yaklaşımlarÖzkan YıkıcıTünelde sıkıştırılan Ermenistan - Özkan Yıkıcı

Tünelde sıkıştırılan Ermenistan – Özkan Yıkıcı

Son dönemde seçimlerle avunup Türkiye haberleriyle günlerimizi doldururken, öteki gelişmeleri de biraz öteledik. Hat ta direk Türkiyenin de oyunculuğa soyunduğu Ermenistan, Ukrayna, Ortadoğu arap bölgesi gibi konularda dahi pek de ilgi yoktur. Oysa en basiti, bazı direk Kıbrısta da probagandası yapılan konuların, önemli saydığım gelişmelerin de yan etkenleri olmaktadır. Öyle ya, Ermenistanla Türkiye bugüne dek özellikle Azerbeycanın da baskısıyla rehin alınan durumlar vardı. Türkiye Ermenistan sınırını kapatarak, Ermenistanı epey zorda brakıuordu. Derken, ansızın diplomasiyle yumuşama haberleri uçuşmaya başladı. Normal düşünürsek, beklenmeyen, konuları bilerek ele alırsak da çok yönlü Kafkasslar dengesinde gayet doğal olarak kavranmaktadır. Bu durum görüşmeler başlatarak ilişkileri şartsız düzeltme olarak da haber dünyasına geldi….

İkinci Karabağ savaşıyla  Ermenistan Azerbeycana elde tutuğu toprakları kaptırdı. Ardından bölgeye Rusya askeri gücüyle geri döndü. Ben bu ikinci Karabağ savaşıyla alakalı, kısa zamanda Rusyanın en çok kazançlı çıktığını belirtim. Orta düzeydeki zaman sürecinde ise işlerin karışık olduğunu öngörüyordum. Bunu bazı olgularla da net şekilde açıkladım. Özellikle ikinci Karabağ savaşının denklemini bozanın Batının Ermenistanda Pasinyanla etkin olma hamlesinin önemini açıklıyordum. Pasinyan, özellikle Fransanın da desteği ile ülkede yönetime gelir. Batıya açılmak ister. Oysa Ermenistanın nifus efendisi Rusyaydı. Rusya elbet buna göz yumacak değildi. Üstelik, Ermenistanın lojistik ve ulaşım açılım için de Türkiyenin ablukayı veya kapatılan sınırları aşması da zaruriydi. Pasinyan bunları hesaplamadı. Bu konumu kulanan Azerrbeycan, Rusyanın ışık yakması, israilden Türkiyeye yapılan yoğun destekle Ermenistana saldırıp önemli kaybettiği toprakları geri aldı. Fakat, Rusya Ermenisanın tam yenilmesine engel olup yeni bir denklem kurup bölgeye askerle yapısal dönüş yaptı…

Dünyada görülmesi gereken siyasal sonuç ise olmaadı. Pasinyan kaybettiği hem de önemli kayıplarla bedel ödetilen savaşa rağmen seçimi kazandı. Batı ise Ermenistan kartındaki başarısızlık durumunu kavrayıp yeniden hamleler gerçekleştirmeğe girişti. Üstelik Türkiye sayesinde başta İngiltere Kafkaslara girmeğe başardı. Amerika ise dilediğine ulaşamadı. Tam da bu koşullar kabuleninir gibi görülürken, Türkiye Ermenistanla iyi ilişkiler kurup sınırların açılması ggörüşmelerine girişti. Her iki tarafın da bu gelişmeye ihdiyacı vardı. Türkiye, Ermenistan koridorunu kulanmak istiyordu. Nahcivan Azerbeycan koridoru açılarak, Türkiye de bunu kulanarak Orta asyaya erişmeği hedefliyor. Ermenistan ile kalkacalk  ablukayla resmen batıya ulaşım kolaylığı gelecektir. Ama iş okadarla kalınmıyor: Ermenistan koridoruyla Nahcivan Azerbeycan ulaşımı sağlanırken, bu konuda şimdi yol geçişi olan iran da darbe alacak. Bu darbe de direk aBD isteği olmaktadır. Hem Türkiye, Ermenistan Azerbeycan koridorlu bağlantılar oalcak, hem de iran devre dışı kalacaktır. Ayrıca, Pasinyan dilediği batıyla yakınlaşmayı da sağlama şansına gelecek. Elbet, batı ayni zamanda Rusyanın etkin alanı olan Kafkaslara da direk adım atmış olacak. Bu arada Azerbeycan başkanı Eliyefin Ukraynayı ziyaret etmesi de öteki pencereyle yakınlaşma bölümü da açılmaya çalışılınıyor. Görünürde Rusya Türkiye ve Ermenistanın yakınlaşmasını istiyor. Ancak, devletler düzeyindeki bu gelişmenin genel batıyla bütünleşmesi konusundaki görüşleri pek de olumlu değildir. Çok yönlü denklem orrtaya çıkarken, Batının Kafkaslara dönüş hamleleri için çeşitli senaryo yapma olanakları da artıyor. Ancak, Rusyanın kendi kuşatılma hamlelerine göz yumması da mümkün değildir. Şimdilik, ençok kaybedenin iran olduğu kesin. Hem Ermenistan sınır konusu hem Nahcivan Azerbeycan yolu kayışı hep iranın alehine işleyecek. Zaten İsrail Azerbeycana üst kurarak iranı kuzeyden provakasyonllarla vurduğu bilinen gerçektir. Ermenistan ise gelişmelerle batıya yaklaşırken, Diyasboranın batıyla birlikte etki yapmak için bastıracağı kesin. Ancak, Rusyanın nereye dek müsaade edeceği net değildir. Sıkışan Ermenistan tünel içinde ışık ararken, çizilen yollarda ayakta durmanın da tehlikelerini yeniden yaşaması mümkün.

Pasinyan, renkli deneyimle iktidara gelip batı kartıyla ülkenin birçok kazanılan toprağını kaybediğ etkisizleşirken, yine de seçimi kazandı. Hem de ordunun dahi istememesine rağmen. Şimdi Türkiye ilişkileriyle sınır açılıp nefes alacak gibi oluyor. Fakat, nefes alırken de başka birileri Kafkaslara dönüş için yeniden gırtlaklarını sıkmayacaklarını kimse garanti edemez. Değişecek her fay hattı, ayni zamanda yeni sorunlar ve sermaye kar hırsları getirecektir. Üstelik Pasinyan tek oyuncu değildir. Bu arada Karabağ sorunu da şimdilik ikincil oldu. Ama, sorun dimdik ayakta. Azerbeycan bölgeyi isterken, özerkliğini dahi yok etti. Tüm bunlar yetmezmiş gibi İsrail üstleri, batının adımları bölgenin yeniden ısınacağına işaret ediyor. Tabi Gürcistan Apazya sorununu da unutmadan. Bunlar yanyana konulunca da batının ve özellikle Amerikanın Rusya kuşatma hareketi için de fırsatları kulanacağı da kesin. Ermenistan bu yüklerle ve karmakarışık yollarla karanlık tünelde ışık arayıp yolunu bulmaya uğraşıyor. Pasinyan ise bol destekli ama ülkesel en zayıf dönemini yaşayarak bu karışık tünelde debelenip duruyor.

Diğer yazıları

İngiltere emperyalizminin yarattığı çocuk, hafta sonu Londra sokaklarında gezdi! – Özkan Yıkıcı

İngiltere, asırlara varan önemli bir kapitalist ülkedir. Tarihsel sömürgecilikle...

Büyük Felaket’in yıl dönümünden – Özkan Yıkıcı

Bugün 15 Mayıs. Çoğumuzun bilip de unutturulan önemli yakın...

Çin konusu sessizce ama yükselen yel gibi – Özkan Yıkıcı

Dünyada hissedilirken Orta Doğu kaynıyor. Bazen sıcak savaşlar, bazen...

Lübnan saldırıları ve sessiz dünya ikilemi – Özkan Yıkıcı

Herkes daha çok İran’la olan savaşa odaklandı. Şimdi de...

İki örnekle genele gidiş – Özkan Yıkıcı

Son günlerde gündem istemese de K. Kıbrıs’ta ilgili konuda...
4,446BeğenenlerBeğen
1,531TakipçilerTakip Et
3,955TakipçilerTakip Et
835AboneAbone Ol

Son eklenenler

Türkiye’ye gitmek ya da gidememek: 82 kodlu Kıbrıslı Türkler üzerine – Yonca Özdemir

Geçen haftanın gündemini meşgul eden konulardan biri Cumhurbaşkanı Erhürman’ın...

Seleflerinden Çok Farklı Bir Post-Faşizm – Enzo Traverso

2026 yılında artık hiç kimse faşizmi yalnızca tarihyazımına ait...

Trump Xi’nin Rahle-i Tedrisatından Geçiyor — Cevdet Kadri Kırımlı

Ne nadir toprak elementleri konusunda ne de Trump’ın damardan...

Borcu Borçla Kapatma Ekonomisi – Şener Elcil

İngiltere, Amerika ve Kore’de çalışmış dünyaca ünlü Kıbrıslı ekonomi profesörü arkadaşım George Theoharidis, Türkiye...

Kolombiya’da seçimler – Ertan Erol

Kolombiya 31 Mayıs’ta başkanlık seçimlerinin ilk turuna hazırlanırken adayların...

Mustafa Akıncı Gara Lisdadadır? – Halil Karapaşaoğlu

Gıprızlıların Türkiya’ya girişinin Türkiya tarafından yasaglanmasına, onnarın “terörisd” ilan...

1912 Mayısında Limasol’da Etnik Çatışma ve İlk Ölümler – Niyazi Kızılyürek

1912 yılının Mayıs ayında Limasol’da yaşanan olaylar Kıbrıs tarihinde...

İnsan Kalmakta Direnmek Şiarıyla, 22. Kıbrıs Tiyatro Festivali Başlıyor… – Yaşar Ersoy

En ışıksız, karanlık durumlarda, karamsarlığa düşmeden, “bu toplumdan bir...

Canlı yayın