arşivAli SarıtepeSeçmen yurttaşların sorumluluğu | Ali Sarıtepe

Seçmen yurttaşların sorumluluğu | Ali Sarıtepe

Kategori:

Cumhurbaşkanlığı adaylığında Erdoğan’a karşı önerilen çatı adayı Ekmelettin İhsanoğlu; onu öneren ve ona destek veren siyasal anlayışların, kendilerini siyaseten bitmiş olduklarını anlatmalarının ifadesi olmaktan başka bir anlam ifade etmemektedir.

Bunu söylerken Ekmelettin beyin seçim yarışından birinci çıkmayacağı alt yazısı üzerinden inşa edilmiş bir düşünce olduğu yanılgısına bizi götürmemelidir.

Ekmelettin bey Cumhurbaşkanı olsa bile, stratejik olarak bitmiş siyasetlerin toplumsal karşılığı olacak noktasında; soysa-siyasal sonuç verme kategorisinde  bir veri verme karakterinde olacaktır.

AKP’nin iktidar olması; aynı zamanda o dönem  siyasetinin ve siyasetçilerinin, liderlerinin bitmiş olduğunun anlatımıydı da.

Her ne kadar Necmettin Erbakan yoğrulmasından gelmiş olsalar da, oradan kopan ekibin “milli görüş” gömleğini üzerimizden çıkardık ifadesiyle kendilerini anlatma haline girmiş halde olsalar da; sorunları çözmede siyasal önderlik ve beceri imkanına sahip olmayan partilerin siyaseten bittiklerini açığa çıkarma hali olsa da; aynı zamanda seçmen yurttaşların yeni bir sese, yeni bir nefese olan arzularının pratik olarak ifade etme halleriydi.

Siyaset tıkanmıştı.

Siyasetçiler bu tıkanmayı aşmayı becerebilecek karakter hallerinde değillerdi.

TC yurttaşları, Türkiye yurttaşları; seçmen yurttaşlar aracılığı ile yeni siyaset ve yeni tarz siyasetin bir gereklilik olduğunun altını kalın çizgilerle çizmeleriyle, yeni siyaset elzemlilik derecesine çıkarılmış durumdaydı.

AKP yeni siyaseti, kimi gel-gitleri ile iki parlamento döneminde temsil karakteri olarak kendini ifade etse de, ustalık dönemi ile birlikte; AKP’nin Erdoğan partisi haline getirilmesi, iyileştirme yasalarının hızla kadükleşmesi, kadükleştirilmesi ve iktidar olmada yerlerini sağlamlaştırdıkları oranda, Erdoğan’ın diktatoryal yönelimlerinin ön plana çıkması, rüşvetin ve iltimasın ve yolsuzlukların vıcık vıcık sokaklara taşmasıyla; AKP’nin yenilik sloganı ve ruhu Erdoğan’ın nefesinde açık diktatoryaya yönelmesi, eskinin kendisine gelmesi olarak tecelli etmiş haldedir.

Attığı adımlarda dizini yere kırarak, var olan zemini kendisine uygun hale getirmesiyle yetinmiştir. Ve bundan sonraki siyaset stratejisini, seçmen potansiyelini konsolide etmek/kemikleştirmek esası üzerine oturtma şeklinde olmuştur.

Tam da bu noktada siyaset üç yol ayrımına gelmiştir. Cumhurbaşkanlığı seçimi de üç yoldan hangisinin öne çıkacağının karar hali olacaktır.

Tayyip Erdoğan’da temsiliyetini bulan yasa tanımaz, toplum tanımaz tiranlığının fiili halinin topluma onaylatılması ve Türkiye geleceğini bunun üzerinden kurma hali.

Ekmelettin İhsanoğlu’nda temsil ettirilen parlamenter demokrasi (siz bunu seçim ve siyasi partiler yasası nedeniyle) liderler demokrasisi üzerinden eskinin devamı (Bu noktada işaret etmem gereken ortak noktaları, 12 Eylül Anayasa ruhu ortak hallerinde olmaları gerçekliğinin paydaşlığı halinde olma sürekliliği).

Ve:

Özgürlük,

Demokrasi,

Yerinden yönetim,

Demografik ve inanç özgürlüğü,

Kadının dilinin topluma egemenliği gerekliliği,

Bir bütün olarak evrenin kendisini yeniden üretecek tarzda kullanılması yönetme ve üretme tarzı.

Bu prensipleri kendi uhdesinde barındıran ve bu anlamıyla, geleceğe bunun üzerinden yürünmesi gerektiğini ve bundan dolayı da Cumhurbaşkanlığına aday olduğunu ifade eden Selahattin Demirtaş.

Ortaya çıkacak olan seçim sonuçları; Türkiye yurttaşlarına, TC yurttaşlarına seçmen yurttaşların nasıl bir yönetme yapılmasının anlatma hali olacaktır.

Seçmen yurttaşlar Türkiye geleceğine oy veriyorlar.

Türkiye yurttaşlarının sorumluluğu omuzlarına binmiş haldedir.

Söz ve sorumluluk seçmen yurttaşlardadır.


Yeniçağ Kıbrıs sitesinden daha fazla şey keşfedin

Subscribe to get the latest posts sent to your email.

Leave a reply

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.

Diğer yazıları

Toplumunu hasta eden devlet – Ali Sarıtepe

Toplum ya da toplum kütleleri üzerinde yükselen ve bir...

“Anayasayı askıya aldım” devlet biçimini dönüştürme eylemliliğidir – Ali Sarıtepe

Bundan önceki makalede “Demokratik Özerklik Devlet Biçimini Dönüştürme Talebidir”...

Demokratik özerklik devlet biçimini dönüştürme talebidir – Ali Sarıtepe

Üretim ilişkisinin karşılığı olan devlet tipi içerisinde çok çeşitli...

Bezginlik ve bezginleşmek – Ali Sarıtepe

Kişinin bir şey karşısında, devamlılık arz eden bir şey...

Orantılı şiddet, orantısız şiddet ve devlet terörü – Ali Sarıtepe

Kullanılan kavramın her iki halinin de ortak paydası vardır,...
4,663BeğenenlerBeğen
1,585TakipçilerTakip Et
3,918TakipçilerTakip Et
911AboneAbone Ol

Son eklenenler

Özkan Yıkıcı yazdı: Nefes alır gibi ile beklenti umma arasında sıkışırken

Sıcak havada hele de savaş koşulları ve ekonomik yakış...

Kerim M. Munir yazdı: Adapte Edilebilir Federalizm: Kıbrıs İçin Yeni Bir Anayasal Tasarım

Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Kıbrıs ziyaretine hazırlanırken, belki de...

Marios Epaminondas yazdı: Kıbrıs Sorununda Beklenmedik Bir Gelişme

Kıbrıs sorunuyla karşı karşıya gelen ilk Birleşmiş Milletler Genel...

Özkan Yıkıcı yazdı: Hindistan, Suudi Arabistan ve Yemen gündeminden

Daha kısa zaman önce yazdım. Hindistan'da başlayan ve Hamam...

Niyazi Kızılyürek yazdı: Kimse Guterres’ten Mucize Beklemesin!

Kıbrıs’ın hem uzun müzakere tarihinde hem de BM’den beklentiler...

Canlı yayın