arşivhaberEfendiler aslına rücu ederken - Erdal Güven – Radikal

Efendiler aslına rücu ederken – Erdal Güven – Radikal

Ekonomik önlemler paketini Kıbrıslı Türklere ‘ceza’ olarak gören, Kuzey Kıbrıs’ta hemen hemen tüm sivil toplum örgütleri, meslek kuruluşları, siyasi partiler ve nihayet halkın oyuyla işbaşına gelmiş cumhurbaşkanınca ‘istenmeyen adam’ ilan edilmiş bir bürokrat, Teknik Heyet Başkanı Halil İbrahim Akça, AK Parti hükümeti tarafından ve Köşk’ün de onayıyla Türkiye Cumhuriyeti’nin, devletin temsilcisi olarak, Lefkoşa’ya büyükelçi yapılıyor.

Kimin yerine üstelik? Seleflerinden hayli farklı olarak, yine yukarıda saydığım kesimlerin geniş bölümünün saygısını, daha önemlisi sevgisini kazanmış, tanıyan herkesin ‘parlak’ diplomat niteliğinde söz birliği ettiği Büyükelçi Kaya Türkmen’in yerine… Daha görevde yedinci ayını bile doldurmadan, böyle bir muameleyi hiç hak etmemişken, Dışişleri tarihinde benzeri görülmemiş bir biçimde ve diplomatik prosedür hiçe sayılarak…

‘Ankara’nın dediği olur!’

Ankara’nın cumhurbaşkanından sokaktaki adamına kadar Kıbrıslı Türklere mesaj net: Siz ne derseniz deyin, ne yaparsanız yapın benim dediğim olur! Sanki ‘bağımsız’ bir ülkeye büyükelçi değil, sömürgeye vali atanıyor.

Cesur ve isabetli bir tavırla Mısır rejimini halkın talepleri doğrultusunda gereğini yapmaya çağıran Başbakan Tayyip Erdoğan, Kuzey Kıbrıs halkının taleplerini duymazdan geliyor. Duymazdan gelmek ne demek, bastırmaya çalışıyor. Lafı dolandırmaya hiç gerek yok. Lefkoşa Büyükelçiliği’ndeki görev değişiminin tek bir anlamı var: KKTC’nin siyasi, Kıbrıslı Türklerin toplumsal iradesi sıfırla çarpıldı.

Hal böyle olunca ne ekonomik önlem paketinin bir önemi kaldı, ne pankartların, ne edilen ağır lafların. Başka bir noktadayız artık.

Acı gerçek şu ki: Konjonktürün ve Kıbrıslı Türklerin çözüm iradesinin de desteğiyle milliyetçi-devletçi-güvenlikçi söylemi terk eden, sivil-asker bürokrasiye meydan okuyan, statükoyu sarsan, Türkiye’nin Kıbrıs tabusunu yıkan siyasi güç, AK Parti’ydi. Tüm bunları yaptıktan sonra, Kıbrıs’ta çözüm için irade ortaya koyan, pragmatik, realist ve akılcı bir politika izleyen de yine aynı partiydi. AK Parti, bir ölçüde Kıbrıs politikasıyla, hükümet partisinden iktidar partisi haline geldi.

Şimdi aynı AK Parti’nin geldiği noktaya bakın… Milliyetçi-devletçi-güvenlikçi söylemi diline dolamış coştukça coşuyor. Bürokratik vesayetin yerine sivil vesayet getiriyor.

Davutoğlu sessiz

Başbakan Yardımcısı Cemil Çiçek, ‘kazanılmış hakları’ndan feragat etmek istemeyen insanları , “Güneydekilere benziyorlar” diye aşağılıyor. Erdoğan, KKTC’li muhatabını, kameraların önünde, “Senin maaşın kaç” diye sigaya çekiyor; on binlerce insan sokağa dökülünce, “Türkiye’den beslenenler Türkiye’yi eleştiremez… Sen kimsin be adam?” diye çıkışıyor. Bakanlar, “Başbakan az bile söyledi” demek için sıraya giriyor.

AK Parti hükümetinden kervana son olarak Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç katıldı. Arınç’ın dünkü sözleri, ‘elçi operasyonu’nun arkasındaki zihniyeti tüm çıplaklığıyla ortaya koyuyordu: “Günün birinde, ’Al her şeyini de buradan git. Al s. nokta nokta’ diye yazıyorlarsa, ’Kendine gel’ demek de bizim hakkımız. Buranın bir hükümeti var. Buranın bir askeri var.”

Dişe diş, göze göz. Yeter ki gücümüz yetsin.

Dikkat çekici bir nokta daha: Günlerdir Türkiye’nin bir numaralı dış politika sorunu tartışılıyor, ilgili ilgisiz çıkıp konuşmayan kalmadı ama Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu sessiz. Sıradışı biçimde, kıdemli bir büyükelçi merkeze çağrılıp yerine tartışmalı bir bürokrat atanıyor, siyasi amir konumundaki Davutoğlu’ndan yine ses yok.

İsmet Berkan Çarşamba günü Hürriyet’teki yazısında, tüm bu olup bitenleri, AK Parti’nin ‘aslına rücu etmesine’ bağlıyordu. Nuray Mert de önceki gün, “Muhafazakâr demokratlar içi sorun… mevcut statükonun efendilerinin kendileri olmamasıydı” diye yazmıştı Milliyet’te. Haksızlar demek mümkün mü?

Diğer yazıları

Umud’un yeri – Halil Paşa

Halil Paşa'nın Havadis Gazetesi eki Poli Dergisinde yayınlanan yazısıDükkanın...

DAÜ BİR-SEN’den DAÜ çalışanlarına açık mektup

DAÜ BİR-SEN Eş Başkanları Buğu Sümen Cohar ve Kazım...

Yasa gücünde kararname çıkarma yetkisi ve sınırları – Mehmet Öner Ekinci

Hukukçu-ve Emekli Meclis Genel Sekreteri olan Mehmet Öner Ekinci’nin...

Seçici hafızalar – Omar Robert Hamilton (Mada Masr)

Ne Muhammed Mursi ne de Mısır ordusu taraftarıyım. Kendimi...

Siyasi Partiler Ledra Palace’ta görüştü

Bazı Kıbrıs Türk ve Rum siyasi partiler rutin toplantıları...
4,322BeğenenlerBeğen
1,443TakipçilerTakip Et
3,966TakipçilerTakip Et
825AboneAbone Ol

Son eklenenler

Propaganda gücü ile gözden kaçırılanlar – Özkan Yıkıcı

Bölgemiz son aylarda, hem de kirlinin de ötesinde, savaşlarla...

ABD, Çin ve Rusya’nın gözü Orta Koridor için Erivan’daki AB zirvesinde – Ceren Ergenç

Erivan’da AB-Ermenistan zirvesi gerçekleşiyor. Bu zirve, dün yine Erivan’da...

Kıbrıs’ta güvenlik ikilemi: Hristodulidis ve hızlanan silahlanma yarışı – Yonca Özdemir

Hristodulidis, sözünü ettiği “işgali” bir barış anlaşması yoluyla da...

1 Mayıs ve Düşündürdükleri – Şener Elcil

Kıbrıslı emekçilerin 1958 yılında 1 Mayıs’ı ortak olarak kutlamalarının ardından, NATO’nun...

ABD-Meksika arasında yeni kriz – Ertan Erol

Trump yönetimi ile birlikte artan ABD müdahaleciliğini, kısa vadeli...

Parlamento seçimlerine günler kaldı – Özkan Yıkıcı

Güneyde Kıbrıs Cumhuriyeti parlamento seçimlerine günler kaldı. Ayın son...

Emperyalizmin çıkmaz sokaktan kurtulma stratejisi – Prabhat Patnaik

Eğer neoliberalizm bu sürecin tersine çevrilmesini başlattıysa, Trump stratejisi...

Canlı yayın