli tarihî günlerin de yaşandığı...

Yapısal koşullardan sıyrılırsak – Özkan Yıkıcı

Genelde siyasal sistemler değişik yöntemlerle kendilerini hem ayakta tutarlar...
4,157BeğenenlerBeğen
947TakipçilerTakip Et
3,970TakipçilerTakip Et
823AboneAbone Ol

Son eklenenler

İran, savaşı kaybetmedi – Evren Balta

İran askeri olarak ağır darbe aldı ama siyasi olarak...

Trump’ın Amerika sömürge devletleri – Ingo Schmidt

ABD, dünyanın emperyalist yağmasındaki payından çalındığını hissettikçe liderliğinden şüphe...

Suikastlerle Amerikan gerçeği civarında dolaşmak – Özkan Yıkıcı

Tartışılmaz şekliyle Amerika, sistemin süper gücüdür. Gerilemekte olan son...

Facebook; Sessizleşdirilen Cemaad – Halil Karapaşaoğlu

Gıprızlılara facebook üzerinden Hindistan merkezli şirkedler tarafından sisdematig bir...

Çernobil’in 40. yılı: Temiz enerji değil sömürü projesi – Sedat Başkavak

Bugün, 1986 yılında meydana gelen Çernobil Nükleer Santrali patlamasının...

Statüko İçinde Yozlaşma ve Erhürman’ın Gözlemleri – Niyazi Kızılyürek

Ünlü Fransız düşünür Alain Badiou “yozlaşmaya” dair şöyle der:...

Hürmüz’den kaçış koridorları ve rekabet – Fehim Taştekin

Düne kadar genişletilmiş Orta Doğu’da “Her Şey İsrail İçin”...

Palantir ve güç istemi – Filiz Zabcı

Batı’nın Aydınlanma geleneği bireyi devlete karşı koruyan mekanizmalar üzerine...

Canlı yayın