arşivAli SarıtepeMUTLU VE HUZURLU OLABİLMEK - Ali Sarıtepe

MUTLU VE HUZURLU OLABİLMEK – Ali Sarıtepe

Kategori:

Köhnemiş olan eski yönetme tarzlarının yerine; iç imkanların yanına dış imkanları da alarak kendini kaim eden AKP, yeni sürecin sorun çözücüsü olmaktan ziyade eski yönetmeye yeni dil ve yeni davranış biçimleri getirerek devam etmeye çalıştığı görülmektedir..

Daha düne kadar yana yakıla şikayet ettiği kurumlar; eline geçtiği andan itibaren AKP bu imkanları kendisi için sonuna kadar kullanmakta beis görmedi, halen de görmemektedir. Hukukta biçimsel formasyonlar dahi bir kenara atılmakta, tutuklamalar siyasi iktidarın hedeflerine göre yapılarak; Türkiye toplumu arzu ettikleri şekle sokulmaya çalışılmaktadır. Hukuk, siyasi iktidarın kullanım aracı haline getirilerek toplum susta tutulmaktadır. Muhalif odaklar ya da odak olabilecek kurumlar, şiddet ya da hukukun şiddeti kullanılarak ortadan kaldırılmaya çalışılmaktadır.

İrtica

Komünizm

Bölücülük, eksenli kuruluş korkularından olan irtica (kendilerine yüklenilen ad)cı güçler olarak devlete egemen olduktan sonra; kendileriyle birlikte korku odakları olarak gösterilen “bölücülük” ve “komünizm”i  Türkiye’nin tehlikeleri olmadıkları, kuruluş anlayışının yaratmış olduğu korkular olduğunu göstermesi gerekirken, tam da bunun aksine durup kendisinden sonra kalan korkular üzerinden siyaset yaparak Türkiye’yi yürütmeye çalışmaktadır.

AKP siyasetini üç olayla ortaya sermiş  durumdadır.

KCK-HOPA ve DEVRİMCİ KARARGAH DOSYASI.

Bu dosyalar şunu göstermektedir. Kendi siyaset duruşuna ters olan ne kadar anlayış ve kişilik varsa bunlar tasfiye edilecektir. Zaten yapılanlar da bundan başka bir şey değildir.

Hukuk; muhalefete karşı, muhalefet olanlara karşı adil olmanın bir aracı olarak ele alınması gerekirken, kanun seviyesine indirilerek güç kullanma aracı haline getirilmiş durumdadır.

Yapılan uygulamalardan ve tutuklamalardan her ne kadar zaman zaman kendileri de şikayet ediyor gözüküyorlar ise de bir türlü bunun gereklerini getirecek adımlar atmıyorlar.

12 Haziran Referandumu ile elinden “mağdur” argümanları düşen AKP siyaseti, egemen olmanın ‘nimet’lerini istismar ettiğinden kendini saklayamamaktadır.

AKP; Türkiye siyasetinin önünü açan bir aygıt konumunda olma yeterliliğinde bir yapı olmadığını gösteriyor durumundadır. O, sadece mızrak gibi çuvaldan yırtarak çıkan sorunların sadece ismini telafuz ederek sorunlara hakikatlik kazandırmıştır.

Hakikat ise tüm ağırlığı ile orta yerde durmaktadır.

Hakikatin katalizörü olan Kürt sorunu, gelmiş olduğu hal ile yaratılacak olan çözümler ya da çözümsüzlükler ile Türkiye’nin geleceğini anlatacak olan bir hikaye konumundadır.

Doğrusu: Türkiye’nin sorunu barış ve demokrasi ölçekleri içerisinde çözerek geleceğe iyi bir anlatı bırakmasıdır.

Kürt sorunu Türkiye’nin “aşil topuğu” olmaya devam ediyor.


Yeniçağ Kıbrıs sitesinden daha fazla şey keşfedin

Son gönderilerin e-postanıza gönderilmesi için abone olun.

Leave a reply

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.

Diğer yazıları

Toplumunu hasta eden devlet – Ali Sarıtepe

Toplum ya da toplum kütleleri üzerinde yükselen ve bir...

“Anayasayı askıya aldım” devlet biçimini dönüştürme eylemliliğidir – Ali Sarıtepe

Bundan önceki makalede “Demokratik Özerklik Devlet Biçimini Dönüştürme Talebidir”...

Demokratik özerklik devlet biçimini dönüştürme talebidir – Ali Sarıtepe

Üretim ilişkisinin karşılığı olan devlet tipi içerisinde çok çeşitli...

Bezginlik ve bezginleşmek – Ali Sarıtepe

Kişinin bir şey karşısında, devamlılık arz eden bir şey...

Orantılı şiddet, orantısız şiddet ve devlet terörü – Ali Sarıtepe

Kullanılan kavramın her iki halinin de ortak paydası vardır,...
4,663BeğenenlerBeğen
1,585TakipçilerTakip Et
4,270TakipçilerTakip Et
1,180AboneAbone Ol

Son eklenenler

Özkan Yıkıcı yazdı: Sarsıntılarla K. Kıbrıs seçim süreci ilerlerken

Ufak ayrıntıyla başlayalım: K. Kıbrıs koşulları siyasal süreçte iki...

Özkan Yıkıcı yazdı: Önemli kuramla İsrail tartışılmamalıdır

Bugün İsrail sandık başında. Ben yazıyı yazarken seçim hâlâ...

Özge Güneş yazdı: Brezilya’da yeniden mücadele kazandı

Üç hafta önce bu sayfalarda “Brezilya’da oyun bitmedi” demiştik....

Enver Şat yazdı: COP31’de asıl soru: Dönüşümün bedelini kim ödeyecek?

Dünya fosil yakıtlardan uzaklaşmaya çalışıyor. “Yeşil enerjiye adil geçiş”...

Volkan Yaraşır yazdı: Guy Debord: Yağma mı metanın değer yitimi mi?

2008 sonrası yeni bir isyan dalgasıyla karşı karşıyayız. Önce...

Hasan Kahvecioğlu yazdı: Bir demokrasi şöleninde “gombina” olur mu, olmaz mı?

Ulusal Birlik Partisi, cumartesi günü “aday sıralama” kurultayı düzenledi. Dokuz...

Yonca Özdemir yazdı: Azerbaycan-Türkiye Gerginliği: Kardeşlik başka, vesayet başka?!

Türkiye ile Azerbaycan arasında son zamanlarda esen soğuk rüzgârlar,...

Şener Elcil yazdı: “Bu Beni Geçti Be!”

Geçtiğimiz yıl İngiliz Yüksek Komiserliği’nin her yıl düzenlediği geleneksel...

Canlı yayın