.YeniçağmanşetYKP: YIKIMA DEVAM

YKP: YIKIMA DEVAM

YKP yeni imzalanan protokolü değerlendirdi. Konu ile ilgili açıklama şöyle:

Yeni paket imzalandı imzalanıyor derken, dün en sonunda imzalandı.

İlk göze çarpan husus 2007-2009 protokolünde imza Ferdi Sabit Soyer ve Recep Tayyip Erdoğan’a ait idi…

2010-2012 protokolünde rütbe tenzili yapıldı ve Derviş Eroğlu ve Cemil Çiçek arasında imzalandı. 2013-2015 protokolünde bu yeni ‘gelenek’ sürdürüldü ve İrsen Küçük ile Beşir Atalay arasında imzalandı… Yani TC devleti bizi bakana havale etmişti, bakan seviyesinde ilişkiler devam ediyor…

Öngörülen programlar başarılı mı diye sorulacak olursa hükümetin protokoldeki cari bütçe açığı taahhütlerine bakmak yeterli… 2007-2009 protokolünde cari bütçe açığını program sonunda 75 milyon TL öngörülmüştü, 2010-2012’de ise 320 milyon TL… Bu yeni protokolde ise cari bütçe açığını program sonunda 315 milyon TL’ye indirilecekmiş…

Bunca acı reçete, maaşların dondurulması, tasarruf önlemi sonucunda cari bütçe açığına bakarak şunu net söyleyebiliriz ki, durumda kötüleşme olduğu aşikar!

Bunca şeyi özelleştirme adı altında satılmasına rağmen 2007-2009 arasında 1.875 Milyon TL, 2010-2012 arasında 2.584 Milyon Türk Lirasına kadar olmak kredi veya hibe verilebileceği söylenirken, bu protokolde rakamlar “3 milyar TL’ye kadar olmak üzere” olarak revize edilmiş, yani TC bizi daha fazla borçlandıracak!

Ekonomi uçuyor yorumlarına rağmen borçlanmamız katlanmakta!

Bunlara bile bakarsak durum iyi değil…

Protokolün eki olan “Sürdürülebilir Ekonomiye Geçiş Programı Matrisi” bakıldığında durumun vahameti daha iyi anlaşılmaktadır.

2007-2009’daki protokolden gelen birçok madde vardır. Bunun üstüne konarak bugün süreç deva etmektedir.

Bu adı geçen ekte; “yeni kamu görevlileri yasası çıkarılacak”, “kamuda çalışma saatleri (…) düzenlenecek”, “Yerel yönetimler, idari, mali ve denetim yönünden yeniden yapılandırılacak”, “sağlıkta dönüşüm eylem planı hazırlanarak uygulanacak ve genel sağlık sigortasına geçilecek”, “tam gün eğitime geçilecek” gibi birçok kamusal alanda düzenlemelerin vaadi yer almaktadır.

“Sertifikalı tohum üretimi için Tohumculuk Yasası çıkartılacak” maddesini okuduğumuzda, bunun önceki protokollerde olduğu gibi bunda da devam ettiği, daha önce yasa hazırlanmasıydı, şimdi yasanın çıkarılmasının hedeflendiği anlaşılmaktadır. Bu da gıda egemenliğini tehdit eden önemli bir yasal düzenleme olacak!

Satış süreçleri de devam edeceği anlaşılıyor; “mevcut ve yapılması planlanan deniz limanları işletme hakları devredilmek suretiyle yeniden yapılandırılacak”, “telekomünikasyon altyapısı ve hizmetleri; işletme hakkı devri”, “elektrik dağıtım sisteminin işletme hakkı devri” gibi maddeler bu ekte mevcuttur.

Ekte yer alan ve diğer protokollerde de olan “İLO ve AB standartlarına uygun olarak sendikal haklar ve kurumlar gözden geçirilerek gerekli uyum sağlanacak” maddesinin sendikalar cumhuriyeti suçlamaları ile ne kadar paralellik kurulacağı ve sendikal hak ve özgürlüklerinin ne kadar kısıtlanacağı bilinmemektedir.

Nereye doğru gittiğimizi anlamak isteyenler için “KKTC ile T.C. sistemlerinin entegre olabileceği Sınır Kontrol sistemi oluşturulacak” maddesini okunması zihin açıcı olabilir…

Bu protokol içindekiler elbette bunlarla kısıtlı değildir. Bu protokol ile eski protokollerden eksik kalan işler tamamlanacak, yeni sosyal, ekonomik birçok düzenleme hayata geçirilmeye çalışılacaktır.

Erken seçim isteyenler, eğer seçimlerde başarılı olurlarsa bu protokolü uygulayacaklarını çok iyi bilmelidirler. UBP, 2007-2009 protokolüne muhalefet ile geldiğini unutmamak önemlidir. Pratikte yaptığı ise hem o protokolü devraldı, hem de geliştirdi.

YKP, bu yıkım paketlerine karşı gerçek toplumsal muhalefet için tüm örgütleri yeniden, etkin mücadeleye çağırır. Bu protokolün reddedilmesinin yeri meclis değil sokaktır. Sokakta geriletilemeyen paket, erken seçim ile hiçbir şekilde değiştirilemez.

Bu nedenle YKP, tüm kesimleri, parça parça hak arama/koruma değil, paketin tümüne karşı mücadele için harekete geçmeye çağırır.


Yeniçağ Kıbrıs sitesinden daha fazla şey keşfedin

Subscribe to get the latest posts sent to your email.

Diğer yazıları

İsyanımız işgale demek, barış ve sosyalizm mücadelesinde emeğin haklarını savunmak için – YKP: 1 Mayıs’ta sokaktayız!

Yeni Kıbrıs Partisi Sekretaryası yaptığı açıklamada TC’nin sömürgeci, neoliberal...

YKP’nin de katıldığı Avrupa Sol Partisi 8. Kongresi gerçekleşti

YKP’nin de gözlemci üyesi olduğu Avrupa Sol Partisi’nin 8....

Yeni YKP Sekretaryası seçildi

16. Kurultay sonrası YKP Parti Meclisi ilk toplantısı 17...

YKP’nin 16. Kurultayı gerçekleşti

YKP 16. Kurultayı, 7 Mart, Cumartesi günü, saat 14:30’de...

YKP’nin 16. Kurultayı 7 Mart’ta

YKP’nin 16. Kurultayı yarın, 7 Mart Cumartesi günü saat...
4,663BeğenenlerBeğen
1,585TakipçilerTakip Et
3,929TakipçilerTakip Et
891AboneAbone Ol

Son eklenenler

Özkan Yıkıcı yazdı: NATO liderler zirvesi sonlanırken

Aylardır gündemde dolaşan, iki günlük toplantı yapılan otuz altıncı...

Minas Stilianu yazdı: Kıbrıslı Rum Reddiyeciliği: Kıbrıs Cumhuriyeti’nin Kuruluşundan 1974’e Kadar

Kıbrıs Cumhuriyeti'nin 1960 yılında kurulması, Kıbrıs tarihinin en önemli...

Özkan Yıkıcı yazdı: Son gündemleşmelerle birlikte Kıbrıs ve NATO güncelliği

Sabahleyin yerel gazetelere bakınca iki konu ağırlıktaydı. NATO zirvesi...

Yusuf Karadaş yazdı: NATO zirvesi ve gözleri bağlı vatan!

Toplumcu edebiyatımızın önemli isimlerinden Adnan Özyalçıner, bir öykü kitabına...

Ahmet Cavit An yazdı: Kıbrıs ve NATO

300 yıldan fazla Osmanlı İmparatorluğu’nun yönetiminde kalan Kıbrıs adası,...

Şener Elcil yazdı: Çamaşır Makinesi Sendikacıları

Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın, ABD Başkanı Donald Trump ile Beyaz Saray’da yaptığı son toplantıda “Siz,...

Umut Can Fırtına yazdı: Trump istedi, Infantino kırmızı kartı kaldırdı: Sana iltimas bitmez bende

Uluslararası kurumların bağımsızlığı ve tarafsızlığı her geçen gün daha...

Aykut Çoban yazdı: Antalya COP31’de ne mavi ne yeşil, kızıl bölge

İklim Değişikliği Sözleşmesi’ne taraf ülkeleri, kararlar almak için her yıl...

Canlı yayın