arşivhaberN’apan be güçlüğüm, eyisin? - Cüneyt Özdemir - Radikal

N’apan be güçlüğüm, eyisin? – Cüneyt Özdemir – Radikal

Kategori:

Benim için Kıbrıs bir aile meselesidir. Mesela hafızamda çocukluğumla ilgili ilk anı Cumhurbaşkanlığı Muhafız Alayı’na aittir. Ben henüz 4 yaşımın keyfini sürerken bir yaz günü o alayın meydanına ‘cemse’ler gelmiş babalarımız, ailelerimizle son kez vedalaşıp Kıbrıs’ı kurtarmaya gitmişlerdi. Babam, Beş Parmak Dağları’na inen komando birliğinin arasındaydı. Günlerce dağların arkasında mahsur kalanlar vardı ya işte onlardan biri… İkinci harekât düzenlendikten aylar sonra eve geldiğinde Kıbrıs’ta ne olup ne bittiğini hiç anlatmadı. Yıllar sonra bir gazeteci olarak belgeselini çektim. ‘Herkesin Babasının Anlatacak Bir Hikâyesi Var’ adındaki belgesel sayesinde adayı bir kez daha gezdik. Şehit arkadaşlarının mezarlarını ziyaret ettik. İlk kez savaşı ve savaşta yaşananları anlattı. Ağladı. Sustu.

Aile meselesi dediysem Kıbrıs meselesi sadece babamla sınırlı kalmadı. Ablam Kıbrıslı bir gence âşık oldu ve 20 yıl sonra babamın kurtarmaya gittiği adanın Türk tarafında yaşamaya gitti. Bu vesileyle 20 yıldır bir ayağımız Kıbrıs’ta. Her yıl gidip geliyoruz. Lafı dolandırmayalım; Kıbrıslıları çıkartırsanız, Kıbrıs dediğimiz yer büyük bir askeri kışladır. O kadar çok yasaklı alan vardır ki insan hâlâ savaş devam ediyor zannedebilir. Güney belki Kıbrıs’ın yarısını kaybetmiştir ama savaş travmasını atlatıp yeni bir hayat kurmuştur. Kuzey ise o bitmeyen savaşta sıkışıp kalmıştır. Her savaş ekonomisinde olduğu gibi karapara patlamış, kumarhaneler koskoca adanın tek gelir kaynağına dönüşmüştür. Yanlış anlaşılmasın Kıbrıslı Türkler değil pek çok kumarhaneyi Türkiye’den giden isimler işletir.

Toplu taşıması olmayan, ticareti geliştirilmeyen, üniversitesi çok, turizmi yok ve tek hedefi Türkiyelileştirilmek olan bir ülkedir. Devlet dairesi dışında insanlara yaşam alanı kalmamış açık bir yara gibidir.

Kıbrıs’ın kuzeyini aldık belki ama hiçbir zaman aldığımız toprakları Kıbrıslılara geri vermedik. Kıbrıs’ın bir ülke, Kıbrıslıların bir kültürü, dili olduğunu görmezden geldik.
Şimdi buna itiraz edenlere kızıyor Başbakan… Fırça atıyor, üstten bakıyor, Kıbrıslıları cezalandırmaktan bahsediyor.

Babam uğruna savaştı, ablam âşık oldu yerleşti ama yetmedi. Birimizin bu durumu sadece Başbakan’a değil bu ülkeyi yöneten tüm siyasilere anlatması gerekiyor; Kıbrıs Türkiye’nin rehin aldığı hor görülecek bir iç ülke değildir. Kıbrıs Kıbrıslılarındır.


Yeniçağ Kıbrıs sitesinden daha fazla şey keşfedin

Subscribe to get the latest posts sent to your email.

Leave a reply

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.

Diğer yazıları

Umud’un yeri – Halil Paşa

Halil Paşa'nın Havadis Gazetesi eki Poli Dergisinde yayınlanan yazısı Dükkanın...

DAÜ BİR-SEN’den DAÜ çalışanlarına açık mektup

DAÜ BİR-SEN Eş Başkanları Buğu Sümen Cohar ve Kazım...

Yasa gücünde kararname çıkarma yetkisi ve sınırları – Mehmet Öner Ekinci

Hukukçu-ve Emekli Meclis Genel Sekreteri olan Mehmet Öner Ekinci’nin...

Seçici hafızalar – Omar Robert Hamilton (Mada Masr)

Ne Muhammed Mursi ne de Mısır ordusu taraftarıyım. Kendimi...

Siyasi Partiler Ledra Palace’ta görüştü

Bazı Kıbrıs Türk ve Rum siyasi partiler rutin toplantıları...
4,663BeğenenlerBeğen
1,585TakipçilerTakip Et
3,899TakipçilerTakip Et
966AboneAbone Ol

Son eklenenler

Şener Elcil yazdı: Büyüklere Ninniler

Yüzyıllar boyu devam eden emek-sermaye çelişkisine dayalı iktidar kavgası,...

Özkan Yıkıcı yazdı: Kıbrıs gerçeklerinden Gröland anlaşması

Yeniden belirtmekte fayda vardır: Her araştırmacı mutlaka bulunduğu coğrafyanın...

Özkan Yıkıcı yazdı: Almanya eyalet seçimleri yapıldı

Bizde hariç, epey dünya kesiminin konuştuğu Almanya eyalet seçimleri...

Kıvanç Eliaçık yazdı: Devlet, sınıflar ve Poulantzas

Hayır, Karl Polanyi değil. Nikos Kazancakis hiç değil. Bahsettiğimiz...

Gıbrızlıca Konuşan Gıbrızlılar Birbirlerini Sever?

“Gıprızlıca gonuşan Gıprızlılar biribirlerni sever?” gibi saşma bir soru...

Fehim Taştekin yazdı: Suudileri kurtarmak!

İran’dan sonra Yemen savaşı, çağın savaş baronlarına ders vermeye...

Ümit Akçay yazdı: COP31’e doğru: Antroposen, kapitalosen ve ekolojik emperyalizm

Dünya Ekonomik Forumu’nun 2026 Küresel Riskler Raporu, çarpıcı bir çelişkiye...

Aras Coşkuntuncel yazdı: ABD demokrasisi ve İran savaşı

Kant “Mutlak monark nedir? ‘Savaş olmalı’ diye emrettiğinde, savaşın...

Canlı yayın