.YeniçağmanşetPolis teşkilatı siyasi olarak kendilerine ters düşenlere saldırmaya devam ediyor

Polis teşkilatı siyasi olarak kendilerine ters düşenlere saldırmaya devam ediyor

15gun_webYeni Kıbrıs Partisi, 15 Kasım’da yaşanan polis şiddeti ile ilgili değerlendirmede bulundu.

Açıklama şöyle:

15 Temmuz 2014 günü Kıbrıs’ta Vicdani Ret İnisiyatifi aktivisti 3 kişi “yurt ödevimiz barış vicdani ret hakkımız” pankartını açmak isterken haksız ve gereksiz güç kullanarak gözaltına alınmışlardır.

Gözaltına alınan Hazal Yolga ve Halil Karapaşaoğlu ayni zamanda YKP Parti Meclisi üyesidirler de…

15 gün önce ayni yerde “vicdani redde hayır”, asker namustu” pankartının açılmasına ses çıkarmayan polis teşkilatını 15 gün sonra 3 aktivisti “vicdani redde evet” pankartını açmak isteyenleri döve döve gözaltına alması basit bir polis şiddeti olarak tanımlanamaz… Çeşitli eylemlerde defalarca yaşayarak deneyimlediğimiz gibi polis teşkilatı mensupları, siyasi olarak kendine ters düşenlere müdahale adı altında şiddet, cinsel taciz ve çeşitli düzeylerde işkence uygulamaktadır.

Yaşananlar işkencedir; İşkenceye ve Diğer Zalimane, İnsanlık Dışı veya Onur Kırıcı Muamele veya Cezaya Karşı Birleşmiş Milletler Sözleşmesi birinci maddesi işkence tanımı yapar ve orda şunlar söylenir: “kendisinin veya üçüncü kişinin yaptığı veya yaptığından kuşkulanılan bir eylem nedeniyle cezalandırmak veya kendisini veya üçüncü kişiyi korkutmak veya zorlamak amacıyla veya ayrımcılığa dayanan herhangi bir sebeple, bir kamu görevlisi veya resmî sıfatla hareket eden bir başka kişi tarafından veya bu görevlinin veya kişinin teşviki veya rızası veya muvafakatiyle işlenen ve işlendiği kimseye fiziksel veya ruhsal olarak ağır acı veya ıstırap veren herhangi bir edimdir.”

O gün yaşananlara dair aktivistlerin ifadeleri göstermektedir ki, Kıbrıs’ın kuzeyindeki polis teşkilatı artık yalnız karakol denen binalarda değil kamuya açık alanlarda ve kimi kamu binalarının tuvaletlerinde de insanlara işkence yapmaktadır ve maalesef yöneticiler tüm bunlara seyirci kalmaya devam etmektedir…

Bu tip hak ihlallerine karşı başvurulabilecek hiçbir mekanizma da yoktur veya varsa da çalışmaz durumdadır. Kısmi olarak bu konulara dair rapor hazırlayan Ombudsman ise kaç zamandır atanmadığı için faal değildir…Başsavcılık ise ülkedeki adaletsizliği temel kaynağı olarak bu tip olaylarda işkence görenlere, şiddet uygulananlara dava açmaktadır. Son örnek 19 Temmuz 2011’de yaşananlardır. Başsavcılığın açtığı bu haksız davada eylemciler beraat etmiş ve Dava No 6601/12 kararından açıkça okunacağı gibi polis teşkilatına ihlal ettikleri insan hak ve özgürlükleri konusunda önemli mesajlar vermişti. Belli oluyor ki Polis Teşkilatı mahkemeleri de dinlememektedir.

Adı geçen kararda, “asılan pankarttan rahatsız olan ve tahrik olanların gayri yasal herhangi bir müdahalesi olma ihtimali sanıkların ve göstericilerin sulh ve sükunu bozma ihtimali olan davranışlarda bulunmaması halinde yasal gösterilerine devam edemeyeceği sonucunu oluşturmaz” denmekteydi.

Tören alanında 29 Ekim 2014 tarihinde pankart açmak “sulh ve sükunu bozma ihtimali” bulunmayan bir eylem olarak nitelendirildiyse, 15 Kasım 2014 tarihinde de pankart açmak sulh ve sükunu bozma ihtimali bulunmayan bir davranıştı, hatta 29 Ekim’de açılan 5 pankart varken, bu sulh ve sükunu bozmadı ise, Kıbrıs’ta vicdani ret inisiyatifinin bir pankartı da doğal olarak sulh ve sükunu bozma ihtimali olamazdı. Ancak polis, mahkemenin daha önce 19 Temmuz 2011’de benzer şekilde müdahale eden polise kararında “yasal gösterilerine devam edemeyeceği sonucunu oluşturmaz” demesine rağmen eylemcilere müdahale etti.

YKP, bir kez daha polisin sistematikleştirdiği işkence uygulamalarına karşı ilgili kurumları tavır geliştirmeye çağırır. YKP, 15 Kasım sırasında polisin uyguladığı şiddeti, işkenceyi, cinsel tacizi bir kez daha kınar, mücadele edenlerle dayanışmasını ortaya koyar.


Yeniçağ Kıbrıs sitesinden daha fazla şey keşfedin

Subscribe to get the latest posts sent to your email.

Leave a reply

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.

Diğer yazıları

4,663BeğenenlerBeğen
1,585TakipçilerTakip Et
3,901TakipçilerTakip Et
964AboneAbone Ol

Son eklenenler

Özkan Yıkıcı yazdı: Kıbrıs gerçeklerinden Gröland anlaşması

Yeniden belirtmekte fayda vardır: Her araştırmacı mutlaka bulunduğu coğrafyanın...

Özkan Yıkıcı yazdı: Almanya eyalet seçimleri yapıldı

Bizde hariç, epey dünya kesiminin konuştuğu Almanya eyalet seçimleri...

Kıvanç Eliaçık yazdı: Devlet, sınıflar ve Poulantzas

Hayır, Karl Polanyi değil. Nikos Kazancakis hiç değil. Bahsettiğimiz...

Gıbrızlıca Konuşan Gıbrızlılar Birbirlerini Sever?

“Gıprızlıca gonuşan Gıprızlılar biribirlerni sever?” gibi saşma bir soru...

Fehim Taştekin yazdı: Suudileri kurtarmak!

İran’dan sonra Yemen savaşı, çağın savaş baronlarına ders vermeye...

Ümit Akçay yazdı: COP31’e doğru: Antroposen, kapitalosen ve ekolojik emperyalizm

Dünya Ekonomik Forumu’nun 2026 Küresel Riskler Raporu, çarpıcı bir çelişkiye...

Aras Coşkuntuncel yazdı: ABD demokrasisi ve İran savaşı

Kant “Mutlak monark nedir? ‘Savaş olmalı’ diye emrettiğinde, savaşın...

Emre Demir yazdı: Farklılıklar içinde birlik arayışı: 18. BRICS Zirvesi

Yeni Delhi’de 18. BRICS Zirvesi, 12-13 Eylül 2026 tarihlerinde...

Canlı yayın